Ana içeriğe geç
Sözlük

denge ile cümle

denge kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ağaçlar döngünün dengelenmesini sağlayan çok büyük miktarlarda CO₂ emerler.Τα δέντρα απορροφούν τεράστιες ποσότητες CΟ2, ισορροπώντας έτσι τον κύκλο του άνθρακα.
Ağaçlar döngünün dengelenmesini sağlayan çok büyük miktarlarda CO₂ emerler.Деревья поглощают огромное количество CO2, что уравновешивает круговорот.
Ağaçlar döngünün dengelenmesini sağlayan çok büyük miktarlarda CO₂ emerler.Дърветата изсмукват огромни количества CO2, които балансират цикъла.
Ağaçlar döngünün dengelenmesini sağlayan çok büyük miktarlarda CO₂ emerler.עצים שואבים כמויות עצומות של CO2, שמאזנים את המחזור.
Ağaçlar döngünün dengelenmesini sağlayan çok büyük miktarlarda CO₂ emerler.الأشجار تمتص كميات هائلة من ثاني أكسيد الكربون، الشيء الذي يوازن الدورة.
Ağaçlar döngünün dengelenmesini sağlayan çok büyük miktarlarda CO₂ emerler.森林伐採はCO2を貯蔵してくれる植物を 減らしているのです
Ağızdan ağıza yayılma da dengeleyici bir unsurdur.입소문을 내주고 있나요? 이런 식으로 균형을 맞춰야 하는 겁니다
Ağızdan ağıza yayılma da dengeleyici bir unsurdur.الذين يسوقون لك تسويقًا شفهيًا؟ هذه هي لعبة موازنة
Ağızdan ağıza yayılma da dengeleyici bir unsurdur.そしてスタートアップにとって
Ama aynı zamanda, Chad daha dengesiz bir hale gelmişti ve biz bunun bedelini benzin alırken ödemiyorduk.Aber zur gleichen Zeit wurde Chad viel instabiler, und wir bezahlen dieses Preis nicht an der Zapfsäule.
Ama aynı zamanda, Chad daha dengesiz bir hale gelmişti ve biz bunun bedelini benzin alırken ödemiyorduk.Ma al tempo stesso, il Ciad è diventato molto più instabile, e noi non stiamo pagando quel prezzo alla pompa.
Ama aynı zamanda, Chad daha dengesiz bir hale gelmişti ve biz bunun bedelini benzin alırken ödemiyorduk.Maar intussen is Tsjaad een stuk instabieler geworden, en daar betalen we niet voor aan de pomp.
Ama burada olduğu gibi dengede tutuluyor.Aber es wird im Gleichgewicht gehalten.
Ama burada olduğu gibi dengede tutuluyor.Dar e menținută așa în echilibru.
Ama burada olduğu gibi dengede tutuluyor.Il se balance comme ça en équilibre.
Ama burada olduğu gibi dengede tutuluyor.그래도 평형상태처럼 균형을 잡고 있죠.
Ama burada olduğu gibi dengede tutuluyor.Maar het balanceert in evenwicht.
Ama burada olduğu gibi dengede tutuluyor.Mas está a ser equilibrado desta forma.
Ama burada olduğu gibi dengede tutuluyor.Ma viene bilanciato come quello in equilibrio.
Ama burada olduğu gibi dengede tutuluyor.Nhưng nó trong thế cân bằng.
Ama burada olduğu gibi dengede tutuluyor.Pero se balancea como en equilibrio.
Ama burada olduğu gibi dengede tutuluyor.Rzeźba utrzymuje równowagę.
Ama burada olduğu gibi dengede tutuluyor.Αλλά ισορροπεί απολύτως
Ama burada olduğu gibi dengede tutuluyor.Но балансирует вот так, в равновесии.
Ama burada olduğu gibi dengede tutuluyor.Но се балансира така в равновесие.
Ama burada olduğu gibi dengede tutuluyor.אבל הוא מאוזן כך בשיווי משקל.
Ama burada olduğu gibi dengede tutuluyor.ولكنها متوازنة هكذا فى حالة توازن.
Ama burada olduğu gibi dengede tutuluyor.空気の流れに影響され動きます
-Ama dengeli beslenmen gerekiyor.Ale potřebuješ pořádné jídlo.
-Ama dengeli beslenmen gerekiyor. Bir kaç gece önce gördüğümüz bahçeyi hatırlıyor musun?Pamiętasz tamten ogród, gdzie widzieliśmy parę nocy wcześniej?
-Ama dengeli beslenmen gerekiyor.- Du brauchst richtiges Essen.
-Ama dengeli beslenmen gerekiyor.Du måste ha riktig mat. Vad ska vi göra?
-Ama dengeli beslenmen gerekiyor.- Ma devi alimentarti bene.
-Ama dengeli beslenmen gerekiyor.-Necesitas alimentarte bien.
-Ama dengeli beslenmen gerekiyor.Χρειάζεσαι σωστό φαγητό. Τι θα κάνουμε;
Ama diyelim ki allel frekansım sabit, yani Hardy-Weinberg dengesindeyim. - -Maar laten we zeggen dat mijn allelfequentie constant is, dan ben ik in een Hardy-Weinberg-evenwicht.
Ama diyelim ki allel frekansım sabit, yani Hardy-Weinberg dengesindeyim. -Pero digamos que mi frecuencia del alelo es constante, entonces Estoy en un equilibrio de Hardy-Weinberg.
Ama diyelim ki allel frekansım sabit, yani Hardy-Weinberg dengesindeyim. - -Předpokládejme ale, že je konstantní, pak říkáme, že dosáhla Hardy-Weinbergovy rovnováhy.
Ama diyelim ki allel frekansım sabit, yani Hardy-Weinberg dengesindeyim. - -Але скажімо, частота моєї алелі постійна, іншими словами це закон Гарді-Вайнберга.
Ama diyelim ki allel frekansım sabit, yani Hardy-Weinberg dengesindeyim. -Да кажем, че алелните честоти са постоянни, в такъв случай имаме уравнение на Харди-Вайнберг.
Ama diyelim ki allel frekansım sabit, yani Hardy-Weinberg dengesindeyim. - -ومن ثم انا فى قانون هاردي ـ واينبرج
Ama genelde bu durum çok güçlü sosyal dengesizliklerle alakalı.Ale to většinou souvisí s hluboce zakořeněnými sociálními rozdíly.
Ama genelde bu durum çok güçlü sosyal dengesizliklerle alakalı.De ez általában nagyon erős társadalmi különbségekkel kapcsolatos.
Ama genelde bu durum çok güçlü sosyal dengesizliklerle alakalı.De obicei asta se corelează cu mari inegalități sociale.
Ama genelde bu durum çok güçlü sosyal dengesizliklerle alakalı.Dies geht jedoch in der Regel mit starken sozialen Unterschieden einher.
Ama genelde bu durum çok güçlü sosyal dengesizliklerle alakalı.Di solito questo e legato a forti disparità sociali.
Ama genelde bu durum çok güçlü sosyal dengesizliklerle alakalı.Isto geralmente está ligado a fortes desigualdades sociais.
Ama genelde bu durum çok güçlü sosyal dengesizliklerle alakalı.하지만 이는 매우 강한 사회적 불평등과도 연관됩니다.
Ama genelde bu durum çok güçlü sosyal dengesizliklerle alakalı.Mais d'habitude, cela est lié à des disparités sociales prononcées.
Ama genelde bu durum çok güçlü sosyal dengesizliklerle alakalı.Meestal is dat gekoppeld aan zeer grote sociale verschillen.
Ama genelde bu durum çok güçlü sosyal dengesizliklerle alakalı.Men vanligtvis är det sammankopplat med mycket stora sociala skillnader.
Ama genelde bu durum çok güçlü sosyal dengesizliklerle alakalı.Nhưng điều đó thường gắn liền với bất công xã hội.
Ama genelde bu durum çok güçlü sosyal dengesizliklerle alakalı.Pero generalmente eso conlleva grandes disparidades sociales.
Ama genelde bu durum çok güçlü sosyal dengesizliklerle alakalı.Wiąże się to z bardzo silnymi społecznymi podziałami.
Ama genelde bu durum çok güçlü sosyal dengesizliklerle alakalı.Αλλά συνήθως αυτό είναι στενά συνδεδεμένο με μεγάλες κοινωνικές ανισότητες.
Ama genelde bu durum çok güçlü sosyal dengesizliklerle alakalı.Але, як правило, це пов'язано з дуже сильною соціальною нерівністю.
Ama genelde bu durum çok güçlü sosyal dengesizliklerle alakalı.Но, как правило, это связано с большим социальным неравенством.
Ama genelde bu durum çok güçlü sosyal dengesizliklerle alakalı.אך זה בד"כ קשור לפערים סוציאליים גדולים מאוד.
Ama genelde bu durum çok güçlü sosyal dengesizliklerle alakalı.لكن ذلك مرتبط في الواقعبالفوارق الاجتماعية القوية بالمجتمع.
Ama genelde bu durum çok güçlü sosyal dengesizliklerle alakalı.日本やフィンランドでは
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod