Ana içeriğe geç
Sözlük

denizi ile cümle

denizi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Beaufort Denizi'nde buzların eridiği yerlerde açık denizde su üstünde görüyoruz onları.Vidíme ich v Beaufortovom mori, ako plávajú v otvorenom oceáne, kde sa všetok ľad roztopil.
Beaufort Denizi'nde buzların eridiği yerlerde açık denizde su üstünde görüyoruz onları.Vidíme je v Beaufortovo moři, jak plavou na otevřeném moři tam, kde roztál led.
Beaufort Denizi'nde buzların eridiği yerlerde açık denizde su üstünde görüyoruz onları.Vi hittar dem i Beauforthavet, flytande på öppet hav där isen har smält bort.
Beaufort Denizi'nde buzların eridiği yerlerde açık denizde su üstünde görüyoruz onları.Vi ser dem i Beaufort Sea, flydende rundt i det åbne hav, hvor isen er smeltet væk.
Beaufort Denizi'nde buzların eridiği yerlerde açık denizde su üstünde görüyoruz onları.We zien ze in de Beaufortzee. Ze drijven in de open oceaan waar het ijs gesmolten is.
Beaufort Denizi'nde buzların eridiği yerlerde açık denizde su üstünde görüyoruz onları.Wir sehen sie in der Beaufortsee, sie treiben im offenen Meer, dort wo das Eis weggeschmolzen ist.
Beaufort Denizi'nde buzların eridiği yerlerde açık denizde su üstünde görüyoruz onları.Znajdujemy je dryfujące w Morzu Beauforta na otwartym oceanie gdzie lód się stopił.
Beaufort Denizi'nde buzların eridiği yerlerde açık denizde su üstünde görüyoruz onları.Виждаме ги в морето Бофорт, плаващи в открития океан, където се е разтопил леда.
Beaufort Denizi'nde buzların eridiği yerlerde açık denizde su üstünde görüyoruz onları.Ми бачимо, як їхні тіла плавають у морі Бофорта, у відкритому океані, де лід розтанув.
Beaufort Denizi'nde buzların eridiği yerlerde açık denizde su üstünde görüyoruz onları.Мы видим их в море Бофорта, в открытом океане, там, где лёд уже растаял.
Beaufort Denizi'nde buzların eridiği yerlerde açık denizde su üstünde görüyoruz onları.אנו רואים אותם בים בופור, צפים באוקיינוס הפתוח איפה שהקרח נמס לחלוטין.
Beaufort Denizi'nde buzların eridiği yerlerde açık denizde su üstünde görüyoruz onları.غدونا نراهم في بحر بيفورت وهم عائمون على سطحه جراء ذوبان غطاءه الجليدي
Beaufort Denizi'nde buzların eridiği yerlerde açık denizde su üstünde görüyoruz onları.氷の溶けた海に浮いているのを見ました 去年はノルウェーで2体見ました 氷の上で目にします
Belki de çok eskiden bu adanın tümü denizin dibindeydi.Dawno temu cała ta wyspa mogła być dnem morza.
Belki de çok eskiden bu adanın tümü denizin dibindeydi.For længe siden lå denne ø måske på havets bund.
Belki de çok eskiden bu adanın tümü denizin dibindeydi.För länge sen låg den här ön kanske på havets botten.
Belki de çok eskiden bu adanın tümü denizin dibindeydi.Hace mucho tiempo, esta isla quizá estaba en el fondo del mar.
Belki de çok eskiden bu adanın tümü denizin dibindeydi.Há muito tempo, talvez esta ilha estivesse no fundo do mar.
Belki de çok eskiden bu adanın tümü denizin dibindeydi.Molto tempo fa, forse quest'isola si trovava in fondo al mare.
Belki de çok eskiden bu adanın tümü denizin dibindeydi.Tämä saari on joskus saattanut olla merenpohjaa.
Belki de çok eskiden bu adanın tümü denizin dibindeydi.Παλιά, αυτό το νησί μπορεί να ήταν στο βυθό της θάλασσας.
Belki de çok eskiden bu adanın tümü denizin dibindeydi.Когда-то, давным-давно, весь остров мог лежать на дне моря.
Beni engine, denizin ta dibine fırlattın. Sular sardı çevremi. Azgın dalgalar geçti üzerimden.e disse: ed egli mi ha esaudito; dal profondo degli inferi ho gridato e tu hai ascoltato la mia voce
Beni engine, denizin ta dibine fırlattın. Sular sardı çevremi. Azgın dalgalar geçti üzerimden.주께서 나를 깊음 속 바다 가운데 던지셨으므로 큰 물이 나를 둘렀고 주의 파도와 큰 물결이 다 내 위에 넘쳤나이다
Beni engine, denizin ta dibine fırlattın. Sular sardı çevremi. Azgın dalgalar geçti üzerimden.og sa: Jeg kalte på Herren i min nød, og han svarte mig; fra dødsrikets skjød ropte jeg, du hørte min røst.
Beni engine, denizin ta dibine fırlattın. Sular sardı çevremi. Azgın dalgalar geçti üzerimden.ותשליכני מצולה בלבב ימים ונהר יסבבני כל משבריך וגליך עלי עברו׃
Beni engine, denizin ta dibine fırlattın. Sular sardı çevremi. Azgın dalgalar geçti üzerimden.لانك طرحتني في العمق في قلب البحار. فاحاط بي نهر. جازت فوقي جميع تيّاراتك ولججك.
Beni engine, denizin ta dibine fırlattın. Sular sardı çevremi. Azgın dalgalar geçti üzerimden.你 將 我 投 下 深 淵 、 就 是 海 的 深 處 . 大 水 環 繞 我 . 你 的 波 浪 洪 濤 、 都 漫 過 我 身
Beni engine, denizin ta dibine fırlattın. Sular sardı çevremi. Azgın dalgalar geçti üzerimden.你 將 我 投下 深淵 、 就 是 海 的 深處 . 大水環繞 我 . 你 的 波浪 洪濤 、 都 漫過 我 身
Ben sigaraların arasından denizi görebiliyorum.Aku bisa melihat laut melalui tabung kecil kenikmatan.
Ben sigaraların arasından denizi görebiliyorum.Ik kan de zee zien door dit kleine buisje van genot. <i>Mijn strijd.
Ben sigaraların arasından denizi görebiliyorum.Jag kan se havet genom dessa små "njutningsrör".
Ben sigaraların arasından denizi görebiliyorum.Jeg kan se havet gennem det her lille rør af nydelse.
Ben sigaraların arasından denizi görebiliyorum. KAVGAM ADOLF HİTLERÉn látom a tengert ezen a kis élvezeten át.
Ben sigaraların arasından denizi görebiliyorum. KAVGAM ADOLF HİTLERΒλέπω τη θάλασσα μέσα από αυτό το μικρό σωλήνα απόλαυσης. <i>Ο ΑΓΩΝ ΜΟΥ Αδόλφος Χίτλερ</i>
Ben sigaraların arasından denizi görebiliyorum.Puedo ver el mar a través de este pequeño cilindro de placer.
Ben sigaraların arasından denizi görebiliyorum.Мога да видя морето през тази малка тръбичка от удоволствие.
Ben sigaraların arasından denizi görebiliyorum.Мога да видя океана през тези малки тръбички на наслада.
Ben sigaraların arasından denizi görebiliyorum.אני יכול לראות את הים .דרך צינורות העונג האלה
Ben sigaraların arasından denizi görebiliyorum.بإمكاني رؤية البحر من خلال هذه السجائر الرائعة
Bilgiyi ve verileri bu şekilde görüntülemenin tıpkı canlı bir bilgi denizinde yüzmek gibi olduğunu anladınız.Înţelegeţi că acest mod de vizualizare a datelor, e ca şi cum ai înota într-un grafic de informaţii viu.
Bilgiyi ve verileri bu şekilde görüntülemenin tıpkı canlı bir bilgi denizinde yüzmek gibi olduğunu anladınız.Je ziet wat ik bedoel: op deze manier kijken naar informatie lijkt op zwemmen in een levende infographic.
Bilgiyi ve verileri bu şekilde görüntülemenin tıpkı canlı bir bilgi denizinde yüzmek gibi olduğunu anladınız.결국 여러분들은, 정보를 보거나 이런 방법으로 자료들을 볾으로써, 마치 살아있는 정보들 즉, 인포그래픽 안에서
Bilgiyi ve verileri bu şekilde görüntülemenin tıpkı canlı bir bilgi denizinde yüzmek gibi olduğunu anladınız.אז אתם מבינים את הרעיון שלראות את המידע, בצורה הזו, דומה מאוד לשחיה
Bilgiyi ve verileri bu şekilde görüntülemenin tıpkı canlı bir bilgi denizinde yüzmek gibi olduğunu anladınız.لذلك يترسخ في أذهاننا عرض تلك المعلومات ، وعرض البيانات بهذه الطريقة ، يشبه الى حد كبير السباحة
Bilgiyi ve verileri bu şekilde görüntülemenin tıpkı canlı bir bilgi denizinde yüzmek gibi olduğunu anladınız.情報やデータをこの様に眺めるのは 画像主体の情報の中を 泳いでいるみたいでしょ。
Bir araştırma teknesinde denizin üzerinde bir hafta geçirdim.Am fost o săptămână pe mare, pe un vas de cercetare.
Bir araştırma teknesinde denizin üzerinde bir hafta geçirdim.Ho trascorso un weekend in mare su una nave per la ricerca.
Bir araştırma teknesinde denizin üzerinde bir hafta geçirdim.Ich verbrachte ein Woche auf einem Forschungsschiff auf dem Meer.
Bir araştırma teknesinde denizin üzerinde bir hafta geçirdim.J'ai passé une semaine en mer sur un navire de recherche.
Bir araştırma teknesinde denizin üzerinde bir hafta geçirdim.연구선을 타고 바다에서 일주일을 지낸거예요.
Bir araştırma teknesinde denizin üzerinde bir hafta geçirdim.Pasé una semana en alta mar en un barco de investigación.
Bir araştırma teknesinde denizin üzerinde bir hafta geçirdim.Passei uma semana em alto mar num barco de investigação.
Bir araştırma teknesinde denizin üzerinde bir hafta geçirdim.Saya menghabiskan 1 minggu di dalam kapal penelitian.
Bir araştırma teknesinde denizin üzerinde bir hafta geçirdim.Strávila som týždeň na mori na výskumnej lodi.
Bir araştırma teknesinde denizin üzerinde bir hafta geçirdim.Tôi đã trên một con tàu nghiên cứu trên biển trong một tuần lễ.
Bir araştırma teknesinde denizin üzerinde bir hafta geçirdim.Πέρασα μια εβδομάδα στη θάλασσα, σ' ένα ερευνητικό σκάφος.
Bir araştırma teknesinde denizin üzerinde bir hafta geçirdim.Прекарах една седмица на изследователски кораб в морето.
Bir araştırma teknesinde denizin üzerinde bir hafta geçirdim.Я провела неделю в море на исследовательском судне.
Bir araştırma teknesinde denizin üzerinde bir hafta geçirdim.- Я провела тиждень в морі на науково-дослідному судні.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod