Bu ülkelerdeki kentsel atık suyunun% 90'ı arıtılmadan nehir, göl veya denize akıtılır.Nos países em desenvolvimento 90% das águas urbanas residuais despejam sem tratamento nos rios lagos ou mar.
Büyük bir taş alıyor ve tekneden denize atıyorlar.Ei iau o piatră grea și se scufundă cu ea!
Çok kısa süre sonra, Avustralya'ya ulaşmayı denemek üzere denize açılacağım.Binnenkort ga ik proberen Australië te bereiken.
Çok kısa süre sonra, Avustralya'ya ulaşmayı denemek üzere denize açılacağım.En breve, me pondré en camino para tratar de llegar a Australia.
Çok kısa süre sonra, Avustralya'ya ulaşmayı denemek üzere denize açılacağım.조만간 저는 호주로 출발할 것입니다
Çok kısa süre sonra, Avustralya'ya ulaşmayı denemek üzere denize açılacağım.Peste foarte puțin timp, voi porni către Australia.
Çok kısa süre sonra, Avustralya'ya ulaşmayı denemek üzere denize açılacağım.Sehr bald werde ich wieder aufbrechen, um zu versuchen, nach Australien zu gelangen.
Çok kısa süre sonra, Avustralya'ya ulaşmayı denemek üzere denize açılacağım.Ve zkratce, chystám se zkusit dosáhnout Austrálie.
Çok kısa süre sonra, Avustralya'ya ulaşmayı denemek üzere denize açılacağım.Wkrótce wyruszę do Australii.
Çok kısa süre sonra, Avustralya'ya ulaşmayı denemek üzere denize açılacağım.Накратко ще хвана пътя, за да стигна до Австралия.
Çok kısa süre sonra, Avustralya'ya ulaşmayı denemek üzere denize açılacağım.Совсем скоро я попытаюсь добраться до Австралии.
Çok kısa süre sonra, Avustralya'ya ulaşmayı denemek üzere denize açılacağım.בעוד זמן קצר, אני אצא לנסות להגיע לאוסטרליה.
Çok kısa süre sonra, Avustralya'ya ulaşmayı denemek üzere denize açılacağım.قريباً جدا , سأنطلق محاوِلةً الوصول إلى إستراليا
Çok kısa süre sonra, Avustralya'ya ulaşmayı denemek üzere denize açılacağım.成功したら 単独で太平洋を漕いで横断した
Çöpümüzün büyük ve kontrolü zor bir oranı ırmaklardan denize akacak.A szemetünk egy nagy, zabolátlan része folyik le a folyókon át a tengerbe.
Çöpümüzün büyük ve kontrolü zor bir oranı ırmaklardan denize akacak.Duża, niekontrolowana porcja naszych odpadków popłynie rzekami do morza.
Çöpümüzün büyük ve kontrolü zor bir oranı ırmaklardan denize akacak.Een ongebreideld groot deel van ons afval zal via de rivieren naar de zee stromen.
Çöpümüzün büyük ve kontrolü zor bir oranı ırmaklardan denize akacak.Ein großer und widerspenstiger Teil unseres Mülls treibt die Flüsse hinunter bis ins Meer.
Çöpümüzün büyük ve kontrolü zor bir oranı ırmaklardan denize akacak.En stor, besvärlig del av våra sopor kommer att flyta med floderna ut till havet.
Çöpümüzün büyük ve kontrolü zor bir oranı ırmaklardan denize akacak.Gran parte della nostra ingestibile spazzatura scorrerà, dai fiumi, fino al mare.
Çöpümüzün büyük ve kontrolü zor bir oranı ırmaklardan denize akacak.우리의 쓰레기 중 처리가 곤란한 상당 부분이 강을 통해 바다로 버려집니다.
Çöpümüzün büyük ve kontrolü zor bir oranı ırmaklardan denize akacak.Một phần lớn trong số rác thải của ta sẽ tự do chảy theo sông ra biển.
Çöpümüzün büyük ve kontrolü zor bir oranı ırmaklardan denize akacak.O mare şi incontrolabilă parte din gunoaiele noastre vor ajunge, prin intermediul râurilor, în ocean.
Çöpümüzün büyük ve kontrolü zor bir oranı ırmaklardan denize akacak.Sebagian besar dari sampah kita akan mengalir ke sungai dan ke laut.
Çöpümüzün büyük ve kontrolü zor bir oranı ırmaklardan denize akacak.Suuri, hallitsematon osuus roskastamme valuu jokiamme alas mereen.
Çöpümüzün büyük ve kontrolü zor bir oranı ırmaklardan denize akacak.Uma grande e indisciplinada parte do nosso lixo será arrastada pelos rios para o mar.
Çöpümüzün büyük ve kontrolü zor bir oranı ırmaklardan denize akacak.Una gran e insólita cantidad de nuestra basura fluirá a través de los ríos hasta el mar.
Çöpümüzün büyük ve kontrolü zor bir oranı ırmaklardan denize akacak.Une grande partie non contrôlée de nos ordures sera emportée par les rivières jusqu'à la mer.
Çöpümüzün büyük ve kontrolü zor bir oranı ırmaklardan denize akacak.Veľká, nezvládnuteľná časť odpadu popláva riekami do mora.
Çöpümüzün büyük ve kontrolü zor bir oranı ırmaklardan denize akacak.Velkou, neposlušnou část našeho odpadu unášejí řeky až do moře.
Çöpümüzün büyük ve kontrolü zor bir oranı ırmaklardan denize akacak.Ένα ανεξέλεγκτα μεγάλο μέρος των σκουπιδιών μας θα καταλήξει στη θάλασσα μέσα από τα ποτάμια.
Çöpümüzün büyük ve kontrolü zor bir oranı ırmaklardan denize akacak.А потім величезна, неконтрольована доля наших відходів потрапить через ріки до моря.
Çöpümüzün büyük ve kontrolü zor bir oranı ırmaklardan denize akacak.Голяма част от нашия боклук изтича по реките в морето.
Çöpümüzün büyük ve kontrolü zor bir oranı ırmaklardan denize akacak.Огромная, неконтролируемая доля наших отходов попадет через реки в море.
Çöpümüzün büyük ve kontrolü zor bir oranı ırmaklardan denize akacak.חלק גדול ובלתי-נשלט מהזבל שלנו יזרום עם הנהרות אל הים.
Çöpümüzün büyük ve kontrolü zor bir oranı ırmaklardan denize akacak.وجزء كبير جداً من قمامتنا سينساب مع الأنهار إلى البحر
Çöpümüzün büyük ve kontrolü zor bir oranı ırmaklardan denize akacak.川から海へと流出していきます これは空港脇のバローナクリークに蓄積したゴミです
Denize gelmiştim.זה היה הים.
Denize gelmiştim.لقد كان البحر.
Denize bu şekilde açılamazsın.Non puoi andare per mare cosė.
Denize bu şekilde açılamazsın.So kannst du nicht auf die See."
Denize daldıklarında tüyleri o kadar çok su emerki her dalış boğulma tehlikesi haline gelirPokud se namočí, jejich dlouhá křídla mohou nasáknout vodu. S každým pokusem riskují utonutí.
Denize daldıklarında tüyleri o kadar çok su emerki her dalış boğulma tehlikesi haline gelirΑν βουτήξουν στη θάλασσα, τα μακριά φτερά τους θα βαρύνουν... σε κάθε βουτιά κινδυνεύουν να πνιγούν.
Denize daldıklarında tüyleri o kadar çok su emerki her dalış boğulma tehlikesi haline gelirПри неправильном входе в воду они часто рискуют повредить себе крылья и утонуть
Denize daldıklarında tüyleri o kadar çok su emerki her dalış boğulma tehlikesi haline gelirאם הן תיפולנה לים, כנפיהן הארוכות .עלולות להיות רוויות-מים באופן קריטי ,בכל הסתערות .הן מסתכנות בטביעה
Denize daldıklarında tüyleri o kadar çok su emerki her dalış boğulma tehlikesi haline gelirإذا يتخندقون في البحر أجنحتهم الطويلة يمكن أن تصبح مشبّعة بالماء جدا بكلّ إنقضاض، يخاطرون بالغرق
Denize gelmiştim.A tenger volt.
Denize gelmiştim. Bir de sesli bir irtifa ölçerim var.Laut. saya juga memiliki altimeter dengan bunyi-bunyian.
Denize gelmiştim.Bolo to more.
Denize gelmiştim.Bylo to moře.
Denize gelmiştim.C'était la mer.
Denize gelmiştim.Das war das Meer.
Denize gelmiştim.Dat was de zee.
Denize gelmiştim.Det var havet.
Denize gelmiştim.Đó là biển.
Denize gelmiştim.Era il mare.
Denize gelmiştim.Era marea.
Denize gelmiştim.Era o mar.
Denize gelmiştim.바다였죠.
Denize gelmiştim.To było morze.