"Bugün hükümranlık kimindir?" denir; hepsi: "Gücü herşeye yeten tek Allah'ındır" derler.Whose then will be the kingdom? -- God's, the one, the omnipotent.
Sonra onlara: "Allah'ı bırakıp da koştuğunuz ortaklar nerededir?" denir.Apart from God?" They will answer: "They have left us in the lurch and fled.
Temelli kalacağınız cehennem kapılarından girin" denir. Büyüklenenlerin durağı ne kötüdür!How evil the abode of the arrogant!
Şöyle denir: "Siz ve eşleriniz, ağırlanmış olarak cennete giriniz."(You will) enter the garden, you and your spouses, and be glad."
İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir" denir."You were indeed the mighty and noble!
Onlara denir ki: "Bugün, size işlediğinizin karşılığı verilecektir."You will receive upon that day your recompense for what you had done.
Oraya esenlikle girin; işte sonsuzluk günü budur" denir.This is the day of life abiding."
Onlara: "Azabınızı tadın; işte acele beklediğiniz bu idi" denir.(And told:) "Taste your punishment. This is what you were trying to hasten."
Ateşe yüzüstü sürüldükleri gün, onlara: "Cehennemin dokunan azabını tadın" denir.On that Day they will be dragged into the fire faces foremost, (and told:) "Taste the feel of Hell."
"Ey sağcılardan olan kişi, sana selam olsun!" denir.There will be the salutation by those of the right hand: "Peace on you.
Onlara şöyle denir: "Geçmiş günlerde, peşinen işlediklerinize karşılık afiyetle yiyiniz içiniz."(And told:) "Eat and drink to your fill as reward for (good) deeds you had done in days of yore."
Dikkat edin; can boğaza gelip köprücük kemiklerine dayandığı zaman: "Çare bulan yok mudur?" denir.Never so, for when life withdraws into the clavicula,
O pınara "Selsebil" denir.From a spring by the name of Ever-flowing-Salsabil.
"İşte bu sizin işlediklerinizin karşılığıdır, çalışmalarınız şükre değer" denir."This in truth is your recompense, and acceptance of your endeavours."
İnkarcılara o gün şöyle denir: "yalanlayıp durduğunuz şeye gidin;""Go to what you used to deny;
Onlara denir ki: "İşlediklerinize karşılık afiyetle yiyiniz, içiniz.""Eat and drink with relish as reward for what you had done."
Sonra bunlara girin cennete denir, ne korku vardır size, ne de mahzun olursunuz.(And yet they have been told,) 'Enter Paradise where you will have no fear or regret.'"
Ve o gün onlara nida edilir de Nerede denir, bana eş sandıklarınız?Upon a day He will call them and ask: "Where are they you imagined were My compeers?"
Ve zalimlere, kazandığımız şeylerin karşılığı olan azabı tadın denir.The evil-doers will be told: "So taste what you earned."
Ölüm baygınlığı, gerçek olarak gelip çattı mı buydu işte denir, senin kaçıp durduğun.The palsy of death will surely come. This is what you wished to avert.
Ancak, esenlik size, esenlik denir.Other than "Peace, peace" the salutation.
Ne biter, zamanları geçer, ne yiyene yeme denir, yeter.Unending, unforbidden,
Sonra denir ki: İşte buydu yalanladığınız.They will then be told: "This is what you had denied."
Eğer size "Geri dönün!" denirse, dönün; bu sizin için daha iyi ve temizdir.If you are asked to go away, turn back. That is proper for you.
Denir ki onlara: "O ibadet ettikleriniz nerede?"They will be asked: "Where are those you worshipped
Sadece "Selam, selam!" denir.Other than "Peace, peace" the salutation.
"Selam sana kutlu ve uğurlu kişilerden!" denir ona.There will be the salutation by those of the right hand: "Peace on you.
O gün yüzüstü ateşe sürüklendiklerinde "Cehennemin elemini tadın!" denir.On that Day they will be dragged into the fire faces foremost, (and told:) "Taste the feel of Hell."
"Tedavi edebilecek kimdir?" denir.And it is asked: "Is there any reciter of charms and amulets?"
(Bu şarap) orada bir pınardandır ki adına Selsebil denir.From a spring by the name of Ever-flowing-Salsabil.
