Beleriand denize battı.¿Hemos vaciado el mar?
31 Ağustos Almanya’da yaptırılan Batıray denizaltısı denize indirildi.El 13 de mayo del mismo año el submarino alemán decidió rendirse.
İstanbul'da ilk buharlı gemiler de Rhodes'in girişimleri ile denize indirildi.Los aliados entonces navegados a Rhodes.
Tekne hiçbir zaman denize indirilmedi.Sin embargo, el buque nunca llegó a destino.
İspanyol İmparatorluğu'nun desteğiyle denize açıldı.Participó contra el Imperio español.
Denize kıyısı bulunmamaktadır.No se entendía el mar.
Denize kıyısı yoktur.No tiene salida al mar.
Mesh-ki-ang-gasher denize yürüdü ve gözden kayboldu.Mesh-ki-ang-gasher andò in mare e sparì.
Ebro Nehri bu denize dökülür.Il fiume Ebro sfocia in questo piccolo mare.
Önemli tavsiye mektuplarıyla birlikte 5 Haziran 1799’da A Coruña’dan Pizarro gemisiyle denize açılırlar.Il 5 giugno 1799 salparono da La Coruña a bordo della nave "Pizarro".
Hithlum’un diğer kısımları gibi Dor-lómin de Öfke Savaşı sırasında denize batırıldı.Come il resto dell'Hithlum, anche Dor-lómin fu distrutta durante la Guerra d'Ira.
İkisi bir tekne kiralarlar ve denize açılırlar.Ben noleggia una barca e i due si baciano, infine fanno un bagno in acqua.
Bu yüzden denize açılacakları bir limana ihtiyaçları vardı.Era necessario attraccare in un porto.
Denize açılırlar.Andare per mare.
96 bin ton ham petrol denize aktı.44 milioni di litri di acqua di mare.
Filipinler genel olarak sıcak ve nemli bir özellik gösteren tropik bir denizel iklime sahiptir.Le Filippine hanno un clima tropicale caldo e umido.
Liman şehridir ve liman açık denize baktığı için fırtınalara açıktır.La città sorge sul mare e questo la rende visibile dal porto.
Atlantik Okyanusu kıtalar arasında sıkışarak bir iç denize dönüşecek.Così si rifugeranno in una fortezza tra l'oceano.
Uzunluğu 10 km, Gölden çıkan sular menderesler çizerek denize ulaşır.10 km² da Scoffie fino al mare.
Tüm donanma Leucas'tan denize açılmıştır.Si trova nel centro della marina di Leuca.
Bu sıkıntılar sonucunda Mert, Yaman, Selim denize açılırlar ve uzun bir süre ortalıklarda görünmezler.Sconfitti, fuggono su Akkron e non si vedranno per molto tempo.
Wood yakıldı ve külleri denize döküldü.Wood venne cremato, e le sue ceneri sparse a mare.
"Ümit Denizer ile söyleşi".«Un canale detto il Naviglio».
Denize uzaklığı yaklaşık 15 km'dir.Attualmente la distanza dal mare è invece di circa 10 chilometri.
Birleşik Devletler, ilk nükleer denizaltı USS Nautilus (SSN-571)'u 1954 yılında denize indirmiştir.Il primo sottomarino nucleare, USS Nautilus (SSN-571), solcò i mari nel 1955.
William'ın ordusu Harold'un Vikinglere karşı zaferinden birkaç gün sonra denize açılır.Arriverà al porto di Genova tre giorni più tardi.
Bilim adamlarına göre Bayıl kasrı 1306 depreminde denize batmıştır.Secondo alcune fonti il castello sarebbe stato distrutto dal sisma del 1306.
Denizde yüzmek, denize sahip olmanın anlamına gelmez.Плавать в море не значит владеть морем.
Denize bakarak durdu.Она стояла, глядя на море.
Ertesi sabah Bill tekrar denize açılmalıdır.На следующее утро Билл должен снова выйти в море.
15 Haziran tarihinde Dattus, bir maymun, horoz ve yılanla bir çuvala konulup denize atıldı.15 июня Даттуса зашили в мешок с петухом, обезьяной и змеёй и бросили в море.
