Her sabah gemiler sıra sıra açık denize çıkıyordu.А наутро корабли уходят в море.
Denize dökülen yolcular kurtarıldı, can kaybı olmadı.Пассажиров удалось эвакуировать, жертв не было.
Yelkenli ile denize açıldıktan sonra kötü bir fırtınaya yakalanan Desmond, adaya sürüklenir.Потом мы видим, как яхта Десмонда попадает в шторм.
Denize akan petrol alev aldı.В результате катастрофы в море попало дизельное топливо с судна.
Bu arada savaş denize taşınıyordu.Город примыкал к морю.
Kuyruk kısmı denize düştüğünden denizden sahile çıkmıştır.Гора, на которой он стоял, слегка погрузилась в море.
Küçük plajında denize girilebilir.На морском побережье располагается небольшой пляж.
Kralları yeni ölmüştür, onun yakılarak denize bırakılma törenini izlerler.Гости морского короля после окончания празднований поднимаются на поверхность моря.
Ülkenin denize açılan tek kapısı Koper şehrinin limanıdır.Близлежащим портом является порт города Пул.
Kendilerini kayalıklardan denize atmalıydılar."كما يجب إلقاء أنفسهم من أعلى الصخور إلى البحار. "
Üç ve dört yaşlarındaki çocuklar denize atılarak boğuldu.تم إلقاء الأطفال ، الذين تتراوح أعمارهم بين ثلاث وأربع سنوات في البحر وتركوهم ليغرقوا.
Ayrıca Kazakistan'dan sonra denize kıyısı olmayan en büyük ikinci ülkedir.بل هو أيضا ثاني أكبر بلد غير ساحلي في العالم بعد كازاخستان.
Denize yakındır.قربها من البحر.
Bu arada savaş denize taşınıyordu.وخلال تلك الفترة، كانت الحرب تجري في البحر.
Bir denize bakarken, Dikkatli olun Ki daha fazlasını görebilesiniz.الآن استمر بالتقدم قليلا حتى تستطيع رؤية المزيد من الجنود.
15 Haziran tarihinde Dattus, bir maymun, horoz ve yılanla bir çuvala konulup denize atıldı.ألقي القبض عليه وبتاريخ 15 يونيو 1021 وضع في كيس مع قرد وديك وأفعى وألقي في البحر.
Yılın dokuz ayı denize girilebilir.أيضا من الممكن ممارسة رياضة السباحة تسعة أشهر في العام.
Doğusunda Alpler dik bir şekilde denize girerler.في شرق جبال الألب سقوط حاد في البحر.
Ebro Nehri bu denize dökülür.نهر الإبرو يصب في هذا البحر.
Onu denize salması gerekirdi.قضى حياته في البحر.
1 Nisan 1915 tarihinde filo denize açıldı.في الأول من أبريل عام 1915 ميلاديًا، خرج الأسطول.
Üniformayı giyerek, sakin bir şekilde, denize gemi indiren askerlerin yanına gitti.بعد سفينتي إنزال سيأتي بعض الجنود الذين يحملون نفس سلاحك.
Denize kıyısı bulunmamaktadır.انها ليست صالحة للابحار.
Bunun için denize bir tsunami uyarı sistemi kurulmuştur.وقد تم تنصيب نظام نظام إنذار تسونامي جديد في المحيط الهندي.
Süvarilerin atları denize atıldı.الفرس وراكبه طرحهما في البحرِ.
Fakat, yarım kalan tekne 29 Mayıs 1946’da denize indirildi.السفينة الألمانية وقد أمسك بها الجليد ، 29 مارس 1902 ، الصورة من الجو.
Denize düşen yılana sarılır.الغريق يعانق الأفعى.
Bu nedenle, genelde her köyün, denize ulaşımı mümkün kılacak birer iskelesi vardır.E cada um dos grupos tem uma nava-mãe capaz de transportar a todos.
Mesh-ki-ang-gasher denize yürüdü ve gözden kayboldu.Meš-ki-aĝ-gašer entrou no mar e desapareceu.
Denize Dönmek İstiyorum 09.Acesso em 09 mar.
Ebro Nehri bu denize dökülür.O rio Ebro desagua neste mar.
Bunun nedeni denize fazla yakın olmasıdır.Tal é motivado pela sua localização muito próxima do mar.
