Ana içeriğe geç
Sözlük

denize ile cümle

denize kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Okyanuslar hakkında bilgi edinme yöntemlerimizin başında gemilerle denize açılıp ağ atmak geliyor.La primera forma para darnos cuenta de la vida marina, es si lanzamos y arrastramos redes en los barcos.
Okyanuslar hakkında bilgi edinme yöntemlerimizin başında gemilerle denize açılıp ağ atmak geliyor.Modul principal în care aflăm ce se află în ocean, este să întindem plase în spatele vaselor.
Okyanuslar hakkında bilgi edinme yöntemlerimizin başında gemilerle denize açılıp ağ atmak geliyor.Onze kennis van wat in de oceaan leeft, verkrijgen we voornamelijk door netten achter boten aan te slepen.
Okyanuslar hakkında bilgi edinme yöntemlerimizin başında gemilerle denize açılıp ağ atmak geliyor.Podstawowym sposobem zdobywania wiedzy o mieszkańcach oceanów jest wypłynięcie w morze i ich połów.
Okyanuslar hakkında bilgi edinme yöntemlerimizin başında gemilerle denize açılıp ağ atmak geliyor.Satu-satunya cara kita mengerti kehidupan di dalam laut, ialah dengan menarik jala dibelakang kapal.
Okyanuslar hakkında bilgi edinme yöntemlerimizin başında gemilerle denize açılıp ağ atmak geliyor.Главным способом для нас узнать, что живет в океане, является выйти в открытое море и тащить сети за кораблем.
Okyanuslar hakkında bilgi edinme yöntemlerimizin başında gemilerle denize açılıp ağ atmak geliyor.Основният начин, по който научаваме какво живее в океана, е като излезем и влачим мрежи зад кораби.
Okyanuslar hakkında bilgi edinme yöntemlerimizin başında gemilerle denize açılıp ağ atmak geliyor.הדרך העיקרית באמצעותה אנו יודעים מה נמצא באוקיינוס היא שאנחנו יוצאים וגוררים רשתות אחרי האוניות.
Okyanuslar hakkında bilgi edinme yöntemlerimizin başında gemilerle denize açılıp ağ atmak geliyor.الطريقة الاساسية لمعرفة ماذا يعيش في المحيط، هو ان نخرج ونجر الشبكات خلف المراكب.
Okyanuslar hakkında bilgi edinme yöntemlerimizin başında gemilerle denize açılıp ağ atmak geliyor.海に出て 船から網を引くこと こんな何百年も前からの技術に頼る科学の分野が
Ondan sonra gördüğüm şey de sadece mavilikti. Denize gelmiştim.Lo siguiente que ví fue todo azul: era el mar.
Onlardan ayrılınca denize açılıp doğru İstanköye gittik. Ertesi gün Rodosa, oradan da Pataraya geçtik.우리가 저희를 작별하고 행선하여 바로 고스로 가서 이튿날 로도에 이르러 거기서부터 바다라로 가서
Onlardan ayrılınca denize açılıp doğru İstanköye gittik. Ertesi gün Rodosa, oradan da Pataraya geçtik.Ko smo se pa odtrgali od njih in se odpeljali, smo prišli naravnost v Kon, drugi dan v Rod in odtod v Pataro.
Onlardan ayrılınca denize açılıp doğru İstanköye gittik. Ertesi gün Rodosa, oradan da Pataraya geçtik.Когда же мы, расставшись с ними, отплыли, то прямо пришли в Кос, на другой день в Родос и оттуда в Патару,
Onlardan ayrılınca denize açılıp doğru İstanköye gittik. Ertesi gün Rodosa, oradan da Pataraya geçtik.ויהי כאשר נפרדנו מהם ונרד באניה ונבוא דרך ישרה אל קוס וממחרת אל רודוס ומשם אל פטרה׃
Onlardan ayrılınca denize açılıp doğru İstanköye gittik. Ertesi gün Rodosa, oradan da Pataraya geçtik.ولما انفصلنا عنهم اقلعنا وجئنا متوجهين بالاستقامة الى كوس وفي اليوم التالي الى رودس. ومن هناك الى باترا‎.
Onlardan ayrılınca denize açılıp doğru İstanköye gittik. Ertesi gün Rodosa, oradan da Pataraya geçtik.我 們 離 別 了 眾 人 、 就 開 船 一 直 行 到 哥 士 . 第 二 天 到 了 羅 底 、 從 那 裡 到 帕 大 喇
Onlardan ayrılınca denize açılıp doğru İstanköye gittik. Ertesi gün Rodosa, oradan da Pataraya geçtik.我 們離別 了 眾人 、 就 開 船 一直 行到 哥士 . 第二 天 到 了 羅底 、 從那裡 到 帕大喇
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.A berouce se odtud, plavili jsme se podle Cypru, protože byl vítr odporný nám.
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.A keď sme sa odtiaľ pustili, plavili sme sa popod Cyprus, pretože sme mali vetry proti sebe.
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.A stamtąd się puściwszy, przypłynęliśmy pod Cypr, dlatego że były wiatry przeciwne.
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.Derfra fór vi videre og seilte inn under Kypern, fordi vinden var imot,
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.Ðoạn , từ nơi đó , chúng_ta theo mé bờ đảo Chíp-rơ , vì bấy_giờ ngược gió .
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.Ðoạn, từ nơi đó, chúng ta theo mé bờ đảo Chíp-rơ, vì bấy giờ ngược gió.
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.După ce am plecat de acolo, am plutit pe lîngă Cipru, pentrucă vînturile erau potrivnice.
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.És onnan elindulván, Ciprus alatt evezénk el, mivelhogy a szelek ellenkezõk valának.