Sırbistan'a denize serbest ve güvenli çıkış sağlanmalıdır.Сербии должен быть предоставлен свободный и надежный доступ к морю.
Üç ve dört yaşlarındaki çocuklar denize atılarak boğuldu.Дети, трёх и четырёх лет, тоже были брошены в море и утонули в нём.
Denize doğru değil de karaya doğru eğimlidir.Дело в том, что он обращён не на восток, а в сторону моря.
Bunların içinde Ren Nehri'ni denize bağlayan bir kanal ve İtalya'dan Almanya'ya uzanan bir yol vardı.Во время его правления был построен канал, связавший Рейн с морем, а также дорога из Германии в Италию.
Jack, Sayid ve Sawyer denize girerek bota doğru yüzerler.Джек, Саид и Сойер прыгнули в воду и поплыли к яхте.
Boğazın denize açılan yerinde iki bekçi evi yapılmıştır.Для съёмок на берегу моря были выстроены два домика.
Halk geçimini sağlamak için denize yönelmiştir.Она бросилась к морю, где уже собрались жители Каперны.
Her zaman Demir Adam olacağını düşünerek, eski ark reaktörünü denize fırlatır.Он выкидывает свой устаревший грудной реактор в море, размышляя, что он всегда будет Железным человеком.
Bulduğu çözüm tavukları gemiden denize atmak ve "Yemek istemiyorlarsa içsinler" demek oldu.Но Пульхр сбросил цыплят в воду, сказав: «Пусть пьют, раз не хотят есть».
Beleriand denize battı.Планер упал в море.
Hithlum’un diğer kısımları gibi Dor-lómin de Öfke Savaşı sırasında denize batırıldı.Как и прочие части Хитлума, Дор-ломин был разрушен в ходе Войны Гнева.
24 Ekim 1959'da denize bırakıldı.14 октября 1959 года спущен на воду.
Gemi 28 Mayıs 1906'da denize indirildi ve 5 Mayıs 1908'de hizmete girdi.Корабль был спущен на воду 28 мая 1906 года и вступил в строй в 1908 году.
Bu kez rezervlerini doldurmak için denize erkekler gider.На этот раз в пролив были направлены миноносцы.
Çekilen kur'a Yunus peygambere çıkmış ve Onu denize atmışlar.Однажды иудей-богослов Мухайрик, желавший принять ислам, подарил Пророку свое имущество.
Dağlar denize dik olarak iner.На юге горы круто обрываются к морю.
Bunun nedeni denize fazla yakın olmasıdır.Это обусловлено близостью моря.
Burada en başından beridir elinde olan Okyanusun Kalbi'ni çıkarır ve denize atar.Здесь он впервые увидел море, и оно потянуло его к себе.
31 Mart - "Dünyanın En Büyük Gemisi" Titanic'in denize indirilişi.31 мая — спущен на воду британский лайнер «Титаник», крупнейший пассажирский пароход мира.
Salıpazarı'nın denize kıyısı yoktur.Ватикан выхода к морю не имеет.
Arka cephesi denize sıfırdır.Задний занавес представлял море.
Doğuda yaz ile kış arasındaki ısı farkı, denize yakınlıktan dolayı görece düşüktür.Лето и осень в регион приходят с запозданием, что связано с влиянием океана.
Kendisini denize attıp intihar etti gururundan.Покончил жизнь самоубийством, утопившись в море.
25 Temmuz 1903 yılında denize indirildi.25 октября 1904 — Вышел в море.
Cesedi üç gün asılı kaldıktan sonra denize atıldı.Его тело было выброшено на берег три дня спустя.
Kuşkusuz sadece askeri gemiler değil, Almanya’nın ticaret filosu da denize açılamaz hale gelmişti.С появлением этих кораблей не только турецкая армия, но и флот оказались под командованием немцев.
Ben ona yaklaştıkça denize dala çıka uzaklaşıyordu." demiş.Когда он подплыл совсем близко, я обрызгал его водой при помощи весла».
Burada gemi denize indirilmektedir.Экипаж бросается в море.
Bandırma'ya 12 Km, denize 3 Km uzaklıktadır.Сейчас Сануидж находится в трёх километрах от моря.