Onları Japon Denizi'ne götürdüm, orada dev deniz anası ile tanıştılar.Ich reiste mit ihnen ins japanische Meer, wo sie Riesenquallen trafen.
Onları Japon Denizi'ne götürdüm, orada dev deniz anası ile tanıştılar.Ik ben met hen naar de Japanse Zee geweest, waar ze reuzenkwallen tegenkwamen.
Onları Japon Denizi'ne götürdüm, orada dev deniz anası ile tanıştılar.Je les ai emmené en mer du Japon, où nous avons rencontré une méduse géante.
Onları Japon Denizi'ne götürdüm, orada dev deniz anası ile tanıştılar.또 일본해(동해)로 데려갑니다. 거기서 이들은 대왕 해파리를 만나게 됩니다.
Onları Japon Denizi'ne götürdüm, orada dev deniz anası ile tanıştılar.Li ho portati nel Mar del Giappone, dove hanno incontrato la medusa gigante.
Onları Japon Denizi'ne götürdüm, orada dev deniz anası ile tanıştılar.Los he llevado al mar de Japón, donde conocieron a medusas gigantes.
Onları Japon Denizi'ne götürdüm, orada dev deniz anası ile tanıştılar.Tôi có thể đưa chúng qua vùng biển Nhật Bản, nơi chúng có thể gặp những con sứa biển khổng lồ.
Onları Japon Denizi'ne götürdüm, orada dev deniz anası ile tanıştılar.Vzal jsem je do Japonského moře, kde potkali obrovskou medúzu.
Onları Japon Denizi'ne götürdüm, orada dev deniz anası ile tanıştılar.Zabrałem ich do Morza Japońskiego, gdzie spotkali gigantyczną meduzę.
Onları Japon Denizi'ne götürdüm, orada dev deniz anası ile tanıştılar.Водил съм ги в Японско море, където са срещнали гигантска медуза.
Onları Japon Denizi'ne götürdüm, orada dev deniz anası ile tanıştılar.Я отправлял их в Японское море, где они встретили огромную медузу.
Onları Japon Denizi'ne götürdüm, orada dev deniz anası ile tanıştılar.לקחתי אותם לים של יפן, שם הם פגשו מדוזות ענק.
Onları Japon Denizi'ne götürdüm, orada dev deniz anası ile tanıştılar.واحياناً أأخذهم الى بحر اليابان حيث يقابلون قنديل بحر كبير
Onları Japon Denizi'ne götürdüm, orada dev deniz anası ile tanıştılar.巨大クラゲがいっぱいでしたね カリフォルニアの海藻の森にも連れて行きました
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.As suas canoas, os nossos foguetões, o seu mar, o nosso espaço.
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.Ca nô của họ, tên lửa của chúng ta biển của họ, không gian của chúng ta.
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.Canoele lor, rachetele noastre, marea lor, spaţiul nostru.
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.Hun kano's, onze raketten, hun zee, onze ruimte.
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.Ich canoe, nasze rakiety, ich morze, nasz kosmos.
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.Ich kanoe, naše rakety, ich more, náš vesmír.
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.Ihre Kanus, unsere Raketen, ihr Meer, unser All.
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.Jejich kánoe, naše rakety, jejich moře, náš vesmír.
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.Kano mereka, roket kita, laut mereka, antariksa kita.
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.Kenuik a mi űrhajóink, tengerük a mi űrbéli terünk.
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.그들의 카누와 우리의 로켓, 그들의 바다와 우리의 우주.
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.Le loro canoe, i nostri missili, il loro mare, il nostro spazio.
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.Leur canoës, nos fusées, leur mer, notre espace.
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.Sus canoas, nuestros cohetes, su mar, nuestro espacio.
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.Τα κανό τους, οι πύραυλοί μας, η θάλασσά τους, το διάστημά μας.
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.Их каноэ - как наши ракеты, их море - как наш космос.
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.Їх каное, наші ракети їх море, наш космос
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.Техните канута, нашите ракети, тяхното море, нашият космос.
