denge ile cümle
denge kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.Người thợ mở chiếc đồng hồ ra và kéo ra từ đó một chiếc vòng điều chỉnh.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.O homem desmontou-o, e uma das coisas que retirou foi uma das rodas de balanço.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.Si pembuat jam membuka kerangka jamnya lalu mengeluarkan roda-roda keseimbangan dari dalamnya.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.Urmageren skiller det ad, og en af de ting, som han tager ud, er et af tandhjulene
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.Zegarmistrz rozebrał zegarek, wyjmując ze środka między innymi koło balansu.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.Ο άνθρωπος το ξήλωσε, και ένα από τα πράγματα που έβγαλε από μέσα ήταν ένα από τα μπαλάνζια.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.И човекът го разглобил, и едно от нещата, които извадил било балансиращото колело.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.І хлопець розібрав його, одна з частин що він витяг, була одним з балансуючих коліщат.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.Часовщик разобрал механизм часов и вытащил маятник.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.והשען פירק את השעון ואחד החלקים שהוא פירק היה אחד מגלגלי האיזון
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.فقام الساعاتي بفك قطع الساعة واخذ يقوم بتنظيفها وواحدة من تلك القطع كانت عجلات التوازن
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.取り出した部品の一つに はずみ車がありました その作業を見て客は気付きました
Ağaçlar döngünün dengelenmesini sağlayan çok büyük miktarlarda CO₂ emerler.Bäume atmen riesige Mengen CO2. So wird eine Balance geschaffen.
Ağaçlar döngünün dengelenmesini sağlayan çok büyük miktarlarda CO₂ emerler.Chúng hút vào một lượng lớn CO2, làm cân bằng chu trình.
Ağaçlar döngünün dengelenmesini sağlayan çok büyük miktarlarda CO₂ emerler.나무들은 엄청난 양의 CO2 를 마셔대고, 그래서 이 순환의 평형을 이루는거죠.
Ağaçlar döngünün dengelenmesini sağlayan çok büyük miktarlarda CO₂ emerler.Copacii absorb cantităţi mari de CO2, echilibrând ciclul.
Ağaçlar döngünün dengelenmesini sağlayan çok büyük miktarlarda CO₂ emerler.Drzewa pobierają ogromne ilości CO2, co przywraca równowagę obiegu.
Ağaçlar döngünün dengelenmesini sağlayan çok büyük miktarlarda CO₂ emerler.Gli alberi aspirano enormi quantità di CO2, riequilibrando così il ciclo.
Ağaçlar döngünün dengelenmesini sağlayan çok büyük miktarlarda CO₂ emerler.Les arbres aspirent de grandes quantités de CO2, ce qui équilibre le cycle.
Ağaçlar döngünün dengelenmesini sağlayan çok büyük miktarlarda CO₂ emerler.Los árboles absorben grandes cantidades de CO2, lo que equilibra el ciclo.
Ağaçlar döngünün dengelenmesini sağlayan çok büyük miktarlarda CO₂ emerler.Τα δέντρα απορροφούν τεράστιες ποσότητες CΟ2, ισορροπώντας έτσι τον κύκλο του άνθρακα.
Ağaçlar döngünün dengelenmesini sağlayan çok büyük miktarlarda CO₂ emerler.Деревья поглощают огромное количество CO2, что уравновешивает круговорот.
Ağaçlar döngünün dengelenmesini sağlayan çok büyük miktarlarda CO₂ emerler.Дърветата изсмукват огромни количества CO2, които балансират цикъла.
Ağaçlar döngünün dengelenmesini sağlayan çok büyük miktarlarda CO₂ emerler.עצים שואבים כמויות עצומות של CO2, שמאזנים את המחזור.
Ağaçlar döngünün dengelenmesini sağlayan çok büyük miktarlarda CO₂ emerler.الأشجار تمتص كميات هائلة من ثاني أكسيد الكربون، الشيء الذي يوازن الدورة.
Ağaçlar döngünün dengelenmesini sağlayan çok büyük miktarlarda CO₂ emerler.森林伐採はCO2を貯蔵してくれる植物を 減らしているのです
Ağızdan ağıza yayılma da dengeleyici bir unsurdur.입소문을 내주고 있나요? 이런 식으로 균형을 맞춰야 하는 겁니다
Ağızdan ağıza yayılma da dengeleyici bir unsurdur.الذين يسوقون لك تسويقًا شفهيًا؟ هذه هي لعبة موازنة
Ağızdan ağıza yayılma da dengeleyici bir unsurdur.そしてスタートアップにとって
Ama aynı zamanda, Chad daha dengesiz bir hale gelmişti ve biz bunun bedelini benzin alırken ödemiyorduk.Aber zur gleichen Zeit wurde Chad viel instabiler, und wir bezahlen dieses Preis nicht an der Zapfsäule.
Ama aynı zamanda, Chad daha dengesiz bir hale gelmişti ve biz bunun bedelini benzin alırken ödemiyorduk.Ma al tempo stesso, il Ciad è diventato molto più instabile, e noi non stiamo pagando quel prezzo alla pompa.
Ama aynı zamanda, Chad daha dengesiz bir hale gelmişti ve biz bunun bedelini benzin alırken ödemiyorduk.Maar intussen is Tsjaad een stuk instabieler geworden, en daar betalen we niet voor aan de pomp.
Ama burada olduğu gibi dengede tutuluyor.Aber es wird im Gleichgewicht gehalten.
Ama burada olduğu gibi dengede tutuluyor.Dar e menținută așa în echilibru.
Ama burada olduğu gibi dengede tutuluyor.Il se balance comme ça en équilibre.
Ama burada olduğu gibi dengede tutuluyor.그래도 평형상태처럼 균형을 잡고 있죠.
Ama burada olduğu gibi dengede tutuluyor.Maar het balanceert in evenwicht.
Ama burada olduğu gibi dengede tutuluyor.Mas está a ser equilibrado desta forma.
Ama burada olduğu gibi dengede tutuluyor.Ma viene bilanciato come quello in equilibrio.
Ama burada olduğu gibi dengede tutuluyor.Nhưng nó trong thế cân bằng.
Ama burada olduğu gibi dengede tutuluyor.Pero se balancea como en equilibrio.
Ama burada olduğu gibi dengede tutuluyor.Rzeźba utrzymuje równowagę.
Ama burada olduğu gibi dengede tutuluyor.Αλλά ισορροπεί απολύτως
Ama burada olduğu gibi dengede tutuluyor.Но балансирует вот так, в равновесии.
Ama burada olduğu gibi dengede tutuluyor.Но се балансира така в равновесие.
Ama burada olduğu gibi dengede tutuluyor.אבל הוא מאוזן כך בשיווי משקל.
Ama burada olduğu gibi dengede tutuluyor.ولكنها متوازنة هكذا فى حالة توازن.
Ama burada olduğu gibi dengede tutuluyor.空気の流れに影響され動きます
-Ama dengeli beslenmen gerekiyor.Ale potřebuješ pořádné jídlo.
-Ama dengeli beslenmen gerekiyor. Bir kaç gece önce gördüğümüz bahçeyi hatırlıyor musun?Pamiętasz tamten ogród, gdzie widzieliśmy parę nocy wcześniej?
-Ama dengeli beslenmen gerekiyor.- Du brauchst richtiges Essen.
-Ama dengeli beslenmen gerekiyor.Du måste ha riktig mat. Vad ska vi göra?
-Ama dengeli beslenmen gerekiyor.- Ma devi alimentarti bene.
-Ama dengeli beslenmen gerekiyor.-Necesitas alimentarte bien.
-Ama dengeli beslenmen gerekiyor.Χρειάζεσαι σωστό φαγητό. Τι θα κάνουμε;
Ama diyelim ki allel frekansım sabit, yani Hardy-Weinberg dengesindeyim. - -Maar laten we zeggen dat mijn allelfequentie constant is, dan ben ik in een Hardy-Weinberg-evenwicht.
Ama diyelim ki allel frekansım sabit, yani Hardy-Weinberg dengesindeyim. -Pero digamos que mi frecuencia del alelo es constante, entonces Estoy en un equilibrio de Hardy-Weinberg.
Ama diyelim ki allel frekansım sabit, yani Hardy-Weinberg dengesindeyim. - -Předpokládejme ale, že je konstantní, pak říkáme, že dosáhla Hardy-Weinbergovy rovnováhy.
Ama diyelim ki allel frekansım sabit, yani Hardy-Weinberg dengesindeyim. - -Але скажімо, частота моєї алелі постійна, іншими словами це закон Гарді-Вайнберга.
Ama diyelim ki allel frekansım sabit, yani Hardy-Weinberg dengesindeyim. -Да кажем, че алелните честоти са постоянни, в такъв случай имаме уравнение на Харди-Вайнберг.