Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.Kajti sedaj je težja nego morski pesek. Zato so bile nepremišljene besede moje.
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.바다 모래보다도 무거울 것이라 그럼으로 하여 나의 말이 경솔 하였구나
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.Lebo by to bolo teraz ťažšie nad piesok morí, a preto sú aj moje slová nerozmyslené.
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.Se, tyngre är den nu än havets sand, därför kan jag icke styra mina ord.
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.Sillä se on nyt raskaampi kuin meren hiekka; sentähden menevät sanani harhaan.
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.Tedyby była cięższą nad piasek morski; przetoż mi słów niestaje.
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.Thi tungere er den end Havets Sand, derfor talte jeg over mig!
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.Vì hiện giờ nó nặng hơn cát biển; Nên tại cớ ấy các lời nói đại ra.
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.Vì hiện_giờ nó nặng hơn cát biển ; Nên tại cớ ấy các lời_nói đại ra .
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.Want zij zijn zwaarder dan het zand van duizend stranden. Daarom sprak ik zo overhaast!
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.Επειδη τωρα ηθελεν εισθαι βαρυτερα υπερ την αμμον της θαλασσης δια τουτο οι λογοι μου καταπινονται.
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.Оно верно перетянуло бы песок морей! От того слова мои неистовы.
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.Понеже сега би била по-тежка от морския пясък; Затова думите ми са били необмислени.
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.כי עתה מחול ימים יכבד על כן דברי לעו׃
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.لانها الآن اثقل من رمل البحر. من اجل ذلك لغا كلامي.
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.現 今 都 比 海 沙 更 重 、 所 以 我 的 言 語 急 躁
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.現今 都 比 海沙 更重 、 所以 我 的 言語 急躁
Denizler karadaki tüm müzelerin toplamından daha fazla tarih barındırıyorlar.Contiene más historia que todos los museos del mundo juntos.
Denizler karadaki tüm müzelerin toplamından daha fazla tarih barındırıyorlar.Conţine mai multă istorie decât toate muzeele de pe uscat împreună.
Denizler karadaki tüm müzelerin toplamından daha fazla tarih barındırıyorlar.Det innehåller mer historia än alla museum på land tillsammans.
Denizler karadaki tüm müzelerin toplamından daha fazla tarih barındırıyorlar.Es bewahrt mehr Geschichte auf, als alle Museum auf dem Land zusammen.
Denizler karadaki tüm müzelerin toplamından daha fazla tarih barındırıyorlar.Il contient plus d'histoire que tous les musées sur terre ferme réunis.
Denizler karadaki tüm müzelerin toplamından daha fazla tarih barındırıyorlar.Je vindt er meer geschiedenis dan in alle musea op het vasteland.
Denizler karadaki tüm müzelerin toplamından daha fazla tarih barındırıyorlar.그것은 지상의 모든 박물관을 합친것 보다 많은 것을 가지고 있습니다.
Denizler karadaki tüm müzelerin toplamından daha fazla tarih barındırıyorlar.Menyimpan sejarah lebih banyak daripada gabungan seluruh museum di darat.
Denizler karadaki tüm müzelerin toplamından daha fazla tarih barındırıyorlar.Raccolgono più storia di tutti i musei sulla terraferma messi insieme.
Denizler karadaki tüm müzelerin toplamından daha fazla tarih barındırıyorlar.Sokkal több emléket rejt, mint a szárazföldi múzeumok együttesen.
Denizler karadaki tüm müzelerin toplamından daha fazla tarih barındırıyorlar.Περιέχει περισσότερη ιστορία από όλα τα μουσεία της στεριάς μαζί.
Denizler karadaki tüm müzelerin toplamından daha fazla tarih barındırıyorlar.Там больше истории, чем во всех музеях мира вместе взятых.
Denizler karadaki tüm müzelerin toplamından daha fazla tarih barındırıyorlar.Той съдържа повече история, отколкото всички сухоземни музеи взети заедно.
Denizler karadaki tüm müzelerin toplamından daha fazla tarih barındırıyorlar.הוא מכיל יותר הסטוריה מכל המוזיאונים ביבשה יחד.
Denizler karadaki tüm müzelerin toplamından daha fazla tarih barındırıyorlar.فلديها تاريخ أكثر من متاحف العالم كله
Denizler karadaki tüm müzelerin toplamından daha fazla tarih barındırıyorlar.なのにまだちょっと見て来ただけです
"Denizler kaynar tava gibi kaynaşmak maketh büyük Leviathan.""A nagy Leviatán that the szólja tengerek forr, mint a forró serpenyőbe."
"Denizler kaynar tava gibi kaynaşmak maketh büyük Leviathan.""De grote Leviathan dat de zeeën maketh te koken, zoals koken pan."
"Denizler kaynar tava gibi kaynaşmak maketh büyük Leviathan.""Den stora Leviathan som leder en haven för att koka som kokande gryta."
"Denizler kaynar tava gibi kaynaşmak maketh büyük Leviathan.""Den store Leviathan that gjør havene til at syde som kogende gryde."
"Denizler kaynar tava gibi kaynaşmak maketh büyük Leviathan.""Der große Leviathan, dass die Meere macht wie Kochkessel kochen."
"Denizler kaynar tava gibi kaynaşmak maketh büyük Leviathan.""El gran Leviatán, que lo hago de los mares a bullir como marmita".
"Denizler kaynar tava gibi kaynaşmak maketh büyük Leviathan.""Il grande Leviatano che maketh i mari per ribollire come pentola bollente."
"Denizler kaynar tava gibi kaynaşmak maketh büyük Leviathan.""끓는 냄비처럼 담그다에 바다를 누이 시며 위대한 리워야단."
"Denizler kaynar tava gibi kaynaşmak maketh büyük Leviathan.""Le Léviathan grands qui fasse les mers à bouillonner comme marmite."
"Denizler kaynar tava gibi kaynaşmak maketh büyük Leviathan.""Leviathan maketh biển sôi lên như chảo đun sôi."
"Denizler kaynar tava gibi kaynaşmak maketh büyük Leviathan.""O grande Leviatã que faz o mar a ferver como marmita."
"Denizler kaynar tava gibi kaynaşmak maketh büyük Leviathan.""Para Lewiatan besar yang menerbitkan laut mendidih seperti panci mendidih."
"Denizler kaynar tava gibi kaynaşmak maketh büyük Leviathan.""Suuri Leviathan, joka panee merien kuohua kuin kiehuvaa pannulla."
"Denizler kaynar tava gibi kaynaşmak maketh büyük Leviathan.""The Leviathan mare ce va face pe mările to clocoti ca pan punct de fierbere."
"Denizler kaynar tava gibi kaynaşmak maketh büyük Leviathan.""Veliki Leviathan da maketh morja, da bi Vrni kot vrelo ponev."
"Denizler kaynar tava gibi kaynaşmak maketh büyük Leviathan.""Veľký monštrum hubiace mora, aby variť ako vriacej panvicu."
"Denizler kaynar tava gibi kaynaşmak maketh büyük Leviathan.""Velký monstrum hubící moře, aby vařit, jako je pan varu."
"Denizler kaynar tava gibi kaynaşmak maketh büyük Leviathan.""Wielki Lewiatan który zwodzi mórz ugotować jak gotująca się pan."
"Denizler kaynar tava gibi kaynaşmak maketh büyük Leviathan.""Ο μεγάλος Λεβιάθαν ότι maketh θαλασσών να βράζω όπως βρασμού τηγάνι."
"Denizler kaynar tava gibi kaynaşmak maketh büyük Leviathan.""Великий Левиафан, что делает морей бурлить, как кипения кастрюлю."
"Denizler kaynar tava gibi kaynaşmak maketh büyük Leviathan.""Великий Левіафан, що робить морів вирувати, як кипіння каструлю."
"Denizler kaynar tava gibi kaynaşmak maketh büyük Leviathan.""Великият Левиатан, който моретата, за да се свари като кипене тиган."
"Denizler kaynar tava gibi kaynaşmak maketh büyük Leviathan.""לויתן גדול מרביץ בים לרתוח כמו מחבת רותח."
"Denizler kaynar tava gibi kaynaşmak maketh büyük Leviathan.""والطاغوت الكبير الذي مكث في البحار الى الغضب مثل مقلاة يغلي".
"Denizler kaynar tava gibi kaynaşmak maketh büyük Leviathan."- 詩篇主ベーコンのVERSION。
Denizler ve sahillerAmbiente marinho e costeiro
Denizler ve sahillerAmbiente marino e costiero