Toros Dağları'nın denize yakın olması sise neden olur ve çoğu sabah gökkuşağı oluşur.Gorovje Taurus v neposredni bližini morja povzroča meglo in pogoste jutranje mavrice.
Macaristan denize kıyısı bulunmayan bir ülke olduğu için göl, bazen Macar Denizi olarak da adlandırılır.Zaradi tega in ker Madžarska nima izhoda na morje, mu pravijo tudi »madžarsko morje«.
Yazın karaya, kışın denize doğru eser.Poleti piha z morja na kopno, pozimi pa s kopnega na morje.
Bir kol doğrudan bir denize veya okyanusa akmaz.Pritoki se ne izlivajo neposredno v morje, ocean ali jezero.
Denize kıyısı olmadığı için kentte deniz ulaşımı yapılmamaktadır.V tistem času namreč v Indiji ni bilo dovoljeno potovanje preko morja.
Don ve Kuban nehirleri bu denize dökülür.Glavni reki, ki priteka v morja sta Don in Kuban.
26 Eylül - RMS Queen Mary transatlantiği denize indirildi.27. september - RMS Queen Mary konča svojo zadnjo čezoceansko plovbo.
Bu kez rezervlerini doldurmak için denize erkekler gider.Špartanci so tudi tokrat ubranili svoje vrste.
Gemi 28 Mayıs 1906'da denize indirildi ve 5 Mayıs 1908'de hizmete girdi.Podmornica je bila splovljena 28. aprila 1941, v aktivno službo pa je bila sprejeta 5. julija istega leta.
Ertesi sabah Bill tekrar denize açılmalıdır.Naslednji dan Billya izpustijo.
Dağlar denize dik olarak iner.Kalnai tiesiog sminga į jūrą.
Sırbistan'a denize serbest ve güvenli çıkış sağlanmalıdır.Tam reikėjo patogaus ir saugaus išėjimo į jūrą.
Laos resmî adı ile Laos Demokratik Halk Cumhuriyeti, denize kıyısı olmayan bir Güneydoğu Asya ülkesidir.Laoso Liaudies Demokratinė Respublika (Laosas) – valstybė pietryčių Azijoje, neturinti priėjimo prie jūros.
Ayrıca Kazakistan'dan sonra denize kıyısı olmayan en büyük ikinci ülkedir.Mongolija yra antroji pagal plotą pasaulio valstybė po Kazachstano, neturinti priėjimo prie atviros jūros.
Yolda RAB şiddetli bir rüzgar gönderdi denize.Šventės metu miesto gatvėmis keliavo didelis vežimas su More.
Denizin adı ilk kez denize gemisi ile giriş yapan İngiliz denizci James Weddell'dan gelmektedir.Pavadintas anglų jūrininko ir ruonių medžiotojo James Weddell vardu.
Yarımadadaki denize kıyısı olmayan tek bölgedir ve ülkenin de en küçük bölgelerinden biridir.Tai yra vienas tankiausiai gyvenamų šalies rajonų ir vienas iš dviejų, neturinčių priėmimo prie jūros.
15 Haziran tarihinde Dattus, bir maymun, horoz ve yılanla bir çuvala konulup denize atıldı.Ta püüti kinni ja pandi 15. juunil 1021 koos ahvi, kuke ja maoga kotti ning visati merre.
Denizel arktik (mA): Arktik Okyanus üzerinde oluşan çok soğuk hava kütlesidir.Beringi merel on valdavalt külm kliima – see on osa Arktikast.
Amcasının teknesi sayesinde denize ilgi duydu.Juhan lasi lihtsalt oma paadi jõepõhja.
Yolda RAB şiddetli bir rüzgar gönderdi denize.Väinämöinen kukub jõkke ja kõva tuul kannab ta merele.
Beleriand denize battı.Platvorm ise vajus mere põhja.
Burada gemi denize indirilmektedir.Praegu sõidab laev Vahemerel.
Samsun Kalesi'nin denize sıfır duvarları açıkça görünüyor.Selge ilmaga paistavad merelt Ponza saared.
Yine yaz mevsiminde deniz sahillerinin birçok yerinden denize girilebilir.Suve lõpul tuleb meririst madalasse rannavette paljunema.
Denize açılırlar.Tuult purjedesse.
Allah korusun sana bir çifte attý mý vallaha uçarsýn buradan denize.God bless you threw me a double .valle you fly into the sea here
Ama bir plajda denize karşı dikilirken, şunu düşünmenizi istiyorum:당신이 홀로 해변에 서있게 된다면
Ama bir plajda denize karşı dikilirken, şunu düşünmenizi istiyorum:אבל כאשר אתם עומדים על החוף, אני רוצה שתחשבו
Ama bir plajda denize karşı dikilirken, şunu düşünmenizi istiyorum:ولكن عند وقوفك على الشاطئ، أريدك أن تُفكر
Ama bir plajda denize karşı dikilirken, şunu düşünmenizi istiyorum:入り口であることを忘れないで下さい
Ama bunu denize sabitlemenin bir yolu yok,Pero no hay manera de arreglar esto en el mar.
