deneyim ile cümle

deneyim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Xcas ve Giac, daha önce Erable projesinden elde edilen deneyimlere dayanmaktadır. ^Xcas ja Giac põhinevad Parisse eelmise Erable'i projekti kogemustel.
Çünkü bilinç ağırlıklı olarak kişisel bir deneyimdir.Seiklus on seega sügavalt isiklik kogemus.
Şirketleşme sürecinde temel iş deneyimini ve 250.000 dolar ile sermayeyi Mike Markkula sağladı.Multimiljonär Mike Markkula pakkus oma eksperditeadmisi ärivallas ja samuti 250 000 dollarit kapitali.
Bu deneyimden sonra aktris olmaya karar verdi.Seejärel otsustas ta saada näitlejaks.
Geminin ağırlık merkezi veya dengesi gibi önemli konular üreticilerin deneyimlerine göre yapılıyordu.Nii hinnati olulisi faktoreid, nagu näiteks laeva raskuskese, laevameistri kogemuste põhjal.
Hamilelerde klinik deneyim sınırlıdır.Marburgi viirushaiguse kliiniline hinnang on ebausaldav.
Ancak, Apple kimlikleri kullanıcıların Apple Online Store deneyimlerini özelleştirebilmesine izn verir.Kasutajad saavad üksteisele makseid teha Apple Pay kaudu.
Free-solo fazlasıyla deneyim gerektirir.FreeBASIC suudab ennast ise kompileerida.
Bu deneyimleri kendisine liderlik konusunda çok sayıda şey öğretmiştir.Tema juhtimisel on tehtud mitmeid uurimistöid.
Buradaki tüm kurallara uyulması zevkli bir deneyimi sunacaktır.Vastavate IUPACi kõigi reeglite esitamine siinkohal oleks liiga pikk.
E-kitap okuyucular bu avantajından ötürü kullanıcılara çok daha iyi bir okuma deneyim sunar.Kirjade sildistamise abil saavad kasutajad oma kirjadest parema ülevaate.
Atina’nın erkek yurttaşlarının büyük bir bölümü yönetimde deneyim sahibiydi.Oli suure Ateena riigijuhi Periklese lähedane sõber.
İttifak birliklerinin komutası deneyimli condottieri Mantua Dükü II. Francesco Gonzaga'ya verilir.Liiga kogus kokku armee Mantua markkrahvist kondotjeeri Francesco II Gonzaga juhtimise alla.
Bu çalışmalar ona opera bestelemek için gerekli deneyimi kazandırdı.See töö õpetas teda kunstiteoseid põhjalikult analüüsima.
1902'de, büyük Amerikan psikolog William James dini deneyimlerin türlü çeşidini yazmıştı.1902-ben a nagy amerikai pszichológus, William James írt a vallásos tapasztalatok sokféleségéről.
1902'de, büyük Amerikan psikolog William James dini deneyimlerin türlü çeşidini yazmıştı.1902년에, 미국의 심리학자 윌리암 제임스는 다양한 종교적 경험에 대한 글을 썼고,
1902'de, büyük Amerikan psikolog William James dini deneyimlerin türlü çeşidini yazmıştı.In 1902 schreef de beroemde Amerikaanse psycholoog William James over de vele soorten religieuze ervaring.
1902'de, büyük Amerikan psikolog William James dini deneyimlerin türlü çeşidini yazmıştı.Nel 1902 il grande psicologo americano William James descrisse le molte varietà dell'esperienza religiosa.
1902'de, büyük Amerikan psikolog William James dini deneyimlerin türlü çeşidini yazmıştı.V roce 1902 psal velký americký psycholog William James o mnoha druzích náboženských zážitků.
1902'de, büyük Amerikan psikolog William James dini deneyimlerin türlü çeşidini yazmıştı.W roku 1902 wielki amerykański psycholog William James pisał o różnych odmianach doświadczenia religijnego.
