Ana içeriğe geç
Sözlük

denizinde ile cümle

denizinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bilgiyi ve verileri bu şekilde görüntülemenin tıpkı canlı bir bilgi denizinde yüzmek gibi olduğunu anladınız.אז אתם מבינים את הרעיון שלראות את המידע, בצורה הזו, דומה מאוד לשחיה
Bilgiyi ve verileri bu şekilde görüntülemenin tıpkı canlı bir bilgi denizinde yüzmek gibi olduğunu anladınız.لذلك يترسخ في أذهاننا عرض تلك المعلومات ، وعرض البيانات بهذه الطريقة ، يشبه الى حد كبير السباحة
Bilgiyi ve verileri bu şekilde görüntülemenin tıpkı canlı bir bilgi denizinde yüzmek gibi olduğunu anladınız.情報やデータをこの様に眺めるのは 画像主体の情報の中を 泳いでいるみたいでしょ。
Bir insan denizinde yüzüyoruz --우리는 사회적 세계에서 살고 있기 때문입니다. 우리는 중간 세계의 사회 판인
Bir insan denizinde yüzüyoruz -- -- Ortanca Dünya'nın sosyal versiyonu.Az emberek tengerében lavírozunk, amely nem más, mint a Közepes Világ társas leképezése.
Bir insan denizinde yüzüyoruz -- -- Ortanca Dünya'nın sosyal versiyonu.Chúng ta bơi qua biển người, một phiên bản trong Trung Giới.
Bir insan denizinde yüzüyoruz -- -- Ortanca Dünya'nın sosyal versiyonu.Înotăm într-o mare de oameni -- versiunea socială a Lumii de Mijloc.
Bir insan denizinde yüzüyoruz -- -- Ortanca Dünya'nın sosyal versiyonu.Kita berenang melalui lautan manusia -- versi sosial dari Dunia Tengah.
Bir insan denizinde yüzüyoruz -- -- Ortanca Dünya'nın sosyal versiyonu.Nadamos en un mar de gente -- una versión social del Mundo Medio.
Bir insan denizinde yüzüyoruz -- -- Ortanca Dünya'nın sosyal versiyonu.Nadamos num mar de pessoas uma versão social do Mundo do Meio.
Bir insan denizinde yüzüyoruz -- -- Ortanca Dünya'nın sosyal versiyonu.Noi nuotiamo attraverso un mare di persone -- una versione sociale del Mondo di Mezzo.
Bir insan denizinde yüzüyoruz -- -- Ortanca Dünya'nın sosyal versiyonu.Plávame cez more ľudí - spoločenská verzia Stredného sveta.
Bir insan denizinde yüzüyoruz -- -- Ortanca Dünya'nın sosyal versiyonu.Plaveme mořem lidí -- společenskou verzí Středního světa.
Bir insan denizinde yüzüyoruz -- -- Ortanca Dünya'nın sosyal versiyonu.Vi simmar genom ett hav av människor - en social version av Mellanvärlden.
Bir insan denizinde yüzüyoruz -- -- Ortanca Dünya'nın sosyal versiyonu.Vi svømmer igennem et hav af mennesker - en social version af Mellemverdenen.
Bir insan denizinde yüzüyoruz -- -- Ortanca Dünya'nın sosyal versiyonu.We zwemmen door een zee van mensen - een sociale versie van Middelwereld.
Bir insan denizinde yüzüyoruz -- -- Ortanca Dünya'nın sosyal versiyonu.Wir schwimmen in einem Ozean von Menschen -- einer sozialen Variante von Mittel-Welt.
Bir insan denizinde yüzüyoruz -- -- Ortanca Dünya'nın sosyal versiyonu.Κολυμπάμε μέσα σε μια ανθρωποθάλασσα -- μια κοινωνική εκδοχή του Μέσου Κόσμου.
Bir insan denizinde yüzüyoruz -- -- Ortanca Dünya'nın sosyal versiyonu.Мы плывем сквозь море людей — социальную версию Среднего мира.
Bir insan denizinde yüzüyoruz -- -- Ortanca Dünya'nın sosyal versiyonu.Плуваме сред море от хора -- в социална версия на Средния свят.
Bir insan denizinde yüzüyoruz --Uiskentelemme ihmisten meressä --
Bir insan denizinde yüzüyoruz --אנו חיים בעולם חברתי. אנו שוחים בים של אנשים --
Bir insan denizinde yüzüyoruz --نعيش في عالم إجتماعي. نسبح في بحر من البشر..
Bir insan denizinde yüzüyoruz --「中ほどの国」の社会的なバージョンです
Bu salondaki kadınlar bir ateş denizindeki nilüferleridir.As mulheres nesta sala são lótus num mar de fogo.
Bu salondaki kadınlar bir ateş denizindeki nilüferleridir.A teremben ülő nők lótuszvirágok egy tűztengerben.
Bu salondaki kadınlar bir ateş denizindeki nilüferleridir.De vrouwen in deze zaal zijn lotussen in een vuurzee.
Bu salondaki kadınlar bir ateş denizindeki nilüferleridir.Die Frauen in diesem Raum sind Lotuspflanzen in einem Meer von Feuer.
