Ana içeriğe geç
Sözlük

denizi ile cümle

denizi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bulutları oluşturduğunda, Denizin kaynaklarını güçlendirdiğinde,Gdy utwierdzał obłoki w górze, i umacniał źródła przepaści;
Bulutları oluşturduğunda, Denizin kaynaklarını güçlendirdiğinde,Když upevňoval oblaky u výsosti, když utvrzoval studnice propasti;
Bulutları oluşturduğunda, Denizin kaynaklarını güçlendirdiğinde,keď upevňoval najvyššie oblaky hore, keď utvrdzoval studnice priepasti,
Bulutları oluşturduğunda, Denizin kaynaklarını güçlendirdiğinde,ketika TUHAN menempatkan awan di angkasa, dan membuka sumber-sumber samudra
Bulutları oluşturduğunda, Denizin kaynaklarını güçlendirdiğinde,Khi Ngài làm cho kiên cố các từng mây trên cao, Khiến các nguồn vực sâu vững chắc,
Bulutları oluşturduğunda, Denizin kaynaklarını güçlendirdiğinde,Khi_Ngài làm cho kiên_cố các từng mây trên cao , Khiến các nguồn vực sâu vững_chắc ,
Bulutları oluşturduğunda, Denizin kaynaklarını güçlendirdiğinde,그가 위로 구름 하늘을 견고하게 하시며 바다의 샘들을 힘있게 하시며
Bulutları oluşturduğunda, Denizin kaynaklarını güçlendirdiğinde,ko je zgoraj utrjal nebesni oblok, ko so izbruhnili brezna studenci,
Bulutları oluşturduğunda, Denizin kaynaklarını güçlendirdiğinde,kun hän teki vahvoiksi pilvet korkeudessa, kun syvyyden lähteet saivat voiman,
Bulutları oluşturduğunda, Denizin kaynaklarını güçlendirdiğinde,Lorsqu`il fixa les nuages en haut, Et que les sources de l`abîme jaillirent avec force,
Bulutları oluşturduğunda, Denizin kaynaklarını güçlendirdiğinde,Mikor megerõsíté a felhõket ott fenn, mikor erõsekké lõnek a mélységeknek forrásai;
Bulutları oluşturduğunda, Denizin kaynaklarını güçlendirdiğinde,när han fäste skyarna i höjden, när djupets källor bröto fram med makt,
Bulutları oluşturduğunda, Denizin kaynaklarını güçlendirdiğinde,quando condensava le nubi in alto, quando fissava le sorgenti dell'abisso
Bulutları oluşturduğunda, Denizin kaynaklarını güçlendirdiğinde,quando estabelecia o firmamento em cima, quando se firmavam as fontes do abismo,
Bulutları oluşturduğunda, Denizin kaynaklarını güçlendirdiğinde,Toen Hij de wolken hun plaats gaf en de diepe waterbronnen aan banden legde.
Bulutları oluşturduğunda, Denizin kaynaklarını güçlendirdiğinde,οτε εστερεονε τον αιθερα επανω οτε ωχυρονε τας πηγας της αβυσσου
Bulutları oluşturduğunda, Denizin kaynaklarını güçlendirdiğinde,Когато закрепваше облаците горе, Когато усилваше изворите на бездната,
Bulutları oluşturduğunda, Denizin kaynaklarını güçlendirdiğinde,когда утверждал вверху облака, когда укреплял источники бездны,
Bulutları oluşturduğunda, Denizin kaynaklarını güçlendirdiğinde,באמצו שחקים ממעל בעזוז עינות תהום׃
Bulutları oluşturduğunda, Denizin kaynaklarını güçlendirdiğinde,لما اثبت السحب من فوق لما تشددت ينابيع الغمر.
Bulutları oluşturduğunda, Denizin kaynaklarını güçlendirdiğinde,上 使 穹 蒼 堅 硬 、 下 使 淵 源 穩 固
Bulutları oluşturduğunda, Denizin kaynaklarını güçlendirdiğinde,上 使 穹蒼堅 硬 、 下 使 淵源穩固
'Bunu çok istedim olamazdı,' dedi Alice, 'canlı denizin dibinde.'"Anda tidak bisa menginginkan jauh," kata Alice; 'hidup di dasar laut. "
'Bunu çok istedim olamazdı,' dedi Alice, 'canlı denizin dibinde.'Bạn không thể muốn nó nhiều, "Alice," sống ở dưới đáy biển. "
'Bunu çok istedim olamazdı,' dedi Alice, 'canlı denizin dibinde.''Du kunde inte ha velat det mycket ", sa Alice," som lever på botten av havet. "
'Bunu çok istedim olamazdı,' dedi Alice, 'canlı denizin dibinde.'"Du kunne ikke have ønsket det meget," sagde Alice, "lever på bunden af ​​havet."
'Bunu çok istedim olamazdı,' dedi Alice, 'canlı denizin dibinde.''Je kon niet wilde dat veel,' zei Alice, 'leven op de bodem van de zee. "
'Bunu çok istedim olamazdı,' dedi Alice, 'canlı denizin dibinde.''당신은 훨씬 원하는 없었'앨리스는 말했다, '생활은 바다의 하단에.
'Bunu çok istedim olamazdı,' dedi Alice, 'canlı denizin dibinde.'"Man konnte nicht wollte, dass es viel", sagte Alice, "Wohnen am Grund des Meeres."
'Bunu çok istedim olamazdı,' dedi Alice, 'canlı denizin dibinde.'"Ne bi želel, je veliko," je dejal Alice, "ki živijo na dnu morja."
'Bunu çok istedim olamazdı,' dedi Alice, 'canlı denizin dibinde.'"Nem lehetett volna akarta sokkal mondta Alice;" élő alján a tenger. "
'Bunu çok istedim olamazdı,' dedi Alice, 'canlı denizin dibinde.'"Nemohl jste to chtěli moc," řekla Alenka, "žijící na dně moře."
'Bunu çok istedim olamazdı,' dedi Alice, 'canlı denizin dibinde.'"Nemohol ste to chceli moc," povedala Alica, "žijúci na dne mora."
'Bunu çok istedim olamazdı,' dedi Alice, 'canlı denizin dibinde.'"Nie można tego chciał dużo," powiedziała Alice, "żyjących na dnie morza."
'Bunu çok istedim olamazdı,' dedi Alice, 'canlı denizin dibinde.''Non si poteva voluto molto,' disse Alice, 'vivono sul fondo del mare.'
'Bunu çok istedim olamazdı,' dedi Alice, 'canlı denizin dibinde.'"No podría haber querido mucho-dijo Alicia," que viven en el fondo del mar. "
'Bunu çok istedim olamazdı,' dedi Alice, 'canlı denizin dibinde.'"Nu ar fi putut să-l dorea de mult", a spus Alice; "care traiesc la fundul marii."
'Bunu çok istedim olamazdı,' dedi Alice, 'canlı denizin dibinde.'"Você não poderia ter desejado muito", disse Alice; de ​​vida no fundo do mar. "
'Bunu çok istedim olamazdı,' dedi Alice, 'canlı denizin dibinde.'"Voisit ei halunnut sitä paljon", sanoi Alice, "elävät meren pohjassa."
'Bunu çok istedim olamazdı,' dedi Alice, 'canlı denizin dibinde.'"Vous ne pourriez pas avoir voulu beaucoup", dit Alice; "vivant au fond de la mer".
'Bunu çok istedim olamazdı,' dedi Alice, 'canlı denizin dibinde.'"Εσύ δεν θα μπορούσε να ήθελε πολύ," είπε ο Alice? "Που ζουν στο βυθό της θάλασσας".
'Bunu çok istedim olamazdı,' dedi Alice, 'canlı denizin dibinde.'"Ви не могли б хотіли, багато, 'сказала Аліса," живуть на дні моря.
'Bunu çok istedim olamazdı,' dedi Alice, 'canlı denizin dibinde.'"Вы не могли бы хотели, много, 'сказала Алиса," живущих на дне моря.
'Bunu çok istedim olamazdı,' dedi Alice, 'canlı denizin dibinde.'"Не сте могли да исках много," каза Алис; живот на дъното на морето. "
'Bunu çok istedim olamazdı,' dedi Alice, 'canlı denizin dibinde.'"אתה לא יכול רציתי את זה הרבה," אמרה אליס, "החיים בקרקעית הים."
'Bunu çok istedim olamazdı,' dedi Alice, 'canlı denizin dibinde.'"أنت لا يمكن أن يكون أراد ذلك كثيرا" ، وقال اليس ، "الذين يعيشون في قاع البحر".
'Bunu çok istedim olamazdı,' dedi Alice, 'canlı denizin dibinde.'"私はそれを学ぶために余裕がなかった。'ため息をついてにせウミガメは言った。
Bunun nedeni elektron denizi bir şekilde uygulanan kuvveti geri teper.이는 힘의 방향을 바꿀 수 있기 때문입니다.
Bunun nedeni elektron denizi bir şekilde uygulanan kuvveti geri teper.Stärke, weil es erlaubt ist, zur Art der abzulenken der Kraft.
Burda Beaufort Denizi'nde dalıyoruz.Aici ne scufundam în Marea Beaufort.
Burda Beaufort Denizi'nde dalıyoruz.A tady se potápíme v Beaufortovo moři.
Burda Beaufort Denizi'nde dalıyoruz.A tu sa ponárame v Beaufortovom mori.
Burda Beaufort Denizi'nde dalıyoruz.A tutaj nurkujemy w Morzu Beauforta.
Burda Beaufort Denizi'nde dalıyoruz.Đây là chúng tôi đang lặn ở Biển Beaufort.
Burda Beaufort Denizi'nde dalıyoruz.Di sini kami menyelam di Laut Beaufort.
Burda Beaufort Denizi'nde dalıyoruz.E aqui estamos a mergulhar no mar de Beaufort.
Burda Beaufort Denizi'nde dalıyoruz.És máris merülünk a Beaufort-tengerbe.
Burda Beaufort Denizi'nde dalıyoruz.Här dyker vi i Beauforthavet.
Burda Beaufort Denizi'nde dalıyoruz.Hier duiken we in de Beaufortzee.
Burda Beaufort Denizi'nde dalıyoruz.Hier tauchen wir in der Beaufortsee.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod