İkisi bir tekne kiralarlar ve denize açılırlar.Cei doi tocmesc un echipaj și o corabie și ies în larg.
Ayrıca Kazakistan'dan sonra denize kıyısı olmayan en büyük ikinci ülkedir.Bolivia este cea de-a doua țară din America de Sud care n-are ieșire la mare.
Gece karanlığından faydalanan Hamidiye, sorunsuz bir şekilde denize açıldı.Forțele adormite din adâncul mării le-au venit, în mod neașteptat, în ajutor.
İzleri denize doğru kaybolur.Bărcile sunt coborâte pe mare.
Yunus, “Beni kaldırıp denize atın” diye yanıtladı, “O zaman sular durulur.Evanghelia după Marcu consemnează următoarele: El s-a ridicat, a certat vântul și a poruncit mării: "Taci!
Toplamda üç İsrail askeri etkisiz hâle getirilerek ellerindeki silahlar denize atıldı.Imediat au năvălit în casă trei soldați, îndreptând puștile spre noi.
Tom bizimle denize açılmaya gelmek istemiyordu.Tom nu a vrut să vină să navigheze cu noi.
Gemimiz uygun rüzgarla denize açıldı.Nava noastră a navigat pe un vânt favorabil.
Profesör, yardımcısı ve Ned denize düşüp sürüklenirler.A professzor, Conseil és Ned Land a vízbe estek.
Dört küçük zenci denize gitti, Birini balık yuttu, kaldı üç.Négy kicsi néger tengerre száll, és egy piros lazac Egyet lépre csal, bekapja, s csak három marad.
Onu denize salması gerekirdi.Megígérte, hogy elvisz a tengerre.
Denize atılan halatlar ile Dorsetshire 86, Maori 25 kişiyi topladı.A Dorsetshire eddigre 85 túlélőt mentett ki, a Maori 25-t.
Avrupa'ya yapılan gezinin temel amacı denize erişim sağlamaktı.Az európai út elsődleges célja az volt, hogy Etiópiának kijárást szerezzen a tengerre.
Tamamen denizel kuşlardır.Kivétel nélkül tengeri élőlények.
Okavango Deltası ya da Bataklığı, Botsvana'da dünyanın denize dökülmeyen en büyük iç deltasıdır.Az Okavango-delta (más néven Okavango-mocsár) a világ legnagyobb szárazföldi deltatorkolata Botswanában.
Üniformayı giyerek, sakin bir şekilde, denize gemi indiren askerlerin yanına gitti.A katonáknak ruhában, fegyveresen kellett csendben úszniuk.
Yeraltı kaynak suları denize bu bölgede ulaşır.Így e terület vizei végső soron a Balti-tengerbe jutnak.
İlin iki denize kıyısı bulunduğundan balık türlerinde çeşitlilik görülür.Mivel három oldalról tenger veszi körül, sok halat lehet fogni.
24 Ekim 1959'da denize bırakıldı.A hajót 1935. szeptember 24-én állították hadrendbe.
Askeri törenle denize verildiler.A háború után a Tengerészeti Kereszttel tüntették ki.
Bırakıldığında bir denize dönüşür.Visszatéréskor az óceánra szállt le.
Bu kez rezervlerini doldurmak için denize erkekler gider.A szoknyavadászok ezúttal egy tengerjáró luxuscirkáló fedélzetén vállalnak munkát.
Edremit’in ilçe merkezinin denize kıyısı yoktur.Nara prefektúra nem rendelkezik tengerparttal.
Erişim tarihi: 19 Mayıs 2012. ^ a b c d "İlk milli savaş gemisi denize indi".HVG/MTI, 2014. április 19. Az elsők között menekült a kapitány a süllyedő hajóról (Videó).
Denize Doğru, Kumdan Kaleler Topluluğunun 1996 tarihli ilk ve tek albümü.Az első és ez idáig egyetlen négyszín nyomású szakmai telefonkönyv a fővárosban.
Bu sırada yunus balıkları denize dalıp çıkmaktadır.Az egyéves fiatal halak a tengerbe vonulnak.
Sonra cesedi İstanbul boğazı'nda denize atılmıştır.Ezután a testét a Dunába dobták.
Düz sahil ya da düz kıyı çizgisinde, kara denize yavaş yavaş iner.A felszíne lapos, sík, a Fekete-tenger irányában enyhén lejtős.
O suda küçük bir bot ile denize açılıyor.Egy kicsike csónakon vitorlázik a vízen.
Sırbistan'a denize serbest ve güvenli çıkış sağlanmalıdır.Sille on taattava vapaa ja turvattu pääsy merelle.
15 Ekim 1943'te denize indirildip 10 Ağustos 1944'te tamamlandı.Alus laskettiin vesille 15. lokakuuta 1943 ja se valmistui 10. elokuuta 1944.
Onu denize salması gerekirdi.Sen hän sitten heitti mereen.
Denize açılırlar.He purjehtivat pois.
Dublin denize konumundan dolayı ılıman bir iklime sahiptir.Dublinissa on leuto merellinen ilmasto.
Denize yakındır.Meren läheisyys.
Ertesi sabah Bill tekrar denize açılmalıdır.Aamulla laiva lähtee taas satamasta uudelle matkalle.
1954 - İlk nükleer denizaltı Nautilus, Connecticut'ta denize indirildi.1954 – Ensimmäinen ydinkäyttöinen sukellusvene, USS Nautilus, laskettiin vesille Grotonissa Connecticutissa.
Ordu 12 Ağustos günü denize açılmaya hazırdır.Alus valmistui 12. elokuuta.
1911 - RMS Titanic yolcu gemisi denize indirildi.1911 – RMS Titanic laskettiin vesille.
Denize akan petrol alev aldı.Myös raskasta polttoöljyä valui mereen.
Bu kara parçası denize doğru çıkıntı şeklindedir.Mustajoki oli osa tätä vesitietä.
Gemi 28 Mayıs 1906'da denize indirildi ve 5 Mayıs 1908'de hizmete girdi.Alus laskettiin vesille 28. toukokuuta 1906 ja se valmistui 5. toukokuuta 1908.
Mozambique Channel, Madagaskar ile Mozambik arasında kalan denize verilen isimdir.Mosambikinvirta on Mosambikin ja Madagaskarin välissä sijaitseva lämmin merivirta.
Ancak Akrisios bunun üzerine kızı Danae ile Perseus'u bir sandığa kilitler ve denize atar.Saatuaan tietää pojasta Akrisios käski sulkea sekä Danaen että Perseuksen arkkuun, joka heitettäisiin mereen.
Bu arada savaş denize taşınıyordu.Tämän jälkeen Traden suunnattiin merta vasten.
Amiral Graf Spee 1934 yılında denize indirildi.Admiral Graf Spee räjäytettiin sataman suulla 17. joulukuuta.
Denize Dönmek İstiyorum 09.He tekivät täyskäännöksen suuntaan 090.
Kendisini denize attıp intihar etti gururundan.Kuoli annettuaan itsensä upota mereen Ylhäisen mukana.
Yine de akıntı ve rüzgar için iki yanlarda denize demir atılmıştır.Kumpikin vene on nostettavissa veteen ja vedestä hydraylisilla nostureilla.
Yazısının birinde, 12 yaşında iken denize gitmiş olacağını iddia ediyordu.Σε ένα από τα κείμενά του ο Κολόμβος ισχυρίζεται ότι πήγε στη θάλασσα σε ηλικία 10 ετών.
Cesedi üç gün asılı kaldıktan sonra denize atıldı.Παρέμεινε κρεμασμένος επί τρεις ημέρες, και στη συνέχεια ρίχτηκε στη θάλασσα.
Bu arada savaş denize taşınıyordu.Ο πόλεμος μεταφέρθηκε στη θάλασσα.
Ermenistan'ın denize kıyısı olmadığından deniz kuvvetleri yoktur.Η Αρμενία δεν διαθέτει ναυτικό, καθώς δεν έχει πρόσβαση στη θάλασσα.
İkisi bir tekne kiralarlar ve denize açılırlar.Οι δυο τους νοικιάζουν ένα μικρό σκάφος και πάνε στη θάλασσα μαζί.
Nehirlerin doğduğu yere kaynak, denize döküldüğü yere ağız denir.Το σημείο στο οποίο γεννιέται ένας ποταμός ονομάζεται πηγή.
Güneşin turuncu ışıkları denize yansıyor.Ακτίνες ανέμων στη θάλασσα.
"Ümit Denizer ile söyleşi".Χρύσα Δραντάκη, «Αγναντεύοντας τη θάλασσα».
Burkina Faso, Afrika kıtasının batı bölümünde yer alan, denize kıyısı bulunmayan bir kara ülkesidir.Το Μάλι είναι κράτος της Δυτικής Αφρικής χωρίς έξοδο στη θάλασσα.
Bu nedenle denize ait hemen hemen hiçbir bitki burada yaşamaz.Γύρω από τη λίμνη δεν υπάρχουν καθόλου καλλιέργειες.
Bu yüzden çoğu denize dönemeden ölür.Τα περισσότερα ψάρια πεθαίνουν μετά την αναπαραγωγή, ενώ λίγα επιστρέφουν στον ωκεανό.