İçinde bulunduğumuz binanın onlarca kat büyüklüğünde olan buzdağları, gürül gürül denize akıyor.קרחונים, גדולים הרבה, הרבה, הרבה, הרבה יותר מהבניין הזה נוהרים אל הים.
İçinde bulunduğumuz binanın onlarca kat büyüklüğünde olan buzdağları, gürül gürül denize akıyor.جبال الجليد , أكبر بكثير كثير كثير من هدا البناء طائفا خارجا في البحر .
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.A cada gota de água que bebemos, a cada respiração, estamos ligados ao mar.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.Chaque goutte d'eau bue, chaque inspiration prise, vous connecte à la mer.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.Cu fiecare picătură de apă pe care o beţi, cu fiecare gură de aer pe care o luaţi, sunteţi legaţi de mare.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız. Dünyanın neresinde yaşarsanız yaşayın.Jokainen juomapisara, jokainen hengenveto yhdistää ihmisen mereen riippumatta asuinpaikasta pallollamme.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.Iedere druppel water die je drinkt, elke ademhaling, verbindt je met de zee.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.Każda kropla wody, którą pijemy, każdy nasz oddech, mają połączenie z morzem.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.우리가 마시는 모든 물 한방울, 들이 마시는 모든 한 숨, 우리는 그렇게 바다와 연결되어 있습니다.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.Med varje droppe vatten du dricker, varje andetag du tar, hör du ihop med haven.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.Minden cseppnyi vízzel, amit megiszol, minden egyes lélegzetvétellel, kapcsolatban állsz a tengerrel.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.Mit jedem Tropfen Wasser, den man trinkt, jedem Atemzug, den man nimmt, ist man mit dem Meer verbunden.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.Ogni goccia d'acqua che beviamo, ogni boccata d'aria che respiriamo, ci collega all'oceano.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.Setiap tetes air yang Anda minum, setiap nafas yang Anda hirup, Anda terhubung dengan lautan.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.S každou kvapkou vody, ktorú vypijete, s každým nádychom vzduchu ste spojení s moriami.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.Với từng giọt nước bạn uống, từng hơi bạn hít vào, bạn đều đang liên hệ với biển cả.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.Z vsako kapljo popite vode, vsakim vdihom zraka, smo povezani z morjem.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.Με κάθε σταγόνα νερό που πίνετε, κάθε ανάσα που παίρνετε, είστε συνδεδεμένοι με τη θάλασσα.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.Каждой выпитой каплей воды, каждым вдохом, мы связаны с океаном.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.С всяка капка вода, която пиете, всяка глътка въздух, която поемате, вие сте свързани с океана.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.עם כל טיפת מים שאתה שותה, כל נשימה שאתה לוקח, אתה מחובר לים.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.مع كل نقطة ماء تشربها أنت، كل هواء تتنفسه، أنت موصول مع البحر.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.一息の空気も 海につながっているのです 地球のどこに住んでいても同じです
İkinci melek tasını denize boşalttı. Deniz ölü kanına benzer kana dönüştü, içindeki bütün canlılar öldü.둘째가 그 대접을 바다에 쏟으매 바다가 곧 죽은 자의 피같이 되니 바다 가운데 모든 생물이 죽더라
İkinci melek tasını denize boşalttı. Deniz ölü kanına benzer kana dönüştü, içindeki bütün canlılar öldü.А другий ангел вилив чашу свою на море; і стала кров наче у мерця, і всяка душа жива вмерла в морі.
İkinci melek tasını denize boşalttı. Deniz ölü kanına benzer kana dönüştü, içindeki bütün canlılar öldü.Второй Ангел вылил чашу свою в море: и сделалась кровь, как бы мертвеца, и все одушевленное умерло в море.
