Aşk basit bir hormonal dengesizliktir.Love is simply a temporary hormonal imbalance.
Hiç bir akli dengesizlik için tedavi gördünüz mü?Have you ever been treated for a mental disorder?
Manyetik alandaki kısa zaman alan dengesizlikler ise K-index ile ölçülür.The short-term instability of the magnetic field is measured with the K-index.
Genellikle seks hormonlarındaki dengesizlikten kaynaklandığı düşünülür.This is usually attributed to a hormone imbalance.
Böyle bir kuvvet örneğin dönmede dengesizlikten kaynaklanabilir.A force of this type could, for example, be generated by a rotating imbalance.
Duygusal dengesizlik olarak da adlandırılır.They even call them disgusting.
Fakat ekonomik dengesizlikler daha da önem arz ediyor.The economic difficulites, however, proved to be too difficult.
Bu olay, yoğun ruhsal dengesizliklerle dolu bir periyodun içinde meydana geldi.This took place in an atmosphere of total impunity.
Resimlerdeki bu dengesizlik, daha modern eserlerde görülen bir kompozisyon özelliğinin örneğidir.This lack of balance demonstrates a very modern compositional style.
Yanma, istenmeyen ani ya da periyodik doğal dengesizliklerde görülebilir.The combustion may display undesired instabilities, of sudden or periodic nature.
Batı, doğuya göre 3. yüzyılda yaşanan dengesizlikten çok daha ağır etkilendi.The West also suffered more heavily from the instability of the 3rd century AD.
Bir homeostaz dengesizliktir.It is a homeostatic imbalance.
Birincisi, sistemin bir çeşit dengesizlik içinde olmalı.The first is, the system has to be in non-equilibrium.
Nihayetinde bu durum bizi etkiledi ve bir dengesizlik oluşmasına sebep oldu.This practice eventually caught up with us and created an imbalance.
Gerçekten bir robotun çok dinamik bir şekilde hareket etmesini tam da bu dengesizlik sağlıyor.It's indeed exactly this instability that allows a robot to move very [dynamically].
Ama genelde bu durum çok güçlü sosyal dengesizliklerle alakalı.But usually that is linked to very strong social disparities.
Bu sebeple döviz cinslerinde de bir dengesizlik oluşmuştu.And because of that, we saw an imbalance in the currencies.
Herhalikarda bir dengesizlik var.Either way there's an imbalance.
Onun nişanlısının takıntısı, Dengesizlik...Unbalanced, obsessed with her fiancé,
İhtiyacımız olmayan şey, finans piyasalarında dengesizliktir.What we do not need is volatility on the financial markets.
Fakat para ve siyasi dengesizlikler yine de engel yaratabilir.But money and political instabilities could still create roadblocks.
BH, Karadağ ve Sırbistan'da çözümlenmesi gereken ticaret ve cari hesap dengesizlikleri mevcut.BiH, Montenegro and Serbia have trade and current account imbalances that need to be tackled.
Çatışmaların ardından içişleri bakanlığında oluşan dengesizlik neredeyse tamamen ortadan kalktı.The imbalance that existed in the interior ministry following the conflict is now almost evened out.
Komşuları gibi, Sırbistan'ın da temel makroekonomik dengesizliklerinin kolay bir tedavisi yok.Like its neighbours, Serbia has no easy cure for its fundamental macroeconomic imbalances.
Gelişimde dengesizlikImbalance in development
Böyle bir kuvvet örneğin dönmede dengesizlikten kaynaklanabilir.Eine solche Pflicht kann zum Beispiel aus vorgangegangenem gefährlichen Verhalten resultieren.
Fakat ekonomik dengesizlikler daha da önem arz ediyor.Sin embargo, son más notorias las diferencias temáticas.
Yanma, istenmeyen ani ya da periyodik doğal dengesizliklerde görülebilir.La combustión puede presentar inestabilidades no deseadas, de naturaleza repentina o periódica.
Duygusal dengesizlik olarak da adlandırılır.También se les denomina anémonas incrustantes.
Tragedyalarda genelde yaşamda ortaya çıkan bir dengesizlik ve bunun doğurduğu bir değişim vardır.La historia usualmente envuelve una gran tragedia que marcó el cambio.
Böyle bir kuvvet örneğin dönmede dengesizlikten kaynaklanabilir.Una forza di questo tipo, per esempio, potrebbe essere generata da uno squilibrio di rotazione.
Bu olay, yoğun ruhsal dengesizliklerle dolu bir periyodun içinde meydana geldi.Accadde in contemporanea ad un risveglio spirituale?
