Ana içeriğe geç
Sözlük

denizler ile cümle

denizler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bunlar derin denizlerde bulunan maddeler.Ese es el tipo de material de las profundidades marinas.
Bunlar derin denizlerde bulunan maddeler.이것은 심해의 물질의 일종입니다.
Bunlar derin denizlerde bulunan maddeler.Questo materiale si trova nelle profondità marine.
Bunlar derin denizlerde bulunan maddeler.Taki materiał spotykamy w morskich głębinach.
Bunlar derin denizlerde bulunan maddeler.Αυτό είναι το υλικό στα βάθη της θάλασσας.
Bunlar derin denizlerde bulunan maddeler.Това е вида материал в дълбоките води.
Bunlar derin denizlerde bulunan maddeler.זה סוג החומר שנמצא בעומק הים.
Bunlar derin denizlerde bulunan maddeler.تلك هي المواد في قعر البحر.
Bunlar derin denizlerde bulunan maddeler.氷に運ばれたからあるのです
Bunlar sellerle dolup denizlere dönüştü.Au fost inundate, devenind mări.
Bunlar sellerle dolup denizlere dönüştü.Che si sono allagate, diventando mari.
Bunlar sellerle dolup denizlere dönüştü.De svämmade över och blev hav.
Bunlar sellerle dolup denizlere dönüştü.Diese wurden, vom Wasser geflutet, zu Meeren.
Bunlar sellerle dolup denizlere dönüştü.Ezek megteltek vízzel, s tengerekké váltak.
Bunlar sellerle dolup denizlere dönüştü.거기에 물이 차서 바다가 되었다.
Bunlar sellerle dolup denizlere dönüştü.Ne tulvivat ja niistä tuli meriä.
Bunlar sellerle dolup denizlere dönüştü.Poplavilo jih je in nastala so morja.
Bunlar sellerle dolup denizlere dönüştü.Rozpadliny te zalewała woda, zamieniając je w morza.
Bunlar sellerle dolup denizlere dönüştü.Tieto sa zaplavili vodou, a tak vznikli oceány.
Bunlar sellerle dolup denizlere dönüştü.Ze stroomden over, en werden zeëen.
Bunlar sellerle dolup denizlere dönüştü.Ύστερα πλημμύριζαν και γίνονταν θάλασσες.
Bunlar sellerle dolup denizlere dönüştü.Те се наводнили, образувайки морета.
Bunlar sellerle dolup denizlere dönüştü.הם הוצפו, והפכו להיות ימים.
Bunlar sellerle dolup denizlere dönüştü.التي امتلأت بالمياه وأصبحت بحار،
Bunlar sellerle dolup denizlere dönüştü.之後俾水淹浸,成為咗海洋
Bunlar sellerle dolup denizlere dönüştü.水の温かいところで藻が繁殖した
Burda irili ufaklı çakıl taşları ve bir parça kum var. Bunlar derin denizlerde bulunan maddeler.Ez az anyag a mélyen húzódó tengerfenékre jellemző.
Bu teknolojik aygıtlar açık denizlerdeki canlıları incelemede büyük bir avantaj sağlıyor.Een grote aanwinst voor onderzoek naar wezens uit de open oceaan.
Bu teknolojik aygıtlar açık denizlerdeki canlıları incelemede büyük bir avantaj sağlıyor.바다를 관찰할 수 있는 유용한 물건이죠
Bu teknolojik aygıtlar açık denizlerdeki canlıları incelemede büyük bir avantaj sağlıyor.והיא פשוט ברכה למי שמנסה לקבל מבט לתוך חייהם של יצורים באוקיינוס הפתוח.
Bu teknolojik aygıtlar açık denizlerdeki canlıları incelemede büyük bir avantaj sağlıyor.وانها مجرد نعمة للحصول على نظرة ثاقبة الحيوانات المحيطات المفتوحة.
