deneyim ile cümle

deneyim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ama kendisi, gerçekte, hiçbir deneyim yaşamamış...Mais elle-même, en réalité, elle n'avait jamais eu cette expérience-là. C'est très étonnant !
Ama kendisi, gerçekte, hiçbir deneyim yaşamamış...Pero ella misma, en realidad, nunca había tenido esa experiencia... ¡Muy sorprendido!
Ama o kadın, insan hayatında hiçbir deneyimi olmayan bir makineyle hayatına anlam katmaya çalışıyordu.하지만 그것은 인간의 삶에 대한 경험이 없는 기계로 그녀의 인생을 이해하려고 노력한 것 입니다.
Ama o kadın, insan hayatında hiçbir deneyimi olmayan bir makineyle hayatına anlam katmaya çalışıyordu.Nainen yritti kuitenkin ymmärtää elämäänsä sellaisen koneen avulla, joka ei tunne ihmiselämän kaarta.
Ama o kadın, insan hayatında hiçbir deneyimi olmayan bir makineyle hayatına anlam katmaya çalışıyordu.Але та жінка намагалася налагодити своє життя з машиною, яка не пережила зрадливості людської долі.
Ama o kadın, insan hayatında hiçbir deneyimi olmayan bir makineyle hayatına anlam katmaya çalışıyordu.Эта женщина пыталась найти смысл жизни с помощью машины, у которой нет жизненного опыта.
Ama o kadın, insan hayatında hiçbir deneyimi olmayan bir makineyle hayatına anlam katmaya çalışıyordu.אבל האישה ניסתה למצוא משמעות בחייה עם מכונה שלא היה לה ניסיון של קשת החיים האנושיים.
Ama o kadın, insan hayatında hiçbir deneyimi olmayan bir makineyle hayatına anlam katmaya çalışıyordu.و لكن تلك المرأة كانت تحاول فهم حياتها مع آلة بدون تجربة في دورة الحياة الإنسانية.
Ama o kadın, insan hayatında hiçbir deneyimi olmayan bir makineyle hayatına anlam katmaya çalışıyordu.彼女は自分の人生を 理解しようとしていたのです ロボットの演技は見事でした
Ama şanslıyım ki işe yaradı, belli ki. Ama böylesine bağlantısız hissetmek çok aşağılayıcı bir deneyimdi.Claro que, felizmente tudo se resolveu, mas foi uma experiência humilhante, sentir-me tão desamparada.
Ama süregiden bir deneyim ise, bunu kim deneyimliyor (algılıyor) olacak?Ale jeśli jest to ciągłe doświadczenie, co będzie tego doświadczać? Co będzie to postrzegać?
Ama süregiden bir deneyim ise, bunu kim deneyimliyor (algılıyor) olacak?Ale pokud je to souvislý zážitek, co ho bude zažívat?
Ama süregiden bir deneyim ise, bunu kim deneyimliyor (algılıyor) olacak?Dar dacă este o experienţă continuă, ce o va experimenta?
Ama süregiden bir deneyim ise, bunu kim deneyimliyor (algılıyor) olacak?De ha még az élmény folyamatos is, mi az, ami tapasztalja azt?
Ama süregiden bir deneyim ise, bunu kim deneyimliyor (algılıyor) olacak?Mais si c'est une expérience continue, qu'est-ce qui va l'éprouver ?
Ama süregiden bir deneyim ise, bunu kim deneyimliyor (algılıyor) olacak?Mutta jos se on jatkuva kokemus, mikä sitä etsii?
Ama süregiden bir deneyim ise, bunu kim deneyimliyor (algılıyor) olacak?Pero si es una experiencia continua, ¿Qué lo estará experimentando?
Ama süregiden bir deneyim ise, bunu kim deneyimliyor (algılıyor) olacak?Wer schenkt dem Aufmerksamkeit?
Ama süregiden bir deneyim ise, bunu kim deneyimliyor (algılıyor) olacak?Но даже если это будет длительным переживанием, кто будет переживать его?
