Ve sonraki sene, Pasifk'in ikinci etabı için Hawaii'den Tarawa'ya doğru denize açıldım.Și anul următor am pornit în cea de-a doua etapă a Pacificului, din Hawaii până jos în Tarawa.
Ve sonraki sene, Pasifk'in ikinci etabı için Hawaii'den Tarawa'ya doğru denize açıldım.Und brach im nächsten Jahr zur zweiten Phase des Pazifiks auf, von Hawaii herunter bis Tarawa.
Ve sonraki sene, Pasifk'in ikinci etabı için Hawaii'den Tarawa'ya doğru denize açıldım.Y, al año siguiente, embarqué en la segunda etapa de la travesía del Pacífico de Hawaii a Tarawa.
Ve sonraki sene, Pasifk'in ikinci etabı için Hawaii'den Tarawa'ya doğru denize açıldım.И год спустя стартовал второй этап путешествия через Тихий океан, от Гаваев до Таравы.
Ve sonraki sene, Pasifk'in ikinci etabı için Hawaii'den Tarawa'ya doğru denize açıldım.И през следващата година предприех втория етап от пресичането на Тихия океан, от Хавай до Тарава.
Yakalandıktan sonra da denize geri atılmıyorlar, yeniliyorlar.개복치들을 다시 돌려 보내지 않고 시식을 했습니다.
Yakalandıktan sonra da denize geri atılmıyorlar, yeniliyorlar.Nem dobják vissza őket mint járulékos fogást - megeszik őket.
Yakalandıktan sonra da denize geri atılmıyorlar, yeniliyorlar.On ne les rends pas comme capture accessoire, on les mange.
Yakalandıktan sonra da denize geri atılmıyorlar, yeniliyorlar.Qui non vengono ributtati in mare come scarti di pesca, vengono mangiati.
Yakalandıktan sonra da denize geri atılmıyorlar, yeniliyorlar.Şi nu sunt aruncaţi înapoi în apă, ci sunt mâncaţi.
Yakalandıktan sonra da denize geri atılmıyorlar, yeniliyorlar.Und sie werden nicht als Beifang zurückgeworfen, sondern gegessen.
Yakalandıktan sonra da denize geri atılmıyorlar, yeniliyorlar.Y no son devueltos como desperdicio, se comen.
Yakalandıktan sonra da denize geri atılmıyorlar, yeniliyorlar.Ze worden niet teruggegooid als bijvangst, maar gegeten.
Yakalandıktan sonra da denize geri atılmıyorlar, yeniliyorlar.Και δεν τα πετάνε πίσω στη θάλασσα σαν ακούσιο αλίευμα, τα τρώνε.
Yakalandıktan sonra da denize geri atılmıyorlar, yeniliyorlar.И не са изхвърляни като страничен улов, а ги изяждат.
Yakalandıktan sonra da denize geri atılmıyorlar, yeniliyorlar.Их не отбрасывают назад, как прилов, их едят.
Yakalandıktan sonra da denize geri atılmıyorlar, yeniliyorlar.והן לא נזרקות בחזרה כדיג-לוואי, הן נאכלות.
Yakalandıktan sonra da denize geri atılmıyorlar, yeniliyorlar.وكنت لا ألقوا يعود إلى المصيد العرضي، وكنت أكل.
Yakalandıktan sonra da denize geri atılmıyorlar, yeniliyorlar.私達は観測の後にマンボウの9品コース料理を出されました
Yalnız hatırlayın, Kürdistan denize çıkışı olmayan bir yer.Bây giờ các bạn hãy nhớ là Kurdistan là một đất nước có đất liền bao quanh.
Yalnız hatırlayın, Kürdistan denize çıkışı olmayan bir yer.Denk eraan dat Koerdistan ingesloten is.
Yalnız hatırlayın, Kürdistan denize çıkışı olmayan bir yer.Jusson eszünkbe, hogy Kurdisztán be van kerítve.
Yalnız hatırlayın, Kürdistan denize çıkışı olmayan bir yer.쿠르드지역은 육지로 둘려싸여 있습니다.
Yalnız hatırlayın, Kürdistan denize çıkışı olmayan bir yer.Mantenant, souvenez vous que le Kurdistan est entouré de terres.
Yalnız hatırlayın, Kürdistan denize çıkışı olmayan bir yer.Pamiętajmy, że Kurdystan nie ma dostępu do morza.
Yalnız hatırlayın, Kürdistan denize çıkışı olmayan bir yer.Perlu diingat bahwa wilayah Kurdistan dikelilingi daratan
Yalnız hatırlayın, Kürdistan denize çıkışı olmayan bir yer.Recuerden que el Kurdistán no tiene salida al mar.
Yalnız hatırlayın, Kürdistan denize çıkışı olmayan bir yer.Ricordate, il Kurdistan non ha sbocchi sul mare,
Yalnız hatırlayın, Kürdistan denize çıkışı olmayan bir yer.Țineți minte că statul Kurdistan nu are ieșire la mare.
Yalnız hatırlayın, Kürdistan denize çıkışı olmayan bir yer.Vergessen sie nicht, dass Kurdistan von Land umgeben ist.
