Ana içeriğe geç
Sözlük

denize ile cümle

denize kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Sonra Yunusu kaldırıp denize attılar, kuduran deniz sakinleşti.Zatem wzięli Jonasza i wrzucili go w morze; i uspokoiło się morze od wzburzenia swego.
Sonra Yunusu kaldırıp denize attılar, kuduran deniz sakinleşti.Και εσηκωσαν τον Ιωναν και ερριψαν αυτον εις την θαλασσαν και η θαλασσα εσταθη απο του θυμου αυτης.
Sonra Yunusu kaldırıp denize attılar, kuduran deniz sakinleşti.И взяли Иону и бросили его в море, и утихло море от ярости своей.
Sonra Yunusu kaldırıp denize attılar, kuduran deniz sakinleşti.И тъй, взеха Йона та го хвърлиха в морето; и яростта на морето престана.
Sonra Yunusu kaldırıp denize attılar, kuduran deniz sakinleşti.וישאו את יונה ויטלהו אל הים ויעמד הים מזעפו׃
Sonra Yunusu kaldırıp denize attılar, kuduran deniz sakinleşti.ثم اخذوا يونان وطرحوه في البحر فوقف البحر عن هيجانه.
Sonra Yunusu kaldırıp denize attılar, kuduran deniz sakinleşti.他 們 遂 將 約 拿 抬 起 、 拋 在 海 中 、 海 的 狂 浪 就 平 息 了
Sonra Yunusu kaldırıp denize attılar, kuduran deniz sakinleşti.他 們遂將約 拿 抬起 、 拋 在 海中 、 海 的 狂 浪 就 平息 了
şöyle dedi: ‹‹Gece bir görümde göğün dört rüzgarının büyük denize saldırdığını gördüm.다니엘이 진술하여 가로되 내가 밤에 이상을 보았는데 하늘의 네바람이 큰 바다로 몰려 불더니
şöyle dedi: ‹‹Gece bir görümde göğün dört rüzgarının büyük denize saldırdığını gördüm.Mluvil Daniel a řekl? Viděl jsem u vidění svém v noci, a aj, čtyři větrové nebeští bojovali na moři velikém.
şöyle dedi: ‹‹Gece bir görümde göğün dört rüzgarının büyük denize saldırdığını gördüm.ענה דניאל ואמר חזה הוית בחזוי עם ליליא וארו ארבע רוחי שמיא מגיחן לימא רבא׃
şöyle dedi: ‹‹Gece bir görümde göğün dört rüzgarının büyük denize saldırdığını gördüm.اجاب دانيال وقال. كنت ارى في رؤياي ليلا واذا باربع رياح السماء هجمت على البحر الكبير.
şöyle dedi: ‹‹Gece bir görümde göğün dört rüzgarının büyük denize saldırdığını gördüm.但 以 理 說 、 我 夜 裡 見 異 象 、 看 見 天 的 四 風 陡 起 、 颳 在 大 海 之 上
şöyle dedi: ‹‹Gece bir görümde göğün dört rüzgarının büyük denize saldırdığını gördüm.但以理 說 、 我 夜裡見異 象 、 看見 天 的 四 風陡起 、 颳 在 大海 之上
Sular buyruğundan öte geçmesinler diye Denize sınır çizdiğinde, Dünyanın temellerini pekiştirdiğinde,cînd a pus un hotar mării, ca apele să nu treacă peste porunca Lui, cînd a pus temeliile pămîntului,
Sular buyruğundan öte geçmesinler diye Denize sınır çizdiğinde, Dünyanın temellerini pekiştirdiğinde,da han satte grense for havet, så vannene ikke går lenger enn han byder, da han la jordens grunnvoller --
Sular buyruğundan öte geçmesinler diye Denize sınır çizdiğinde, Dünyanın temellerini pekiştirdiğinde,da han satte Havet en Grænse, at Vandene ej skulde bryde hans Lov, da han lagde Jordens Grundvold,
Sular buyruğundan öte geçmesinler diye Denize sınır çizdiğinde, Dünyanın temellerini pekiştirdiğinde,Ðịnh bờ cõi cho biển, Ðể nước không tràn phạm điều răn của Ngài, Và khi Ngài lập nên trái đất,
Sular buyruğundan öte geçmesinler diye Denize sınır çizdiğinde, Dünyanın temellerini pekiştirdiğinde,Ðịnh bờ_cõi cho biển , Ðể nước không tràn phạm điều răn của Ngài , Và khi Ngài lập nên trái_đất ,
Sular buyruğundan öte geçmesinler diye Denize sınır çizdiğinde, Dünyanın temellerini pekiştirdiğinde,Gdy zakładał morzu granice jego, i wodom, aby nie przestępowały rozkazania jego; gdy rozmierzał grunty ziemi:
Sular buyruğundan öte geçmesinler diye Denize sınır çizdiğinde, Dünyanın temellerini pekiştirdiğinde,Když ukládal moři cíl jeho, a vodám, aby nepřestupovaly rozkázaní jeho, když vyměřoval základy země:
Sular buyruğundan öte geçmesinler diye Denize sınır çizdiğinde, Dünyanın temellerini pekiştirdiğinde,keď kládol moru jeho medze a vodám, aby neprestupovaly jeho rozkazu, keď rozmeriaval základy zeme,
Sular buyruğundan öte geçmesinler diye Denize sınır çizdiğinde, Dünyanın temellerini pekiştirdiğinde,바다의 한계를 정하여 물로 명령을 거스리지 못하게 하시며 또 땅의 기초를 정하실 때에
Sular buyruğundan öte geçmesinler diye Denize sınır çizdiğinde, Dünyanın temellerini pekiştirdiğinde,ko je morju postavljal meje, da vode ne prestopijo njegovega ukaza, ko je stavil zemlji podlago:
Sular buyruğundan öte geçmesinler diye Denize sınır çizdiğinde, Dünyanın temellerini pekiştirdiğinde,Toen Hij de zee inperkte, zodat de wateren Hem gehoorzaamden, en Hij de aarde grondvestte.
Sular buyruğundan öte geçmesinler diye Denize sınır çizdiğinde, Dünyanın temellerini pekiştirdiğinde,когда давал морю устав, чтобы воды не переступали пределов его,когда полагал основания земли:
Sular buyruğundan öte geçmesinler diye Denize sınır çizdiğinde, Dünyanın temellerini pekiştirdiğinde,בשומו לים חקו ומים לא יעברו פיו בחוקו מוסדי ארץ׃
Sular buyruğundan öte geçmesinler diye Denize sınır çizdiğinde, Dünyanın temellerini pekiştirdiğinde,لما وضع للبحر حده فلا تتعدى المياه تخمه لما رسم أسس الارض.
Sular buyruğundan öte geçmesinler diye Denize sınır çizdiğinde, Dünyanın temellerini pekiştirdiğinde,為 滄 海 定 出 界 限 、 使 水 不 越 過 他 的 命 令 、 立 定 大 地 的 根 基
Sular buyruğundan öte geçmesinler diye Denize sınır çizdiğinde, Dünyanın temellerini pekiştirdiğinde,為滄 海定 出 界限 、 使 水 不 越 過 他 的 命令 、 立定 大地 的 根基
Troastan denize açılıp doğru Semadirek Adasına, ertesi gün de Neapolise gittik.A tedy odplavili sme sa z Troady a doplavili sme sa rovným behom do Samotrákie a druhého dňa do Neapolis
Troastan denize açılıp doğru Semadirek Adasına, ertesi gün de Neapolise gittik.Da fuhren wir aus von Troas; und geradewegs kamen wir gen Samothrazien, des andern Tages gen Neapolis
Troastan denize açılıp doğru Semadirek Adasına, ertesi gün de Neapolise gittik.Dupăce am pornit din Troa, am mers cu corabia drept la Samotracia, şi a doua zi ne-am oprit la Neapolis.
Troastan denize açılıp doğru Semadirek Adasına, ertesi gün de Neapolise gittik.Elhajózván azért Tróásból, egyenesen Sámothrákéba mentünk, és másnap Neápolisba;
Troastan denize açılıp doğru Semadirek Adasına, ertesi gün de Neapolise gittik.Kami meninggalkan Troas dan berlayar langsung ke Samotrake, dan besoknya ke Neapolis
Troastan denize açılıp doğru Semadirek Adasına, ertesi gün de Neapolise gittik.드로아에서 배로 떠나 사모드라게로 직행하여 이튿날 네압볼리로 가고
Troastan denize açılıp doğru Semadirek Adasına, ertesi gün de Neapolise gittik.Ko smo se torej odpeljali iz Troade, smo prišli naravnost v Samotracijo, in drugi dan v Neapol,
Troastan denize açılıp doğru Semadirek Adasına, ertesi gün de Neapolise gittik.Kun nyt olimme purjehtineet Trooaasta, kuljimme suoraan Samotrakeen, ja seuraavana päivänä Neapoliin,
Troastan denize açılıp doğru Semadirek Adasına, ertesi gün de Neapolise gittik.Navegando, pois, de Trôade, fomos em direitura a Samotrácia, e no dia seguinte a Neápolis;
Troastan denize açılıp doğru Semadirek Adasına, ertesi gün de Neapolise gittik.Protož pustivše se od Troady, přímým během připlavili jsme se do Samotracie a nazejtří do Neapolis,
Troastan denize açılıp doğru Semadirek Adasına, ertesi gün de Neapolise gittik.Puściwszy się tedy z Troady, prostośmy bieżeli do Samotracyi, a nazajutrz do Neapolu.
Troastan denize açılıp doğru Semadirek Adasına, ertesi gün de Neapolise gittik.Salpati da Troade, facemmo vela verso Samotracia e il giorno dopo verso Neapoli
Troastan denize açılıp doğru Semadirek Adasına, ertesi gün de Neapolise gittik.Vậy , chúng_ta từ thành Trô-ách đi thuyền thẳng đến đảo Sa-mô-tra-xơ ; bữa sau , đến thành Nê-a-bô-li ;
Troastan denize açılıp doğru Semadirek Adasına, ertesi gün de Neapolise gittik.Vậy, chúng ta từ thành Trô-ách đi thuyền thẳng đến đảo Sa-mô-tra-xơ; bữa sau, đến thành Nê-a-bô-li;
Troastan denize açılıp doğru Semadirek Adasına, ertesi gün de Neapolise gittik.Vi lade alltså ut från Troas och foro raka vägen till Samotrace och dagen därefter till Neapolis
Troastan denize açılıp doğru Semadirek Adasına, ertesi gün de Neapolise gittik.Vi seilte da ut fra Troas og styrte rett frem til Samotrake, og den næste dag til Neapolis,
Troastan denize açılıp doğru Semadirek Adasına, ertesi gün de Neapolise gittik.Vi sejlede da ud fra Troas og styrede lige til Samothrake og den næste Dag til Neapolis
Troastan denize açılıp doğru Semadirek Adasına, ertesi gün de Neapolise gittik.Zarpamos, pues, de Troas y fuimos con rumbo directo a Samotracia, y al día siguiente a Neápolis
Troastan denize açılıp doğru Semadirek Adasına, ertesi gün de Neapolise gittik.Итак, отправившись из Троады, мы прямо прибыли в Самофракию, а на другой день в Неаполь,
Troastan denize açılıp doğru Semadirek Adasına, ertesi gün de Neapolise gittik.Пустившись тодї з Трояди, приспіли ми в Самотракию,. другого ж дня в Неаполь,
Troastan denize açılıp doğru Semadirek Adasına, ertesi gün de Neapolise gittik.ונצא מן טרואס ונרד באניה ונבא דרך ישרה אל סמותרקיא וממחרת אל נפוליס׃
Troastan denize açılıp doğru Semadirek Adasına, ertesi gün de Neapolise gittik.فاقلعنا من ترواس وتوجهنا بالاستقامة الى ساموثراكي وفي الغد الى نيابوليس‎.
Troastan denize açılıp doğru Semadirek Adasına, ertesi gün de Neapolise gittik.於 是 從 特 羅 亞 開 船 、 一 直 行 到 撒 摩 特 喇 、 第 二 天 到 了 尼 亞 波 利
Troastan denize açılıp doğru Semadirek Adasına, ertesi gün de Neapolise gittik.於是 從特羅亞開船 、 一直 行 到 撒摩特喇 、 第二 天 到 了 尼亞 波利
Üç ay sonra, kışı adada geçiren ve ikiz tanrılar simgesini taşıyan bir İskenderiye gemisiyle denize açıldık.석 달 후에 그 섬에서 과동한 알렉산드리아 배를 우리가 타고 떠나니 그 배 기호는 디오스구로라
Üç ay sonra, kışı adada geçiren ve ikiz tanrılar simgesini taşıyan bir İskenderiye gemisiyle denize açıldık.По трох же місяцях одвезлись ми кораблем Александрийським, надписаним Диоскур, що зимував на острові,
Üç ay sonra, kışı adada geçiren ve ikiz tanrılar simgesini taşıyan bir İskenderiye gemisiyle denize açıldık.Через три месяца мы отплыли на Александрийском корабле, называемом Диоскуры, зимовавшем на том острове,
Üç ay sonra, kışı adada geçiren ve ikiz tanrılar simgesini taşıyan bir İskenderiye gemisiyle denize açıldık.ואחרי שלשת חדשים עברנו משם באניה אלכסנדרית אשר ישבה באי בימי הסתו ואות דגלה התאומים׃
Üç ay sonra, kışı adada geçiren ve ikiz tanrılar simgesini taşıyan bir İskenderiye gemisiyle denize açıldık.وبعد ثلاثة اشهر اقلعنا في سفينة اسكندرية موسومة بعلامة الجوزاء كانت قد شتت في الجزيرة‎.
Üç ay sonra, kışı adada geçiren ve ikiz tanrılar simgesini taşıyan bir İskenderiye gemisiyle denize açıldık.過 了 三 個 月 、 我 們 上 了 亞 力 山 太 的 船 、 往 前 行 . 這 船 以 丟 斯 雙 子 為 記 、 是 在 那 海 島 過 了 冬 的
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
denize ile cümle - Sayfa 28 - denize kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App