Bu teknolojik aygıtlar açık denizlerdeki canlıları incelemede büyük bir avantaj sağlıyor.この写真で見えるように小さな発信機をつけます
Büyük Britanya her ne kadar denizleri kontrol etse de ticarete bağımlıydı. .Groot-Brittannie heerst op zee, maar is afhankelijk van handel
Büyük Britanya her ne kadar denizleri kontrol etse de ticarete bağımlıydı. .이 작은 섬, 바다를 지배하지만 그래도 무역에 의존적 이었습니다.
Büyük Britanya her ne kadar denizleri kontrol etse de ticarete bağımlıydı. .Questa piccola isola, che controlla le acque, ma è dipendente dal commercio.
Büyük Britanya her ne kadar denizleri kontrol etse de ticarete bağımlıydı. .Ta mała wyspa, kontroluje wody, ale jest zależna od handlu.
Büyük Britanya her ne kadar denizleri kontrol etse de ticarete bağımlıydı. .Ten malý ostrov ovládá světová moře, ale je závislý na obchodu.
Büyük Britanya her ne kadar denizleri kontrol etse de ticarete bağımlıydı. .Маленький острів, який контролює море, але, який є залежним від торгівлі.
Bu yüzden açık denizlerde kalıcı bir yer yok.Alors en fait, il n'est pas en permanence en haute mer.
Bu yüzden açık denizlerde kalıcı bir yer yok.Astfel că, de fapt, nu se află mereu în marea liberă.
Bu yüzden açık denizlerde kalıcı bir yer yok.E infatti non è sempre in acque internazionali.
Bu yüzden açık denizlerde kalıcı bir yer yok.Es ist also eigentlich gar nicht permanent auf Hoher See.
Bu yüzden açık denizlerde kalıcı bir yer yok.Het bevindt zich dus niet permanent op volle zee.
Bu yüzden açık denizlerde kalıcı bir yer yok.Jadi, kubah ini tidak berada di laut lepas secara permanen.
Bu yüzden açık denizlerde kalıcı bir yer yok.그래서 사실 공해상에 계속해서 존재하는 지역이 아닙니다.
Bu yüzden açık denizlerde kalıcı bir yer yok.Por eso no está permanentemente en alta mar.
Bu yüzden açık denizlerde kalıcı bir yer yok.Por isso, de facto, não está permanentemente no mar alto.
Bu yüzden açık denizlerde kalıcı bir yer yok.Więc, tak na prawdę, nie jest stale na obszarze wód otwartych.
Bu yüzden açık denizlerde kalıcı bir yer yok.Έτσι, στην ουσία, δεν ανήκει μόνιμα στην ανοιχτή θάλασσα.
Bu yüzden açık denizlerde kalıcı bir yer yok.Така че в действителност, то не е постоянно в открито море.
Bu yüzden açık denizlerde kalıcı bir yer yok.То есть, фактически, он не всегда находится в открытом море.
Bu yüzden açık denizlerde kalıcı bir yer yok.שזזה במרחב ובזמן על בסיס עונתי.
Bu yüzden açık denizlerde kalıcı bir yer yok.لذا في الواقع ليست موجودة دائماً في أعالي البحار
Bu yüzden açık denizlerde kalıcı bir yer yok.中米5カ国の排他的経済水域にも
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,(45:3) посему не убоимся, хотя бы поколебалась земля, и горы двинулись в сердце морей.
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,Bóg jest ucieczką i siłą naszą, ratunkiem we wszelkim ucisku najpewniejszym.
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,Bôh nám je útočišťom a silou, pomocou v súženiach, najdenou veľmi dokázanou.
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,Bůh jest naše útočiště i síla, ve všelikém ssoužení pomoc vždycky hotová.
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,Darum fürchten wir uns nicht, wenngleich die Welt unterginge und die Berge mitten ins Meer sänken,
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,De aceea nu ne temem, chiar dacă s'ar zgudui pămîntul, şi s'ar clătina munţii în inima mărilor.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
denizler ile cümle - Sayfa 12 - denizler kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App