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.הקאנו שלהם, הטילים שלנו, הים שלהם, החלל שלנו.
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.ان زوارقهم تشابه .. مكوكات الفضاء خاصتنا ان بحرهم ..يشابه فضاءنا
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.彼らの海原 我々の宇宙 老人たちの知恵は
Ortalama yükseklik, bu kadar denizin üstünde.Altitudine medie, cam cu atat deasupra nivelului marii.
Ortalama yükseklik, bu kadar denizin üstünde.Altura promedio, "así" sobre el nivel del mar.
Ortalama yükseklik, bu kadar denizin üstünde.A questa altezza, solo tanto così sopra il livello del mare.
Ortalama yükseklik, bu kadar denizin üstünde.Átlagos magasságúak, kb. ilyen magasan a tengerszint felett.
Ortalama yükseklik, bu kadar denizin üstünde.A une hauteur moyenne, juste au dessus du niveau de la mer.
Ortalama yükseklik, bu kadar denizin üstünde.Độ cao trung bình, cao hơn mực nước.
Ortalama yükseklik, bu kadar denizin üstünde.Durchschnittliche Höhenlage, ungefähr so viel über dem Meeresspiegel.
Ortalama yükseklik, bu kadar denizin üstünde.Gemiddelde hoogte, ongeveer zo hoog boven zeeniveau.
Ortalama yükseklik, bu kadar denizin üstünde.Gennemsnits højde, cirka så meget over havniveau.
Ortalama yükseklik, bu kadar denizin üstünde.Keskiverto korkeus, tämän verran merenpinnan yläpuolella.
Ortalama yükseklik, bu kadar denizin üstünde.평균 높이는 해수면에서 이만큼 위이지요.
Ortalama yükseklik, bu kadar denizin üstünde.Priemerná výška, asi takto nad úrovňou mora.
Ortalama yükseklik, bu kadar denizin üstünde.Το μέσο ύψος, περίπου τόσο πάνω από το επίπεδο της θάλασσας.
Ortalama yükseklik, bu kadar denizin üstünde.Приблизителна височина горе-долу толкова над морското равнище.
Ortalama yükseklik, bu kadar denizin üstünde.Примерно вот на столько над уровнем моря.
Ortalama yükseklik, bu kadar denizin üstünde.בגובה ממוצע, בערך כזה מעל פני הים.
Ortalama yükseklik, bu kadar denizin üstünde.متوسط الارتفاع، هذا القدر فوق مستوى البحر
Ortalama yükseklik, bu kadar denizin üstünde.つまり地球温暖化 海面上昇は深刻な問題です
Ortasında bulunan kültür incisinin güzelliği incinin denizin yıldızı namını doğrulamaktadır.A peça central é uma pérola cultivada cuja beleza reafirma o status da pérola como sendo a estrela do oceano
Ortasında bulunan kültür incisinin güzelliği incinin denizin yıldızı namını doğrulamaktadır.Di intinya terpasang mutiara budidaya keelokannya menegaskan status mutiara sebagai bintang lautan
Ortasında bulunan kültür incisinin güzelliği incinin denizin yıldızı namını doğrulamaktadır.La pieza central es una perla cultivada cuya belleza confirma su posición como estrella del mar
Ortasında bulunan kültür incisinin güzelliği incinin denizin yıldızı namını doğrulamaktadır.Le joyau est une perle de culture dont la beauté justifie le titre de joyau de la mer.
Ortasında bulunan kültür incisinin güzelliği incinin denizin yıldızı namını doğrulamaktadır.Главным украшением служит культивированный жемчуг. Его красота подтверждает, что жемчуг - звезда морей.
Ortasında bulunan kültür incisinin güzelliği incinin denizin yıldızı namını doğrulamaktadır.ويتوسط الأقراط لؤلؤة دقيقة إن جمال الأقراط ليس إلا انعكاسًا لجمال اللؤلؤة التي تعد نجمة البحر المتألقة
O zamanlar okyanus, bir Cennet denizi gibi görünüyordu.그 당시에 그것은 에덴동산(낙원)과 같았지만