Denize gelmiştim.Τη θάλασσα.
Denize gelmiştim.Това беше морето.
Denize gelmiştim.Это было море.
Denize gelmiştim.音声式の高度計が付いているんですが
Denize Scripps gemisiyle açıldım ve haydut bir dalga yüzünden az kalsın batıyorduk.I vilket fall så åkte vi ut med en liten båt- -och blev nästan sänkta av en jättevåg.
Denize Scripps gemisiyle açıldım ve haydut bir dalga yüzünden az kalsın batıyorduk.그리고 엄청난 파도로 거의 침몰할 뻔했고,
Denize Scripps gemisiyle açıldım ve haydut bir dalga yüzünden az kalsın batıyorduk.וכמעט שטבענו תחת גל אימתני,
Denize Scripps gemisiyle açıldım ve haydut bir dalga yüzünden az kalsın batıyorduk.و كنا على وشك الغرق نتيجة أحدى الموجات الضخمة
Denize Scripps gemisiyle açıldım ve haydut bir dalga yüzünden az kalsın batıyorduk.若すぎたんです こりゃすごい!って思った
Denizin dibi güvertedeydi ve sonra geri denize atıldı.Điều chính yếu là những thứ dưới đáy biển được kéo lên thuyền sau đó lại bị vứt ngược trở lại.
Denizin dibi güvertedeydi ve sonra geri denize atıldı.En resumen, el fondo del mar llegó a la cubierta y luego fue arrojado.
Denizin dibi güvertedeydi ve sonra geri denize atıldı.Essentiellement, le fond de la mer arrivait sur le pont puis était déversé.
Denizin dibi güvertedeydi ve sonra geri denize atıldı.Im Wesentlichen kam der Grund des Meeres auf Deck und wurde dann zurückgeworfen.
Denizin dibi güvertedeydi ve sonra geri denize atıldı.In feite kwam de bodem van de zee aan dek en werd dan weer teruggegooid.
Denizin dibi güvertedeydi ve sonra geri denize atıldı.In pratica avevamo raccolto il fondo del mare, che poi rigettavamo in acqua.
Denizin dibi güvertedeydi ve sonra geri denize atıldı.우리의 일은 근본적으로 바다밑에 있는 것들을 갑판으로 올렸다가 다시 바다 밑으로 버리는 거였죠.
Denizin dibi güvertedeydi ve sonra geri denize atıldı.Mieliśmy dno morza na pokładzie i wyrzuciliśmy to z powrotem za burtę.
Denizin dibi güvertedeydi ve sonra geri denize atıldı.Pada dasarnya dasar laut telah kami bawa ke geladak lalu kami buang kembali.
Denizin dibi güvertedeydi ve sonra geri denize atıldı.Practic, aduceam pe puntea vasului fundul mării, ca apoi să-l aruncăm.
Denizin dibi güvertedeydi ve sonra geri denize atıldı.Ανεβάζαμε το βυθό της θάλασσας στην κουβέρτα μας και τον ξαναπετούσαμε πίσω.
Denizin dibi güvertedeydi ve sonra geri denize atıldı.По същество дъното на морето дойде на палубата и след това беше изхвърлено обратно.
Denizin dibi güvertedeydi ve sonra geri denize atıldı.Практически, морское дно вытаскивалось на палубу и затем выбрасывалось.
Denizin dibi güvertedeydi ve sonra geri denize atıldı.בעיקרון קרקעית הים הגיעה אל הסיפון ואז נזרקה בחזרה.
Denizin dibi güvertedeydi ve sonra geri denize atıldı.أسفل البحر في الأساس جاء إلى سطح المركب ثم تم رميه نحو الأسفل.
Denizin dibi güvertedeydi ve sonra geri denize atıldı.また投げ下ろしました こちらの写真は とても希少なものです
Depozito ücretlerine rağmen, denize giden bu çöpün büyük bir kısmı ise plastik içecek şişeleri oluyor.A betéti díjak ellenére, a szemét nagy része, ami a tenger felé tart, üdítős palack.
Depozito ücretlerine rağmen, denize giden bu çöpün büyük bir kısmı ise plastik içecek şişeleri oluyor.Apesar das taxas de depósito, muito do lixo que segue para o mar são garrafas de plástico.
Depozito ücretlerine rağmen, denize giden bu çöpün büyük bir kısmı ise plastik içecek şişeleri oluyor.A pesar de las multas, mucha de la basura que llega al mar será envases plásticos de bebidas.
Depozito ücretlerine rağmen, denize giden bu çöpün büyük bir kısmı ise plastik içecek şişeleri oluyor.Bất chấp phí thải, phần lớn số rác rưởi sẽ đổ ra biển này là lon nước giải khát bằng nhựa.
Depozito ücretlerine rağmen, denize giden bu çöpün büyük bir kısmı ise plastik içecek şişeleri oluyor.Choć producenci napojów płacą za składowanie butelek, dużo z nich trafia do morza.
Depozito ücretlerine rağmen, denize giden bu çöpün büyük bir kısmı ise plastik içecek şişeleri oluyor.용기 보증금을 내고 있음에도 불구하고 바다로 흘러나가는 쓰레기의 상당량이 플라스틱으로 만든 음료수 병입니다.
Depozito ücretlerine rağmen, denize giden bu çöpün büyük bir kısmı ise plastik içecek şişeleri oluyor.Malgrado i costi di deposito, molta di questa spazzatura che scorre verso il mare sono bottiglie di plastica,
Depozito ücretlerine rağmen, denize giden bu çöpün büyük bir kısmı ise plastik içecek şişeleri oluyor.Meskipun ada biaya pembuangan, sebagian besar dari sampah ke laut akan berupa botol plastik minuman.
Depozito ücretlerine rağmen, denize giden bu çöpün büyük bir kısmı ise plastik içecek şişeleri oluyor.Napriek zálohovacím poplatkom, väčšinu odpadu, ktorý končí v moriach tvoria plastové fľaše.
Depozito ücretlerine rağmen, denize giden bu çöpün büyük bir kısmı ise plastik içecek şişeleri oluyor.Navzdory zálohovacím poplatkům, většina z tohoto smetí valícího se do moře jsou plastové nápojové lahve.
Depozito ücretlerine rağmen, denize giden bu çöpün büyük bir kısmı ise plastik içecek şişeleri oluyor.Ondanks het statiegeld, zal veel van dit naar zee drijvend afval bestaan uit plastic flesjes.
Depozito ücretlerine rağmen, denize giden bu çöpün büyük bir kısmı ise plastik içecek şişeleri oluyor.Panttijärjestelmästä huolimatta suuri osa mereen joutuvasta roskasta on muovisia juomapulloja.
Depozito ücretlerine rağmen, denize giden bu çöpün büyük bir kısmı ise plastik içecek şişeleri oluyor.Trots pant är mycket av skräpet ute till havs plastflaskor.
Depozito ücretlerine rağmen, denize giden bu çöpün büyük bir kısmı ise plastik içecek şişeleri oluyor.Trotz des Pfandsystems besteht ein großer Teil dieses Mülls auf See aus Plastikgetränkeflaschen.
Depozito ücretlerine rağmen, denize giden bu çöpün büyük bir kısmı ise plastik içecek şişeleri oluyor.Независимо от парите, които се дават при депозит, повечето от този боклук се състои от пластмасови бутилки.
Depozito ücretlerine rağmen, denize giden bu çöpün büyük bir kısmı ise plastik içecek şişeleri oluyor.Не смотря на сборы за депонирование, большая часть этого мусора, направлявшегося к морю - пластиковые бутылки.
Depozito ücretlerine rağmen, denize giden bu çöpün büyük bir kısmı ise plastik içecek şişeleri oluyor.למרות דמי הפיקדון, רוב אשפה זו שזורמת לים היא בקבוקי משקה קל מפלסטיק.
Depozito ücretlerine rağmen, denize giden bu çöpün büyük bir kısmı ise plastik içecek şişeleri oluyor.بالرغم من الرسوم المفروضة فإن معظم تلك القمامة المتجهة نحو البحر هي القوارير البلاستيكية للمشروبات
Depozito ücretlerine rağmen, denize giden bu çöpün büyük bir kısmı ise plastik içecek şişeleri oluyor.海へ流出するゴミの大部分は飲料用ペットボトルです アメリカでは5分毎に200万本を使用しています
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!(71:8) он будет обладать от моря до моря и от реки до концов земли;
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!A bude panovať od mora po more a od rieky až po konce zeme.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Będzie panował od morza aż do morza, i od rzeki aż do kończyn ziemi.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Dominará de mar a mar, y desde el Río hasta los confines de la tierra
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Domine de mar a mar, e desde o Rio até as extremidades da terra.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!E dominerà da mare a mare, dal fiume sino ai confini della terra
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!El va stăpîni dela o mare la alta, şi dela Rîu pînă la marginile pămîntului.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Er wird herrschen von einem Meer bis ans andere und von dem Strom an bis zu der Welt Enden.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Fra Hav til Hav skal han herske, fra Floden til Jordens Ender;
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Hallitkoon hän merestä mereen ja Eufrat-virrasta maan ääriin saakka.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Il dominera d`une mer à l`autre, Et du fleuve aux extrémités de la terre.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!In gospodoval bo od morja do morja in od velereke do mej zemlje.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Kerajaannya akan meluas dari laut ke laut, membentang dari timur sampai ke barat
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!저가 바다에서부터 바다까지와 강에서부터 땅 끝까지 다스리리니
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Laat hem heersen van oost tot west en van noord tot zuid.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Må han härska från hav till hav och ifrån floden intill jordens ändar.