Denizin yaklaşık yüzölçümü 672,000 km²dir.De zee heeft een oppervlakte van ongeveer 672.000 km².
İsimleri Karayip Denizi'ne verilmiştir.Ze zijn naar het moeras vernoemd.
Son zamanlarda Baltık Denizinin ticari önemi artmış durumdadır.De handel met de Oostzee bleef zeer belangrijk.
Hazar Denizi kıyısında önemli bir liman şehridir.Het is een belangrijke havenstad aan de Caribische Zee.
Körfez, Eğriboz Denizi ile bağlantılıdır.Marko, met het vasteland verbonden.
Andaman denizinde bulunan Phuket Tayland'ın en büyük ve turistik adasıdır.Phuket is het grootste eiland van Thailand.
Hepsinin amacı Wadden Denizi'ndeki doğal yaşamı korumaktır.Dat eiland zou in de eerste plaats de natuur in de Waddenzee moeten versterken.
Karanlığın değil, sonsuz bir beyazlığın içine çekilmiştir; kendini bir “süt denizinde gibi” hisseder.Toch beweert de man dat hij niets ziet behalve wit, alsof hij "in een melkzee is ondergedompeld".
Dokuz yeraltı denizinin birleştiği yerdedir.In totaal zonken negen landingsvaartuigen.
Venedikliler ise Ege Denizi'nde bir Adalar Dükalığı kurdular.Bij Ahakista gooiden zij kransen in de zee.
Drin de Adriyatik Denizi’ne dökülür.Deze mondt uit in de Adriatische Zee.
Kilit-ül-bahr denizin kilidi anlamını taşımaktadır.Nevrast betekent in het Sindarijns Herwaartse Kusten.
Gene de, savaşın belirleyici bölgesi İrlanda Denizi'ydi.Eerder diende ze als pont op de Ierse Zee.
Adria şehri Adriyatik Denizi'ne ismini vermiştir.De Adriatische Zee is ook genoemd naar Adria.
Ross Adası, Antarktika'nın Ross Denizi'nde, Victorialand sahili yakınında volkanik bir ada.Ross is een vulkanisch eiland in de Rosszee voor de oostkust van Victorialand, Antarctica.
Urla Yarımadası, İzmir ili topraklarında, Anadolu'nun ortasından, batıya doğru uzanan Ege Denizi yarımadası.Het ligt ten westen van Lemmer en ten oosten van Oudemirdum, nabij het IJsselmeer.
Ardından Aydınoğulları, donanmalarıyla tekrar Ege denizinde faaliyete başladılar.Deze matrozen spraken op hun beurt weer met anderen op de schepen.
Aegina Adası, Ege Denizi'nde bulunan bir ada.Manisa heeft een rijke geschiedenis in de Egeïsche Zee-regio.
İki karanın ve iki denizin hâkimi.De schepen hadden twee schoorstenen en twee masten.
Don Nehri’nin Azak Denizi’ne döküldüğü yer her zaman önemli bir ticari merkez oldu.Egypte verarmde, maar Caïro bleef altijd toch wel een commercieel centrum van aanzienlijk belang.
Bu sayede oyuncular, denizin dibinde bulunan hazineleri ve gemi enkazlarını da keşfedebiliyorlar.De vrienden vinden ondertussen het gezonken schip en de kisten met goudstaven.
Kuşlar denizi geçti.De vogels staken de zee over.
Macaristan denize kıyısı bulunmayan bir ülke olduğu için göl, bazen Macar Denizi olarak da adlandırılır.Ponieważ Węgry nie posiadają dostępu do morza, jezioro często nazywane jest „węgierskim morzem”.
Bu krizin neticesinde seyir sadece Baltık Denizi'nde yürütülmüştür.W rezultacie zdarzeń letni rejs szkoleniowy odbył się tylko na Bałtyku.
Azerbaycan hidrografisi temel olarak Hazar Denizi havzasına aittir.Hydrografia Azerbejdżanu zasadniczo należy do basenu Morza Kaspijskiego.
Baltık Denizi'ne geçiş ise İsveç tarafından engelleniyordu.Ewakuowany drogą morską przez Bałtyk został uratowany przez Szwedów.
Güneybatı yönü Adriyatik Denizi bulunurdu.Od południowego zachodu ma dostęp do Morza Adriatyckiego.
Sanji'nin amacı, bütün deniz canlılarının bulunduğu yer olan "All Blue" denen büyük denizi bulmaktır.Marzeniem Sanjiego jest odnalezienie All Blue, legendarnego morza, w którym żyją ryby z wszystkich oceanów.
Güney Çin Denizi.Morza Południowochińskiego.
Baltık Denizi'ne olan tek erişiminin kaybı, Litvanya ekonomisine büyük darbe vurdu.Utrata terytoriów w pobliżu Morza Bałtyckiego miała negatywny wpływ na rozwój litewskiej floty wojennej.
Adriyatik Denizi kıyısındaki dar bir şeritte Akdeniz iklimi görülür.W pogodne dni ze szczytu widać Morze Adriatyckie.
Bölge ismini Ross Denizi'nin kaşifi Sir James Clark Ross'dan almıştır.Nazwa terytorium pochodzi od nazwiska Jamesa Clarka Rossa, który odkrył Morze Rossa.
