Denizin altında göller buluyoruz.אנו מוצאים דברים מופלאים: אגמים מתחת לפני הים.
Denizin altında karaya kıyasla yaklaşık 100 kat daha fazla etkin volkan bulunmakta.Ada lebih banyak gunung api di bawah laut dibandingkan di darat. 100 kali lipat lebih banyak.
Denizin altında karaya kıyasla yaklaşık 100 kat daha fazla etkin volkan bulunmakta.Det finns ungefär 100 gånger fler aktiva vulkaner under havsytan- -än på land.
Denizin altında karaya kıyasla yaklaşık 100 kat daha fazla etkin volkan bulunmakta.Er zijn twee ordes van grootte méér actieve vulkanen op de oceaanbodem, dan aan land.
Denizin altında karaya kıyasla yaklaşık 100 kat daha fazla etkin volkan bulunmakta.Es gibt um eine zweifache Größenordnung mehr aktive Vulkane unter dem Meer als auf dem Land.
Denizin altında karaya kıyasla yaklaşık 100 kat daha fazla etkin volkan bulunmakta.Hay más volcanes activos bajo el mar que sobre la tierra por dos órdenes de magnitud.
Denizin altında karaya kıyasla yaklaşık 100 kat daha fazla etkin volkan bulunmakta.Il y a plus de volcans actifs sous la mer que sur la terre par deux ordres de magnitude.
Denizin altında karaya kıyasla yaklaşık 100 kat daha fazla etkin volkan bulunmakta.Két nagyságrenddel több működő vulkán van a tenger alatt, mint a szárazföldön.
Denizin altında karaya kıyasla yaklaşık 100 kat daha fazla etkin volkan bulunmakta.바다 밑에는 더 많은 활화산이 있어요. 땅위보다 수백배 이상의 규모로요.
Denizin altında karaya kıyasla yaklaşık 100 kat daha fazla etkin volkan bulunmakta.Pod morom je rádovo dvojnásobne viac aktívnych sopiek ako na súši.
Denizin altında karaya kıyasla yaklaşık 100 kat daha fazla etkin volkan bulunmakta.Pod wodą jest więcej czynnych wulkanów niż na lądzie, o dwa rzędy wielkości.
Denizin altında karaya kıyasla yaklaşık 100 kat daha fazla etkin volkan bulunmakta.Sunt de 100 de ori mai mulţi vulcani activi pe fundul oceanelor decât pe uscat.
Denizin altında karaya kıyasla yaklaşık 100 kat daha fazla etkin volkan bulunmakta.Υπάρχουν περισσότερα ενεργά ηφαίστεια κάτω από τη θάλασσα σε σχέση με τη στεριά κατά δύο κλίμακες μεγέθους.
Denizin altında karaya kıyasla yaklaşık 100 kat daha fazla etkin volkan bulunmakta.Под водой на два порядка больше активных вулканов, чем на суше.
Denizin altında karaya kıyasla yaklaşık 100 kat daha fazla etkin volkan bulunmakta.Под океаните има повече активни вулкани, отколкото на сушата, със стотици повече.
Denizin altında karaya kıyasla yaklaşık 100 kat daha fazla etkin volkan bulunmakta.יש יותר הרי געש פעילים מתחת לים מאשר על האדמה בשני סדרי גודל.
Denizin altında karaya kıyasla yaklaşık 100 kat daha fazla etkin volkan bulunmakta.وهناك أعداد أكثر من البراكين النشطة في قاع المحيط عن تلك التي على الأرض وبفارق كبير
Denizin altında karaya kıyasla yaklaşık 100 kat daha fazla etkin volkan bulunmakta.二桁も多いんです 驚くほど活動が活発な領域で
Denizin altı sert dip ya da yumuşak mercanlardan çamura dönüştü.Dasar laut telah berubah pada kasus ini, dari dasar yang keras dari karang lunak menjadi lumpur.
Denizin altı sert dip ya da yumuşak mercanlardan çamura dönüştü.Đáy biển bị biến dạng trong trường hợp này từ đáy biển cứng hoặc san hô mềm trở thành một đống bùn hỗn độn.