İkisi de birbirlerinin duygusal dengesizliklerini ve eksik yönlerini tamamlamaktadırlar.Они начинают чувствовать физическую боль и чувства друг друга.
Sıvı kaybına genellikle elektrolit dengesizlikleri eşlik eder ve bu her zaman tehlikelidir.الإختلالات المنحلة بالكهرباء شائعة أيضًا ودائمًا ما تكون خطيرة.
Duygusal dengesizlik olarak da adlandırılır.Вони називаються незбалансованими.
Arz- talep dengesizliklerini gidermek.Repararea inechităților sociale.
Ancak nüfus yoğunluğu konusunda bölgeler arasında büyük bir dengesizlik mevcuttur.Der er dog betydelige regionale forskelle i befolkningstætheden.
Duygusal dengesizlik olarak da adlandırılır.Defekten kalles da ubalansert.
Herhangi bir dengesizlik, dünyadaki ortalama sıcaklığın belirlenmesinde farklı sonuçlar ortaya çıkarır.Enhver ubalanse resulterer i en endring i den gjennomsnittlige temperaturen på jorden.
Ancak nüfus yoğunluğu konusunda bölgeler arasında büyük bir dengesizlik mevcuttur.Der er dog betydelige regionale forskjeller i befolkningstettheten.
Hormon dengesizlikleri en sık karşılaşılan sebeptir.Penyebab hiperventilasi yang paling sering ditemukan adalah kecemasan.
Fakat ekonomik dengesizlikler daha da önem arz ediyor.Những trọng tâm về kinh tế cũng khác nhau.
Manyetik alandaki kısa zaman alan dengesizlikler ise K-index ile ölçülür.地磁場的短期不穩定性可以通過K-指標來測量。
Herhangi bir dengesizlik, dünyadaki ortalama sıcaklığın belirlenmesinde farklı sonuçlar ortaya çıkarır.任何不均衡都会导致地球平均气温的变化。
Genellikle seks hormonlarındaki dengesizlikten kaynaklandığı düşünülür.보통은 호르몬 장애로 인해 발생한다.
Sıvı kaybına genellikle elektrolit dengesizlikleri eşlik eder ve bu her zaman tehlikelidir.זיהומי שמרים נגרמים בדרך כלל על ידי חוסר איזון של חומציות בנרתיק, אשר בדרך כלל נוטה להיות חומצי.
Ancak nüfus yoğunluğu konusunda bölgeler arasında büyük bir dengesizlik mevcuttur.למרות זאת יש למודל חשיבות רבה בתחום הדינמיקה של אוכלוסיות.
Batı, doğuya göre 3. yüzyılda yaşanan dengesizlikten çok daha ağır etkilendi.Zahod je tudi veliko bolj trpel zaradi nestabilnosti v krizi tretjega stoletja.
Dengesizlik termodinamiği, aktarım süreçleri ve kimyasal tepkimelerle ilgilidir.Nepusiausviroji termodinamika yra susijusi su transporto procesais ir su cheminių reakcijų greičiais.
Ama genelde bu durum çok güçlü sosyal dengesizliklerle alakalı.Ale to většinou souvisí s hluboce zakořeněnými sociálními rozdíly.
Ama genelde bu durum çok güçlü sosyal dengesizliklerle alakalı.De ez általában nagyon erős társadalmi különbségekkel kapcsolatos.
Ama genelde bu durum çok güçlü sosyal dengesizliklerle alakalı.De obicei asta se corelează cu mari inegalități sociale.
Ama genelde bu durum çok güçlü sosyal dengesizliklerle alakalı.Dies geht jedoch in der Regel mit starken sozialen Unterschieden einher.
Ama genelde bu durum çok güçlü sosyal dengesizliklerle alakalı.Di solito questo e legato a forti disparità sociali.
Ama genelde bu durum çok güçlü sosyal dengesizliklerle alakalı.Isto geralmente está ligado a fortes desigualdades sociais.
Ama genelde bu durum çok güçlü sosyal dengesizliklerle alakalı.하지만 이는 매우 강한 사회적 불평등과도 연관됩니다.
Ama genelde bu durum çok güçlü sosyal dengesizliklerle alakalı.Mais d'habitude, cela est lié à des disparités sociales prononcées.
Ama genelde bu durum çok güçlü sosyal dengesizliklerle alakalı.Meestal is dat gekoppeld aan zeer grote sociale verschillen.
Ama genelde bu durum çok güçlü sosyal dengesizliklerle alakalı.Men vanligtvis är det sammankopplat med mycket stora sociala skillnader.
Ama genelde bu durum çok güçlü sosyal dengesizliklerle alakalı.Nhưng điều đó thường gắn liền với bất công xã hội.