denge ile cümle

denge kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Doğalgazda fiyat dengesi sağlamak.Zamestnanci boli asi odmeňovaní v naturáliách.
Önemli olan dengeli bir karakter seçmektir.Veľmi dôležitým hľadiskom je voľba architektúry.
O denge sonucu, kişi ne iş yaparsa yapsın, onu daha iyi yapar ve daha çaba harcar.Intuisti radi robia veci zakaždým inak, skúma, čo sa prečo a ako deje, a ako by sa to dalo robiť lepšie.
Uzun atlayışlarında uzun kuyrukları ile dengeyi sağlarlar.Pri skokoch jej pomáha udržiavať rovnováhu dlhý huňatý chvost.
Meditasyonun diğer bir pozitif etkisi de, günlük hayatımıza getirdiği dengedir.3) A konečne, úlohou praktikujúceho je integrovať prirodzený stav do všetkých denných aktivít.
Birleşik Krallık ve Fransa ise Sovyetleri daha çok Almanya'ya karşı bir denge unsuru olarak kullanıyorlardı.Britanci in Francozi so po drugi strani jemali Sovjete kot grožnjo, ki je visela nad Nemci.
Dengeli durum ve dinamik bir denge vardır.Poznamo statično in dinamično upornost.
Batı, doğuya göre 3. yüzyılda yaşanan dengesizlikten çok daha ağır etkilendi.Zahod je tudi veliko bolj trpel zaradi nestabilnosti v krizi tretjega stoletja.
Her ikisinin sebebi de ekonomide dengelerin bozulmasıdır.Oba posledica potresne aktivnosti na tem območju.
Çözünmüş ve çözünmemiş tuz arasındaki dengeyi tanımlar.Nastala je potreba po ločevanju rešenih in nerešenih zadev.
Gaston arka Beast saplar, ancak böylece onun dengesini kaybeder ve derin uçuruma aşağı yüksek tavan düşecek.Gaston je zver hudo ranil, sam pa padel z visoke strehe v globino.
Dengeyi değil, ona ulaşma hızını değiştirirler.Pri tem se mu ni treba vračati na isto točko kot v prejšnjem, in ne spreminja hitrosti premikanja.
Bu şehirler, orta çağ siyasetinin dengesizliğiyle bazen özgürlüklerini kazanırken bazen de kaybettiler.V teku srednjega veka so mesta pridobila in včasih izgubila svobodo glede na spremenljivo politike moči.
Sistemler kimyasal ya da fiziksel tabiyatlı olsun dengeye ulaşma eğilimi gösterirler.Rad ima kemijske in fizikalne poskuse.
Türkiye genelinde olduğu gibi Kırklareli'ne de çiftçi aile sayısına göre arazi dağılımı dengeli değildir.Njihovo razlikovanje od Ukrajincev kot naroda pa ostaja zrno spora.
Olumsuz ilişkiler genellikle Duygusal denge ve Dışadönüklük arasında görülmektedir.Prijateljske zveze so običajno čustveno tesne in psihološko močne.
Tarihi olaylar, politik ve sosyal dengelerle ele alınır.Tema zgodbe je življenje v katerem nas zaznamujejo družbene in politične norme.
Neticede denge ve işitme duyuları bozulabilir.Pri njej je lahko prizadeto sporazumevanje in poslušanje govora.
Burada dengeli trasnlokasyondan söz edilir.V nadaljevanju je opisana zunanja ukrivljenost.
Doğadaki sistemlerin çoğu, termodinamik dengede değildir.Dauguma gamtos sistemų nėra termodinaminėje pusiausvyroje.
Önemli olan dengeli bir karakter seçmektir.Svarbiausia yra pasirinkti popieriaus rūšį.
Dengeli durum ve dinamik bir denge vardır.Būna dinaminis ir statinis.
Ayrıca denge durumu hızın sıcaklığa oranıyla da sağlanabilir.Prie minusinės temperatūros taip pat gali greitai žūti.
En temel etkisi bir yemeğin tadını dengeleyerek bütünleştirmesidir.Vaisiai turi būti prinokę iki valgymui tinkamo skonio.
Dengesizlik termodinamiği, aktarım süreçleri ve kimyasal tepkimelerle ilgilidir.Nepusiausviroji termodinamika yra susijusi su transporto procesais ir su cheminių reakcijų greičiais.
Dengeyi değil, ona ulaşma hızını değiştirirler.Jie nekeičia reakcijos pusiausvyros, o tik padidina reakcijos greitį.
Kemik yapıları güçlü, vücutları dengelidir.Kūnas jų ovalinis, kūno kraštai aštrūs.
Ancak bir gün dengesini kaybeder ve kolunu makineye kaptırır.Kitą dieną Mila atsibunda ir prisisuka širdį savo rakteliu.
Pratik olarak bugün piyasadaki tüm duş jelleri pH dengelidir.Šiais laikais stiklines medicinines pipetes praktiškai visiškai pakeitė plastikinės vienkartinės pipetės.
Kalan %74'ünün ise evrene dengeli bir şekilde yayılmış olan karanlık enerjiden oluştuğu kabul edilir.74 % visatos sudaro tamsioji energija, kuri veikia panašiai kaip antigravitacija.
Gezegenin denge sıcaklığı 234 K (-39 °C).Lydymosi temperatūra 233 K (-40 °C).
Eğer A ile B ile termal dengedeyse o zaman B de A ile termal dengededir.Jeigu egzistuoja egzemplioriaus A ryšys su B, tuomet egzistuoja ir egzemplioriaus B ryšys su A. Pav.
Sık sık yapılan geri dönüşümlerin bu dönemleri birkaç "süperkron" ile dengelenmiştir.Vėliau šią seną idėją yra atgaivinę kai kurie kompiuterizuoti „mirties laikrodžiai“.
Büyüme hem toplumsal sınıflar arasındaki eşitsizliği hem de bölgesel dengesizliği artırmaktadır.Tööjõu jaotus ühelt poolt nõuab ja teiselt poolt suurendab regioonidevahelist ebavõrdsust.
Güç dengelerin değişmesi uzun sürmeyecektir.Alternatiivsete seadmetega harjumine vajab aega.
Roosevelt’in devlet harcamaları politikası ise bir denge politikasıydı.Rousseau poliitiline ideaal oli rahvavõim.
Geminin ağırlık merkezi veya dengesi gibi önemli konular üreticilerin deneyimlerine göre yapılıyordu.Nii hinnati olulisi faktoreid, nagu näiteks laeva raskuskese, laevameistri kogemuste põhjal.
Doğanın dengesini korurlar.Kaitstavad loodusobjektid.
Doğal kaynaklar yok edilir, yeryüzünün dengesi bozulur.Sellepärast saastavad, reostavad nad loodust.
Dengesi iyidir ve hızlı kalkış yeteneği vardır.Ta on vilgas ja tal on väga hea hüppevõime.
Duygusal dengede yüksek puan alanlar duygusal olarak duyarlı ve strese eğilimlidirler.Kõrgema neurootilisuse tasemega inimestel on emotsionaalselt tundlikud ja stressile haavatavad.
Bu durumda yay, mekanik denge durumuna erişmiştir.Esimene on looduse riigi areng, kus valitseb mehaaniline paratamatus.
Bireysel özgürlük ve sosyal adalet arasında denge kurmayı amaçlayan politik bir ideolojidir.Sotsiaalliberalismis püütakse leida tasakaalu indiviidi vabaduse ja ühiskondliku õigluse vahel.
Nüfus baylar ve bayanlar arasındaki dengeli dağılımı göze çarpmaktadır.Enamikus ühiskondades on sootunnused jaotatud meeste ja naiste vahel.
Reaksiyonun denge yönü ortamın pH’sına bağlıdır.Mälu adresseerimise viis oleneb PIC'i seeriast.
"DEMİRÖREN'DEN DÖN ÇAĞRISI". dengegazetesi.com.tr.Arenemine Progressioon Regress Progress. – EE.
İki durumda da, sistemin ve gezegenlerin dengesi bozulacaktır.Sel juhul jääks ära terve planeedi või ökosüsteemi hävitamine.
II. Dünya Savaşı sonrası dünya üzerindeki güç dengelerinde büyük değişmeler yaşandı.Pärast II maailmasõda toimusid muutused maailmameistrivõistluste süsteemis.
Feodalizm, Avrupa'daki ekonomik dengelerin değişmesiyle yıkılmıştır.Ebavõrdsed majandussuhted on tekkinud dialektiliste muutuste protsessis.
Bu kulağa çok mantıklı gelmese de Paul Kelley'in ne kadar dengesiz olduğunu tam olarak yansıtıyordu.Seejuures kohati tsiteerib ta Paul Kerest veidi ebatäpselt.
Bu şehirler, orta çağ siyasetinin dengesizliğiyle bazen özgürlüklerini kazanırken bazen de kaybettiler.Linnad saavutasid (ja mõnikord kaotasid) oma vabaduse jõupoliitika muutuste kaudu.
Değişkenlerini bir dengeye ulaştırmaya çalışır.Teda on vaja selleks, et muutused kanda üle vastuvõtjani.
İtalya'da yaşayan göçmenlerin ülke içindeki dağılımı ise oldukça dengesizdir.Idagootide seisundi nõrkus Itaalias paistis nüüd välja.
Dönemin gemileri yoğun olarak dengesizdir.Lehed on paadikujuliselt ahenenud.
10 ve 2 10 bölü 2 5'tır ve şimdi dengeleyen kilogramları elde ettik.10나누기 2는 5니까 단위에서도 kg이 사라지는 것을 볼 수 있죠.
10 ve 2 10 bölü 2 5'tır ve şimdi dengeleyen kilogramları elde ettik.10 děleno 2 je 5 a pak máte kilogramy krátící se s kilogramy.
10 ve 2 10 bölü 2 5'tır ve şimdi dengeleyen kilogramları elde ettik.10 та 2... 10 поділити на 2 дорівнює 5. І коли кілограми і кілограми скорочуються.
10 ve 2 10 bölü 2 5'tır ve şimdi dengeleyen kilogramları elde ettik.10 לחלק ב 2 שווה ל 5, וקילוגרם מבטל קילוגרם.
10 ve 2 10 bölü 2 5'tır ve şimdi dengeleyen kilogramları elde ettik.10 قسمة 2 يساوي 5 وهنا كغ يلغي كغ
10 ve 2 10 bölü 2 5'tır ve şimdi dengeleyen kilogramları elde ettik.Това се съкращава ,а сега 10 делено на 2 е равно на 5.

İlgili Sayfalar