Ana içeriğe geç
Sözlük

denedi ile cümle

denedi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Daha sonra Tanrı İbrahimi denedi. ‹‹İbrahim!›› diye seslendi. İbrahim, ‹‹Buradayım!›› dedi.Näiden tapausten jälkeen Jumala koetteli Aabrahamia ja sanoi hänelle: "Aabraham!" Hän vastasi: "Tässä olen".
Daha sonra Tanrı İbrahimi denedi. ‹‹İbrahim!›› diye seslendi. İbrahim, ‹‹Buradayım!›› dedi.Nogen tid derefter satte Gud Abraham på prøve, og han sa til ham: Abraham! Og han svarte: Ja, her er jeg.
Daha sonra Tanrı İbrahimi denedi. ‹‹İbrahim!›› diye seslendi. İbrahim, ‹‹Buradayım!›› dedi.Sucedeu, depois destas coisas, que Deus provou a Abraão, dizendo-lhe: Abraão! E este respondeu: Eis-me aqui.
Daha sonra Tanrı İbrahimi denedi. ‹‹İbrahim!›› diye seslendi. İbrahim, ‹‹Buradayım!›› dedi.To gdy się stało, kusił Bóg Abrahama, i rzekł do niego: Abrahamie! A on odpowiedział: Owom ja.
Daha sonra Tanrı İbrahimi denedi. ‹‹İbrahim!›› diye seslendi. İbrahim, ‹‹Buradayım!›› dedi.Zgodi se pa po teh dogodkih, da je Bog izkušal Abrahama, in mu reče: Abraham! On pa odgovori: Glej, tu sem.
Daha sonra Tanrı İbrahimi denedi. ‹‹İbrahim!›› diye seslendi. İbrahim, ‹‹Buradayım!›› dedi.Μετα δε τα πραγματα ταυτα ο Θεος εδοκιμασε τον Αβρααμ, και ειπε προς αυτον, Αβρααμ ο δε ειπεν, Ιδου, εγω.
Daha sonra Tanrı İbrahimi denedi. ‹‹İbrahim!›› diye seslendi. İbrahim, ‹‹Buradayım!›› dedi.И было, после сих происшествий Бог искушал Авраама и сказал ему: Авраам! Он сказал: вот я.
Daha sonra Tanrı İbrahimi denedi. ‹‹İbrahim!›› diye seslendi. İbrahim, ‹‹Buradayım!›› dedi.След тия събития Бог изпита Авраама, като му рече: Аврааме. А той рече: Ето ме.
Daha sonra Tanrı İbrahimi denedi. ‹‹İbrahim!›› diye seslendi. İbrahim, ‹‹Buradayım!›› dedi.ויהי אחר הדברים האלה והאלהים נסה את אברהם ויאמר אליו אברהם ויאמר הנני׃
Daha sonra Tanrı İbrahimi denedi. ‹‹İbrahim!›› diye seslendi. İbrahim, ‹‹Buradayım!›› dedi.وحدث بعد هذه الامور ان الله امتحن ابراهيم. فقال له يا ابراهيم. فقال هانذا.
Daha sonra Tanrı İbrahimi denedi. ‹‹İbrahim!›› diye seslendi. İbrahim, ‹‹Buradayım!›› dedi.這 些 事 以 後 、 神 要 試 驗 亞 伯 拉 罕 、 就 呼 叫 他 說 、 亞 伯 拉 罕 、 他 說 、 我 在 這 裡
Daha sonra Tanrı İbrahimi denedi. ‹‹İbrahim!›› diye seslendi. İbrahim, ‹‹Buradayım!›› dedi.這些 事 以 後 、 神 要 試驗 亞伯拉罕 、 就 呼叫 他說 、 亞伯拉罕 、 他說 、 我 在 這裡
Daha sonra tıp fakültesindeki kız öğrencileri kullanmayı denedim.Alors j'ai utilisé, j'ai essayé d'utiliser les filles de la fac de médecine.
Daha sonra tıp fakültesindeki kız öğrencileri kullanmayı denedim.Apoi am apelat la studentele la medicină.
Daha sonra tıp fakültesindeki kız öğrencileri kullanmayı denedim.Così poi decisi di usare le ragazze del college di medicina.
Daha sonra tıp fakültesindeki kız öğrencileri kullanmayı denedim.어쨋든 그후로 여자 의대생들을 상대로 실험을 해보려 했습니다.
Daha sonra tıp fakültesindeki kız öğrencileri kullanmayı denedim.Lalu saya mencoba mencari mahasiswi kedokteran.
Daha sonra tıp fakültesindeki kız öğrencileri kullanmayı denedim.Luego intenté con las chicas de la facultad de medicina.
