denizaltı ile cümle

denizaltı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
U-47, II. Dünya Savaşı Type VIIB Alman denizaltısı.U-47 (Unterseeboot 47) – Antrojo pasaulinio karo laikų VIIB tipo vokiečių povandeninis laivas.
Mi-26NEF-M Denizaltı karşı harbi için geliştirilen versiyonu.Mi-26NEF-M – Skirtas povandeninių laivų medžioklei.
1891'de adanın birkaç kilometre kuzeydoğusunda bir denizaltı patlaması gerçekleşti.1891 m. vyko išsiveržimas po vandeniu, ~5 km į šiaurės vakarus nuo salos.
1 küçük denizaltı.Povandeninis laivas.
Bunların içerisinde denizaltı volkanları da bulunur.Tai užgesę povandeniniai vulkanai.
Daha geniş torpidolar nükleer denizaltılarında kullanılır.Branduoliniai varikliai plačiau naudojami laivuose, povandeniniuose laivuose.
Denizaltı 320 ft (yaklaşık 97,5 metre) uzunluğundaydı ve 55 milyon Amerikan dolarına mal olmuştu.Allveelaev oli 97,5 m pikk ja maksis 55 miljonit USA dollarit.
Denizaltı, üç gün sonra battı.Laev uppus 3 minuti jooksul.
Oradan, Ekim 1916 yılında denizaltı kuvvetlerine transferini istedi.Seal taotles ta enda üleviimist laevastikku allveelaevadele ja see rahuldati alates 1916. aasta oktoobrist.
HMS E8, Kraliyet Donanması'na bağlı bir denizaltı idi.HMS X1 oli Kuningliku mereväe allveeristleja.
Uçak gemileri: Denizaltıları batırır.Kuidas allveelaevad sukelduvad?
USS Scranton, ikinci bir Los Angeles sınıfı nükleer saldırı denizaltısı.USS Thresher on USA tuumaallveelaev.
Bir varsayıma göre ise Alman denizaltı avcısı tarafından batırıldığı söylenmektedir.Arvatakse ka, et laeva võis uputada Saksa allveelaevalt lastud torpeedo.
Alvin, Sea Cliff ve Cyana ve sahip olduğumuz tüm temel derin denizaltılar; sanıyorsam bunlar sekiz civarında.8つほどある深海潜水調査艇にも 実のところ、よくて4、5人が
Alvin, Sea Cliff ve Cyana ve sahip olduğumuz tüm temel derin denizaltılar; sanıyorsam bunlar sekiz civarında.Alvin dan Sea Cliff dan Cyana, dan semua kapal selam laut dalam utama yang kita miliki, ada 8.
Alvin, Sea Cliff ve Cyana ve sahip olduğumuz tüm temel derin denizaltılar; sanıyorsam bunlar sekiz civarında.Alvin en Sea Cliff en Cyana, en in alle belangrijkste duikboten die we hebben, ongeveer 8.
Alvin, Sea Cliff ve Cyana ve sahip olduğumuz tüm temel derin denizaltılar; sanıyorsam bunlar sekiz civarında.Alvin 과 Sea Cliff 그리고 Cyana, 그리고 8개 정도의 우리가 가진 모든 주요 심해 잠수장비와 함께 하였습니다.
Alvin, Sea Cliff ve Cyana ve sahip olduğumuz tüm temel derin denizaltılar; sanıyorsam bunlar sekiz civarında.Alvin, Sea Cliff, Cyana i wszystkimi większymi pojazdami, których mamy raptem 8.
Alvin, Sea Cliff ve Cyana ve sahip olduğumuz tüm temel derin denizaltılar; sanıyorsam bunlar sekiz civarında.Alvin, Sea Cliff e Cyana, e tutti i più importanti sottomarini che abbiamo, che sono circa otto.
Alvin, Sea Cliff ve Cyana ve sahip olduğumuz tüm temel derin denizaltılar; sanıyorsam bunlar sekiz civarında.Alvin, Sea Cliff och Cyana- -och de andra ubåtarna vi har till vårt förfogande. Åtta stycken totalt.