(Onlara şöyle denir:) Bu, sizin için bir mükafattır. Sizin gayretiniz karşılığını bulmuştur."This in truth is your recompense, and acceptance of your endeavours."
(O zaman şöyle denir:) Bu, ayırım günüdür.That will be the Day of Reckoning.
Onlara: "Selametle güven içinde oraya girin" denir."Enter in peace and tranquility," (they will be told).
"O halde içinde ebedî kalacağınız cehennemin kapılarından girin" denir.So enter the gates of Hell, and dwell there for ever.
(Onlara): "İşte bu, sizin yalanlamakta olduğunuz (iyi ve kötüyü) ayırt etme günüdür" denir."(Yes,) this is the Day of Judgement you had called a lie."
(Onlara): "Ebedî olarak içinde kalmak üzere girin cehennemin kapılarından" denir."Enter the gates of Hell," they will be told, "and there abide for ever."
Ona şöyle denir!"Taste it," (they will be told).
İşte bu senin öteden beri kaçtığın şeydir." denir.This is what you wished to avert.
(Zebanilere şöyle denir): "Onu yakalayın da bağlayın.""Seize him and manacle him,
(Onlara şöyle denir): "İşte bu sizin bir mükâfatınızdı. Gayretiniz karşılığını bulmuştur.""This in truth is your recompense, and acceptance of your endeavours."
(Kıyameti yalanlayanlara şöyle denir): "Haydin gidin o yalanladığınız şeye doğru.""Go to what you used to deny;
Siz dünya hayatında neyi hak ettiyseniz, sadece onun karşılığını göreceksiniz.” denir. [32,14]Should you be rewarded for anything else but what you did?"
Eğer size: “Müsait değiliz, geri dönün.” denirse dönün!If you are asked to go away, turn back.
Nankörlere ise şöyle denir: “Haydi, durmayın yalan dediğiniz o azaba girin bakalım!”"Go to what you used to deny;
Erdemlilere, "Rabbiniz ne indirdi," denir.When those who took heed for themselves would be asked: "What did your Lord send down?"
Onlara şöyle denir, "Hani taptıklarınız nerede -"They will be asked: "Where are those you worshipped
(Ölüm anında) Kendisine, "Cennete gir," denir.(But they stoned him to death.)
Zalimlere, "Kazandığınızın sonucunu tadın," denirThe evil-doers will be told: "So taste what you earned."
Büyüklük taslayanların sonu ne de kötüymüş!" denirHow grievous a destination for the haughty!
Sonra onlara şöyle denir, "Nerde ortak koştuklarınız,"They will then be asked: "Where are they you took as partners
Ve onlara şöyle denir: "Bugünkü karşılaşmanızı unuttuğunuz için biz de bugün sizi unutuyoruz."We shall ignore you today," they will be told, "as you had forgotten the meeting of this Day.
Onlara, "Geriye dönün de ışık arayın," denir.A wall shall be raised between them in which there will be a door.
Bir kaynak ki, ona "Selsebil" denir.From a spring by the name of Ever-flowing-Salsabil.
"Yalanlamakta olduğunuz şey işte budur" denir.They will then be told: "This is what you had denied."
Bugün özür beyan etmeyin, ancak işlediklerinizin karşılığını görmektesiniz" denir.Do not feign excuses this day; you will only be repaid what you used to do.”
(O zaman şöyle denir:) Bu, ayırım günüdür. Sizi ve sizden öncekileri bir araya getirdik.This is the Day of Decision; We have gathered you and all the earlier men.
Ölüm sarhoşluğu gerçekten geldiğinde, "Ey insan! İşte bu senin öteden beri kaçtığın şeydir." denir.And the hardship of death came with the truth; “This is what you were escaping from!”
Erdemlilere, "Rabbiniz ne indirdi," denir. "İyilik," diye karşılık verirler.And it was said to the pious, “What has your Lord sent down?”
(Ölüm anında) Kendisine, "Cennete gir," denir. "Keşke benim halkım bir bilseydi..."It was said to him, “Enter Paradise”; he said, “If only my people knew!”
İnkar edenler ateşe sunulacakları gün, (onlara şöyle denir:) "Bu gerçek değil miymiş?"Upon the day when the unbelievers are exposed to the Fire: 'Is not this the truth?'