Ana içeriğe geç
Sözlük

denizi ile cümle

denizi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü sular denizi nasıl dolduruyorsa, Dünya da RABbin yüceliğinin bilgisiyle dolacak.認 識 耶 和 華 榮 耀 的 知 識 、 要 充 滿 遍 地 、 好 像 水 充 滿 洋 海 一 般
Çünkü sular denizi nasıl dolduruyorsa, Dünya da RABbin yüceliğinin bilgisiyle dolacak.認識 耶和華 榮耀 的 知識 、 要 充滿 遍地 、 好像 水 充滿 洋 海 一般
Daha önce hiç yapmadığım bir şey yaptım. Bir araştırma teknesinde denizin üzerinde bir hafta geçirdim.Ostatnio po raz pierwszy spędziłam tydzień na morzu, na statku badawczym.
Deniz gittikçe kuduruyordu. Yunusa, ‹‹Denizin dinmesi için sana ne yapalım?›› diye sordular.A povedali mu: Čo ti máme urobiť, aby sa nám upokojilo more? Lebo more sa búrilo viac a viac.
Deniz gittikçe kuduruyordu. Yunusa, ‹‹Denizin dinmesi için sana ne yapalım?›› diye sordular.In ga vprašajo: Kaj hočemo storiti s teboj, da se morje pomiri proti nam? Kajti morje je vedno bolj divjalo.
Deniz gittikçe kuduruyordu. Yunusa, ‹‹Denizin dinmesi için sana ne yapalım?›› diye sordular.바다가 점점 흉용한지라 무리가 그에게 이르되 우리가 너를 어떻게 하여야 바다가 우리를 위하여 잔잔하겠느냐
Deniz gittikçe kuduruyordu. Yunusa, ‹‹Denizin dinmesi için sana ne yapalım?›› diye sordular.Řekli ještě k němu: Což máme učiniti s tebou, aby se moře spokojilo? (Nebo moře vždy více a více bouřilo se.)
Deniz gittikçe kuduruyordu. Yunusa, ‹‹Denizin dinmesi için sana ne yapalım?›› diye sordular.Vậy họ nói rằng: Chúng ta sẽ làm gì về ngươi, hầu cho biển yên lặng cho chúng ta? Vì biển càng động thêm mãi.
Deniz gittikçe kuduruyordu. Yunusa, ‹‹Denizin dinmesi için sana ne yapalım?›› diye sordular."Wat moeten wij met u doen om een eind te maken aan deze storm?" Want de zee werd steeds dreigender.
Deniz gittikçe kuduruyordu. Yunusa, ‹‹Denizin dinmesi için sana ne yapalım?›› diye sordular.Y le preguntaron: --¿Qué haremos contigo para que el mar se nos calme? Porque el mar se embravecía más y más
Deniz gittikçe kuduruyordu. Yunusa, ‹‹Denizin dinmesi için sana ne yapalım?›› diye sordular.И сказали ему: что сделать нам с тобою, чтобы море утихло для нас? Ибо море не переставало волноваться.
Deniz gittikçe kuduruyordu. Yunusa, ‹‹Denizin dinmesi için sana ne yapalım?›› diye sordular.Тогава му рекоха: Що да ти сторим, за да утихне за нас морето? (Защото морето ставаше все по-бурно).
Deniz gittikçe kuduruyordu. Yunusa, ‹‹Denizin dinmesi için sana ne yapalım?›› diye sordular.ויאמרו אליו מה נעשה לך וישתק הים מעלינו כי הים הולך וסער׃
Deniz gittikçe kuduruyordu. Yunusa, ‹‹Denizin dinmesi için sana ne yapalım?›› diye sordular.فقالوا له ماذا نصنع بك ليسكن البحر عنا. لان البحر كان يزداد اضطرابا.
Deniz gittikçe kuduruyordu. Yunusa, ‹‹Denizin dinmesi için sana ne yapalım?›› diye sordular.他 們 問 他 說 、 我 們 當 向 你 怎 樣 行 、 使 海 浪 平 靜 呢 . 這 話 是 因 海 浪 越 發 翻 騰
Deniz gittikçe kuduruyordu. Yunusa, ‹‹Denizin dinmesi için sana ne yapalım?›› diye sordular.他 們問 他 說 、 我們當 向 你 怎樣行 、 使 海浪 平 靜呢 . 這話 是 因 海浪 越 發翻騰
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.(65:6) Он превратил море в сушу; через реку перешли стопами, там веселились мы о Нем.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.A tengert szárazzá változtatta, a folyamon gyalog mentek át: ott örvendeztünk õ benne.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Converteu o mar em terra seca; passaram o rio a pé; ali nos alegramos nele.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Egli cambiò il mare in terra ferma, passarono a piedi il fiume; per questo in lui esultiamo di gioia
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.El a prefăcut marea în pămînt uscat, şi rîul a fost trecut cu piciorul: atunci ne-am bucurat în El.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Él convirtió el mar en tierra seca, y por el río pasaron a pie. ¡Regocijémonos en él
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Er verwandelt das Meer ins Trockene, daß man zu Fuß über das Wasser ging; dort freuten wir uns sein.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Han förvandlade havet till torrt land; till fots gingo de genom floden; då gladdes vi över honom.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Han forvandlede Hav til Land, de vandrede til Fods over Strømmen; lad os fryde os højlig i ham.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Han gjorde havet om til tørt land, gjennem strømmen gikk de til fots; der gledet vi oss i ham.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Hij maakte land droog door de zee te laten opdrogen; het volk ging te voet dwars door de rivier.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Il changea la mer en une terre sèche, On traversa le fleuve à pied: Alors nous nous réjouîmes en lui.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.하나님이 바다를 변하여 육지되게 하셨으므로 무리가 도보로 강을 통과하고 우리가 거기서 주로 인하여 기뻐하였도다
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Meren hän muutti kuivaksi maaksi, jalkaisin käytiin virran poikki; silloin me iloitsimme hänestä.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Morje je izpremenil v suho, prek velike reke so šli peš; tam smo se radovali v njem.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Ngài đổi biển ra đất khô ; Người_ta đi bộ ngang qua sông : Tại nơi ấy chúng_tôi vui_mừng trong Ngài .
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Ngài đổi biển ra đất khô; Người ta đi bộ ngang qua sông: Tại nơi ấy chúng tôi vui mừng trong Ngài.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Obrátil more na sušinu; cez rieku prešli pešo; tam sme sa radovali v ňom!
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Obrátil moře v suchost, řeku přešli nohou po suše, tuť jsme se veselili v něm.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Obrócił morze w ziemię suchą; rzekę przeszli suchą nogą; tameśmyć się weselili w nim.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Μετεβαλε την θαλασσαν εις ξηραν πεζοι διεβησαν δια του ποταμου εκει ευφρανθημεν εις αυτον.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Превърна морето в суша; Пеши преминаха през реката; Там се развеселиха в Него.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.הפך ים ליבשה בנהר יעברו ברגל שם נשמחה בו׃
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.‎حول البحر الى يبس وفي النهر عبروا بالرجل. هناك فرحنا به‎.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.他 將 海 變 成 乾 地 . 眾 民 步 行 過 河 . 我 們 在 那 裡 因 他 歡 喜
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.他 將海變成 乾地 . 眾民 步行 過河 . 我 們在 那 裡 因 他 歡喜
Denizimiz var, gümüş ve altınımız.Avevamo il mare, argento e oro, avevamo tutto.
Denizimiz var, gümüş ve altınımız. Her şeyimiz var, hala niye acı çekiyoruz?Kami punya laut, perak dan emas, Kami punya semua.
Denizimiz var, gümüş ve altınımız. Her şeyimiz var, hala niye acı çekiyoruz?Máme more, striebro a zlato, máme všetko, tak prečo stále trpíme?
Denizimiz var, gümüş ve altınımız. Her şeyimiz var, hala niye acı çekiyoruz?У нас было море, серебро и золото, у нас было все, так почему до сих пор страдаем?
Denizimiz var, gümüş ve altınımız. Her şeyimiz var, hala niye acı çekiyoruz?しかし彼らがともに 所有し続けているのは
Denizimiz var, gümüş ve altınımız.Mieliśmy morze, srebro i złoto Mieliśmy wszystko.
Denizimiz var, gümüş ve altınımız.Tínhamos o mar, a prata, o ouro, tudo.
Denizimiz var, gümüş ve altınımız.Van tengerünk, ezüstünk és aranyunk. Van mindenünk.
Denizimiz var, gümüş ve altınımız.Vi hade hav, silver och guld. Vi hade allt.
Denizimiz var, gümüş ve altınımız.We had the sea, silver and gold.
Denizimiz var, gümüş ve altınımız.Wir hatten die See, Silber und Gold.
Denizimiz var, gümüş ve altınımız.Είχαμε τη θάλασσα, το ασήμι, το χρυσό.
Denizimiz var, gümüş ve altınımız.Имахме море, сребро и злато, имахме всичко.
Denizimiz var, gümüş ve altınımız.,הייתה לנו גישה לים .היה כסף וזהב. היה לנו הכל
Denizin altında göller buluyoruz.On trouve des lacs sous la mer.
Denizin altında göller buluyoruz.Troviamo laghi sotto il mare.
Denizin altında göller buluyoruz.Βρίσκουμε λίμνες κάτω από τη θάλασσα.
Denizin altında göller buluyoruz.Мы находим озёра на дне моря.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
denizi ile cümle - Sayfa 31 - denizi kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App