1902'de, büyük Amerikan psikolog William James dini deneyimlerin türlü çeşidini yazmıştı.В 1902 году знаменитый американский психолог Уильям Джеймс писал о разных видах религиозных переживаний.
1902'de, büyük Amerikan psikolog William James dini deneyimlerin türlü çeşidini yazmıştı.ב 1902 הפסיכולוג האמריקאי הגדול וויליאם ג'יימס כתב על המגוון הרחב של חוויות דתיות.
1902'de, büyük Amerikan psikolog William James dini deneyimlerin türlü çeşidini yazmıştı.في 1902، عالم النفس الأمريكي العظيم وليام جيمس كتب حول الأصناف العديدة من التجربة الدينية.
1902'de, büyük Amerikan psikolog William James dini deneyimlerin türlü çeşidini yazmıştı.偉大なアメリカの心理学者ウィリアム・ジェームスは 多種多様な宗教的体験をまとめました。 彼はあらゆる種類の事例を集めました。
1991'de hayatımın belki de en derin ve hayat değiştirici deneyimini yaşadım.1991-ben történt életem talán a legmélyebb és legfelkavaróbb élménye.
1991'de hayatımın belki de en derin ve hayat değiştirici deneyimini yaşadım.1991 hatte ich wahrscheinlich die ergreifendste und transformativste Erfahrung meines Lebens.
1991'de hayatımın belki de en derin ve hayat değiştirici deneyimini yaşadım.1991년에 저는 아마도 제 인생에서 가장 심오하고 영향력 있는 경험을 하지 않았나 싶습니다.
1991'de hayatımın belki de en derin ve hayat değiştirici deneyimini yaşadım.Em 1991, eu tive provavelmente a experiência mais profunda e transformadora da minha vida.
1991'de hayatımın belki de en derin ve hayat değiştirici deneyimini yaşadım.En 1991 j'ai vécu la plus profonde et transformatrice expérience de ma vie.
1991'de hayatımın belki de en derin ve hayat değiştirici deneyimini yaşadım.En 1991 tuve quizá la experiencia más profunda y transformadora de mi vida.
1991'de hayatımın belki de en derin ve hayat değiştirici deneyimini yaşadım.În 1991, am avut poate cea mai profundă și transformatoare experiență a vieții.
1991'de hayatımın belki de en derin ve hayat değiştirici deneyimini yaşadım.In 1991 had ik misschien de meest diepgaande ervaring in mijn leven.
1991'de hayatımın belki de en derin ve hayat değiştirici deneyimini yaşadım.Nel 1991 ho avuto forse l'esperienza più profonda e trasformativa della mia vita.
1991'de hayatımın belki de en derin ve hayat değiştirici deneyimini yaşadım.Pada tahun 1991 saya memiliki pengalaman yang mungkin paling mendalam dan transformatif dalam hidup saya.
1991'de hayatımın belki de en derin ve hayat değiştirici deneyimini yaşadım.Vào năm 1991 tôi có một trải nghiệm có thể nói là ảnh hưởng vô cùng sâu sắc và làm biến đổi cuộc đời tôi.
1991'de hayatımın belki de en derin ve hayat değiştirici deneyimini yaşadım.V roce 1991 jsem měl zřejmě ten nejpronikavější a nejvíce přetvářející zážitek v mém životě.
1991'de hayatımın belki de en derin ve hayat değiştirici deneyimini yaşadım.W 1991 roku Prawdopodobnie doświadczyłem najgłębszego i odmieniającego Przeżycia w moim życiu.
1991'de hayatımın belki de en derin ve hayat değiştirici deneyimini yaşadım.Το 1991 είχα ίσως την πιο βαθιά μεταμορφωτική εμπειρία της ζωής μου.
1991'de hayatımın belki de en derin ve hayat değiştirici deneyimini yaşadım.В 1991 я пережил нечто, потрясшее и изменившее меня до глубины души.
1991'de hayatımın belki de en derin ve hayat değiştirici deneyimini yaşadım.През 1991 аз преминах през може би едно от най-дълбоките и трансформиращи преживявания в живота си.
1991'de hayatımın belki de en derin ve hayat değiştirici deneyimini yaşadım.בשנת 1991 זכיתי אולי לחוויה העמוקה והמשפיעה ביותר בחיי.
1991'de hayatımın belki de en derin ve hayat değiştirici deneyimini yaşadım.في عام 1991 كانت لي تجربة ربما الأكثر عمقا وتحويلا في مجرى حياتي.
1991'de hayatımın belki de en derin ve hayat değiştirici deneyimini yaşadım.人生で最も深く 動かされるような 体験をしました 大学の3年目です 学部には7年いたんですが—
19 yaşındaki normal bir kız bunlarla ilgili çok deneyime sahip olurdu.En typisk tjej skulle ha upplevt en massa av det när hon är 19.
19 yaşındaki normal bir kız bunlarla ilgili çok deneyime sahip olurdu.<I>الفتاة العاديه يجب ان يكون لديها الكثير من التجارب منهم الى ان يصبح عمرها 19
19 yaşındaki normal bir kız bunlarla ilgili çok deneyime sahip olurdu.ハニ
20 yıllık Afrika deneyimim görünüşe göre imkansız olasıdır.20 év afrikai tapasztalatom mondatja velem: ami első látásra lehetetlennek tűnik, valójában lehetséges.
20 yıllık Afrika deneyimim görünüşe göre imkansız olasıdır.아프리카에서 제 20년 경험이 말해준건 불가능 할것같은 것들이 가능하다는 겁니다.
20 yıllık Afrika deneyimim görünüşe göre imkansız olasıdır.Experienta mea de 20 de ani in Africa imi spune ca imposibilul e posibil.
20 yıllık Afrika deneyimim görünüşe göre imkansız olasıdır.Jag har lärt mig från mina 20 års erfarenhet av Afrika att det som verkar omöjligt är möjligt.
20 yıllık Afrika deneyimim görünüşe göre imkansız olasıdır.Kinh nghiệm 20 năm ở châu Phi cho tôi biết rằng những điều tưởng chừng như không thể luôn luôn là có thể.
20 yıllık Afrika deneyimim görünüşe göre imkansız olasıdır.Meine Erfahrung aus zwanzig Jahren in Afrika ist, dass das scheinbar Unmögliche möglich ist.
20 yıllık Afrika deneyimim görünüşe göre imkansız olasıdır.Mi experiencia con 20 años en África es que lo aparentemente imposible es posible.
20 yıllık Afrika deneyimim görünüşe göre imkansız olasıdır.Mijn ervaring van 20 jaar Afrika, is dat het schijnbaar onmogelijke mogelijk is.
20 yıllık Afrika deneyimim görünüşe göre imkansız olasıdır.Moja skúsenosť z 20 rokov v Afrike je, že aj zdanlivo nemožné je možné.
20 yıllık Afrika deneyimim görünüşe göre imkansız olasıdır.Mon expérience de 20 ans en Afrique c'est que ce qui semble impossible est possible.
20 yıllık Afrika deneyimim görünüşe göre imkansız olasıdır.Na minha experiência de 20 anos, em África, vejo que o que parece ser impossível é possível.
20 yıllık Afrika deneyimim görünüşe göre imkansız olasıdır.Saya melihat dari pengalaman 20 tahun saya di Afrika bahwa yang terlihat mustahil ternyata memungkinkan.
20 yıllık Afrika deneyimim görünüşe göre imkansız olasıdır.Zjistil jsem, že moje zkušenost z 20 let v Africe je, že zdánlivě nemožné je možné.
20 yıllık Afrika deneyimim görünüşe göre imkansız olasıdır.Z moich 20 lat doświadczenia w Afryce twierdzę, że pozornie niemożliwe jest możliwe.

İlgili Sayfalar