Bir saate denize açılıyoruz. Hayatımda tek bir gemi bile kaçırmadım.Auslaufen ist in einer Stunde und ich habe noch nie in meinem Leben ein Schiff verpasst."
Bir saate denize açılıyoruz.Mi spiace, baby.
‹‹Biz Tanrımızın kullarını alınlarından mühürleyene dek karaya, denize ya da ağaçlara zarar vermeyin!››a hovoril: Neškoďte zemi ani moru ani stromom, dokiaľ nepopečatíme služobníkov nášho Boha na ich čelách.
‹‹Biz Tanrımızın kullarını alınlarından mühürleyene dek karaya, denize ya da ağaçlara zarar vermeyin!››가로되 우리가 우리 하나님의 종들의 이마에 인치기까지 땅이나 바다나 나무나 해하지 말라 하더라
‹‹Biz Tanrımızın kullarını alınlarından mühürleyene dek karaya, denize ya da ağaçlara zarar vermeyin!››Mówiąc: Nie szkodźcie ziemi ani morzu, ani drzewom, aż popieczętujemy sługi Boga naszego na czołach ich.
‹‹Biz Tanrımızın kullarını alınlarından mühürleyene dek karaya, denize ya da ağaçlara zarar vermeyin!››rekoč: Ne kazite zemlje, ne morja, ne dreves, dokler ne zapečatimo hlapcev Boga našega na njih čelih.
‹‹Biz Tanrımızın kullarını alınlarından mühürleyene dek karaya, denize ya da ağaçlara zarar vermeyin!››Řka: Neškoďte zemi, ani moři, ani stromům, dokudž neznamenáme služebníků Boha našeho na čelích jejich.
‹‹Biz Tanrımızın kullarını alınlarından mühürleyene dek karaya, denize ya da ağaçlara zarar vermeyin!››Skad ikke jorden eller havet eller trærne før vi har satt innsegl på vår Guds tjenere i deres panner!
‹‹Biz Tanrımızın kullarını alınlarından mühürleyene dek karaya, denize ya da ağaçlara zarar vermeyin!››не делайте вреда ни земле, ни морю, ни деревам, доколе не положим печати на челах рабов Бога нашего.
‹‹Biz Tanrımızın kullarını alınlarından mühürleyene dek karaya, denize ya da ağaçlara zarar vermeyin!››Не робіть шкоди вемлї нї морю, нї деревині, доки не попечатаєм слуг Бога нашого на чолї їх.
‹‹Biz Tanrımızın kullarını alınlarından mühürleyene dek karaya, denize ya da ağaçlara zarar vermeyin!››Тогава един от старците проговори, като ми каза: Тия, облечени в бели дрехи, кои са? и от къде са дошли?
‹‹Biz Tanrımızın kullarını alınlarından mühürleyene dek karaya, denize ya da ağaçlara zarar vermeyin!››אל תחבלו את הארץ ואת הים ואת העץ עד אם חתמנו את עבדי אלהינו על מצחותם׃
‹‹Biz Tanrımızın kullarını alınlarından mühürleyene dek karaya, denize ya da ağaçlara zarar vermeyin!››قائلا لا تضروا الارض ولا البحر ولا الاشجار حتى نختم عبيد الهنا على جباههم.
‹‹Biz Tanrımızın kullarını alınlarından mühürleyene dek karaya, denize ya da ağaçlara zarar vermeyin!››地 與 海 並 樹 木 、 你 們 不 可 傷 害 、 等 我 們 印 了 我 們 神 眾 僕 人 的 額
‹‹Biz Tanrımızın kullarını alınlarından mühürleyene dek karaya, denize ya da ağaçlara zarar vermeyin!››地與海並 樹木 、 你 們不可傷害 、 等 我 們 印 了 我 們神眾僕 人 的 額
Böyle bir şey gerçekleşirse Mississippi Vadisi'nin büyük bir bölümü iç denize dönüşecekAls dit gebeurt, zou een binnenzee een groot deel van de Mississippivallei opvullen.
Böyle bir şey gerçekleşirse Mississippi Vadisi'nin büyük bir bölümü iç denize dönüşecekA pokud k tomu dojde, vnitrozemské moře pokryje značnou část Mississipské nížiny.
Böyle bir şey gerçekleşirse Mississippi Vadisi'nin büyük bir bölümü iç denize dönüşecekEt si cela arrivait, une mer intérieure viendrait noyer une bonne partie de la vallée du Mississippi.
Böyle bir şey gerçekleşirse Mississippi Vadisi'nin büyük bir bölümü iç denize dönüşecekGdyby do tego doszło, woda wypełniłaby znaczną część doliny Mississippi.
Böyle bir şey gerçekleşirse Mississippi Vadisi'nin büyük bir bölümü iç denize dönüşecek그렇게 되면, 미시시피 계곡의 상당 지역이 내해에 의해 침수될 겁니다.
Böyle bir şey gerçekleşirse Mississippi Vadisi'nin büyük bir bölümü iç denize dönüşecekŞi dacă asta s-ar întâmpla, o mare interioară ar umple o bună parte din Valea Mississippi.
