Tekrar denemekten başka ne seçenek var?What choice is there but to try again?
Tekrar denememi ister misin?Would you like me to try again?
Belki tekrar denemeliyiz.Maybe we should try again.
Tom'un onu tekrar yapmayı denemeye cesareti yoktu.Tom didn't have the courage to try doing it again.
Japon yemeği denemenin ilgini çekebileceğini düşündüm.I thought you might be interested in trying a Japanese meal.
Denemen kötü değildi ama birkaç önemsiz ayrıntım var.Your essay was not bad but I have a few minor niggles.
Bu pastadan biraz denemelisin.You should try some of this pie.
Tom bu denemeyi yazmama yardım etti.Tom helped me write this essay.
Bunu denemek istiyorum. Deneme odaları nerede?I'd like to try this on. Where are the fitting rooms?
Onu denemek istiyorum. Deneme kabini nerede?I would like to try it. Where is the fitting room?
Tom ve Mary ayrılık denemesi konusunda anlaştılar.Tom and Mary agreed on a trial separation.
Mary muhtemelen hâlâ denemeyi yazmadı.Mary still hasn't written the essay, presumably.
Öğretmen Tom'dan denemesini yüksek sesle okumasını istedi.The teacher asked Tom to read his essay aloud.
Kendini denemek için Tatoeba'yı kullanabilirsin.You can use Tatoeba to test yourself.
Kendinizi denemek için Tatoeba'yı kullanabilirsiniz.You can use Tatoeba to test yourself.
Onu denemeye değer.It's worth trying it.
Bazen fugu yemeyi denemek istiyorum.I want to try eating fugu sometime.
Deneme adildi.The trial was fair.
Bu plan işe yaramazsa, başka bir şey denememiz gerekecek.If this plan doesn't work, we'll have to try something else.
Deneme iyi olabilir.Experimentation can be good.
Sadece denemeye devam et.Just keep trying.
Daha çok denemeliydik.We should've tried harder.
En azından denemeliyiz.At least we should try.
Daha çok denemek zorundayız.We have to try harder.
Biz denemek zorundayız.We have to try.
Sanırım yeni bir yaklaşım denemenin zamanı.I think it's time to try a new approach.
Bunu asla evde denememelisin.You should never ever try this at home.
Bunu başka şekilde yapmayı denemeliyiz.We should try doing this another way.
Kendinizi ödüllendirmeyi deneyin ve ödül için başkalarına güvenmeyi denemeyin.Try rewarding yourself and not relying on others for reward.
Meksika yemeklerini hiç denemedim.I've never tried Mexican food.
Henüz denemedim.I haven't attempted it yet.
Denemeye başlayabiliriz.We could start trying.
Tom denemedi bile.Tom didn't even try.
Büyüdüğünde denemek istediğin bir şey var mı?Is there anything you want to try when you grow up?
Tom onu denemeye karar verdiğini söylüyor.Tom says he's decided to give it a try.
Belki daha çok denemeliyiz.Maybe we should try harder.
Denemeni zamanında teslim ettin mi?Did you hand in your essay on time?
Denemekten vazgeçemezsin.You can't give up trying.
Daha önce bunu yapmayı hiç denemedim.I've never tried doing this before.
Tom onun üzerine denemeler yazdı.Tom wrote essays on it.
Lütfen bunu evde deneme.Please don't try this at home.
Tom'un onu tekrar yapmayı denemesine izin verelim.Let's let Tom try doing that again.
Onu tekrar yapmayı denemeyelim.Let's not ever try doing that again.
Tom'un onu denememesini umalım.Let's hope Tom doesn't try to do that.
Ben bazı farklı fikirleri denemek istiyorum.I want to try some different ideas.
Ben farklı bir şey denemek istiyorum.I want to try something different.
Tom'un daha çok denemesini istedim.I wanted Tom to try harder.
Ben sadece denemek zorunda olduğumu biliyordum.I just knew I had to try.
Bunu tekrar denemek zorunda olacağım.I'll have to try it again.
Denemeye gel.Come try.
Tom bir şey denemek için istekli olduğunu söylüyor.Tom says he's willing to try anything.
Sanırım bu hala denemeye değer.I think it's still worth a try.
Sanırım biraz daha çok denemeliyiz.I think we should try a little harder.
Denememi yazmak için sınırlı zamanım vardı, bu yüzden zaman zaman kestirmeden gittim.I had limited time to write my essay, so I cut corners here and there.
Bunu denememiz gerekiyor mu?Should we try it out?
Tom yeni bir şey denemek için istekli olacağını söyledi.Tom said he'd be willing to try something new.
Yeni şeyleri denemeye istekliyim.I'm willing to try new things.
Ben yeni bir şey denemek için istekli olurdum.I'd be willing to try something new.
Tom onu denemeye karar verdi.Tom decided to give it a try.
Bunu denemeliyiz.We should give this a try.