Denizin rengi çok güzel, değil mi?바다 색깔이 원래 저랬었구나
Denizin rengi çok güzel, değil mi?Laut itu punya warna yang indah, kan ?
Denizin rengi çok güzel, değil mi?O mar tem uma cor linda, não?
Denizin rengi çok güzel, değil mi?Море сьогодні дивовижного кольору.
Denizin rengi çok güzel, değil mi?لون البحر جميل جداً, اليس كذلك؟
Denizin ufuk çizgisinin altında ise keşişi görüyoruz.Pod mořským horizontem vidíme mnicha.
Denizin yüzeyinde yatarlar.Ils adorent se dorer la pilule, et on peut le comprendre.
Denizin yüzeyinde yatarlar.그냥 해수면에 누워있어요
Denizin yüzeyinde yatarlar.Sencillamente flotan en la superficie del mar
Denizin yüzeyinde yatarlar.Они просто лежат на поверхности моря.
Denizin yüzeyinde yatarlar.הם פשוט שוכבים על פני הים
Denizin yüzeyinde yatarlar.انها تستلقي على سطح البحر
Denizin yüzeyinde yatarlar.病気か怠け者と思われがちですが
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.(77:13) разделил море, и провел их чрез него, и поставил воды стеною;
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.A despărţit marea, şi le -a deschis un drum prin ea, ridicînd apele ca un zid.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Dividió el mar y los hizo pasar; hizo que las aguas se detuvieran como en un dique
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Dividiu o mar, e os fez passar por ele; fez com que as águas parassem como um montão.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Divise il mare e li fece passare e fermò le acque come un argine
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Er zerteilte das Meer und ließ sie hindurchgehen und stellte das Wasser wie eine Mauer.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Hän halkaisi meren ja vei heidät sen läpi, hän seisotti vedet roukkioksi.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Han kløvde havet og lot dem gå gjennem det og lot vannet stå som en dynge.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.han kløvede Havet og førte dem over, lod Vandet stå som en Vold;
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Han klöv havet och lät dem gå därigenom och lät vattnet stå såsom en hög.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Ia membelah laut, lalu menyeberangkan mereka; air ditegakkan-Nya seperti bendungan
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Il fendit la mer et leur ouvrit un passage, Il fit dresser les eaux comme une muraille.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Ketté választotta a tengert s átvitte õket; és felállította a vizeket fal gyanánt.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.저가 바다를 갈라 물을 무더기 같이 서게 하시고 저희로 지나게 하셨으며
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Ngài rẽ biển ra , làm cho họ đi ngang qua , Khiến nước dựng lên như một đống .
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Ngài rẽ biển ra, làm cho họ đi ngang qua, Khiến nước dựng lên như một đống.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Razklal je morje in peljal jih čez, in postavil je vode kakor jez.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Rozdělil moře, a převedl je; učinil, aby stály vody jako hromada.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Rozdelil more a previedol ich a postavil vody jako nejakú hromadu.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Rozdzielił morze, i przeprowadził ich, i sprawił, że stanęły wody jako kupa.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Διεσχισε την θαλασσαν και διεπερασεν αυτους και εστησε τα υδατα ως σωρον
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Раздвои морето и ги преведе, И направи водите да стоят като грамада.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.בקע ים ויעבירם ויצב מים כמו נד׃
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.شق البحر فعبّرهم ونصب المياه كندّ.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.他 將 海 分 裂 、 使 他 們 過 去 . 又 叫 水 立 起 如 壘
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.他 將海 分裂 、 使 他 們過 去 . 又叫水 立起 如壘
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.C'è una storia nel mare, nelle acque del mare, nei sedimenti e nelle rocce sul fondo.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Có 1 câu chuyển dưới biển, trong những dòng nước của đại dương trong những trầm tích và đá của đáy biển
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Er zit een verhaal in het water van de zee, in de sedimenten en de rotsen op de zeebodem.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Es gibt eine Geschichte im Meer, im Meerwasser, in den Sedimenten und Felsen des Meeresbodens.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Este o poveste în mări, în apele mărilor, în sedimentele şi pietrele de pe fundul mării.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Hay una historia en el mar, en las aguas del mar, en los sedimentos y en las rocas del suelo marino.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Hihetetlen mi zajlik a tengerben, a tenger vizében, az üledékekben, a tengerfenék szikláin.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Historia w wodach oceanu, osadach i skałach na dnie.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Il y a une histoire dans la mer, dans les eaux de la mer, dans les sédiments et les roches du sol marin.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Je to príbeh v mori, vo vodách mora, v sedimentoch a v skalách morského dna.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.바다의 물과 퇴적층과 해저면 바위들에 관한 이야기입니다.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Máme tu příběh z moře, z mořských vod, v usazeninách a ve skalách mořského dna.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Είναι μια ιστορία στη θάλασσα, στα νερά της θάλασσας, στα ιζήματα και στους βράχους του βυθού.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.В глубинах морей и океанов скрыто много тайн. Их можно найти в расщелинах скал и в донных отложениях.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Има една история в морето, в морските води, в утайките и скалите по морското дъно.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.יש סיפור בים, במים של הים, במשקעים ובסלעים של קרקעית הים.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.هناك قصة في البحر ، في مياه البحر ، في الرسوبيات والصخور في قاع البحر.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.物語が眠っています 驚愕の物語です
Derin sularda petrol arama işi buna buzlu Arktik denizi de dahil, adeta imkansız hala gelebilir.이건 무슨 말이냐면 가장 깊은 물속에서 석유를 채굴해야 한다는 겁니다, 꽁꽁 언 북극해 같은데요 그런데 여기는 청소란 불가능한 곳이죠.
Derin sularda petrol arama işi buna buzlu Arktik denizi de dahil, adeta imkansız hala gelebilir.וזה אומר קידוחי-נפט במים הכי עמוקים, כולל הימים הקפואים באזור הארקטי ולנקות שם עלול להיות פשוט בלתי-אפשרי.
Derin sularda petrol arama işi buna buzlu Arktik denizi de dahil, adeta imkansız hala gelebilir.石油を採掘することを意味します もしそこから流出すれば 浄化できないでしょう もしくは それまで見たことが無かったような