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.In ko smo odrinili odtod, smo se peljali za Ciprom, ker so nam bili vetrovi nasprotni.
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.Ja sieltä laskettuamme merelle purjehdimme Kypron suojaan, koska tuulet olivat vastaiset.
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.또 거기서 우리가 떠나가다가 바람의 거스림을 피하여 구브로 해안을 의지하고 행선하여
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.När vi hade lagt ut därifrån, seglade vi under Cypern, eftersom vinden låg emot.
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.Og vi fore bort derfra og sejlede ind under Kypern, fordi Vinden var imod.
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.Partindo dali, fomos navegando a sotavento de Chipre, porque os ventos eram contrários.
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.Partis de là, nous longeâmes l`île de Chypre, parce que les vents étaient contraires.
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.Salpati di là, navigammo al riparo di Cipro a motivo dei venti contrar
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.Und von da stießen wir ab und schifften unter Zypern hin, darum daß uns die Winde entgegen waren,
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.Y habiendo zarpado de allí, navegamos a sotavento de Chipre, porque los vientos nos eran contrarios
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.Και εκειθεν σηκωθεντες υπεπλευσαμεν την Κυπρον, επειδη ησαν εναντιοι οι ανεμοι,
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.А відчаливши звідтіля, поплили до Кипра; бо вітри були противні.
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.Отправившись оттуда, мы приплыли в Кипр, по причине противных ветров,
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.Там стотникът намери един Александрийски кораб, който плуваше за Италия н тури ни в него.
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.ונלך משם ונעבר בסביבות קפרוס כי הרוחות היו לנגדנו׃
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.‎ثم اقلعنا من هناك وسافرنا في البحر من تحت قبرس لان الرياح كانت مضادة‎.
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.從 那 裡 又 開 船 、 因 為 風 不 順 、 就 貼 著 居 比 路 背 風 岸 行 去
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.從那裡 又 開船 、 因 為風 不 順 、 就 貼 著 居 比 路 背 風岸 行 去
Pasifk'in ikinci etabı için Hawaii'den Tarawa'ya doğru denize açıldım.la seconda tratta del Pacifico, dalle Hawaii giù fino a Tarawa.
Ruslar veya Japonlar nükleer bir test yapsa ve radyoaktif atıkları denize dökse...Porque si los rusos hacen tests nucleares y arrojan materia radioactiva en el mar o los japoneses...
Ruslar veya Japonlar nükleer bir test yapsa ve radyoaktif atıkları denize dökse...Ако руснаците правят ядрени опити и изхвърлят радиоактивни отпадъци в моретата или пък японците...
Sanırım, çocukken denize aşık olduğum için bir sualtı fotoğrafçısı ve fotojurnalist oldum.Azt hiszem, azért lettem vízalatti fotós és fotóriporter, mert már gyerekként beleszerettem a tengerbe.
Sanırım, çocukken denize aşık olduğum için bir sualtı fotoğrafçısı ve fotojurnalist oldum.Cred că am devenit fotograf subacvatic și fotojurnalist pentru că m-am îndrăgostit de mare în copilărie
Sanırım, çocukken denize aşık olduğum için bir sualtı fotoğrafçısı ve fotojurnalist oldum.Domnevam, da sem postal podvodni fotograf postal, ker sem se že kot otrok zaljubil v morje.
Sanırım, çocukken denize aşık olduğum için bir sualtı fotoğrafçısı ve fotojurnalist oldum.제가 해저 사진작가인 동시에 사진 기자가 된 이유는 어렸을 때부터 바다를 좋아했기 때문인 것 같습니다.
Sanırım, çocukken denize aşık olduğum için bir sualtı fotoğrafçısı ve fotojurnalist oldum.Supongo que me convertí en fotógrafo submarino y fotoperiodista porque me enamoré del mar siendo niño.
Sanırım, çocukken denize aşık olduğum için bir sualtı fotoğrafçısı ve fotojurnalist oldum.Zostałem podwodnym fotografem i fotoreporterem, bo od dzieciństwa kochałem morze.
Sanırım, çocukken denize aşık olduğum için bir sualtı fotoğrafçısı ve fotojurnalist oldum.Πιστεύω ότι έγινα υποβρύχιος φωτογράφος και φωτορεπόρτερ επειδή ερωτεύτηκα τη θάλασσα όταν ήμουν παιδί.
Sanırım, çocukken denize aşık olduğum için bir sualtı fotoğrafçısı ve fotojurnalist oldum.Думаю, я стал подводным фотографом и фоторепортером потому, что влюбился в море, еще когда был ребенком.
Sanırım, çocukken denize aşık olduğum için bir sualtı fotoğrafçısı ve fotojurnalist oldum.Предполагам, че станах подводен фотограф и фотожурналист, защото се влюбих в морето като дете.
Sanırım, çocukken denize aşık olduğum için bir sualtı fotoğrafçısı ve fotojurnalist oldum.Я гадаю, що став підводним фотографом та фотожурналістом, тому що закохався у море, будучи ще дитиною.
Sanırım, çocukken denize aşık olduğum için bir sualtı fotoğrafçısı ve fotojurnalist oldum.אני מניח שנהייתי צלם תת ימי וצלם עיתונאי בגלל שבתור ילד התאהבתי בים.
Sanırım, çocukken denize aşık olduğum için bir sualtı fotoğrafçısı ve fotojurnalist oldum.اعتقد انني اصبحت من المصورين تحت الماء ومصور صحفي في آن واحد لأنني مغرم بالبحر منذ أن كنت طفلا
Sanırım, çocukken denize aşık olduğum için bir sualtı fotoğrafçısı ve fotojurnalist oldum.子供時代に 海に恋したからだと思います。 海の中で見た驚くばかりの
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
denize ile cümle - Sayfa 26 - denize kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App