Daha sonra tıp fakültesindeki kız öğrencileri kullanmayı denedim.Próbowałem z dziewczynami ze szkoły medycznej.
Daha sonra tıp fakültesindeki kız öğrencileri kullanmayı denedim.Sau đó tôi sử dụng, cố gắng sử dụng các cô gái trường cao đẳng y tế.
Daha sonra tıp fakültesindeki kız öğrencileri kullanmayı denedim.Tak jsem zkusil požádat studentky medicíny.
Daha sonra tıp fakültesindeki kız öğrencileri kullanmayı denedim.Toen probeerde ik het bij studentes medicijnen.
Daha sonra tıp fakültesindeki kız öğrencileri kullanmayı denedim.Und dann habe ich es mit Medizinstudentinnnen versucht.
Daha sonra tıp fakültesindeki kız öğrencileri kullanmayı denedim.Τότε χρησιμοποίησα, ή προσπάθησα να χρησιμοποιήσω φοιτήτριες.
Daha sonra tıp fakültesindeki kız öğrencileri kullanmayı denedim.Тогда я попытался испытать их на студентках медицинского колледжа.
Daha sonra tıp fakültesindeki kız öğrencileri kullanmayı denedim.אז ניסיתי להיעזר בבנות מהמכללה לרפואה.
Daha sonra tıp fakültesindeki kız öğrencileri kullanmayı denedim.بعدها حاولت استخدام متطوعات من كلية الطب.
Daha sonra tıp fakültesindeki kız öğrencileri kullanmayı denedim.でも彼女たちにも拒否されて 結局 私は決めました
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.(77:41) и снова искушали Бога и оскорбляли СвятагоИзраилева,
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.A znova a znova pokúšali silného Boha a Svätému Izraelovmu vymeriavali hranice.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Berulang kali mereka mencobai Allah, menyusahkan Yang Kudus, Allah Israel
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Bo coraz kusili Boga, a Świętemu Izraelskiemu granice zamierzali.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Chúng nó lại thử Ðức Chúa Trời, Trêu chọc Ðấng thánh của Y-sơ-ra-ên.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Chúng_nó lại thử Ðức_Chúa_Trời , Trêu_chọc Ðấng thánh của Y-sơ-ra-ên .
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Da, n'au încetat să ispitească pe Dumnezeu, şi să întărîte pe Sfîntul lui Israel.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.De fristede alter Gud, de krænkede Israels Hellige;
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.És újra kísértették az Istent, és ingerelték Izráel szentjét.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Ils ne cessèrent de tenter Dieu, Et de provoquer le Saint d`Israël.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Ja, de frestade Gud allt framgent och förtörnade Israels Helige.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Ja yhä edelleen he kiusasivat Jumalaa ja vihoittivat Israelin Pyhän.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.저희가 돌이켜 하나님을 재삼 시험하며 이스라엘의 거룩한 자를 격동하였도다
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Og de fristet Gud på ny og krenket Israels Hellige.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Sempre di nuovo tentavano Dio, esasperavano il Santo di Israele
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Sie versuchten Gott immer wieder und meisterten den Heiligen in Israel.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Steeds weer daagden zij God uit en deden zij de Heilige God van Israël verdriet.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Týž i týž navracujíce se, pokoušeli Boha silného, a svatému Izraelskému cíle vyměřovali.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Voltaram atrás, e tentaram a Deus; e provocaram o Santo de Israel.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Volvían a probar a Dios, e irritaban al Santo de Israel
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Zopet in zopet so izkušali Boga mogočnega in žalili Svetega Izraelovega.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.και εστραφησαν και επειρασαν τον Θεον, και τον Αγιον του Ισραηλ παρωξυναν.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Като изново изпитваха Бога, И предизвикваха Светия Израилев!
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.וישובו וינסו אל וקדוש ישראל התוו׃
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.‎رجعوا وجربوا الله وعنّوا قدوس اسرائيل‎.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.他 們 再 三 試 探 神 、 惹 動 以 色 列 的 聖 者
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.他 們再三 試 探神 、 惹動 以色列 的 聖者
Demek istiyorum ki, Dale bunu denedi, tüm kesiti tek tek ayırması gerekecek.Es decir, Dale dijo de arreglarlo, pero deberá literalmente desmontar todo.
Denediğimiz ilk yöntem şuydu.Als eerste deden we het volgende.
Denediğimiz ilk yöntem şuydu. Bir Vancouver sabahı,Ensin teimme niin, että eräänä aamuna Vancouverissa lähdimme yliopistokampukselle
Denediğimiz ilk yöntem şuydu. Bir Vancouver sabahı,Takže, první způsob, který jsme zkusili.
Denediğimiz ilk yöntem şuydu. Bir Vancouver sabahı,Така че първият път, ние направихме това.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod