Ana içeriğe geç
Sözlük

denizler ile cümle

denizler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,Derfor frygter vi ikke, om Jorden end bølger og Bjergene styrter i Havenes Skød,
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,Dio è per noi rifugio e forza, aiuto sempre vicino nelle angosce
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,Gud är vår tillflykt och vår starkhet, en hjälp i nöden, väl beprövad.
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,Gud er vår tilflukt og vår styrke, en hjelp i trengsler, funnet såre stor.
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,Isten a mi oltalmunk és erõsségünk! igen bizonyos segítség a nyomorúságban.
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,Jumala on meidän turvamme ja väkevyytemme, apumme hädässä aivan vahva.
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,그러므로 땅이 변하든지 산이 흔들려 바다 가운데 빠지든지
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,Maka kita tidak takut, biarpun bumi bergoncang, dan gunung-gunung tenggelam ke dasar lautan
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,Pelo que não temeremos, ainda que a terra se mude, e ainda que os montes se projetem para o meio dos mares;
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,Por eso no temeremos aunque la tierra tiemble, aunque los montes se derrumben en el corazón del mar
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,Vì vậy, chúng tôi chẳng sợ dầu đất bị biến cải, Núi lay động và bị quăng vào lòng biển;
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,Vì_vậy , chúng_tôi chẳng sợ dầu đất bị biến_cải , Núi lay_động và bị quăng vào lòng biển ;
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,Zato se pa ne bojimo, čeprav se premakne zemlja, če se gore pogreznejo v globino morja.
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,Δια τουτο δεν θελομεν φοβηθη, και αν σαλευθη η γη και μετατοπισθωσι τα ορη εις το μεσον των θαλασσων
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,Затова няма да се уплашим, ако би се и земята поклатила, И планините се поместили всред моретата,
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,על כן לא נירא בהמיר ארץ ובמוט הרים בלב ימים׃
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,‎لذلك لا نخشى ولو تزحزحت الارض ولو انقلبت الجبال الى قلب البحار
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,所 以 地 雖 改 變 、 山 雖 搖 動 到 海 心
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,所以 地雖 改變 、 山雖搖動 到 海心
Bu yüzden, umarım derin denizlerdeki bu "umut noktalarını" da koruyabiliriz.Así que espero que también podamos tener algunos "puntos de esperanza" en el mar profundo.
Bu yüzden, umarım derin denizlerdeki bu "umut noktalarını" da koruyabiliriz.A tak dúfam, že udržíme niektoré z týchto "ostrovov nádeje" v hlbokých vodách.
Bu yüzden, umarım derin denizlerdeki bu "umut noktalarını" da koruyabiliriz.Deci, sper ca noi să putem păstra de asemenea câteva din aceste "zone ale speranţei" în adâncul mării.
Bu yüzden, umarım derin denizlerdeki bu "umut noktalarını" da koruyabiliriz.Donc, j'espère que l'on pourra aussi garder quelques uns de ces " points d'espoir " dans la mer profonde.
Bu yüzden, umarım derin denizlerdeki bu "umut noktalarını" da koruyabiliriz.Doufám, že můžeme ochránit také některé “oblasti naděje“ v hlubinách moře.
Bu yüzden, umarım derin denizlerdeki bu "umut noktalarını" da koruyabiliriz.Dus ik hoop dat we ook een paar van deze 'hope spots' kunnen hebben in de diepzee.
Bu yüzden, umarım derin denizlerdeki bu "umut noktalarını" da koruyabiliriz.Ich hoffe also, dass wir einige dieser "Hoffnungsflecken" in der Tiefsee behalten können.
Bu yüzden, umarım derin denizlerdeki bu "umut noktalarını" da koruyabiliriz.따라서 제가 바라는 것은 심해의 "희망의 지대"도 잘 보존하는 겁니다
Bu yüzden, umarım derin denizlerdeki bu "umut noktalarını" da koruyabiliriz.Maka itu, aku berharap kita semua bisa juga tetap melindungi "bintik-bintik harapan" di dasar lautan kita.
Bu yüzden, umarım derin denizlerdeki bu "umut noktalarını" da koruyabiliriz.Mam więc nadzieję, że możemy zachować kilka z tych "miejsc nadziei" na głębinach.
Bu yüzden, umarım derin denizlerdeki bu "umut noktalarını" da koruyabiliriz.Quindi, spero che potremo anche tenere qualcuno di questi punti nel mare profondo.
Bu yüzden, umarım derin denizlerdeki bu "umut noktalarını" da koruyabiliriz.Tehát remélem, hogy fenntarthatunk néhány "reményfoltot" a mély tengerekben is.
Bu yüzden, umarım derin denizlerdeki bu "umut noktalarını" da koruyabiliriz.Tôi hy vọng là tôi có thể giữ một số "đốm sáng hy vọng" cho đáy biển sâu
Bu yüzden, umarım derin denizlerdeki bu "umut noktalarını" da koruyabiliriz.Toivon, että voimme säilyttää "toivon saarekkeita" myös merien syvyyksissä.
Bu yüzden, umarım derin denizlerdeki bu "umut noktalarını" da koruyabiliriz.Надявам се да можем също да запазим някои от тези "места на надеждата" в дълбокото море.
Bu yüzden, umarım derin denizlerdeki bu "umut noktalarını" da koruyabiliriz.Я надеюсь, что мы сможем создать и сохранить некоторые из этих "мест надежды" в глубинах океана.
Bu yüzden, umarım derin denizlerdeki bu "umut noktalarını" da koruyabiliriz.אז, אני מקווה שנוכל לשמור על חלק מנקודות התקווה האלה בים העמוק.
Bu yüzden, umarım derin denizlerdeki bu "umut noktalarını" da koruyabiliriz.لذا، أرجو أن نستطيع أيضاً المحافظة على بعض نقاط الأمل هذه في أعماق البحار.
Bu yüzden, umarım derin denizlerdeki bu "umut noktalarını" da koruyabiliriz.「希望のスポット」ができることを望んでいます 今私の願いはかなっていませんが
Çin bunu açık denizlerdeki rüzgar sistemlerinde uyguluyor,-i Kina på deras vindkraftverk till havs-
Çin bunu açık denizlerdeki rüzgar sistemlerinde uyguluyor,중국의 해안지역에 풍력시스템에 적용되면
Çin bunu açık denizlerdeki rüzgar sistemlerinde uyguluyor,מסין שעושה זאת במערכות אנרגיית רוח בים ליד החוף,
Çin bunu açık denizlerdeki rüzgar sistemlerinde uyguluyor,من أنظمة إستخام طاقة الرياح على الساحل في الصين،
Çin bunu açık denizlerdeki rüzgar sistemlerinde uyguluyor,再生可能エネルギーへの投資に対して価格を保障する一方
Çünkü Odur denizler üzerinde onu kuran, Sular üzerinde durduran.(23:2) ибо Он основал ее на морях и на реках утвердил ее.
Çünkü Odur denizler üzerinde onu kuran, Sular üzerinde durduran.Bo on na morzu ugruntował ją, a na rzekach utwierdził ją.
Çünkü Odur denizler üzerinde onu kuran, Sular üzerinde durduran.Căci El l -a întemeiat pe mări, şi l -a întărit pe rîuri.
Çünkü Odur denizler üzerinde onu kuran, Sular üzerinde durduran.Car il l`a fondée sur les mers, Et affermie sur les fleuves.
Çünkü Odur denizler üzerinde onu kuran, Sular üzerinde durduran.Denn er hat ihn an die Meere gegründet und an den Wassern bereitet.
Çünkü Odur denizler üzerinde onu kuran, Sular üzerinde durduran.E' lui che l'ha fondata sui mari, e sui fiumi l'ha stabilita
Çünkü Odur denizler üzerinde onu kuran, Sular üzerinde durduran.For han har grunnlagt den på hav og stilt den fast på strømmer.
Çünkü Odur denizler üzerinde onu kuran, Sular üzerinde durduran.Hij drong het water terug, zodat droog land tevoorschijn kwam.
Çünkü Odur denizler üzerinde onu kuran, Sular üzerinde durduran.Ia meletakkan dasarnya di atas lautan, dan menegakkannya di atas air yang dalam
Çünkü Odur denizler üzerinde onu kuran, Sular üzerinde durduran.Kajti on jo je utemeljil nad morji, nad rekami jo je trdno postavil.
Çünkü Odur denizler üzerinde onu kuran, Sular üzerinde durduran.여호와께서 그 터를 바다 위에 세우심이여 강들 위에 건설하셨도다
Çünkü Odur denizler üzerinde onu kuran, Sular üzerinde durduran.lebo on ho založil na moriach a postavil ho na riekach tak, aby stál.
Çünkü Odur denizler üzerinde onu kuran, Sular üzerinde durduran.Mert õ alapította azt a tengereken, és a folyókon megerõsítette.
Çünkü Odur denizler üzerinde onu kuran, Sular üzerinde durduran.Nebo on ji na moři založil, a na řekách upevnil ji.
Çünkü Odur denizler üzerinde onu kuran, Sular üzerinde durduran.Porque ele a fundou sobre os mares, e a firmou sobre os rios.
Çünkü Odur denizler üzerinde onu kuran, Sular üzerinde durduran.Porque él la fundó sobre los mares y la afirmó sobre los ríos
Çünkü Odur denizler üzerinde onu kuran, Sular üzerinde durduran.Sillä hän on sen perustanut merten päälle, vahvistanut sen virtojen päälle.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod