Bunun nedeni denize fazla yakın olmasıdır.因為住海邊,所以十分的黑。
Batısında Bada Deresi denize dökülmektedir.报之何时,精禽大海。
Suları denize ulaşmaz.鎮遠不能出海。
1954 - İlk nükleer denizaltı Nautilus, Connecticut'ta denize indirildi.1954年:世界第一艘核动力潜艇鹦鹉螺号在康湼狄格州新倫敦縣下水。
Sırbistan'a denize serbest ve güvenli çıkış sağlanmalıdır.세르비아에게는 자유롭고 안전하게 해상에 접근하는 것이 인정되어야 한다.
Denize yakındır.바다와 가깝다.
Baldr'ın gemisine birlikte konarak ateşe verilirler ve denize bırakılırlar.난나의 시체는 발드르의 시체와 함께 발드르의 배에 태워졌고, 배에 불을 질러 바다에 띄어보냈다.
Ordu 12 Ağustos günü denize açılmaya hazırdır.강동희 감독은 3월 12일에 사퇴했다.
Tekne hiçbir zaman denize indirilmedi.절대 그 배에 타지 말았어야 했다!
Birleşik Devletler, ilk nükleer denizaltı USS Nautilus (SSN-571)'u 1954 yılında denize indirmiştir.원자력 추진 장치를 처음 도입한 것은 미국의 노틸러스호(USS Nautilus, SSN-571)이며, 1954년 첫 항해에 나섰다.
"Ümit Denizer ile söyleşi".“이명박 노조비하 발언 물의”.
Beleriand denize battı.부녀는 바다로 도망쳤다.
Mozambique Channel, Madagaskar ile Mozambik arasında kalan denize verilen isimdir.모잠비크 해협(영어: Mozambique Channel)은 마다가스카르 섬과 동남아프리카의 모잠비크 사이의 해역이다.
Bunun nedeni denize fazla yakın olmasıdır.그 때문에 바다를 극도로 무서워한다.
Yunus, “Beni kaldırıp denize atın” diye yanıtladı, “O zaman sular durulur.자는 병사들을 깨워서 물가로 내려 보내서 배를 끌어올리라고 지시했다"고 씁니다.
Ölürsek de burada öleceğiz diye kendilerini bindirildikleri gemiden denize bırakırlar.플라이는 이대로 두면 불가사리가 말라 죽을까봐 바다로 돌려보내주려고 한다.
Gökçe Denize kadar olan bütün memleketleri yağmalar.모든 구가 바다에 접하고 있는 해안 도시이기도 하다.
Demiryoluda Beldemizin yanından denize paralel olarak geçmektedir.가마터 주위는 얕은 비탈을 이루며 바다로 이어져 있다.
Ülkenin denize kıyısı olmadığından deniz kuvvetleri bulunmamaktadır.만주국은 바다와 맞닿지 않은 내륙국가이기에 해군은 필요하지 않았다.
Sırbistan'a denize serbest ve güvenli çıkış sağlanmalıdır.סרביה תקבל גישה חופשית ובטוחה אל הים.
Dört küçük zenci denize gitti, Birini balık yuttu, kaldı üç.ארבעה כושים קטנים ירדו הימה, דג אדום בלע אחד, שרדו רק שלושה.
Bunların içinde Ren Nehri'ni denize bağlayan bir kanal ve İtalya'dan Almanya'ya uzanan bir yol vardı.בין אלו הייתה תעלה גדולה בין נהר הריין והים, כמו גם דרך שהובילה בין איטליה וגרמניה.
Ayrıca oyuncu denize açılmaktaki hırsını seçebilir.השחקן יכול גם לנסות להטביע את הסירות של היריב.
Beleriand denize battı.פאי נעלמת בים.
1 Ocak 1978 tarihinde, Air India 855. seferinde Hindistan kıyılarında denize düştü, olayda 213 kişi öldü.1 בינואר 1978 - טיסה 855 של אייר אינדיה מתרסקת לתוך הים מול חופי הודו.
Tekne hiçbir zaman denize indirilmedi.לא פעם היינו קרובים להיזרק לרחוב.
Denize dönüşme özgün bir olgudur.מילה רק רוצה ללכת לים.
Suları denize ulaşmaz.לשבות בלי לדלג.
Yakıtı biten uçak Komorlar yakınında denize düştü, 125 kişi öldü.מדרגות חירום על הקיר הצפוני החיצוני הובילו ל-125 הרוגים לפחות.
Yazın karaya, kışın denize doğru eser.פורח בחודשי הקיץ, בתוך המים.
24 Ekim 1959'da denize bırakıldı.ב-15 במאי 1979 טבעה בים.
Kule denize o kadar yakındı ki dalgalar duvarlarına kadar ulaşıyordu.האונייה עצמה נשארה תקועה בחוף ניצנים, עד שהגלים כילו אותה.
Hiçbir denize kıyısı olmayan ülke, Avrupa'nın beş mikrodevletinden biridir.נשים בצפון אפריקה מחזיקה בפחות מאחת מתוך חמש משרות במגזר שאינו חקלאי.
İsteklerinin reddedilmesi üzerine, felçli bir Yahudi yolcuyu (Leon Klinghoffer) öldürerek denize attılar.במהלך החטיפה נורה למוות הנוסע היהודי המרותק לכיסא גלגלים לאון קלינגהופר והושלך אל הים.
Ertesi sabah Bill tekrar denize açılmalıdır.А сутринта корабите отплават в морето“.
Birleşik Devletler, ilk nükleer denizaltı USS Nautilus (SSN-571)'u 1954 yılında denize indirmiştir.Първата атомно задвижвана подводница, „Наутилус“ (SSN-571), е пусната в експлоатация през 1955.
2013'ün Mart ayında kemerin başka bir kısmı denize çöktü.През март 2013 г. се наблюдава още едно пропадане на скалите.
Ayrıca oyuncu denize açılmaktaki hırsını seçebilir.Героят на играта умее да плува.
Sonraki dönemde hiçbir komutan bu denli büyük ölçekli bir donanmayı yanlış mevsimde denize sürmediler.Не е учудващо, че през онези години този тип кораби не получават голямо разпространение.
Şehir Ürdün'ün denize açılan tek limanı olması sebebiyle stratejik bir öneme sahiptir.Градът има стратегическо значение за Йордания, тъй като е нейното единствено пристанище.
Ancak Akrisios bunun üzerine kızı Danae ile Perseus'u bir sandığa kilitler ve denize atar.Акрисий затваря Даная и детето в сандък и го хвърля в морето.
Uzunluğu 10 km, Gölden çıkan sular menderesler çizerek denize ulaşır.Плуват със скорост 11 км/ч, като от водата скачат направо на скалите по брега.
1905 yılında tekrar denize açıldı ve Alman donanmasında görevine kaldığı yerden devam etti.През 1910 г. се връща в Германия и продължава службата си във флота.
Denize olan uzaklığı 20 kilometredir.Разстоянието му до морето е 20 километра.
Jack, Sayid ve Sawyer denize girerek bota doğru yüzerler.Jack, Sayid i Sawyer ulaze u more i plivaju do broda na kojeg se i popnu.
Onu denize salması gerekirdi.Trebao si pustiti da se utopiš dječače.
Önemli tavsiye mektuplarıyla birlikte 5 Haziran 1799’da A Coruña’dan Pizarro gemisiyle denize açılırlar.Naoružani snažnim preporukama isplovili su u Pizarru iz A Coruñe 5. lipnja 1799.
Mesh-ki-ang-gasher denize yürüdü ve gözden kayboldu.Njegov otac Mesh-ki-ag-gasher je "ušao u more i nestao".
Denize açıldığı ağız ancak büyükçe iki tekne genişliğindedir.U osnovi dolazi sa rijeka koje su u većini dijelova dovoljno široke samo za dva čamca.
Boş olanlar tekrar denize atılır.Ljudi se prepadnu te ih bace natrag u more.
24 Ekim 1959'da denize bırakıldı.Ipak je pušten 24. prosinca 1959.
Burkina Faso batı Afrika'nın iç kesimlerinde yer alan ve denize kıyısı olmayan bir kara ülkesi konumundadır.Burkina Faso je država u zapadnoj Africi bez izlaza na more.
Çıkan kargaşada Tillie ve polisler denize düşerler.Nakon večere Tito i Maclean popeli su se na palubu. "...
Bu cetveller, gemi denize çıkmadan önce hazırlanır.Ukras se uklanjao sa pramca dok je brod plovio otvorenim morem.
Sakarya Nehri de Marmara Bölgesi sınırları içinde denize dökülmektedir.Cesta kraj rijeke Markarfljót je na nekim mjestima poplavljena.
Denize yakındır.Tam ďaleko od mora.
Günümüzde geçit denize yakın olmayıp birkaç kilometre içerdedir.V súčasnosti priesmyk nie je tak blízko k zátoke ako kedysi, ale niekoľko kilometrov vo vnútrozemí.
Tamamen denizel kuşlardır.Sú to morské vtáky.
Onu denize salması gerekirdi.Moju mŕtvolu hodil do mora.
Ayrıca Kazakistan'dan sonra denize kıyısı olmayan en büyük ikinci ülkedir.Je druga največja država, ki nima morske obale, takoj za bližnjim Kazahstanom.