Bunu dengelemek amacıyla, vergilerin artırılması yoluna gidilmiştir.Ennek ellátását csak az a adók növelésével tudták biztosítani.
Üretim süresi boyunca iş akışını dengelemek.Hän valvoo tuotantoa koko tuotantoprosessin ajan.
Bu durum özellikle insülin kullanan diyabetli tüm insanlar için sürekli bir dengeleme eylemidir.Det er en kontinuerlig balansegang for alle diabetikere, spesielt de som bruker insulin.
Asidik ortamda, genel reaksiyonu dengelemek için yarı-reaksiyonlara H+ iyonları ve su ilave edilir.Pada media asam, ion H+ dan air ditambahkan pada reaksi setengah untuk menyeimbangkan keseluruhan reaksi.
Bunu dengelemek amacıyla, vergilerin artırılması yoluna gidilmiştir.Để có tiền làm việc này, ông đã nâng cao mức thuế.
Böylece, Rorty, her ikisini de dengelemeye çalışır.Tyreese cố giúp họ nhưng cả hai đều bị cắn.
Üretim süresi boyunca iş akışını dengelemek.製作過程から飛行まで紹介している。
Bunu dengelemek amacıyla, vergilerin artırılması yoluna gidilmiştir.彼らは何とかしてその税を逃れる方法を探していた。
İlki, yüksek saat sıklığının kaybı dengelemesidir.高精度の時計を一番に必要としているのは長さの計測である。
Görevi süresince sert mali reformlar gerçekleştirerek ekonomiyi dengelemeye çalıştı.この厳しい状況から脱却を図るため、政府は経済・財政改革措置を実施し始めた。
1930'lar ve 1990'larda uygulanan çeşitli dengeleme yöntemleri ile kule düzleştirildi.在20世纪30年代和90年代采用多种方法来拉直该塔。
Bu riski azaltmak için, önemli derecede efor türbini dengelemek için sarf edilir.על מנת להתחיל לצמצם את הנזק יהיה צורך להקצות למקסיקו כמויות מים גדולות יותר.
Bunu dengelemek amacıyla, vergilerin artırılması yoluna gidilmiştir.Vláda sa rozhodla situáciu riešiť zvyšovaním daní.
Ardından da bu enerji kütleçekim kuvvetini dengelemeye başlar.그리고 그 에너지는 중력의 힘을 상쇄합니다
Bir çubuğu dengelemek ise zor.At balancere en pæl en svært.
Bir çubuğu dengelemek ise zor.En een stok balanceren moeilijk.
Bir çubuğu dengelemek ise zor.Equilibrar um bastão é difícil.
Bir çubuğu dengelemek ise zor.Equilibrar una barra es difícil.
Bir çubuğu dengelemek ise zor.Garder une barre en équilibre est difficile.
Bir çubuğu dengelemek ise zor.막대 균형을 잡는 건 어렵고요.
Bir çubuğu dengelemek ise zor.Menyeimbangkan tiang sulit.
Bir çubuğu dengelemek ise zor.Uravnotežiti palico je težko.
Bir çubuğu dengelemek ise zor.Utrzymywanie tyczki jest trudne.
Bir çubuğu dengelemek ise zor.Việc giữ thăng bằng chiếc cọc lại là việc khó khăn.
Bir çubuğu dengelemek ise zor.Η εξισορρόπηση μιας ράβδου είναι δύσκολη.
Bir çubuğu dengelemek ise zor.А тримання палиці у рівновазі - важке.
Bir çubuğu dengelemek ise zor.Балансирането е трудно.
Bir çubuğu dengelemek ise zor.Удержать в равновесии трость сложно.
Bir çubuğu dengelemek ise zor.לשמור על שיווי-משקל של מוט זה קשה.
Bir çubuğu dengelemek ise zor.وموازنة عمود أمر صعب.
Bir çubuğu dengelemek ise zor.平衡轆棍就難
Bir çubuğu dengelemek ise zor.怪我をしていながらも すごいことを—
Bu durumda, bir bardak su taşımak kolaydır. Bir çubuğu dengelemek ise zor.Hier zum Beispiel ist es leicht, ein Wasserglas zu befördern, aber schwierig, den Stab zu balancieren.
Bu durumda, bir bardak su taşımak kolaydır. Bir çubuğu dengelemek ise zor.În cazul acesta, transportarea paharului e ușoară, echilibrarea vergelei e grea.
Bu durumda, bir bardak su taşımak kolaydır. Bir çubuğu dengelemek ise zor.In questo caso, portare un bicchiere d'acqua è facile e tenere in equilibrio un'asta è difficile.
Bu durumda, bir bardak su taşımak kolaydır. Bir çubuğu dengelemek ise zor.Például az imént a pohár víz szállítása egyszerű volt, a pálca egyensúlyozása viszont nehéz.
Bu iki amacı dengelemeniz gerekiyor.Bạn phải cân bằng hai mục tiêu đó.
Bu iki amacı dengelemeniz gerekiyor.Bisogna trovare un equilibrio fra questi due obiettivi.
Bu iki amacı dengelemeniz gerekiyor.Je moet deze twee doelen in evenwicht zien te brengen.
Bu iki amacı dengelemeniz gerekiyor.그 두개의 목적의 균형이 잘 이루어지도록 해야 합니다.
Bu iki amacı dengelemeniz gerekiyor.Musicie balansować pomiędzy tymi dwoma celami.
Bu iki amacı dengelemeniz gerekiyor.Tienes que equilibrar tus dos objetivos.
Bu iki amacı dengelemeniz gerekiyor.Trebuie să pui în echilibru aceste două scopuri.
Bu iki amacı dengelemeniz gerekiyor.Vous devez contrebalancer ces deux objectifs.
Bu iki amacı dengelemeniz gerekiyor.Πρέπει κανείς να ζυγίζει αυτούς τους δυο στόχους.
Bu iki amacı dengelemeniz gerekiyor.Вам треба балансувати ці дві мети.
Bu iki amacı dengelemeniz gerekiyor.Но вам нужно стремиться сбалансировать эти две цели.
Bu iki amacı dengelemeniz gerekiyor.Трябва да балансираш тези две цели.
Bu iki amacı dengelemeniz gerekiyor.אתה חייב לאזן בין שתי המטרות.
Bu iki amacı dengelemeniz gerekiyor.عليك أن توازن بين هذين الهدفين
Bu iki amacı dengelemeniz gerekiyor.ビクビクして一生を過ごしても
Bununla beraber, bu tedbirler çamur çulluğu popülasyonunu dengelemek için yeterli değildir.Ces mesures ne suffisent toutefois pas pour stabiliser la population de barges.
Bununla beraber, bu tedbirler çamur çulluğu popülasyonunu dengelemek için yeterli değildir.I 2006 brugte man 1,2 mia. EUR under søjle I i Nederlandene, mens man brugte 83,2 mio. EUR under søjle II.
Bununla beraber, bu tedbirler çamur çulluğu popülasyonunu dengelemek için yeterli değildir.Men dessa åtgärder räcker inte för att stabilisera rödspovspopulationen.
Bununla beraber, bu tedbirler çamur çulluğu popülasyonunu dengelemek için yeterli değildir.No entanto, estas medidas não são suficientes para fixar a população de limosas.
Bununla beraber, bu tedbirler çamur çulluğu popülasyonunu dengelemek için yeterli değildir.Queste misure non bastano però a stabilizzare la popolazione di pittime.
Bununla beraber, bu tedbirler çamur çulluğu popülasyonunu dengelemek için yeterli değildir.Tato opatření však nestačí ke stabilizaci populace břehoušů.
Bununla beraber, bu tedbirler çamur çulluğu popülasyonunu dengelemek için yeterli değildir.Tieto opatrenia však nie sú dostatočné na stabilizáciu populácie brehára.
Bununla beraber, bu tedbirler çamur çulluğu popülasyonunu dengelemek için yeterli değildir.Vendar pa ti ukrepi ne zadostujejo, da bi preprečili upad populacije črnorepih kljunačev.
Çakraları dengelemek ve sıraya koymak seni daha mutlu, sağlıklı ve kendinle uyumlu yapar.Mając równowagę w głównych czakrach sprawi, że będziecie szczęśliwsi, zdrowsi i bardziej w harmonii ze sobą