Denizin altı sert dip ya da yumuşak mercanlardan çamura dönüştü.De bodem wordt getransformeerd van harde bodem of zachte koralen in modderige troep.
Denizin altı sert dip ya da yumuşak mercanlardan çamura dönüştü.Dno ulega zmianom, jak w tym przypadku, z dna twardego lub miękkiego koralowego w dno muliste.
Denizin altı sert dip ya da yumuşak mercanlardan çamura dönüştü.El fondo pasa de ser un fondo sólido de coral blando, en este caso, a ser un lodazal.
Denizin altı sert dip ya da yumuşak mercanlardan çamura dönüştü.Il fondale si trasforma da fondale duro o di corallo, come in questo caso, in sudicia fanghiglia.
Denizin altı sert dip ya da yumuşak mercanlardan çamura dönüştü.바다 밑바닥이 이 지역의 경우 딱딱한 지표면이나 부드러운 산호초로 부터 진흙바닥으로 바뀐거죠.
Denizin altı sert dip ya da yumuşak mercanlardan çamura dönüştü.Le fond est transformé dans ce cas, d'un fond dur ou d'un corail mou en un fond boueux.
Denizin altı sert dip ya da yumuşak mercanlardan çamura dönüştü.Ο βυθός μεταμορφώνεται εντελώς. Από εκεί που είχες τραγάνα ή μαλακά κοράλλια απομένει μια θλιβερή λάσπη.
Denizin altı sert dip ya da yumuşak mercanlardan çamura dönüştü.Дно превращается из, в этом случае, твёрдого дна, или мягкого коралла, в грязную жижу.
Denizin altı sert dip ya da yumuşak mercanlardan çamura dönüştü.Дъното е преобразувано от, в този случай, твърдо дъно или мек корал в кална бъркотия.
Denizin altı sert dip ya da yumuşak mercanlardan çamura dönüştü.הקרקעית משתנה במקרה הזה, מקרקעית קשה או אלמוגים רכים לבלגן בוצי.
Denizin altı sert dip ya da yumuşak mercanlardan çamura dönüştü.يتم تحويل أسفل المحيط من، في هذه الحالة، قاع صلب أو شعاب مرجانية لينة إلى فوضى موحلة.
Denizin altı sert dip ya da yumuşak mercanlardan çamura dönüştü.しっかりした海底や 柔らかい珊瑚から 濁ったぐちゃぐちゃの状態に です これは死んだウミガメですね
‹‹Denizin ardından kapıları kim kapadı, Ana rahminden fışkırdığı zaman;A kto zatarasil dverami more, keď sa vyrútilo, vyšlo zo života matky?
‹‹Denizin ardından kapıları kim kapadı, Ana rahminden fışkırdığı zaman;Aneb kdo zavřel jako dveřmi moře, když vyšlo z života, a zjevilo se?
‹‹Denizin ardından kapıları kim kapadı, Ana rahminden fışkırdığı zaman;Chi ha chiuso tra due porte il mare, quando erompeva uscendo dal seno materno
‹‹Denizin ardından kapıları kim kapadı, Ana rahminden fışkırdığı zaman;Cine a închis marea cu porţi, cînd s'a aruncat din pîntecele mamei ei?
‹‹Denizin ardından kapıları kim kapadı, Ana rahminden fışkırdığı zaman;Hvem stængte for Havet med Porte, dengang det brusende udgik af Moders Skød,
‹‹Denizin ardından kapıları kim kapadı, Ana rahminden fışkırdığı zaman;In kdo je zaprl morje z zatvornicami, ko je ven pridrlo kakor iz materinega telesa,
‹‹Denizin ardından kapıları kim kapadı, Ana rahminden fışkırdığı zaman;Ja kuka sulki ovilla meren, kun se puhkesi ja kohdusta lähti,
‹‹Denizin ardından kapıları kim kapadı, Ana rahminden fışkırdığı zaman;[kicsoda] zárta el ajtókkal a tengert, a mikor elõtünt, az anyaméhbõl kijött;
‹‹Denizin ardından kapıları kim kapadı, Ana rahminden fışkırdığı zaman;바닷물이 태에서 나옴 같이 넘쳐 흐를 때에 문으로 그것을 막은 자가 누구냐
‹‹Denizin ardından kapıları kim kapadı, Ana rahminden fışkırdığı zaman;Któż zamknął drzwiami morze, gdy się wyrywało, jakoby z żywota wychodząc?
