İşte burada açık denizlerin yukarıdan görünümünü gösteren bir resimلذلك هذه صورة لأعالي البحار كما ظهر من مكان مرتفع --
İşte burada açık denizlerin yukarıdan görünümünü gösteren bir resimこの地図でいうと 濃い青で示された領域が公海です
İşte burada açık denizlerin yukarıdan görünümünü gösteren bir resim앞서 살펴본 바와 같이, 여기 공해(公海)의 그림이 있습니다.
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.(103:25) Это – море великое и пространное: там пресмыкающиеся, которым нет числа, животные малые с большими;
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.Còn biển lớn và rộng mọi bề nầy ! Ở đó sanh động vô_số loài vật nhỏ và lớn .
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.Còn biển lớn và rộng mọi bề nầy! Ở đó sanh động vô số loài vật nhỏ và lớn.
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.Das Meer, das so groß und weit ist, da wimmelt's ohne Zahl, große und kleine Tiere.
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.Der er Havet, stort og vidt, der vrimler det uden Tal af Dyr, både små og store;
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.Der er havet, stort og vidtstrakt; der er en vrimmel uten tall, der er dyr, både små og store.
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.De zee bijvoorbeeld. Groot en uitgestrekt ligt zij daar vol kleine en grote dieren; ontelbaar zijn ze.
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.Ecco il mare spazioso e vasto: lì guizzano senza numero animali piccoli e grandi
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.Eis também o vasto e espaçoso mar, no qual se movem seres inumeráveis, animais pequenos e grandes.
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.Éste es el mar grande y ancho, en el cual hay peces sin número, animales grandes y pequeños
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.Ez a nagy és széles tenger! Itt vannak benne a megszámlálhatatlan csúszók; apró állatok nagyokkal együtt.
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.Iată marea cea întinsă şi mare: în ea se mişcă nenumărate vieţuitoare mici şi mari.
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.저기 크고 넓은 바다가 있고 그 속에 동물 곧 대소 생물이 무수하니이다
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.Lihatlah laut yang luas terbentang, dengan makhluk besar kecil tak terbilang
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.Merikin, suuri ja aava - siinä vilisee lukemattomat laumat pieniä ja suuria eläviä.
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.Ondi morje, veliko in prostrano, v njem je laznine brez števila, živali velikih in malih.
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.Se ock havet, det stora ock vida: ett tallöst vimmel rör sig däri, djur både stora och små.
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.Tu hľa, more, veľké a širošíre, kde je hmyzu bez počtu, zvierat malých i veľkých.
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.V moři pak velikém a přeširokém, tamť jsou hmyzové nesčíslní, a živočichové malí i velicí.
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.Voici la grande et vaste mer: Là se meuvent sans nombre Des animaux petits et grands;
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.W morzu zaś wielkiem i bardzo szerokiem, tam są płazy, którym nie masz liczby, i zwierzęta małe i wielkie.
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.αυτη η θαλασσα η μεγαλη και ευρυχωρος. Εκει ειναι ερπετα αναριθμητα, ζωα μικρα μετα μεγαλων
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.Ето голямото и пространно море, Гдето има безбройни пълзящи животни, Животни малки и големи.
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.זה הים גדול ורחב ידים שם רמש ואין מספר חיות קטנות עם גדלות׃
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.هذا البحر الكبير الواسع الاطراف. هناك دبابات بلا عدد. صغار حيوان مع كبار.
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.那 裡 有 海 、 又 大 又 廣 . 其 中 有 無 數 的 動 物 . 大 小 活 物 都 有
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.那 裡有海 、 又 大 又 廣 . 其中 有 無數 的 動物 . 大小 活物 都 有
İyi haber şu ki, artık dünyanın çeşitli denizlerinde 4,000'den fazla yer bir şekilde koruma altında.기쁜 소식은 현재 전세계적으로 4000 여 곳이 넘는 보호 구역이 존재한다는 것입니다.
İyi haber şu ki, artık dünyanın çeşitli denizlerinde 4,000'den fazla yer bir şekilde koruma altında.Dobra novica je, da je danes več kot 4.000 morskih območij po svetu, ki uživajo neko vrsto zaščite.
İyi haber şu ki, artık dünyanın çeşitli denizlerinde 4,000'den fazla yer bir şekilde koruma altında.Dobra wiadomość: na świecie istnieje obecnie ponad 4 tysiące obszarów morskich znajdujących się pod ochroną.
İyi haber şu ki, artık dünyanın çeşitli denizlerinde 4,000'den fazla yer bir şekilde koruma altında.Hyvä uutinen on se, että nyt maailman merissä on yli 4 000 jollain tavoin suojeltua paikkaa.
İyi haber şu ki, artık dünyanın çeşitli denizlerinde 4,000'den fazla yer bir şekilde koruma altında.La notizia buona è che ora vi sono intorno al globo più di 4.000 aree marine variamente protette.
İyi haber şu ki, artık dünyanın çeşitli denizlerinde 4,000'den fazla yer bir şekilde koruma altında.Và tin tốt là hiện giờ có hơn 4000 địa điểm trên biển, xung quanh thế giới, có được những sự bảo vệ nhất định.
İyi haber şu ki, artık dünyanın çeşitli denizlerinde 4,000'den fazla yer bir şekilde koruma altında.Добрата новина е, че има повече от 4000 места в морето по целия свят, които са защитени по някакъв начин.
İyi haber şu ki, artık dünyanın çeşitli denizlerinde 4,000'den fazla yer bir şekilde koruma altında.החדשות הטובות הן שיש כעת יותר מ-4,000 מקומות בים, מסביב לעולם, שיש להם הגנה כלשהי.
İyi haber şu ki, artık dünyanın çeşitli denizlerinde 4,000'den fazla yer bir şekilde koruma altında.الأخبار السارة هي أن هناك الآن أكثر من 4000 مكان في البحار، على مستوى العالم، لديها هذا النوع من الحماية.
İyi haber şu ki, artık dünyanın çeşitli denizlerinde 4,000'den fazla yer bir şekilde koruma altında.今では世界中の海に4,000カ所以上も 保護区ができているのです グーグルアースで見ることができます
Karalara ve denizlere yağmur ve kar olarak geri döner.비, 진눈깨비, 눈이 되어 땅과 바다로 내려가
Karalara ve denizlere yağmur ve kar olarak geri döner.שחוזרים אל האדמה ואל הימים כמו גשם, גשם-שלגי ושלג,
Karalara ve denizlere yağmur ve kar olarak geri döner.التي ترجع الى الأرض والبحار كأمطار، وصقيع وثلوج،
Karalara ve denizlere yağmur ve kar olarak geri döner.陸や海に帰り 97パーセントもの地球上の生命に 生きる場を与えています
"Kralın sıradan gelir onuncu şube topraklanmalıdır söyledi koruma ve denizleri korsanlardan korumak ve dikkate'왕의 일반 매출의 10 지점은에 접지이라고 그의 지키고 해적의 바다를 보호 고려
"Kralın sıradan gelir onuncu şube topraklanmalıdır söyledi koruma ve denizleri korsanlardan korumak ve dikkate"En tiendedel gren af Kongens almindelige indtægter, som siges at være baseret på
"Kralın sıradan gelir onuncu şube topraklanmalıdır söyledi koruma ve denizleri korsanlardan korumak ve dikkate"O ramură zecime din veniturile regelui ordinare, a spus să se bazeze pe
"Kralın sıradan gelir onuncu şube topraklanmalıdır söyledi koruma ve denizleri korsanlardan korumak ve dikkate"Една десета клон на обикновените приходите на царя, да се основава на
"Kralın sıradan gelir onuncu şube topraklanmalıdır söyledi koruma ve denizleri korsanlardan korumak ve dikkate"הסניף העשירי של הכנסות רגילות של המלך, אמר להיות מבוססת על השיקול של שמירה והגנה שלו בים של פיראטים
"Kralın sıradan gelir onuncu şube topraklanmalıdır söyledi koruma ve denizleri korsanlardan korumak ve dikkate"فرع العاشر من الإيرادات العادية للملك ، وقال أن ترتكز على النظر في حراسة له وحماية البحار من القراصنة و
"Kralın sıradan gelir onuncu şube topraklanmalıdır söyledi koruma ve denizleri korsanlardan korumak ve dikkate彼の警護や海賊から海を守るの考察および 強盗は、鯨やチョウザメている王室の魚、権利です。
Kürekçilerin seni açık denizlere götürdü, Ama doğu rüzgarı Denizin bağrında parçaladı seni.Brodarji tvoji so te zavozili v velike vode; vzhodni veter te je strl v srcu morja.
Kürekçilerin seni açık denizlere götürdü, Ama doğu rüzgarı Denizin bağrında parçaladı seni.Deine Ruderer haben dich oft auf große Wasser geführt; ein Ostwind wird dich mitten auf dem Meer zerbrechen,
Kürekçilerin seni açık denizlere götürdü, Ama doğu rüzgarı Denizin bağrında parçaladı seni.In alto mare ti condussero i tuoi rematori, ma il vento d'oriente ti ha travolto in mezzo ai mari
Kürekçilerin seni açık denizlere götürdü, Ama doğu rüzgarı Denizin bağrında parçaladı seni.I rum Sø fik de dig ud, dine roende Mænd; da knuste en Østenstorm dig midt ude på Havet;
Kürekçilerin seni açık denizlere götürdü, Ama doğu rüzgarı Denizin bağrında parçaladı seni.네 사공이 너를 인도하여 큰 물에 이름이여 동풍이 바다 중심에서 너를 파하도다
Kürekçilerin seni açık denizlere götürdü, Ama doğu rüzgarı Denizin bağrında parçaladı seni.Nagy vizekre vivének téged a te evezõid, a keleti szél összetört téged a tengerek szívében.
Kürekçilerin seni açık denizlere götürdü, Ama doğu rüzgarı Denizin bağrında parçaladı seni.Na veľké vody ťa zaviezli tí, ktorí ťa ťahali veslami - východný vietor ťa skrúši v srdci morí.
Kürekçilerin seni açık denizlere götürdü, Ama doğu rüzgarı Denizin bağrında parçaladı seni.Na vodu velikou zavezli tě ti, kteříž tě vesly táhli; vítr východní potříská tě u prostřed moře.
Kürekçilerin seni açık denizlere götürdü, Ama doğu rüzgarı Denizin bağrında parçaladı seni.Na wody wielkie zaprowadzili cię żeglarze twoi; wiatr wschodni rozbije cię w pośród morza.