Böyle bir şey gerçekleşirse Mississippi Vadisi'nin büyük bir bölümü iç denize dönüşecekUnd wenn das geschieht, würde ein großer Teil des Mississippi Valleys zu einem See.
Böyle bir şey gerçekleşirse Mississippi Vadisi'nin büyük bir bölümü iç denize dönüşecekY si esto ocurre, el mar tierra adentro llenaría una buena porción del valle de Mississippi.
Böyle bir şey gerçekleşirse Mississippi Vadisi'nin büyük bir bölümü iç denize dönüşecekА ако това се случи, вътрешно море би запълнило голяма част от долината на Мисисипи.
Böyle bir şey gerçekleşirse Mississippi Vadisi'nin büyük bir bölümü iç denize dönüşecekЕсли это произойдёт, континентальные воды затопят большую часть Долины Миссисипи.
Böyle bir şey gerçekleşirse Mississippi Vadisi'nin büyük bir bölümü iç denize dönüşecekאם זה יקרה, מי ים יציפו חלק נכבד מעמק המיסיסיפי.
Böyle bir şey gerçekleşirse Mississippi Vadisi'nin büyük bir bölümü iç denize dönüşecekولو حدث هذا , فان مياه البحر سوف تغطى جزء كبير من وادى المسيسبى
Böyle bir şey gerçekleşirse Mississippi Vadisi'nin büyük bir bölümü iç denize dönüşecekグラスボートに乗った観光客は 水没したマイアミの高層ビルを
Böylece denize atıldı.Alors ils se sont jetés à la mer.
Böylece denize atıldı.Aşa au ajuns aruncat spre mare.
Böylece denize atıldı.Así que echaron a la mar.
Böylece denize atıldı.A tak sa vyhodili do mora.
Böylece denize atıldı.A tak se vyhodili do moře.
Böylece denize atıldı.Così ha buttato in mare.
Böylece denize atıldı.Dus ze hebben gegooid naar de zee.
Böylece denize atıldı.Então eles tem jogado para o mar.
Böylece denize atıldı.Így van dobták a tengerbe.
Böylece denize atıldı.Jadi mereka harus dibuang ke laut.
Böylece denize atıldı.Joten he saivat heitettiin ulos merelle.
Böylece denize atıldı.춤. 그래서 그들은 바다로 쫓겨 났어.
Böylece denize atıldı.Så de fick kastas ut till havs.
Böylece denize atıldı.Så fik de smidt ud på havet.
Böylece denize atıldı.So bekamen sie ins Meer geworfen.
Böylece denize atıldı.Vì vậy, họ đã bị ném ra ngoài biển.
Böylece denize atıldı.Więc dostali wyrzucony do morza.
Böylece denize atıldı.Έτσι πήραν ρίχνονται στη θάλασσα.
Böylece denize atıldı.Така че те се изхвърлят в морето.
Böylece denize atıldı.Таким образом, они получили выброшен в море.
Böylece denize atıldı.Таким чином, вони отримали викинутий у море.
Böylece denize atıldı.לרקוד. אז הם זרקו אותו לים.
Böylece denize atıldı.الرقص. هكذا حصل يقذفون بها إلى البحر.
Böylece denize atıldı.そこで、彼らは長い道のりを落下しなければならなかった。
Bugün 2015'te, hâlâ Fukuşima nükleer santralinin denize sızdığı radyoaktif suya yönelik endişe içerisindeyiz.В 2015 году все еще сохраняются сомнения по поводу возможной утечки радиоактивной воды с Фукусимы.
Bu hayvanı denize atmak istiyorum önce beni iyileştir yoksa seni tüm dünyaya rezil ederimWirf das Tier in den Ozean! Behandel mich sofort! Sonst werde ich dich verklagen!
Bu kazancı yarın sabah denize açılıyor.Este paquete zarpa mañana.
Bu kazancı yarın sabah denize açılıyor. Karada geçireceğiniz tek bir geceniz var.Questo carico salpa domani mattina
Bu kazancı yarın sabah denize açılıyor."Wir laufen morgen früh wieder aus."
Bu maddenin içerisinde bulunan karbonun atmosferden denize, ordan da bina ürününe girdiği düşünün.És ha belegondolsz, ez a szén a légkörből került a tengerbe és onnan bezárjuk egy építménybe.
Bu maddenin içerisinde bulunan karbonun atmosferden denize, ordan da bina ürününe girdiği düşünün.그리고 여러분이 그 안에 있는 탄소를 생각한다면, 그것은 대기에서 나와 바다로 들어갈 것이고 그리고 나서 건축 제품안에 가둬질 것입니다.
Bu maddenin içerisinde bulunan karbonun atmosferden denize, ordan da bina ürününe girdiği düşünün.ואם אתם חושבים על הפחמן שבזה, אשר בא מהאטמוספרה אל תוך הים ועכשיו הוא כלוא כחומר בניה.