İşin geri kalan kısmı da denemek üzere kendisine verildi.In questa maniera fu realizzato anche il resto dell'edificio.
Başka bir yol denemek zorundadırlar.Bisognava tentare altre strade.
Denemek yoktur.”Qui non c'è nulla da provare".
ETS bu bölümü gelecekte soracağı soruları denemek için kullanmaktadır.Questo quartiere sarà l'oggetto di scavi futuri che cercheranno di determinarne il funzionamento.
Sadece denemek gerekiyor.Нужно лишь постараться.
Denemek zorundayım.Я должен попробовать.
Denemek ister misin?Хочешь попробовать?
Denemek zorundaydım.Я должен был попробовать.
Denemek zorunda kaldım.Я должен был попробовать.
Denemek zorundasın!Ты должен попробовать!
Denemek için hiç arzum yok.У меня нет желания попробовать.
Denemek iyidir.Попытка это хорошо.
ETS bu bölümü gelecekte soracağı soruları denemek için kullanmaktadır.Планируется, что такая конфигурация DRS будет применяться в будущем на приспособленных для этого трассах.
İşin geri kalan kısmı da denemek üzere kendisine verildi.За ним последовала и вся остальная редакция.
Sünger Bob ve Patrick, uçaklarını denemek için oraya gitmişlerdir.Однажды туда пытались долететь Губка Боб и Патрик, чтобы найти инопланетян.
Denemek yoktur.”Никаких свидетельств этому нет».
İşin geri kalan kısmı da denemek üzere kendisine verildi.كما شارك أيضا في تلحين أغانيه الباقية.
Hafif formunda, yeni şeyler denemek veya rutinden kopmak istememek şeklinde ortaya çıkabilir.يمكن أن يظهر في أطواره الخفيفة على أنه تحرج من تجربة الأمور الجديدة أو كسر الروتين.
Başka bir yol denemek zorundadırlar.يحتاج إلى طريق اضافي كي يستمر.
Tom farklı bir şey denemek istedi.أراد توم أن يُجرب شيئا مختلفا.
İlk içgüdüm, kendimi iyileştirmeyi denemekti ve kısmen hayata geri dönmekti.Meu primeiro instinto foi de tentar me curar e voltar a ter algum tipo de vida.
Denemek yoktur.”Eu não tenho provas".
ETS bu bölümü gelecekte soracağı soruları denemek için kullanmaktadır.Nesse ponto, a fita deve ser verificada novamente se for usada no futuro.
Farklı teknikler denemek, atlayışçılara daha uzun uçuşları tatma imkânı verdi.Ao mesmo tempo, técnicas mais seguras permitiram o transporte de longa distância.
Başka bir yol denemek zorundadırlar.Ze zullen dus een andere uitgang moeten zoeken.
ETS bu bölümü gelecekte soracağı soruları denemek için kullanmaktadır.NASA is echter wel met onderzoeken bezig om dit in de toekomst mogelijk te maken.
1985 yılında Sanremo’da şansını bir kere daha denemek ister.In 1985 zette hij er bij Antwerp een punt achter.
Denemekte sakınca yok.Baat 't niet, dan schaadt het ook niet.
1985 yılında Sanremo’da şansını bir kere daha denemek ister.W 1985 ponownie zwyciężył w Soczi.
Başka bir yol denemek zorundadırlar.Muszą znaleźć więc inny sposób na powrót do domu.
Kontes bu sesin gelinlik elbisesini dolap içinde denemekte olan Susanna olduğu yalanını yanıt olarak verir.Hrabina opiera się, tłumaczy, że Zuzanna mierzy tam właśnie suknie jakie od niej dostała.
Hafif formunda, yeni şeyler denemek veya rutinden kopmak istememek şeklinde ortaya çıkabilir.I dess mildare form kan det utgöra en motvilja att testa nya saker eller gå emot rutinen.
Başka bir yol denemek zorundadırlar.Andra metoder måste tillgripas.
Sana yardım etmeyi denemek istiyorum.Я хочу спробувати допомогти тобі.
Newtype USA’in Ağustos 2004 sayısında CLAMP üyelerinin sadece yeni isimler denemek istedikleri belirtilmişti.Srpnové číslo Newtype USA napsalo, že členky CLAMPu si prostě chtěli vyzkoušet nová jména.
13 numara ise V12 motora ek olarak egzoz ve soğutma sistemlerini denemek için kullanıldı.Číslo 13 testovalo motor BMW V12 a výfukový a chladící systém.
Başka bir yol denemek zorundadırlar.Musíme zkusit jinou myšlenku.
Bu savaş tankları denemek için iyi birer fırsat oldu.Byla to příprava na invazi tanků.
Başka bir yol denemek zorundadırlar.Mai au parte de încă o luptă.
Bu elbiseyi denemek istiyorum.Vreau să încerc această rochie.
Bu elbiseyi üzerimde denemek istiyorum.Vreau să încerc această rochie.
Beta sürümünü denemek isteyen diğer web posta meraklıları, erişim izni veren bir davetiye talep edebildi.Más webmail rajongóknak, akik ki akarták próbálni a béta verziót, kérni kellett egy meghívót a tesztbe.
Hipotezini denemek için Los Alamos'u havaya uçurmadan birçok deney araçları geliştirdi.A Los Alamos Nemzeti Laboratórium mozgó alkatrészek nélküli akusztikus Stirling-motort fejlesztett.
İşin geri kalan kısmı da denemek üzere kendisine verildi.Többi munkái részben tótul is megjelentek.
Denemek yoktur.”Nem vitatkoztak.”
İşin geri kalan kısmı da denemek üzere kendisine verildi.Myös aseman muita osia on remontoitu.
Bazı değişik reklam tabanlı iş modellerinde, oyunu satın almadan önce denemek mümkündür.Tyypillisimpiä bisnesmalleja kasuaalipeleissä: Mahdollisuus kokeilla peliä ennen ostamista.
İşin geri kalan kısmı da denemek üzere kendisine verildi.Το έργο αυτό αποτέλεσε τη βάση για να του αποδοθούν και άλλα έργα.
Başka bir yol denemek zorundadırlar.Noget andet måtte altså forsøges.
Alex Ferguson "Doğru olanı denemek ve kendimizi geliştirmek zorunda.Roberto Orci og Alex Kurtzman sagde følgende:It’s really hard for us to sit here and try to justify it.
Daum, sezon sonunda başka ülkelerde şansını denemek istediğini söyleyerek takımdan ayrıldı.Hun forlod serien midtvejs for at prøve lykken andre steder.
Soundgarden bu dönem farklı tarzlar denemek istediklerini açıkladı.Soundgarden forklarte den gang at de ønsket å eksperimentere med andre lyder.
İşin geri kalan kısmı da denemek üzere kendisine verildi.Resten måtte man jobbe frem.
Başka bir yol denemek zorundadırlar.Et nytt alternativ skulle undersøkes.
Sünger Bob ve Patrick, uçaklarını denemek için oraya gitmişlerdir.Alcock og Brown ble behandlet som helter for å ha gjennomført flyvningen.
Sevimli, sürekli yeni şeyler öğrenmek ve denemek isteyen bir çocuktur.Seorang anak yang selalu ingin tahu dan mencintai hal-hal baru.
Beta sürümünü denemek isteyen diğer web posta meraklıları, erişim izni veren bir davetiye talep edebildi.Penggemar webmail lain yang ingin mencoba versi beta dapat meminta undangan untuk diberikan akses.
Denemek yoktur.”Tidak ada bukti untuk itu."
ETS bu bölümü gelecekte soracağı soruları denemek için kullanmaktadır.Komite juga merangkum poin-poin yang harus ditingkatkan di masa depan.
Başka bir yol denemek zorundadırlar.Dia ingin jalan lagi.