Bu salondaki kadınlar bir ateş denizindeki nilüferleridir.Femeile din această sală sunt ca lotuşii pe o mare de foc.
Bu salondaki kadınlar bir ateş denizindeki nilüferleridir.Kobiety w tym pomieszczeniu są lotosami w morzu ognia.
Bu salondaki kadınlar bir ateş denizindeki nilüferleridir.Las mujeres en esta sala son flores de loto en un mar de fuego.
Bu salondaki kadınlar bir ateş denizindeki nilüferleridir.Le donne presenti in sala sono dei fiori di loto in un mare di fuoco.
Bu salondaki kadınlar bir ateş denizindeki nilüferleridir.Les femmes dans cette pièce sont des lotus dans une mer de feu.
Bu salondaki kadınlar bir ateş denizindeki nilüferleridir.Những người phụ nữ đang ngồi đây chính là những bông sen trong biển lửa.
Bu salondaki kadınlar bir ateş denizindeki nilüferleridir.Para wanita di ruangan ini adalah teratai di tengah lautan api.
Bu salondaki kadınlar bir ateş denizindeki nilüferleridir.Ženy v této místnosti jsou květy lotosů v moři ohně.
Bu salondaki kadınlar bir ateş denizindeki nilüferleridir.Οι γυναίκες μέσα σ' αυτό το δωμάτιο είναι λωτοί σε μια θάλασσα φωτιάς.
Bu salondaki kadınlar bir ateş denizindeki nilüferleridir.Жените в тази стая са лотуси сред море от огън.
Bu salondaki kadınlar bir ateş denizindeki nilüferleridir.Женщины в этом зале - лотосы в море огня.
Bu salondaki kadınlar bir ateş denizindeki nilüferleridir.Жінки в цій залі - лотоси в морі вогню.
Bu salondaki kadınlar bir ateş denizindeki nilüferleridir.הנשים בחדר הזה הינן פרחי לוטוס על מצע של ים אש.
Bu salondaki kadınlar bir ateş denizindeki nilüferleridir.ان النسوة هنا في هذه القاعة هن كزهرة اللوتس في بحر من نيران
Bu salondaki kadınlar bir ateş denizindeki nilüferleridir.여기 있는 모든 여성분들은 불지옥에 있는 연(蓮)과 같습니다
Bu salondaki kadınlar bir ateş denizindeki nilüferleridir.火の海に浮かぶ蓮の花です。 全ての女性の可能性が
Fakat duyunca mutlu olacağınızı düşünüyorum, o balıkların buradan Kuzey denizinden geldiğini söyledi.Ale powiedziała, że są z Morza Północnego.
Fakat duyunca mutlu olacağınızı düşünüyorum, o balıkların buradan Kuzey denizinden geldiğini söyledi.그렇지만 이런 이야기를 듣게 되니 흥미로워요, "여기 북해에서 났어요.
Fakat duyunca mutlu olacağınızı düşünüyorum, o balıkların buradan Kuzey denizinden geldiğini söyledi.Lo pescan aquí, lo congelan, lo mandan a Lagos,
Fakat duyunca mutlu olacağınızı düşünüyorum, o balıkların buradan Kuzey denizinden geldiğini söyledi.Maar nee, hij kwam uit de Noordzee.
Fakat duyunca mutlu olacağınızı düşünüyorum, o balıkların buradan Kuzey denizinden geldiğini söyledi.Но вы будете приятно удивлены, узнав, что она сказала: "Она отсюда, выловлена в Северном море".
Fakat duyunca mutlu olacağınızı düşünüyorum, o balıkların buradan Kuzey denizinden geldiğini söyledi.אבל תשמחו לדעת שהיא אמרה שהם הגיעו מכאן, מהים הצפוני.
Fakat duyunca mutlu olacağınızı düşünüyorum, o balıkların buradan Kuzey denizinden geldiğini söyledi.ولكن ستكون سعيدا بمعرفتك أنها قالت إنها أتت من هنا، إنها تأتي من البحر الشمالي
Fakat duyunca mutlu olacağınızı düşünüyorum, o balıkların buradan Kuzey denizinden geldiğini söyledi.ここ北海産でした 水揚げ 冷凍された魚は
Parlak giysisi, sarı denizinde göze çarpıyor.Costumul său luminos iese în evidență în marea de galben.
Parlak giysisi, sarı denizinde göze çarpıyor.Ihre bunte Kleidung zeichnet sich gegen das gelbe Meer ab.
Parlak giysisi, sarı denizinde göze çarpıyor.Son vêtement coloré ressort sur la mer de jaune.
Parlak giysisi, sarı denizinde göze çarpıyor.Su traje de colores vivos destaca en el mar de amarillo.
Parlak giysisi, sarı denizinde göze çarpıyor.Wanita muda yang membantu menjaga kambing dan mengambil rumput.
Parlak giysisi, sarı denizinde göze çarpıyor.Τα φωτεινά χρώματα των ρούχων της ξεχωρίζουν μέσα στο απέραντο κίτρινο.
Parlak giysisi, sarı denizinde göze çarpıyor.Её яркий костюм выделяется в море желтого.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.A má duše se volně vznášela jako obrovská velryba plující mořem tiché euforie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod