Fakat bu ot, denizin altındadır.Unter dem Gully liegt das Meer.
On milyonlarca kuş her yıl Kuzey Denizi'ni üreme, beslenme ve göç yolu olarak kullanmaktadır.Jährlich nutzen mehr als 200 Vogelarten das Biotop als Nahrungs-, Rast- und Mauserhabitat.
Venedikliler ayrıca Ege Denizi'nde Takımada Düklüğü kurdular.Jungtiere graben sich außerdem gerne im Sandboden des Gewässergrundes ein.
Hachijōjima (Japonca: 八丈島), Filipin Denizi'nde Japonya'ya ait bir volkanik adadır.Hachijō-jima (japanisch 八丈島) ist eine vulkanische Insel im Pazifischen Ozean.
Baltık Denizi kıyısında, Finlandiya'nın başkenti Helsinki'nin 80 kilometre güneyinde yer alır.Sie liegt am Finnischen Meerbusen der Ostsee, etwa 80 Kilometer südlich von Helsinki.
Onlardan biri Hazar Denizi'ne, diğeri ise karaya açılır.Eine befindet sich um den Toblacher See herum, die andere bei Höhlenstein.
Adria şehri Adriyatik Denizi'ne ismini vermiştir.Der Fluss Laize hatte der Gemeinde seinen Namen gegeben.
Endonezya'nın Timor adasındaki Kupang kenti Timor Denizi'ne kıyısı olan en büyük kentidir ve limanıdır.Kupang ist die größte Stadt und Hafen auf der Insel Timor.
Manş Denizini birçok ülke sporcuları yüzerek geçmiştir.Sie feierte zahlreiche Erfolge im Schwimmsport auf nationaler Ebene.
Hazar Denizi'nden gelen gemilerden de gümrük vergisi alınırdı.Außerdem wurde auf den Schiffen, die die Reisenden in die Karibik brachten, Alkohol ausgeschenkt.
Evren denizin dibine batmaya başlar.Das Land scheint das Meer zurückzudrängen.
Göğün ve denizin rengi mavidir.Flüsse und Seen wurden mit blauer Farbe markiert.
Küresel Isınma ile değişen deniz yapısı ve istilacı türler Marmara Denizine yönelik yeni tehditlerdir.Der dichte Schiffsverkehr stellt eine zusätzliche Gefährdung für das Marmarameer dar.
Aslında Nemo'nun gizli üssü bu krater gölündedir ve göle denizin altındaki gizli bir geçitten ulaşılmaktadır.Verblüfft erfahren die „Ritter“ bei dieser Gelegenheit von einem Geheimgang, der zum See hinunterführt.
1909 - Louis Blériot'nun uçağı ile ilk kez Manş denizi aştı.Am 31. Juli 1909 war über Bensheim zum ersten Mal ein Luftschiff zu sehen.
Tünel denizin altında 262.5 metre derinliktedir.Der tiefste Punkt liegt 262,5 Meter unter der Meeresoberfläche.
Bunu duyan Kratos, acılarını dindirmek için kendini yüksek bir dağdan Ege Denizi'ne atarak intihar eder.Von den Göttern enttäuscht, stürzt sich Kratos von einer hohen Klippe ins Meer, um sich das Leben zu nehmen.
Baltlar, Baltık Denizi'ne adını veren bir halktır.Die Chasaren waren ein Volk, das auch dem Kaspischen Meer seinen Namen gab.
Ben de denizi görmek istiyorum.Je veux aussi voir la mer.
Bu sebeple Moskova bazen "beş denizin limanı" (порт пяти морей) olarak adlandırılır.C'est la raison pour laquelle la ville est parfois appelée le « port des cinq mers » (порт пяти морей).
İsrailoğulları acele ederek bu yarılmış denizi geçerler.Ne vous laissez pas entraîner par ceux qui ne savent pas ! » Nous fîmes franchir la mer aux fils d’Israël.
Ruslar, bu yapının, Japon Denizi'nin sıcaklığını ortalama 35 derece artıracağını açıklamışlardır.Les Russes soutenaient que le projet augmenterait la température de la mer de 35°C en moyenne.
1969'un sonunda, Kuzey Denizi'nde büyük petrol ve gaz kaynakları olduğu açıkça belli olmuştu.Fin 1969 il était clair qu'il y avait d'importantes réserves de pétrole et de gaz.
Azerbaycan hidrografisi temel olarak Hazar Denizi havzasına aittir.L'hydrographie de l'Azerbaïdjan appartient essentiellement au bassin de la mer Caspienne,.
Fakat bu ot, denizin altındadır.Ces gisements sont situés sous la mer.
Buradaki yaklaşık 21 kilometrelik kıyı şeridi ülkenin Adriyatik Denizi'ine tek çıkış noktasıdır.Elle compte environ 21 kilomètres de côtes qui constituent le seul accès du pays à la mer Adriatique.
İstanköy adasının sahilleri Karpat Denizi suları ile yıkanır.Les côtes orientales des îles baignent la mer de Seram.
Beyaz Deniz - Baltık Kanalı bu iki denizi birbirine bağlar.C. Le dernier type de canal maritime joint deux mers entre elles.