Debre Gölü, Adriyatik Denizi'ne dökülen Kara Drin Nehri ve Radika Nehri bölgede bulunmaktadır.Do Morza Adriatyckiego uchodzą zaś Czarny Drin i Radika.
1910'un sonlarında filo, Baltık Denizi'nde bir başka seyir icra etmiştir.Pod koniec 1910 flota odbyła rejs szkolny na Bałtyku.
Çünkü ben, RAB yeri göğü, denizi ve bütün canlıları altı günde yarattım, yedinci gün dinlendim.Gdyż w sześciu dniach uczynił Pan niebo i ziemię, morze i wszystko, co w nich jest, a siódmego dnia odpoczął.
19 denizin birleştiği yerde yaşar.Na okupowanym Pomorzu istniało ich 19.
Kentteki petrol arıtma tesislerinde, Kuzey Denizinde çıkarılan petrol işlenir.Rozwój miasta związany jest z eksploatacją ropy naftowej spod dna Morza Północnego.
Denizin içinden kaynak çıkması nedeniyle suyu soğuktur.Przez teren przepływa Zimna Woda.
Batıdan Andaman Denizi'ne kıyısı vardır.Od zachodu znajduje się morze Visayan.
Weddell Denizi, Antarktika Kıtası'nın içine sokulan, Güney Okyanusu'nun bir parçasıdır.Morze Weddella – morze przybrzeżne będące częścią Oceanu Południowego, położone u wybrzeży Antarktydy.
Ruslar ise Baltık Denizi kıyılarında geniş bir kıyı parçası elde ettiler.Rosja przez to otrzymała szerokie okno na świat poprzez dostęp do wybrzeży Bałtyku.
Tarih değiştirme çizgisi Çukçi Denizinden geçer.Przez morze przebiega linia zmiany daty.
Ayrıca ülke, Hazar Denizi'nde yer alan kimi adaların da iyesidir.Również bardziej szczegółowa jest walka ze Smokiem mieszkającym w grocie morskiej.
Filipinler'i kuzeyde Luzon Boğazı, batıda ise Güney Çin Denizi çevrelemektedir.Od północy Filipiny oblewane są wodami cieśniny Luzon, od zachodu wodami Morza Południowochińskiego.
Denizin köpüklü oluşu fırtınalı zamanlara uyar.Czas to ocean podczas burzy.
Zamanında Doğu Çin Denizi sahilleri, sık sık Japon korsanların saldırısına uğruyordu.W XVI i XVII w. wybrzeże często było atakowane przez karaibskich piratów.
Atlas Okyanusu'nun batısında, Florida'dan Brezilya'ya kadar uzanan Karayip Denizi sularında bulunur.Zamieszkuje tropikalne wody zachodniego Atlantyku, od Florydy po Brazylię.
Drin de Adriyatik Denizi’ne dökülür.Uchodzi do Morza Adriatyckiego.
Kış aylarının da yaklaşması nedeniyle, ordu İyon Denizi'ndeki adalara geri çekildi.W związku z nadejściem zimy wojska pruskie wycofały się do swoich garnizonów.
Güneyinde Tasman Denizi, kuzeyinde ise Solomon Denizi bulunur.Łączy Morze Bismarcka na północy z Morzem Salomona na południu.
Ross Adası, Antarktika'nın Ross Denizi'nde, Victorialand sahili yakınında volkanik bir ada.Wyspa Rossa – wyspa wulkaniczna na Morzu Rossa w Antarktyce, przy wybrzeżu Ziemia Wiktorii.
Ticari balıkçılık Bering Denizi'nde büyük bir iştir.Jako 9-latek zajmował się komercyjnym połowem ryb w morzu Beringa.
Gemisi Kuzey Denizi'nde kaybolur ve Kuzey Rüzgârı tarafından hoş karşılanır.Niestety jego statek gubi się na Morzu Północnym, a bohater staje się gościem córki Wiatru Północy.
Guatemala'nın Karayip Denizi'ndeki en büyük limanıdır.Puerto Barrios to największy port morski Gwatemali.
Timor Denizi'nin altında yaygın bir şekilde petrol ve doğalgaz rezervleri bulunmaktadır.Pod Morzem Timor odkryto duże złoża ropy naftowej i gazu ziemnego.
Thurston Adası, coğrafî olarak Amundsen Denizi ile Bellinghausen Denizi'ni birbirinden ayırır.Uznaje się, że między tym przylądkiem a wyspą Thurstona rozciąga się pokryte lodem Morze Amundsena.
Firth of Tay'in kuzey kıyısında ve Kuzey Denizi'nin kıyısında bulunur.Dundee leży na północnym brzegu Firth of Tay, blisko Morza Północnego.
Osmanlı Devleti'ne göre Ege Denizi ve Akdeniz'in güvenliği için Girit adasının alınması gerekiyordu.Aby inwazja się powiodła, potrzeba było całkowitej przewagi na morzu i w powietrzu.
Ege Denizinin tüm kıyıları Türkiye ve Yunanistan ile çevrilidir.Obszar Morza Egejskiego podzielony jest pomiędzy Grecję i Turcję.
Denizin derin olduğu bölgelerinde hiçbir ada yoktur.Na wodach cieśniny nie ma żadnej wyspy.