Denizciler subayların üzerlerine yürüdüler.Die übrigen Töchter heirateten Offiziere.
Artık homurdanmaya başlayan denizcilerin morali iyice bozulmuştur.Es hat uns Seemännern das Herz gebrochen.
Denizciler bir şarkı söylemeye başlarlar (Koro: "Come away fellow sailors!Le port de Carthage Les marins préparent le départ (Come away fellow sailors !).
Yüzbaşı O'Grady, altı gün boyunca Sırp sahasında saklanmış ve Amerikan denizcileri tarafından kurtarılmıştır).O'Grady est sauvé par les Marines américains six jours plus tard.
Buyrultulu Kaptanlar, deneyimli denizcilerden seçilirdi.Les chefs d'escadres étaient choisis parmi les capitaines de vaisseau.
1797: Spithead ve Nore isyanlar İngiliz Kraliyet Donanması denizciler tarafından iki büyük isyanlar vardı.1797 : mutinerie de Spithead par les marins de la British Royal Navy.
Denizciler güvenli bir yolculuk için ona yakarırdı.Les marines durent se replier sur une position plus sûre pour leurs canots.
Denizciler geminin yürütülmesi işini Afanasi Matuşenko vasıtasıyla yapıyorlardı.Les marchands de la côte ne faisaient pas le voyage par eux-mêmes.
Jack veya Jack Tar, İngilizcede denizciler için kullanılan terim.En anglais simplifée en tar elle pourait être à l'origine du nom Jack Tar donné aux marins anglais.
Bununla birlikte Romalı denizcilerin deniz muharebelerindeki deneyimsizliği handikap teşkil etmektedir.Cependant les médias ont rapidement révélé des incohérences dans le décompte effectué par les marines.
Denizciler güvenli bir yolculuk için ona yakarırdı.Los marineros rezaban a Uinen para que les diese una travesía segura.
Bozulma, yaklaşık 18. yüzyılın sonlarında olarak İzlanda'da denizciler tarafından tanındı.Esta distorsión fue detectada por marineros islandeses ya a finales del siglo XVIII.
Yunanistan'ın, Rusya'nın, çocukların ve denizcilerin azizidir.Se ha convertido en el patrón de Grecia y Rusia, de los marineros, de los niños e investigadores.
Bu ad, Portekizli denizcilerin 15. ve 16. yüzyıllarda gerçekleştirdikleri coğrafi keşiflere atfen konulmuştur.La esfera armilar representa el mundo descubierto por los navegantes portugueses durante los siglos XV y XVI.
1933: kruvazör HNLMS De Zeven Provinciën isyan Hollandalı denizciler.1933: en las Indias Orientales Neerlandesas, marineros amotinados secuestran el acorazado De Zeven Provinciën.
Yüzbaşı O'Grady, altı gün boyunca Sırp sahasında saklanmış ve Amerikan denizcileri tarafından kurtarılmıştır).O'Grady se las arregló para sobrevivir durante seis días antes de ser rescatado.
Donanmadaki başarısız denizcileri işten çıkardı ve donanmada sadece 8.000 kişi kaldı.Los entrenamientos de abandono del buque dieron su fruto y más de 880 marinos lograron abandonar el barco.
Bu devrimden etkilnen Almanya'da ise ilk ayaklanma Kiel'deki denizcilerdi.La Rivoluzione di Novembre ebbe origine dalla rivolta dei marinai a Kiel.
Denizciler güvenli bir yolculuk için ona yakarırdı.I naufraghi ne dovevano prendere una per ogni tratta.
Daha sonraki denizciler buradan geçerken buraya Baba Burnu ismini takarlar.I marinai superstiziosi recitavano il Padre Nostro passando da quelle parti e da qui il nome Paternosters.
Buyrultulu Kaptanlar, deneyimli denizcilerden seçilirdi.Le barche erano manovrate da uomini di mare esperti.
Denizciler güvenli bir yolculuk için ona yakarırdı.Моряки уложили его на подвесную парусиновую койку.
Futbolu Finlandiya'ya getirenler 1890'larda ülkeye ayak basan İngiliz denizcilerdir.Футбол появился в Финляндии в 1890-х годах благодаря английским морякам.
Bu olaydan ötürü denizciler RAB'den öyle korktular ki, O'na kurbanlar sundular, adaklar adadılar.Корабельщики в ужасе бросили жребий, чтобы узнать, за чьи грехи они навлекли на себя гнев Божий.
Denizcilere fırtınada çok dikkatli olmaları söylendi.Моряки также призывают его на помощь во время шторма.
Kısa zamanda başarılı denizciler olurlar.Вскоре появляется её прежний ухажер-моряк.
Artık homurdanmaya başlayan denizcilerin morali iyice bozulmuştur.Тут появился другой матрос, очень раздражённый.
Aslında Şehzade Korkut'un denizciler üzerinde büyük bir tesiri vardı.Весь Кронштадт с восторгом встречал отважных моряков.
Devrimci Monkey D. Dragonun oğlu ve denizcilerin kahramanı Monkey D. Garpın torunudur.Отец революционера Манки Д. Дракона и дед главного героя Манки Д. Луффи.
Diğer denizcilerden oldukça farklı bir giysi giyerlerdi.كانوا يرتدوا زي مختلف عن البحارين الآخرين.
Denizcilere fırtınada çok dikkatli olmaları söylendi.وقيل أن تكون حذرة للغاية في العاصفة البحارة.
Dododan ilk bahsedenler 1598'de Hollandalı denizcilerdir.أول سجلات ذكرت طائر الدودو كانت من قبل البحارة الهولنديين في عام 1598.
Positano'nun karşısında fırtına başlamış ve korkmuş denizciler bu sırada gemiden "Posa, posa!"فكانت عاصفة رهيبة في المياه قبالة بوسيتانو هبت فجأة واستمع البحارة إلى صوتها خائفين قائلين: " بوزا ، POSA ! "
Keşif gezisi aslında az da olsa kâr getirmişti, ancak denizciler tam ücretlerini alamadılar.خرجت البعثة بربح اقتصادي بسيط، ولكن طاقم الرحلة لم يستلموا أجرهم بالكامل.
Dahası daha usta denizcilere sahiptir.وكان لدى إنجلترا بحارة أكثر خبرة.
TBMM resmi makamları, bu denizcilere teşekkür ettiğini yazılı belgeler ile bildirmiştir.كتب البرلمان التركي وثائق كي يشكر فيها هؤلاء البحارة.
Denizciler güvenli bir yolculuk için ona yakarırdı.وقام بها حراس ليلحقوا بعروة في الطريق.
Dododan ilk bahsedenler 1598'de Hollandalı denizcilerdir.As primeiras menções conhecidas de dodôs foram feitas por marinheiros holandeses em 1598.
Yüzbaşı O'Grady, altı gün boyunca Sırp sahasında saklanmış ve Amerikan denizcileri tarafından kurtarılmıştır).O piloto do jet, Scott O'Grady, foi preso na área por seis dias antes de ser resgatado por Fuzileiros navais.
Hikâyeler anlatılır, Uzak kıyılara varmış, Eski denizciler tarafından.O que se sabe é que ele passou ao largo, em direção às Antilhas.
Denizciler güvenli bir yolculuk için ona yakarırdı.Os marinheiros desviavam seus caminhos para oferecer-lhe sacrifícios.
Denizciler bir şarkı söylemeye başlarlar (Koro: "Come away fellow sailors!Usado no filme Let's go, Kamen Riders!
Filonun gelişi protesto edildi ve Amerikalı denizciler tartaklandı.Houve um intenso combate na área e só foi encerrado quando fuzileiros navais americanos chegaram.
Bu olaydan ötürü denizciler RAB'den öyle korktular ki, O'na kurbanlar sundular, adaklar adadılar.De duivel was op zijn beurt bang voor God en dus stelde hij zich in dienst van God.
(Denizciler haydi birlikte gidelim.")("Alle schepen - volgt mij.")
Denizciler güvenli bir yolculuk için ona yakarırdı.De twee maakten een zeiltochtje voor hun plezier.
Dahası daha usta denizcilere sahiptir.Hij heeft ook grote kennis van het zeeleven.
İsyan eden denizciler 18 subayın yedisini öldürdüler.Toen brak de muiterij uit, waarbij zeven officieren door de matrozen werden vermoord.
Buyrultulu Kaptanlar, deneyimli denizcilerden seçilirdi.Kandidaten worden geselecteerd op basis van hun maritieme ervaring.
Hikâyeler anlatılır, Uzak kıyılara varmış, Eski denizciler tarafından.Wymarły, znany wyłącznie z opisów dawnych żeglarzy.
Denizciler güvenli bir yolculuk için ona yakarırdı.Został wyznaczony do odprowadzenia rannych marynarzy w bezpieczne miejsce.
(Denizciler haydi birlikte gidelim.")(Icek, chodź ze mną do Łodzi...)
Zaten denizcileri himaye etmesi ile ün kazanmıştı.Zna już tożsamość marynarza.
Artık homurdanmaya başlayan denizcilerin morali iyice bozulmuştur.Morale odciętych od świata marynarzy było coraz niższe.
Ertesi yıl Denizciler Refah Görevlisi olarak atandı.De första åren var endast sjöofficerare välkomna som medlemmar.
Bu olaydan ötürü denizciler RAB'den öyle korktular ki, O'na kurbanlar sundular, adaklar adadılar.De offrade åt alla och att Ares (Mars) var deras högste gud, åt vilken de offrade människor.
Atolllerin kökeni her zaman denizcilerin ve doğa bilimcilerin ilgisini çekmiştir.Astrofyllit är främst av intresse för samlare och forskare.
Transatlantik geçişi yapan Fransız denizcilerin uğradığı bir limandı.SS France var ett franskt oceangående passagerarfartyg som seglade för Compagnie Générale Transatlantique.
Denizciler güvenli bir yolculuk için ona yakarırdı.Капітанам потрібно було вивести судна з бухти у безпечне відкрите море.
Denizcilere fırtınada çok dikkatli olmaları söylendi.Люди дуже боялись потрапити у шторм.