‹‹Denizin ardından kapıları kim kapadı, Ana rahminden fışkırdığı zaman;Och vem satte dörrar för havet, när det föddes och kom ut ur moderlivet,
‹‹Denizin ardından kapıları kim kapadı, Ana rahminden fışkırdığı zaman;Og hvem lukket for havet med dører, da det brøt frem og gikk ut av mors liv,
‹‹Denizin ardından kapıları kim kapadı, Ana rahminden fışkırdığı zaman;Ou quem encerrou com portas o mar, quando este rompeu e saiu da madre;
‹‹Denizin ardından kapıları kim kapadı, Ana rahminden fışkırdığı zaman;Qui a fermé la mer avec des portes, Quand elle s`élança du sein maternel;
‹‹Denizin ardından kapıları kim kapadı, Ana rahminden fışkırdığı zaman;¿Quién contuvo mediante compuertas el mar, cuando irrumpiendo salió del vientre
‹‹Denizin ardından kapıları kim kapadı, Ana rahminden fışkırdığı zaman;Siapakah menutup pintu untuk membendung samudra ketika dari rahim bumi membual keluar airnya
‹‹Denizin ardından kapıları kim kapadı, Ana rahminden fışkırdığı zaman;Vả lại, khi biển bể bờ và cất ra khỏi lòng đất, Ai đã lấy các cửa mà ngăn đóng nó lại?
‹‹Denizin ardından kapıları kim kapadı, Ana rahminden fışkırdığı zaman;Vả_lại , khi biển bể bờ và cất ra khỏi lòng đất , Ai đã lấy các cửa mà ngăn đóng nó lại ?
‹‹Denizin ardından kapıları kim kapadı, Ana rahminden fışkırdığı zaman;Wer hat das Meer mit Türen verschlossen, da es herausbrach wie aus Mutterleib,
‹‹Denizin ardından kapıları kim kapadı, Ana rahminden fışkırdığı zaman;η τις συνεκλεισε την θαλασσαν με θυρας, οτε εξορμωσα εξηλθεν εκ μητρας;
‹‹Denizin ardından kapıları kim kapadı, Ana rahminden fışkırdığı zaman;Или кой затвори морето с врати, Когато се устреми та излезе из матка,
‹‹Denizin ardından kapıları kim kapadı, Ana rahminden fışkırdığı zaman;Кто затворил море воротами, когда оно исторглось, вышло как бы изчрева,
‹‹Denizin ardından kapıları kim kapadı, Ana rahminden fışkırdığı zaman;ויסך בדלתים ים בגיחו מרחם יצא׃
‹‹Denizin ardından kapıları kim kapadı, Ana rahminden fışkırdığı zaman;ومن حجز البحر بمصاريع حين اندفق فخرج من الرحم.
‹‹Denizin ardından kapıları kim kapadı, Ana rahminden fışkırdığı zaman;海 水 衝 出 、 如 出 胎 胞 . 那 時 誰 將 他 關 閉 呢
‹‹Denizin ardından kapıları kim kapadı, Ana rahminden fışkırdığı zaman;海水 衝出 、 如出 胎胞 . 那 時誰將 他 關閉呢
Denizin bu durumunda, küçük şeyleri almadığımızdaCon este estado de la marea, no estamos encontrando las piezas pequeñas,
Denizin dibi güvertedeydi ve sonra geri denize atıldı.Điều chính yếu là những thứ dưới đáy biển được kéo lên thuyền sau đó lại bị vứt ngược trở lại.