Alvin, Sea Cliff ve Cyana ve sahip olduğumuz tüm temel derin denizaltılar; sanıyorsam bunlar sekiz civarında.Alvin, Sea Cliff şi Cyana, şi pe toate submersibile de mare adâncime pe care le avem, adică în jur de 8.
Alvin, Sea Cliff ve Cyana ve sahip olduğumuz tüm temel derin denizaltılar; sanıyorsam bunlar sekiz civarında.Alvin, Sea Cliff y Cyana, y todos los mejores sumergibles profundos que tenemos, unos ocho.
Alvin, Sea Cliff ve Cyana ve sahip olduğumuz tüm temel derin denizaltılar; sanıyorsam bunlar sekiz civarında.Alvin, See Cliff, Cyana, és minden fontosabb tengeralattjáróban, amink csak van, kb. nyolcféle.
Alvin, Sea Cliff ve Cyana ve sahip olduğumuz tüm temel derin denizaltılar; sanıyorsam bunlar sekiz civarında.Alvin und Sea Cliff und Cyana, und alle großen Tiefseeboote, die wir haben, was ungefähr 8 Stück sind.
Alvin, Sea Cliff ve Cyana ve sahip olduğumuz tüm temel derin denizaltılar; sanıyorsam bunlar sekiz civarında.Alvin и Sea Cliff и Cyana, и на всех суперподлодках, которые у нас есть, их около восьми.
Alvin, Sea Cliff ve Cyana ve sahip olduğumuz tüm temel derin denizaltılar; sanıyorsam bunlar sekiz civarında.Το Άλβιν, και το Σι Κλιφ και το Συάνα, και όλα τα αξιόλογα βαθυσκάφη που έχουμε, περίπου οκτώ.
Alvin, Sea Cliff ve Cyana ve sahip olduğumuz tüm temel derin denizaltılar; sanıyorsam bunlar sekiz civarında.Алвин, и Сий Клиф, и Сиана, и всички по-големи дълбоководни подводници, които имаме, които са около осем.
Alvin, Sea Cliff ve Cyana ve sahip olduğumuz tüm temel derin denizaltılar; sanıyorsam bunlar sekiz civarında.אלווין ומצוק ים וקיאנה, וכל הצוללות העמוקות הראשיות שיש לנו, שהן בערך שמונה.
Alvin, Sea Cliff ve Cyana ve sahip olduğumuz tüm temel derin denizaltılar; sanıyorsam bunlar sekiz civarında.في مناطق "ألفين", "سى كليف" و "سيانا" وفي أعمق الأماكن الممكنة للغطس وعددهم .8
Ama daha da inanılmaz olanı, Triton denizaltısında yakalanan görüntüydü.Aber noch unglaublicher war das Material, was das Triton-U-Boot aufnahm.
Ama daha da inanılmaz olanı, Triton denizaltısında yakalanan görüntüydü.Ale ešte ohromujúcejší bol záznam zachytený ponorkou Triton.
Ama daha da inanılmaz olanı, Triton denizaltısında yakalanan görüntüydü.Ale ještě úžasnější byl záběr pořízený z ponorného plavidla Triton.
Ama daha da inanılmaz olanı, Triton denizaltısında yakalanan görüntüydü.Dar și mai incredibilă a fost secvența filmată de pe submersibilul Triton.
Ama daha da inanılmaz olanı, Triton denizaltısında yakalanan görüntüydü.De még ennél is hihetetlenebb volt az a felvétel, amit a Triton tengeralattjáróból készítettünk.
Ama daha da inanılmaz olanı, Triton denizaltısında yakalanan görüntüydü.Jeszcze bardziej niewiarygodne było zdjęcie zrobione z pokładu statku Triton.
Ama daha da inanılmaz olanı, Triton denizaltısında yakalanan görüntüydü.게다가 더 믿기 어려운 것은 "트리톤" 잠수정에서 촬영한 장면이었습니다.
Ama daha da inanılmaz olanı, Triton denizaltısında yakalanan görüntüydü.Ma ancora più incredibile è stato il filmato girato dal sommergibile Triton.
Ama daha da inanılmaz olanı, Triton denizaltısında yakalanan görüntüydü.Mais ce qui est encore plus incroyable, c'est ce qui a été tourné depuis le sous-marin Triton.