Ayrıca Kazakistan'dan sonra denize kıyısı olmayan en büyük ikinci ülkedir.É também o segundo maior país do mundo sem costa marítima, depois do Cazaquistão.
Filipinler genel olarak sıcak ve nemli bir özellik gösteren tropik bir denizel iklime sahiptir.As Filipinas têm um clima tropical marítimo que é geralmente quente e úmido.
Cesedi üç gün asılı kaldıktan sonra denize atıldı.Seu corpo permaneceu pendurado por três dias e depois foi atirado ao mar.
Odisseas acele olarak denize açılmak zorunda kaldı.Odisseu teve que obrigá-los a embarcarem.
Bir kol doğrudan bir denize veya okyanusa akmaz.Um afluente não flui diretamente para um oceano, mar ou lago.
Aynı yılın ağustos ya da eylül ayında denize açılmıştır.Desembarcou no Porto em setembro do mesmo ano.
Denize atılan halatlar ile Dorsetshire 86, Maori 25 kişiyi topladı.O Dorsetshire salvou 85 homens e o Maori 25.
1904 yılında denize indirildi.Desapareceu no mar em 1904.
Denize yakındır.Sua proximidade com o mar.
Dört küçük zenci denize gitti, Birini balık yuttu, kaldı üç.Quatro negrinhos vão ao mar; a um tragou de vez O arenque defumado, e então ficaram três.
Denize hakimdir.Consultado em mar.
Akagi Kure Japonya'da Amagi sınıfı zırhlı olarak denize indirildi.O Akagi foi iniciado como um cruzador de batalha da classe Amagi em Kure, no Japão.
Vasiyeti uyarınca cenazesi yakılmış ve külleri Heybeliada çevresinde denize dökülmüştür.De acordo com sua vontade e testamento, ele foi cremado e suas cinzas foram espalhadas no local do naufrágio.
Nehirlerin doğduğu yere kaynak, denize döküldüğü yere ağız denir.O lugar onde o rio começa a correr chama-se nascente.
Denize açılırlar.Rumo ao mar.
Üç ve dört yaşlarındaki çocuklar denize atılarak boğuldu.Aos sete anos quase morreu afogado na praia.
Bu savaşta Morgoth ve orduları kesin olarak yenildi ve Beleriand denize batırıldı.No final, Morgoth foi totalmente derrotado, e seus exércitos foram quase totalmente abatidos.
Önemli tavsiye mektuplarıyla birlikte 5 Haziran 1799’da A Coruña’dan Pizarro gemisiyle denize açılırlar.Com essas poderosas recomendações, eles embarcam no Pizarro na Corunha em 5 de junho de 1799.
Bir denize bakarken, Dikkatli olun Ki daha fazlasını görebilesiniz.Aproxime-se a fim de que possamos vê-lo melhor.
Onu denize salması gerekirdi.Mas o mar daí o expulsou.
Macaristan denize kıyısı bulunmayan bir ülke olduğu için göl, bazen Macar Denizi olarak da adlandırılır.Como a Hungria não tem costa marítima, o lago Balaton é às vezes chamado de "Mar Húngaro".
Melisande bu geminin denize açılınca batacağı kahanetinde bulunur.Harrigan escapa da nave quando ela decola.
Tadilatların çoğu denize indirilmemiş inşa halindeki tekneler üzerinde gerçekleşti.A maioria dos destinos são para locais aonde é inviável ir de barcos.
Doğuda yaz ile kış arasındaki ısı farkı, denize yakınlıktan dolayı görece düşüktür.O inverno é ameno devido à proximidade do mar.
"Ümit Denizer ile söyleşi".«Conheça o elenco de «Água de Mar»».
Eğer denize inecekse kızak tarjı iniş ekipmanı bulundurması gerekmektedir.Caso se deseje atravessar para a próxima camada, é necessário mergulhar ou descer uma queda d’água.
Osmanlı denize, balık bolluğundan dolayı Balük Denis (Balık Denizi) ismini vermiştir.Daar werd hij gebeten door een griezelige vis uit de diepzee.
İnsan zannederek denize koşar; ancak bir maske ile karşılaşır.Bij de zee doet ieder zijn schoenen uit en mensen lopen het water in.