Ama onlara veda ederken, ‹‹Tanrı dilerse yanınıza yine döneceğim›› dedi. Sonra Efesten denize açıldı.ampak poslovi se ž njimi, rekoč: Vrnem se zopet k vam, če Bog hoče. In odpelje se iz Efeza,
Ama onlara veda ederken, ‹‹Tanrı dilerse yanınıza yine döneceğim›› dedi. Sonra Efesten denize açıldı.antes se despediu deles, dizendo: Se Deus quiser, de novo voltarei a vós; e navegou de Éfeso.
Ama onlara veda ederken, ‹‹Tanrı dilerse yanınıza yine döneceğim›› dedi. Sonra Efesten denize açıldı.Hij nam afscheid van hen met de woorden: "Als God het wil, kom ik bij u terug." Hij verliet Efeze per schip.
Ama onlara veda ederken, ‹‹Tanrı dilerse yanınıza yine döneceğim›› dedi. Sonra Efesten denize açıldı.작별하여 가로되 만일 하나님의 뜻이면 너희에게 돌아오리라 하고 배를 타고 에베소를 떠나
Ama onlara veda ederken, ‹‹Tanrı dilerse yanınıza yine döneceğim›› dedi. Sonra Efesten denize açıldı.men sa farvel til dem og sa: Jeg vil komme til eder en annen gang, om Gud så vil. Så seilte han fra Efesus
Ama onlara veda ederken, ‹‹Tanrı dilerse yanınıza yine döneceğim›› dedi. Sonra Efesten denize açıldı.sino que se despidió y dijo: "Otra vez volveré a vosotros, si Dios quiere." Y zarpó de Éfeso
Ama onlara veda ederken, ‹‹Tanrı dilerse yanınıza yine döneceğim›› dedi. Sonra Efesten denize açıldı.Tuttavia prese congedo dicendo: «Ritornerò di nuovo da voi, se Dio lo vorrà», quindi partì da Efeso
Ama onlara veda ederken, ‹‹Tanrı dilerse yanınıza yine döneceğim›› dedi. Sonra Efesten denize açıldı.就 辭 別 他 們 說 、 神 若 許 我 、 我 還 要 回 到 你 們 這 裡 . 於 是 開 船 離 了 以 弗 所
Ama onlara veda ederken, ‹‹Tanrı dilerse yanınıza yine döneceğim›› dedi. Sonra Efesten denize açıldı.就 辭別 他 們說 、 神 若 許 我 、 我 還 要 回到 你 們這裡 . 於是 開 船離 了 以弗所
Arhuaco'nun geri kalanını denize doğru izledik.,고산지대의 기운을 바다로 가져 갔습니다
Arhuaco'nun geri kalanını denize doğru izledik.,We volgden de rest van de Arhuaco terug naar zee, en brachten de elementen van de hooglanden naar de zee.
Arhuaco'nun geri kalanını denize doğru izledik.,Мы последовали за оставшимися аруако назад, к морю, прихватив с собой ветры и холод высокогорья.
Arhuaco'nun geri kalanını denize doğru izledik.,בהבאת כוחות הטבע מהרמות ועד הים.
Arhuaco'nun geri kalanını denize doğru izledik.,آخذين العناصر من أعلى الجبال إلى البحر
Arhuaco'nun geri kalanını denize doğru izledik.,このとおり彼らの聖なる地は
- Baba, denize ne zaman gideceğiz?Nie wiem, Marko. Sam chciałbym wiedzieć. Halo?
- Baba, denize ne zaman gideceğiz?- Ocko, kedy pôjdeme k moru?
- Baba, denize ne zaman gideceğiz?Papā, quando andiamo al mare?
- Baba, denize ne zaman gideceğiz?Papa, wanneer gaan wij naar zee?
- Baba, denize ne zaman gideceğiz?- Tati, kdy pojedeme k moři?
- Baba, denize ne zaman gideceğiz?Тате, кога ще идем на море?
Balıkçılar denize açılıyorlar ve cep telefonlarını götürüyorlar.A halászok magukkal viszik a mobiljukat a tengerre.
Balıkçılar denize açılıyorlar ve cep telefonlarını götürüyorlar.Fischer fahren aufs Meer hinaus und haben ihre Handys bei sich.
Balıkçılar denize açılıyorlar ve cep telefonlarını götürüyorlar.Fiskere tager ud på havet og tager deres mobiltelefon med.
Balıkçılar denize açılıyorlar ve cep telefonlarını götürüyorlar.I pescatori escono in mare portando i loro cellulari.
Balıkçılar denize açılıyorlar ve cep telefonlarını götürüyorlar.어부들은 바다에 핸드폰을 가지고 나갑니다.
Balıkçılar denize açılıyorlar ve cep telefonlarını götürüyorlar.Les pêcheurs partent en mer avec leur portable.
Balıkçılar denize açılıyorlar ve cep telefonlarını götürüyorlar.Los pescadores salen al mar con sus móviles.