Ama daha da inanılmaz olanı, Triton denizaltısında yakalanan görüntüydü.Mas ainda mais incrível foram as imagens do submersível da Triton.
Ama daha da inanılmaz olanı, Triton denizaltısında yakalanan görüntüydü.Men ännu mer fantastiskt var det som filmades från undervattensfarkosten Triton.
Ama daha da inanılmaz olanı, Triton denizaltısında yakalanan görüntüydü.Men endnu mere utroligt var optagelserne fra Triton-ubåden.
Ama daha da inanılmaz olanı, Triton denizaltısında yakalanan görüntüydü.Nhưng đoạn phim hấp dẫn hơn quay từ máy chìm Triton.
Ama daha da inanılmaz olanı, Triton denizaltısında yakalanan görüntüydü.Todavía más increíble fue la toma del Triton sumergible.
Ama daha da inanılmaz olanı, Triton denizaltısında yakalanan görüntüydü.Όμως, ακόμη πιο απίστευτη ήταν η λήψη από το υποβρύχιο Τρίτων.
Ama daha da inanılmaz olanı, Triton denizaltısında yakalanan görüntüydü.Но даже более невероятными были съёмки, полученные с Тритона.
Ama daha da inanılmaz olanı, Triton denizaltısında yakalanan görüntüydü.Но още по-невероятно беше видеото, заснето от подводницата Тритон.
Ama daha da inanılmaz olanı, Triton denizaltısında yakalanan görüntüydü.אבל עוד יותר מדהים היה צילום הקטע מן הצוללת טריטון.
Ama daha da inanılmaz olanı, Triton denizaltısında yakalanan görüntüydü.ولكن الشيء الأجمل هو اللقطات التي التقطت من غواصة التريتون.
Ama daha da inanılmaz olanı, Triton denizaltısında yakalanan görüntüydü.トライトンで撮影された映像です ディスカバリーの映像にはでてきませんが
Ama denizaltının içinde otururken şunu biliyorum ki çevreye epey sıkıntı veriyorum.Deși când sunt într-un submersibil, știu că nu sunt total neobservabilă.
Ama denizaltının içinde otururken şunu biliyorum ki çevreye epey sıkıntı veriyorum.Kiedy siedzę w łodzi, niestety wiem, że bardzo rzucam się w oczy.
Ama denizaltının içinde otururken şunu biliyorum ki çevreye epey sıkıntı veriyorum.제가 잠수함에 앉아 있을 때 제가 얼마나 눈에 띄는지 알고 있죠.
Ama denizaltının içinde otururken şunu biliyorum ki çevreye epey sıkıntı veriyorum.Mais quand je suis dans un sous-marin, je sais que je ne suis pas non intrusive.
Ama denizaltının içinde otururken şunu biliyorum ki çevreye epey sıkıntı veriyorum.Meski saya hanya duduk di dalam kapal selam, Saya sadar keberadaan saya sangat menggangu.
Ama denizaltının içinde otururken şunu biliyorum ki çevreye epey sıkıntı veriyorum.Quando siedo in un sommergibile pero', so per certo che non sono per nulla discreta.
Ama denizaltının içinde otururken şunu biliyorum ki çevreye epey sıkıntı veriyorum.Wanneer ik echter in een duikbootje zit, weet ik dat ik helemaal niet onopvallend ben.
Ama denizaltının içinde otururken şunu biliyorum ki çevreye epey sıkıntı veriyorum.Когато седя в подводница обаче, знам, че изобщо не съм ненатрапчива.
Ama denizaltının içinde otururken şunu biliyorum ki çevreye epey sıkıntı veriyorum.Однако, когда я сижу в батискафе, я знаю, что вмешиваюсь в жизнь подводного мира.
Ama denizaltının içinde otururken şunu biliyorum ki çevreye epey sıkıntı veriyorum.כאשר אני יושבת בתא-צלילה, אני יודעת שאני כלל לא מוסתרת.
Ama denizaltının içinde otururken şunu biliyorum ki çevreye epey sıkıntı veriyorum.علي الرغم أني حين أجلس في الغاطسة، أعلم إني لست خفية على الاطلاق.

İlgili Sayfalar