Ama yine de bu salonda hepimizin birlikte deneyimlediğimiz başka bir şey daha var.Aber es gibt noch etwas, das wir alle in diesem Raum erfahren.
Ama yine de bu salonda hepimizin birlikte deneyimlediğimiz başka bir şey daha var.Ale jest coś jeszcze, czego wszyscy doświadczamy na tej sali.
Ama yine de bu salonda hepimizin birlikte deneyimlediğimiz başka bir şey daha var.Ale je tu aj niečo iné, čo všetci pociťujeme v tejto miestnosti.
Ama yine de bu salonda hepimizin birlikte deneyimlediğimiz başka bir şey daha var.Ale my všichni zažíváme ještě něco navíc.
Ama yine de bu salonda hepimizin birlikte deneyimlediğimiz başka bir şey daha var.Dar mai e şi altceva ce experimentăm cu toţii în această sală.
Ama yine de bu salonda hepimizin birlikte deneyimlediğimiz başka bir şey daha var.De van még valami más is, amit mindannyian megtapasztalunk ebben a teremben.
Ama yine de bu salonda hepimizin birlikte deneyimlediğimiz başka bir şey daha var.하지만 우리가 이 방에서 경험하는 것은 그뿐만이 아닙니다.
Ama yine de bu salonda hepimizin birlikte deneyimlediğimiz başka bir şey daha var.Maar er is nog iets dat we allemaal ervaren in deze ruimte.
Ama yine de bu salonda hepimizin birlikte deneyimlediğimiz başka bir şey daha var.Ma c'è qualcos'altro che tutti stiamo vivendo in questa stanza.
Ama yine de bu salonda hepimizin birlikte deneyimlediğimiz başka bir şey daha var.Mais il y a autre chose encore que tout le monde dans cette salle ressent.
Ama yine de bu salonda hepimizin birlikte deneyimlediğimiz başka bir şey daha var.Mas existe algo mais que todos estamos a experienciar nesta sala.
Ama yine de bu salonda hepimizin birlikte deneyimlediğimiz başka bir şey daha var.Nhưng có những thứ khác mà tất cả chúng ta có thể cảm nhận trong căn phòng này
Ama yine de bu salonda hepimizin birlikte deneyimlediğimiz başka bir şey daha var.Pero hay algo más que experimentamos en este recinto.
Ama yine de bu salonda hepimizin birlikte deneyimlediğimiz başka bir şey daha var.Tetapi ada sesuatu yang lain yang kita semua sedang alami dalam ruangan ini.
Ama yine de bu salonda hepimizin birlikte deneyimlediğimiz başka bir şey daha var.Υπάρχει όμως και κάτι άλλο που βιώνουμε όλοι σ" αυτό το δωμάτιο.
Ama yine de bu salonda hepimizin birlikte deneyimlediğimiz başka bir şey daha var.Але в цьому залі ми переживаємо не тільки образи.
Ama yine de bu salonda hepimizin birlikte deneyimlediğimiz başka bir şey daha var.Но есть что-то ещё, что испытывают все находящиеся в этом зале.
Ama yine de bu salonda hepimizin birlikte deneyimlediğimiz başka bir şey daha var.Но има нещо друго, което всички ние в тази стая преживяваме.
Ama yine de bu salonda hepimizin birlikte deneyimlediğimiz başka bir şey daha var.אבל ישנו משהו נוסף שכולנו כאן חווים:
Ama yine de bu salonda hepimizin birlikte deneyimlediğimiz başka bir şey daha var.ولكن هنالك شيئ أخر نشهده الان في هذه القاعة
Ama yine de bu salonda hepimizin birlikte deneyimlediğimiz başka bir şey daha var.経験していることが他にもあります 人は視覚や聴覚や触覚を
Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası. Bu Amerikan deneyimi.Bank Rezerwy Federalnej USA.
Ancak benim için, başarısızlığı deneyimlemek gerekliydi, hatta elzemdi.Dar este necesar- esential - pentru mine Sa treci printr-o asemenea situatie
Ancak benim için, başarısızlığı deneyimlemek gerekliydi, hatta elzemdi.Ma e' necessario, e' essenziale per me passare attraverso questo stato.
Ancak benim için, başarısızlığı deneyimlemek gerekliydi, hatta elzemdi.mais c'est nécessaire-- c'est crucial-- pour moi de me retoruver dans cette position.
Ancak benim için, başarısızlığı deneyimlemek gerekliydi, hatta elzemdi.Nhưng điều đó là cần thiết--và quan trọng--với tôi Khi lâm vào những tình huống như thế
Ancak benim için, başarısızlığı deneyimlemek gerekliydi, hatta elzemdi.Pero para mí es necesario —es esencial— llegar a este estado.
Ancak benim için, başarısızlığı deneyimlemek gerekliydi, hatta elzemdi.Tapi ini perlu--ini esensial--bagi saya untuk masuk ke bagian ini.
Ancak benim için, başarısızlığı deneyimlemek gerekliydi, hatta elzemdi.Αλλά είναι αναγκαίο, ουσιαστικό για μένα να περάσω από αυτή την κατάσταση.
Ancak benim için, başarısızlığı deneyimlemek gerekliydi, hatta elzemdi.אבל זה הכרחי -- זה חיוני --עבורי להגיע למצב הזה.
Ancak ilk başta kendi deneyimleriniz ile ilgili dürüst olmazsanız, söylediğiniz herşey sadece saçmalık kokar.Ale jeśli nie mówicie szczerze o własnych doświadczeniach, dzieci wyczują, że każdym słowem wciskacie im kit.
Ancak ilk başta kendi deneyimleriniz ile ilgili dürüst olmazsanız, söylediğiniz herşey sadece saçmalık kokar.Dar dacă nu sunteţi sinceri cu propriile voastre experienţe, mai întâi, tot ce spuneţi miroase a fals.
Ancak ilk başta kendi deneyimleriniz ile ilgili dürüst olmazsanız, söylediğiniz herşey sadece saçmalık kokar.하지만 여러분이 자기 경험에 대해 솔직하지 않으면 여러분이 하는 말은 모두 엉터리처럼 들릴 거에요.
Ancak ilk başta kendi deneyimleriniz ile ilgili dürüst olmazsanız, söylediğiniz herşey sadece saçmalık kokar.Ma se non siamo onesti sulla nostra esperienza ciò che diciamo suonerà come un mucchio di balle.
Ancak ilk başta kendi deneyimleriniz ile ilgili dürüst olmazsanız, söylediğiniz herşey sadece saçmalık kokar.Pero si no eres honesto con tus propias experiencias primero, todo lo que digas apestará.
Ancak ilk başta kendi deneyimleriniz ile ilgili dürüst olmazsanız, söylediğiniz herşey sadece saçmalık kokar.Но если вы не будете прежде честны по отношению к собственному опыту, все ваши слова будут отдавать чушью.
Ancak ilk başta kendi deneyimleriniz ile ilgili dürüst olmazsanız, söylediğiniz herşey sadece saçmalık kokar.אבל אם אתם לא כנים תחילה בקשר לחוויות שלכם, כל מה שתגידו יריח כמו בולשיט.
Ancak ilk başta kendi deneyimleriniz ile ilgili dürüst olmazsanız, söylediğiniz herşey sadece saçmalık kokar.لكن إذا لم تكن صادقة حول تجاربك أولاً، كل ما تقوله تنبعث منه رائحة الهراء.
Ancak ilk başta kendi deneyimleriniz ile ilgili dürüst olmazsanız, söylediğiniz herşey sadece saçmalık kokar.言うこと全てが 胡散臭くなってしまうでしょう 大丈夫 練習すればいいんです
Anılara, deneyimlere verdiğimize kıyasla neden daha fazla değer veriyoruz?Czemu przywiązujemy tak wielką wagę do wspomnień w porównaniu do samych przeżyć?
Anılara, deneyimlere verdiğimize kıyasla neden daha fazla değer veriyoruz?De ce acordăm atât de multă importanţă memoriei prin comparaţie cu experienţa?

İlgili Sayfalar