Sylvia, denizleri, yemek seçimlerimiz sayesinde kurtarmaya çalışıyor.海を救うキャンペーンをしています ある傾向が存在します
Tanrı, ‹‹Verimli olun, çoğalın, denizleri doldurun, yeryüzünde kuşlar çoğalsın›› diyerek onları kutsadı.A Bôh ich požehnal a riekol: Ploďte sa a množte sa a naplňte vody v moriach, a vtáctvo nech sa množí na zemi!
Tanrı, ‹‹Verimli olun, çoğalın, denizleri doldurun, yeryüzünde kuşlar çoğalsın›› diyerek onları kutsadı.I požehnal jim Bůh, řka: Ploďtež se a množte se, a naplňte vody mořské; též ptactvo ať se rozmnožuje na zemi!
Tanrı, ‹‹Verimli olun, çoğalın, denizleri doldurun, yeryüzünde kuşlar çoğalsın›› diyerek onları kutsadı.하나님이 그들에게 복을 주어 가라사대 생육하고 번성하여 여러 바다 물에 충만하라 새들도 땅에 번성하라 하시니라
Tanrı, ‹‹Verimli olun, çoğalın, denizleri doldurun, yeryüzünde kuşlar çoğalsın›› diyerek onları kutsadı.ויברך אתם אלהים לאמר פרו ורבו ומלאו את המים בימים והעוף ירב בארץ׃
Tanrı, ‹‹Verimli olun, çoğalın, denizleri doldurun, yeryüzünde kuşlar çoğalsın›› diyerek onları kutsadı.وباركها الله قائلا اثمري واكثري واملإي المياه في البحار. وليكثر الطير على الارض.
Tanrı, ‹‹Verimli olun, çoğalın, denizleri doldurun, yeryüzünde kuşlar çoğalsın›› diyerek onları kutsadı.神 就 賜 福 給 這 一 切 、 說 、 滋 生 繁 多 、 充 滿 海 中 的 水 . 雀 鳥 也 要 多 生 在 地 上
Tanrı, ‹‹Verimli olun, çoğalın, denizleri doldurun, yeryüzünde kuşlar çoğalsın›› diyerek onları kutsadı.神 就 賜福給這 一切 、 說 、 滋生 繁多 、 充滿 海中 的 水 . 雀鳥 也 要 多生 在 地上
Titanik'in öyküsü denizlere dair en ilginç öykü değil.- anche se sta bruciando tutti i record di incassi al cinema - non è la storia di mare più emozionante.
Titanik'in öyküsü denizlere dair en ilginç öykü değil.바다가 들려주는 이야기 중 가장 재밌는 것은 아닙니다.
Titanik'in öyküsü denizlere dair en ilginç öykü değil.היא לא הסיפור המעניין ביותר המגיע מהים.
Titanik'in öyküsü denizlere dair en ilginç öykü değil.لكنه ليس أكثر إثارة من قصص البحر.
Titanik'in öyküsü denizlere dair en ilginç öykü değil.海が当然のものと思われていることが問題です
Trafalgar Meydanı adını İngilizleri denizlerde hakim kılan Trafalgar Muharebesinden almıştır.A jen pro propojení s moderní Velkou Británií, či Londýnem, tohleto je obrázek Trafalgarského náměstí.
Trafalgar Meydanı adını İngilizleri denizlerde hakim kılan Trafalgar Muharebesinden almıştır.사진이 있습니다.
Trafalgar Meydanı adını İngilizleri denizlerde hakim kılan Trafalgar Muharebesinden almıştır.Lousiana, que esencialmente era el trozo central de un tercio de
Trafalgar Meydanı adını İngilizleri denizlerde hakim kılan Trafalgar Muharebesinden almıştır.Trafalgar Square,
Trafalgar Meydanı adını İngilizleri denizlerde hakim kılan Trafalgar Muharebesinden almıştır.Защо на някой ще му хрумне изведнъж да продава тази огромна територия?
Üçüncüsü, yükselen denizlerle uyumlu olmak.Drittens: Anpassung an erhöhte Meeresspiegel.
Üçüncüsü, yükselen denizlerle uyumlu olmak.Em terceiro lugar, a adaptação à subida das marés.
Üçüncüsü, yükselen denizlerle uyumlu olmak.En tercer lugar, adaptación al sube del nivel de mar.
Üçüncüsü, yükselen denizlerle uyumlu olmak.En troisième lieu, l'adaptation à la montée des océans.
Üçüncüsü, yükselen denizlerle uyumlu olmak.În al treilea rând, adaptarea la creşterea nivelului mărilor.
Üçüncüsü, yükselen denizlerle uyumlu olmak.Ketiga, menyesuaikan diri dari kenaikan permukaan air laut.
Üçüncüsü, yükselen denizlerle uyumlu olmak.세번째는 상승하는 해수면의 높이입니다.
Üçüncüsü, yükselen denizlerle uyumlu olmak.Po tretie, prispôsobenie sa zvyšovaniu hladiny morí.
Üçüncüsü, yükselen denizlerle uyumlu olmak.Ten derde: aanpassing aan de stijgende zeeën.