Yalnız hatırlayın, Kürdistan denize çıkışı olmayan bir yer.Θυμηθείτε ότι το Κουρδιστάν είναι περίκλειστο.
Yalnız hatırlayın, Kürdistan denize çıkışı olmayan bir yer.Не будем забывать, что у Курдистана нет выхода к морю.
Yalnız hatırlayın, Kürdistan denize çıkışı olmayan bir yer.Помнете, че Кюрдистан е без излаз на море.
Yalnız hatırlayın, Kürdistan denize çıkışı olmayan bir yer.כעת שימו לב שכורדיסטאן מוקפת יבשתית.
Yalnız hatırlayın, Kürdistan denize çıkışı olmayan bir yer.الآن تذكر أن كردستان أرض مغلقة .
Yalnız hatırlayın, Kürdistan denize çıkışı olmayan bir yer.行儀よく行動するしか選択肢がありません
Yemek istiyorsan, dun yaptigini denize dalip benim cuzdanimi alarak duzeltmen gerekiyor.Si quieres comer, repara lo que hiciste ayer, entra al mar y busca mi billetera.
Yemek istiyorsan, dun yaptigini denize dalip benim cuzdanimi alarak duzeltmen gerekiyor.Si tu veux manger, va dans l'océan et retrouve mon portefeuille.
Yemek istiyorsan, dun yaptigini denize dalip benim cuzdanimi alarak duzeltmen gerekiyor.Αν θέλεις να φας, βούτα στο λιμάνι, βρες το πορτοφόλι μου και διόρθωσε την κατάσταση.
Yemek istiyorsan, dun yaptigini denize dalip benim cuzdanimi alarak duzeltmen gerekiyor.海に飛び込んで 俺の財布を捜して来い そしたら買ってやるよ
Yenilmemişlerdi, öldükleri için denize tekrar atılmışlardı.Die werden niet gegeten, maar weggegooid omdat ze dood waren.
Yenilmemişlerdi, öldükleri için denize tekrar atılmışlardı.Elles n'ont pas été mangé, on les a jetées parce qu'elles étaient mortes.
Yenilmemişlerdi, öldükleri için denize tekrar atılmışlardı.이런 거북들은 죽은 거라서 먹지 않고 버린거죠.
Yenilmemişlerdi, öldükleri için denize tekrar atılmışlardı.Kura-kura ini tidak dimakan, namun terbuang.
Yenilmemişlerdi, öldükleri için denize tekrar atılmışlardı.N-au fost mâncate, ci aruncate fiindcă erau moarte.
Yenilmemişlerdi, öldükleri için denize tekrar atılmışlardı.Những loài như thế này chúng không được tiêu thụ, chúng bị quẳng đi vì chúng đã chết
Yenilmemişlerdi, öldükleri için denize tekrar atılmışlardı.Nie były zjedzone. Wyrzucano je, bo były martwe.
Yenilmemişlerdi, öldükleri için denize tekrar atılmışlardı.No las comieron. Las descartaron porque estaban muertas.
Yenilmemişlerdi, öldükleri için denize tekrar atılmışlardı.Non le mangiavano, le gettavano via perché erano morte.
Yenilmemişlerdi, öldükleri için denize tekrar atılmışlardı.Sie wurden nicht gegessen, man warf sie weg, weil sie tot waren.
Yenilmemişlerdi, öldükleri için denize tekrar atılmışlardı.Δεν την έφαγαν, την πέταξαν επειδή ήταν νεκρή.
Yenilmemişlerdi, öldükleri için denize tekrar atılmışlardı.Их не ели, их выкидывали, потому что они были мертвы.
Yenilmemişlerdi, öldükleri için denize tekrar atılmışlardı.Те не бяха изядени, бяха изхвърлени, защото бяха умрели.
Yenilmemişlerdi, öldükleri için denize tekrar atılmışlardı.הם לא נאכלו, אלא הושלכו בגלל שהיו מתים.
Yenilmemişlerdi, öldükleri için denize tekrar atılmışlardı.لم تؤكل، تم رميها لأنها كانت ميتة.
Yenilmemişlerdi, öldükleri için denize tekrar atılmışlardı.あるとき1匹のウミガメが
‹‹Yine Göklerin Egemenliği, denize atılan ve her çeşit balığı toplayan ağa benzer.Abermals ist gleich das Himmelreich einem Netze, das ins Meer geworfen ist, womit man allerlei Gattung fängt.
‹‹Yine Göklerin Egemenliği, denize atılan ve her çeşit balığı toplayan ağa benzer.Asimismo, el reino de los cielos es semejante a una red que fue echada en el mar y juntó toda clase de peces
‹‹Yine Göklerin Egemenliği, denize atılan ve her çeşit balığı toplayan ağa benzer.Atter er himlenes rike likt en not som kastes i havet og samler fisk av alle slags;
‹‹Yine Göklerin Egemenliği, denize atılan ve her çeşit balığı toplayan ağa benzer.Atter ligner Himmeriges Rige et Vod, som blev kastet i Havet og samlede Fisk af alle Slags.