İkinci melek tasını denize boşalttı. Deniz ölü kanına benzer kana dönüştü, içindeki bütün canlılar öldü.וישפך השני את קערתו על הים ויהי לדם כדם חלל ותמת כל נפש חיה אשר בים׃
İkinci melek tasını denize boşalttı. Deniz ölü kanına benzer kana dönüştü, içindeki bütün canlılar öldü.ثم سكب الملاك الثاني جامه على البحر فصار دما كدم ميت. وكل نفس حية ماتت في البحر.
İkinci melek tasını denize boşalttı. Deniz ölü kanına benzer kana dönüştü, içindeki bütün canlılar öldü.第 二 位 天 使 把 碗 倒 在 海 裡 、 海 就 變 成 血 、 好 像 死 人 的 血 . 海 中 的 活 物 都 死 了
İkinci melek tasını denize boşalttı. Deniz ölü kanına benzer kana dönüştü, içindeki bütün canlılar öldü.第二 位 天使 把 碗 倒 在 海裡 、 海 就 變成 血 、 好像 死人 的 血 . 海中 的 活物 都 死了
JOHN TALBOT, on sekiz yaşında, denize kayıp, VE BELLEK İÇİN KUTSALDUCHOVNÉ pamiatke JOHN Talbot, ktorý v osemnástich rokoch, bol stratený cez palubu,
JOHN TALBOT, on sekiz yaşında, denize kayıp, VE BELLEK İÇİN KUTSALDUCHOVNÍ památce JOHN Talbot, který v osmnácti letech, byl ztracen přes palubu,
JOHN TALBOT, on sekiz yaşında, denize kayıp, VE BELLEK İÇİN KUTSALHEILIGE aan de nagedachtenis van John Talbot, Who, op de leeftijd van achttien, overboord was verloren,
JOHN TALBOT, on sekiz yaşında, denize kayıp, VE BELLEK İÇİN KUTSALHeilig für die Erinnerung an John Talbot, der im Alter von achtzehn Jahren, über Bord ging verloren,
JOHN TALBOT, on sekiz yaşında, denize kayıp, VE BELLEK İÇİN KUTSALHELIGA till minnet av John Talbot, som vid arton års ålder, försvann överbord
JOHN TALBOT, on sekiz yaşında, denize kayıp, VE BELLEK İÇİN KUTSALHELLIGE til hukommelsen af John Talbot, Hvem, i en alder af atten, gik tabt overbord,
JOHN TALBOT, on sekiz yaşında, denize kayıp, VE BELLEK İÇİN KUTSAL열여덟의 나이에 바다에 분실되었다, 존 학창, 기억에 신성한
JOHN TALBOT, on sekiz yaşında, denize kayıp, VE BELLEK İÇİN KUTSALKUDUS DENGAN MEMORI pada John Talbot, Siapa, pada usia delapan belas tahun, hilang ke laut,
JOHN TALBOT, on sekiz yaşında, denize kayıp, VE BELLEK İÇİN KUTSALPyhää muistoa JOHN Talbot Kuka kello kahdeksaatoista vuotta nuoremmalle, oli kadonnut yli laidan,
JOHN TALBOT, on sekiz yaşında, denize kayıp, VE BELLEK İÇİN KUTSALSacré à la mémoire de John Talbot, qui, à l'âge de dix-huit, a été perdu par-dessus bord,
JOHN TALBOT, on sekiz yaşında, denize kayıp, VE BELLEK İÇİN KUTSALSACRED vào bộ nhớ của JOHN Talbot, Ai, ở tuổi mười tám, đã bị mất quá nhiệt tình,
JOHN TALBOT, on sekiz yaşında, denize kayıp, VE BELLEK İÇİN KUTSALSACRO ALLA MEMORIA DI GIOVANNI TALBOT, Chi, all'età di diciotto anni, è stato perso in mare,
JOHN TALBOT, on sekiz yaşında, denize kayıp, VE BELLEK İÇİN KUTSALSACRU memoriei lui John Talbot, care, la vârsta de optsprezece ani, a fost pierdut peste bord,
JOHN TALBOT, on sekiz yaşında, denize kayıp, VE BELLEK İÇİN KUTSALSAGRADO A LA MEMORIA DE JOHN: ¿Quién, a la edad de dieciocho años, se perdió por la borda,
JOHN TALBOT, on sekiz yaşında, denize kayıp, VE BELLEK İÇİN KUTSALSAGRADO À memória de John Talbot, que, na idade de dezoito anos, estava perdido no mar,
JOHN TALBOT, on sekiz yaşında, denize kayıp, VE BELLEK İÇİN KUTSALSveti spominu na JOHN TALBOT, Who, v starosti od osemnajst let, je bil izgubljen čez krov,
JOHN TALBOT, on sekiz yaşında, denize kayıp, VE BELLEK İÇİN KUTSALŚwiętej pamięci Jana TALBOT, który w wieku osiemnastu lat, został utracony za burtę,
JOHN TALBOT, on sekiz yaşında, denize kayıp, VE BELLEK İÇİN KUTSALSzent a MEMORY JOHN TALBOT, aki a tizennyolc év alatti, elveszett vízbe,
JOHN TALBOT, on sekiz yaşında, denize kayıp, VE BELLEK İÇİN KUTSALΑφιερωμένο στη μνήμη του John Talbot, το οποίο, κατά την ηλικία των δεκαοκτώ ετών, χάθηκε στη θάλασσα,
JOHN TALBOT, on sekiz yaşında, denize kayıp, VE BELLEK İÇİN KUTSALСвещен в памет на Джон Талбот, Кой, на възраст от осемнадесет години, е загубено зад борда,
JOHN TALBOT, on sekiz yaşında, denize kayıp, VE BELLEK İÇİN KUTSALСВЯЩЕННИЙ ПАМ'ЯТІ Джон Талбот, Який, у віці до вісімнадцяти років, була втрачена за борт,
JOHN TALBOT, on sekiz yaşında, denize kayıp, VE BELLEK İÇİN KUTSALСВЯЩЕННЫЙ ПАМЯТИ Джон Талбот, Который, в возрасте до восемнадцати лет, была потеряна за борт,
JOHN TALBOT, on sekiz yaşında, denize kayıp, VE BELLEK İÇİN KUTSALמקודשים זיכרון של ג'ון טלבוט, מי, בגיל שמונה עשרה, אבד אל מעבר לסיפון,
JOHN TALBOT, on sekiz yaşında, denize kayıp, VE BELLEK İÇİN KUTSALمقدسة لذكرى تالبوت جون ، الذي ، في سن الثامنة عشرة ، وكان خسر في البحر ،
JOHN TALBOT, on sekiz yaşında, denize kayıp, VE BELLEK İÇİN KUTSAL荒廃の島の近くに、パタゴニア、1836年11月1日オフ。
Komşu il Nghệ An’daki yerel halk gösterilerini denize taşıdı.En la vecina provincia de Nghệ An, los lugareños llevaron su manifestación al mar.
Komşu il Nghệ An’daki yerel halk gösterilerini denize taşıdı.В соседней провинции Нгеан местные жители вышли с демонстрацией в море.
Okyanuslar hakkında bilgi edinme yöntemlerimizin başında gemilerle denize açılıp ağ atmak geliyor.Das meiste erfahren wir über den Ozean, indem wir rausfahren und Netze hinter Schiffen herschleppen.
Okyanuslar hakkında bilgi edinme yöntemlerimizin başında gemilerle denize açılıp ağ atmak geliyor.Den primære grund til at vi ved hvad der lever i havet er at vi tager ud og trækker net bagved skibe.
Okyanuslar hakkında bilgi edinme yöntemlerimizin başında gemilerle denize açılıp ağ atmak geliyor.해저에 뭐가 사는 지 알기 위해 우리는 배를 타고 나가서 그물을 끄는 것이에요.