Üçüncüsü, yükselen denizlerle uyumlu olmak.Terzo esempio, adattarsi al livello del mare in crescita.
Üçüncüsü, yükselen denizlerle uyumlu olmak.Thứ ba, đó là việc thích nghi với mực nước biển dâng lên.
Üçüncüsü, yükselen denizlerle uyumlu olmak.Τρίτον, η προσαρμογή στην αυξανόμενης στάθμη της θάλασσας.
Üçüncüsü, yükselen denizlerle uyumlu olmak.По- третє, пристосування до зростаючого рівня морів.
Üçüncüsü, yükselen denizlerle uyumlu olmak.Третий пример — адаптация к повышению уровня моря.
Üçüncüsü, yükselen denizlerle uyumlu olmak.Трето, адаптиране към издигащ се океан.
Üçüncüsü, yükselen denizlerle uyumlu olmak.שלישית, הסתגלות לימים הגואים.
Üçüncüsü, yükselen denizlerle uyumlu olmak.ثالثاً، التكيف مع نسبة مياه البحر المتصاعدة.
Üçüncüsü, yükselen denizlerle uyumlu olmak.海面上昇は海岸地域の生態系 農業 そして大都市にも影響を与えます
Ve bu hissi kullanarak açık denizlerde yollarını buluyorlar.A umí tento smysl využít k orientaci ve stovkách mil širého oceánu.
Ve bu hissi kullanarak açık denizlerde yollarını buluyorlar.E elas podem usar esse sentido para navegar centenas de quilómetros em pleno oceano.
Ve bu hissi kullanarak açık denizlerde yollarını buluyorlar.E possono usare quel sesto senso per navigare attraverso centinaia di miglia di oceano aperto.
Ve bu hissi kullanarak açık denizlerde yollarını buluyorlar.És arra tudják használni ezt az érzéket, hogy sok száz mérföldön át tájékozódjanak a nyílt óceánon.
Ve bu hissi kullanarak açık denizlerde yollarını buluyorlar.그리고 이 감각을 이용해서 엄청난 거리의 바라를 헤엄쳐 나갈 수 있습니다.
Ve bu hissi kullanarak açık denizlerde yollarını buluyorlar.Și pot folosi acel simț pentru a naviga sute de mile de ocean.
Ve bu hissi kullanarak açık denizlerde yollarını buluyorlar.Und sie nutzen diese Fähigkeit um über hunderte Meilen im offenen Meer zu reisen.
Ve bu hissi kullanarak açık denizlerde yollarını buluyorlar.Và sử dụng giác quan đó để xác định phương hướng xa hàng trăm dặm nơi biển cả.
Ve bu hissi kullanarak açık denizlerde yollarını buluyorlar.Y pueden usar esa habilidad para navegar cientos de millas en océano abierto.
Ve bu hissi kullanarak açık denizlerde yollarını buluyorlar.Ze kunnen dat vermogen gebruiken om door honderden kilometers open zee te zwemmen.
Ve bu hissi kullanarak açık denizlerde yollarını buluyorlar.И они могут использовать это чувство, чтобы передвигаться на сотни километров в открытом океане.
Ve bu hissi kullanarak açık denizlerde yollarını buluyorlar.И те могат да използват това чувство, за да се предвижват стотици километри навътре в открития океан.
Ve bu hissi kullanarak açık denizlerde yollarını buluyorlar.והם יכולים להשתמש בחוש הזה כדי לנווט מאות מיילים בים הפתוח.
Ve bu hissi kullanarak açık denizlerde yollarını buluyorlar.ويمكنها ان تستخدم هذه الحاسة لكي توجه نفسها عبر ملاين من الاميال في المحيطات المفتوحة
Ve bu hissi kullanarak açık denizlerde yollarını buluyorlar.広大な海を旅する事ができるんです 手もつけてあげましょう
Ve dünyanın dört bir yanında açık denizlere daldım.Am navigat cu submersibile de mare adâncime în toată lumea.
Ve dünyanın dört bir yanında açık denizlere daldım.A potápěl jsem se po světě v hlubokomořských výzkumných ponorkách.
Ve dünyanın dört bir yanında açık denizlere daldım.E mergulhei em submergíveis de águas profundas por todo o mundo.
Ve dünyanın dört bir yanında açık denizlere daldım.E mi sono immerso con sottomarini d'alta profondità in tutto il pianeta.
Ve dünyanın dört bir yanında açık denizlere daldım.Ik heb gedoken met diepzee duikboten over de hele wereld.
Ve dünyanın dört bir yanında açık denizlere daldım.J'ai exploré les grands fonds marins à bord de submersibles partout dans le monde.
Ve dünyanın dört bir yanında açık denizlere daldım.또 세계 여러 곳에서 심해 잠수정으로 잠수해 보기도했는데요,
Ve dünyanın dört bir yanında açık denizlere daldım.Kösz, Brian. mélytengeri cirkálókkal mentem búvárkodni a világ körül.
Ve dünyanın dört bir yanında açık denizlere daldım.Saya bepergian dengan kapal selam laut dalam di seluruh dunia.