Denizlerde büyük mesafeler kat eder ve yumurtlamak için küçük ırmakların bile dar üst kesimlerine kadar çıkar.Raggiunge la terraferma o le isole più grandi solo per nutrirsi.
Açık denizlerle irtibatı yoktur.Non sono presenti acque perennemente navigabili.
Ay denizleri hemen hemen yalnızca Ay'ın görünen yüzünde bulunur.La luna della Terra è nota semplicemente come la Luna.
Dağlarda veya denizlerde dolaşmaktan pek hoşlanmazlar.В горах или дождевых лесах он не встречается.
C Buz Raporları (Buzullara yakın denizler için.)Копытов Ю. П. Разведчики ледовых морей.
20000 lieues sous les mers (Türkçe karşılığı: Denizler Altında 20.000 Fersah), 1907 Fransa yapımı sessiz film.«20 000 льё под водой» (1907) — французский немой фильм.
Bu dönemde gezegenin yüzde seksen beşi denizlerle kaplanmıştır.В какой-то момент на некоторых кораблях болели 95 % моряков.
Arktika'dan Antarktika'ya kadar tüm dünya denizlerinde görülürler.Распространены во всех океанах от Арктики до Антарктики.
Dalıcımartılar bugün, daha önce de olduğu gibi Kuzey Yarımküre'nin serin denizlerinde yaşarlar.Сегодня, как и раньше, чистиковые обитают в холодных морях северного полушария.
Bu yüzden güney bölümü, dünyanın balık bakımından en yoksul denizlerindendir.При этом под берегом волнение моря было более слабым, что облегчало ведение огня.
Denizler Dünya yüzeyinin % 70'ini kaplamaktadır.Океаны покрывают около 71 % земной поверхности.
Yaylalar denizlerden daha eski olup dolayısıyla daha aşırı derecede kraterlidirler.В некоторых местах они перекрыты выбросами и, следовательно, старше кратера.
Yılın büyük kısmını denizlerde geçirmiş olan savaşçı bir halktır.Участник большинства крупных сражений в Век паруса.
Dünya yüzeyinin yaklaşık %71'ini (362 milyon km²'lik bir alan) okyanus ve denizler oluşturur.Около 71 % поверхности Земли (площадью 361 млн км²) покрыто Мировым океаном.
Denizlere yakın olan su kaynakları bir miktar tuzlu olur.Большие мелководные пруды (которые называются выпарными прудами) заливают морской водой.
Yaşadığı kalenin etrafındaki denizler insan kanından ve kıpkırmızıdır.Местом его обитания является море из крови.
Denizler sonsuzluğu ve Tanrısal kapsayıcılığı sembolize eder.Молочный океан символизирует пространство или бесконечность, в которой пребывает Господь.
Ama karaya çıktığında Eru, denizleri kabarttı.Высадившись на берег, они разбивают лагерь.
Bütün okyanuslarda yaygınlardır, sadece küçük denizlere girmemeye özen gösterirler.Распространён в открытых водах всех океанов, но повсюду встречается весьма редко.
Muson sezonu sert rüzgarlar ve yüksek denizleri getirir.Для сезона муссонов типичны сильный ветер и высокие волны.
Denizlere yayılmış sillilerdendir.Среди них будут: Ship Deck (На палубе).
Bereketli Topraklar ve Denizler...Странствователь по суше и морям.
Boyu 45 cm.yi bulur, sıcak ve ılık denizlerde yaşar.Обитает на глубине от 200 метров, встречается в теплых и умеренных водах всех океанов.
Denizler Dünya yüzeyinin % 70'ini kaplamaktadır.فالمحيطات تغطي 70% من سطح الأرض.
Okyanuslar ve denizler onun sorumluluğundadır.البحار والمحيطات الجزء الثاني.
Sıcak denizlerin az derin bölümlerinde yaşar.اعطانها بحار بعض المناطق الحارة.
Eğer Grönland'daki buz erirse dünya denizleri 6 metre yükselir.و يتوقع العلماء أن ذوبان الجليد في جرينلند سيساهم في رفع مستوى سطح البحر 7 أمتار.
Güney Kore çoğunlukla denizler ile çevrilidir ve üç deniz boyunca 2,413 km sahil şeridine sahiptir.كوريا الجنوبية محاطه عمومًا بالمياه فتمتلك حدود 2,413 كم (1,499 ميل) مع ثلاثة بحار.
Beyaz: açık denizler.اللاماب بحر ابيض.
Adi deniz kaplumbağası (Caretta caretta), denizlerde yaşar.اللجأة البحرية ضخمة الرأس (Caretta caretta).
Sığ denizlerin çekilmesiyle bu sularda yaşayan pek çok canlı türü yok olmuştur.وقد تم العثور على العديد من المخلوقات الغريبة في المياه العميقة هناك.
Dresden, kariyerinin büyük kısmını denizlerde geçirdi.O Dresden passou grande parte de sua carreira no exterior.
1930'da ABD ve Japonya ile denizlerde kullanılan silahların sınırlandırılması için görüşmeler yaptı.Em abril de 1930, ele negociou um tratado limitando os armamentos navais com os Estados Unidos e o Japão.
Tatlı sularda ve denizlerde bulunurlar.Encontram-se em águas doces e marinhas.
Denizleri ve okyanusları yönetir.Dominam os oceanos.
Ay denizleri hemen hemen yalnızca Ay'ın görünen yüzünde bulunur.Aparentemente, a Luna que encontram é real.
Poseidon: Yunan mitolojisinde denizler, depremler ve atlar tanrısı.Poseidon — deus dos mares e terremotos e dos cavalos.
Genellikle açık denizlerdeki derin suları tercih eder.Prefere as águas profunas na maior parte do tempo.
Deniz suyu, denizlerde ve okyanuslarda bulunan su.Água do mar é a água encontrada em mares e oceanos.
Özellikle kuzey yarıkürenin denizlerinde yaşarlar.Eles vivem principalmente no norte do país.
Denizler, Samsun ilinin Çarşamba ilçesine bağlı bir mahalledir.O planeta é associado com Quarta-feira na contagem de tempo da Índia.
Ulmo, Denizlerin Efendisi’ydi.“Ulmo é o Senhor das Águas.
Yaylalar denizlerden daha eski olup dolayısıyla daha aşırı derecede kraterlidirler.Sua superfície é cheia de crateras e extremamente antiga.
Mersinbalıkları ise en çok Avrupa'nın doğudaki denizlerinde bulunur.Esta espécie distribui-se sobretudo pelo leste da Europa.
Denizlerde tüccar olarak çalıştı ve yurtdışında biraz vakit geçirdi.Viajou pelo mundo por trabalhar na marinha mercante e ficou contaminado pela tuberculose no exterior.
Poseidon: Yunan mitolojisinde denizler, depremler ve atlar tanrısı.Poseidon - God van de zeeën, aardbevingen en paarden.
Orta Dünya'nın kıyılarına vurup yıkayan denizlerin efendisiydi.Hij is de meester van de zeeën aan de kusten van Midden-Aarde.
Hidrosfer'in %97'sini denizler ve okyanuslar oluşturur.Hiervan bevindt 97% zich als zout water in oceanen en zeeën.
Güney Okyanusu'na bağlı deniz 1,000,000 km² yüzölçümü ile dünyanın en büyük denizleri arasındadır.De oppervlakte van de zee bedraagt ongeveer 1.000.000 km² en is hiermee een van de grootste zeeën ter wereld.
Botlarla açık denizlerde balık tutabilirsiniz.Zij jaagden in open zee op vissen.
Açık denizlerle irtibatı yoktur.Er was dus geen open verbinding met zee.
Denizlere yayılmış sillilerdendir.Van zeedennen wordt hars afgetapt.
Bu savaştan sonra denizlerdeki üstünlük İngiltere'ye geçti.Op zee werd de oorlog tegen Engeland gewonnen.
Denizler Dünya yüzeyinin % 70'ini kaplamaktadır.Water bedekt 71% van het aardoppervlak.
Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkeyiz.We zijn een land waarvan drie zijden zijn omgeven door zee.
Dağlarda veya denizlerde dolaşmaktan pek hoşlanmazlar.W obrębie góry nie poprowadzono żadnej trasy narciarstwa zjazdowego ani biegowego.
Deniz suyu, denizlerde ve okyanuslarda bulunan su.Woda morska – woda występująca w morzach i oceanach.
20000 lieues sous les mers (Türkçe karşılığı: Denizler Altında 20.000 Fersah), 1907 Fransa yapımı sessiz film.20 000 mil podmorskiej żeglugi (ang. 20,000 Leagues Under the Sea) – australijski film animowany z 1973 roku.
Denizlerde yaşarlar.Występują w morzach.
Hepsi denizlerde yaşayan oldukça küçük bir gruptur.Tylko nieliczne są spotykane w morzach.