Beni engine, denizin ta dibine fırlattın.Mon Vieux, Tu M'as Jeté Sur Une Navette.
(Ayrıca bakınız: Güney Çin Denizi'ndeki toprak anlaşmazlıkları).Article détaillé : Conflit en mer de Chine méridionale.
Bölge ismini Ross Denizi'nin kaşifi Sir James Clark Ross'dan almıştır.Son nom vient de Sir James Clark Ross, qui a découvert la Mer de Ross.
Agamemnon'un asıl amacı Ege denizini ele geçirmektir.Antigone a pour objectif la maîtrise complète des mers.
İngiltere için Manş Denizi'nden geçiş artık felç oldu.Par conséquent, la demande pour traverser l’Atlantique vers l’Angleterre explose.
Arnavutluk'un kıyı uzunluğu 611 km olup, Adriyatik ve İyon Denizi boyunca uzanır.Son littoral s'étend sur 362 kilomètres le long de l'Adriatique et de la mer Ionienne.
Bu şehir Güney Çin Denizi kıyısında bulunmaktadır.La ville est située au bord de la Mer de Chine méridionale.
Plajı ve denizi temizdir.La plage et le lac.
Hachijōjima (Japonca: 八丈島), Filipin Denizi'nde Japonya'ya ait bir volkanik adadır.Hachijō-jima (八丈島?) est une île volcanique japonaise dans la mer des Philippines.
Hazar Denizi’inde balıkçılığa da yatırım yaptı.Il se consacre à la pêche au requin.
Çad Gölü şu andaki Hazar Denizi 'den daha büyüktür.Le lac ressemblait probablement au lac Tchad actuel.
Bu nedenle Karadeniz'den Marmara Denizi'ne sürekli bir yüzey akıntısı vardır.En conséquence, on peut voir en permanence un brouillard flotter au-dessus du Caire.
Denizin Altında 20.000 Fersah Hell and High Water Them! 1955 (28.)Préface, Vingt mille lieues sous les mers *******.
Timor Denizi'nin kıyısına kurulmuştur.La côte australienne se situait au niveau de la mer de Timor.
Ayrıca Hazar Denizi'nde de bulunmaktadır.Il est également absent dans la mer Baltique.
Stockholm, İsveç'in orta-güneydoğu kuşağında, Mälaren Gölü'nün Baltık Denizi ile birleştiği bölgede kuruludur.Stockholm se trouve sur la côte orientale de la Suède, à l'endroit où le lac Mälar rejoint la mer Baltique.
Ross Adası, Antarktika'nın Ross Denizi'nde, Victorialand sahili yakınında volkanik bir ada.L'île de Ross est une île volcanique de la mer de Ross, dans l’océan Antarctique.
Bir Tuz Denizi Şarkısı (Ankara bas.).Bâtiment remorqueur de sonar (classe Antarès).
Balık, Kuzey Denizi'nde ve nehirlerde bulunur.On le trouve donc dans les océans et les fleuves.
Ayrıca Hazar Denizi'nin ötesine bir keşif birliği gönderdi.Il mène par ailleurs une mission d'exploration navale en mer Caspienne.
"Tanrı bana Denizi gösterdi.La bénédiction de la mer.
Zamanında Doğu Çin Denizi sahilleri, sık sık Japon korsanların saldırısına uğruyordu.En effet, la côte du sud était menacée par des pirates japonais.
Ada Filipin Denizi üzerinde olup Tokyo'nun 163 km ve Shimoda'nın 36 km güneyinde yer almaktadır.L'île est située à 160 km au sud de Tokyo et à 36 km au sud de Shimoda.
Bu dalgalar adamcağızın kayığını denizin dibine çeker.L'un des arcs couronne le buste de Le Nôtre.
Kara denizi: Rusyanın kuzeyinde bulunan bir deniz.L'émergence d'un nouvel espace maritime : la mer du Nord.
Adriyatik Denizi'nin 3. büyük adasıdır.C'est la troisième île la plus grande des îles de l'Amirauté.
Adalar Filipin Denizi'nin kuzey sınırını oluştururlar.Elles marquent la limite orientale de la mer des Philippines.
Kentteki petrol arıtma tesislerinde, Kuzey Denizinde çıkarılan petrol işlenir.Les contraintes techniques de la raffinerie imposent que les pétroles à traiter proviennent de la mer du Nord.
Venedikliler ise Ege Denizi'nde bir Adalar Dükalığı kurdular.Ensuite, les envahisseurs choisirent d'hiverner sur une île fluviale.
"Düşünce, mânâ denizine daldı.Tout le monde pense qu'elle s'est jetée à la mer.
Phang Nga Körfezi (Ao Phang-nga) Güney Tayland Andaman Denizinde bulunan 400 km² büyüklüğünde bir bölgedir.La baie de Phang Nga est une baie de la mer d'Andaman de 400 km2 située dans le sud de la Thaïlande.
Canavarlar Denizi, Percy Jackson & Olimposlular serisinin ikinci kitabıdır.Le navire apparaît dans le deuxième tome de la série littéraire Percy Jackson, La Mer des monstres.