Bu yüzden opera okuluna gidebilmek için her şeyi denedim, elimden gelen her şeyi yaptım.校長先生やラジオDJにさえ
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.(77:18) искушали Бога в сердце своем, требуя пищи по душе своей,
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.A pokoušeli Boha silného v srdci svém, žádajíce pokrmu podlé líbosti své.
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.A pokúšali silného Boha vo svojom srdci žiadajúc pokrm, po chuti svojej duše;
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.Au ispitit pe Dumnezeu în inima lor, cerînd mîncare după poftele lor.
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.De frestade Gud i sina hjärtan, i det de begärde mat för sin lystnad.
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.de fristede Gud i Hjertet og krævede Mad til at stille Sulten,
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.És megkísérték Istent az õ szívökben, enni valót kérvén az õ kivánságuk szerint.
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.E tentaram a Deus nos seus corações, pedindo comida segundo o seu apetite.
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.He kiusasivat Jumalaa sydämessänsä, vaatien ruokaa himonsa tyydyttämiseksi.
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.I kusili Boga w sercu swem, żądając pokarmu według lubości swojej.
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.Ils tentèrent Dieu dans leur coeur, En demandant de la nourriture selon leur désir.
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.In izkušajoč Boga mogočnega v srcu svojem, so zahtevali jed po svojega srca želji.
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.저희가 저희 탐욕대로 식물을 구하여 그 심중에 하나님을 시험하였으며
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.Mereka sengaja mencobai Allah, dengan menuntut makanan yang mereka inginkan
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.Nel loro cuore tentarono Dio, chiedendo cibo per le loro brame
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.Og de fristet Gud i sitt hjerte, så de krevde mat efter sin lyst.
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.Probaron a Dios en su corazón, pidiendo comida a su antojo
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.Trong lòng họ thử Ðức Chúa Trời, Mà cầu xin đồ ăn theo tình dục mình.
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.Trong lòng họ thử Ðức_Chúa_Trời , Mà cầu_xin đồ_ăn theo tình_dục mình .
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.und versuchten Gott in ihrem Herzen, daß sie Speise forderten für ihre Seelen,
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.Zij daagden Hem uit door naar lekker eten te vragen.
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.και επειρασαν τον Θεον εν τη καρδια αυτων, ζητουντες βρωσιν κατα την ορεξιν αυτων
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.Със сърцето си изпитаха Бога, Като искаха ястия за лакомството си*,
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.וינסו אל בלבבם לשאל אכל לנפשם׃
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.وجربوا الله في قلوبهم بسؤالهم طعاما لشهوتهم.
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.他 們 心 中 試 探 神 、 隨 自 己 所 欲 的 求 食 物
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.他 們 心中 試 探神 、 隨 自己 所欲 的 求 食物
CA: Zaten daha önce denedin değil mi?Kamu pernah mencobanya sekali, kan, dan kamu -- RT:
CA: Zaten daha önce denedin değil mi?크리스 앤더슨: 이미 한번 시도해 봤지? 리차드 투레레: 시도해봤죠.
CA: Zaten daha önce denedin değil mi?כ"א: כבר ניסית את זה, כן, ואתה-- ר"ט: כבר ניסיתי את זה,
CA: Zaten daha önce denedin değil mi?كريس: أنت جربت واحد، صحيح، وأنت ....ريتشارد: جربته من قبل،
CA: Zaten daha önce denedin değil mi?感電しそうになったので やめてしまいました(笑)
CEO'muz , defalarca ona cepten ulaşmayı denedik ama açmadı.Boomy - it happens!
CEO'muz , defalarca ona cepten ulaşmayı denedik ama açmadı. İşte adam sikine bile takmıyor.MIO FURHER POSSIAMO SEMPRE MANDARLE UN TELEGRAMMA CANTATO!! un telegramma cantato?????
CEO'muz , defalarca ona cepten ulaşmayı denedik ama açmadı.Monsieur, ça bouchait ,et j'crois que c'etait fermé on a fait demi-tour.
Çeşitli yaklaşımlar denedik, en küçük bileşenlerine kadar inmeye çalıştık.Abbiamo provato diversi approcci, riducendola ai minimi termini.
Çeşitli yaklaşımlar denedik, en küçük bileşenlerine kadar inmeye çalıştık.Am încercat diferite abordări, simplificând viața la componentele de bază.
Çeşitli yaklaşımlar denedik, en küçük bileşenlerine kadar inmeye çalıştık.Hemos intentado varios métodos, reduciéndola a sus componentes mínimos.
Çeşitli yaklaşımlar denedik, en küçük bileşenlerine kadar inmeye çalıştık.Kita sudah mencoba beragam pendekatan, meringkasnya hingga ke bagian - bagian terkecil.
Çeşitli yaklaşımlar denedik, en küçük bileşenlerine kadar inmeye çalıştık.우리는 여러 접근법을 시도하여 생명의 구성요소를 최대한으로 줄였지요.
Çeşitli yaklaşımlar denedik, en küçük bileşenlerine kadar inmeye çalıştık.Különböző megközelítésekkel próbálkoztunk, leszűkítve ezt minimális komponensekre.
Çeşitli yaklaşımlar denedik, en küçük bileşenlerine kadar inmeye çalıştık.Nous avons tenté diverses approches, essayant de la réduire à des composants minimaux.
Çeşitli yaklaşımlar denedik, en küçük bileşenlerine kadar inmeye çalıştık.Olemme kokeilleet eri lähestymistapoja, ja purkaneet kysymyksen osatekijöihinsä.
Çeşitli yaklaşımlar denedik, en küçük bileşenlerine kadar inmeye çalıştık.Próbowaliśmy różnych podejść, okrajaliśmy je do niezbędnych składowych.
Çeşitli yaklaşımlar denedik, en küçük bileşenlerine kadar inmeye çalıştık.Temos tentado vários métodos, reduzindo-a aos componentes básicos.
Çeşitli yaklaşımlar denedik, en küçük bileşenlerine kadar inmeye çalıştık.We hebben verschillende benaderingen geprobeerd, het terug brengen tot minimale componenten.
Çeşitli yaklaşımlar denedik, en küçük bileşenlerine kadar inmeye çalıştık.Wir haben verschiedene Ansätze versucht um es bis auf die minimalen Komponenten zu vereinfachen.
Çeşitli yaklaşımlar denedik, en küçük bileşenlerine kadar inmeye çalıştık.Έχουμε προσπαθήσει διάφορες προσεγγίσεις, να την τεμαχίσουμε στα στοιχειώδη συστατικά.
Çeşitli yaklaşımlar denedik, en küçük bileşenlerine kadar inmeye çalıştık.Мы пробовали различные предположения, постепенно сокращая их до минимума.
Çeşitli yaklaşımlar denedik, en küçük bileşenlerine kadar inmeye çalıştık.Опитахме различни подходи, за да го намалим до минималните му компоненти.
Çeşitli yaklaşımlar denedik, en küçük bileşenlerine kadar inmeye çalıştık.ניסינו גישות שונות, צמצמנו למרכיבים המינימליים.
Çeşitli yaklaşımlar denedik, en küçük bileşenlerine kadar inmeye çalıştık.لقد حاولنا مقاربات متعددة، نرجعه لأقل العناصر.
Çeşitli yaklaşımlar denedik, en küçük bileşenlerine kadar inmeye çalıştık.生命の最小構成要素を紐解いていきました かれこれ20年近くデジタル化を進めています
Çevremizi Stuxnet ile kapladık ve bu şeyi denedik.감염시킨 후에, 연구 프로젝트를 시작했습니다. 그리고 이것을 조사했죠.
Çevremizi Stuxnet ile kapladık ve bu şeyi denedik.We begonnen een lab-project waar we ons systeem besmetten met Stuxnet en keken wat er gebeurde.
Çevremizi Stuxnet ile kapladık ve bu şeyi denedik.שבו הדבקנו את סביבת העבודה שלנו בסטאקסנט ובדקנו את הדבר הזה.
Çevremizi Stuxnet ile kapladık ve bu şeyi denedik.حيث اطلقنا دودة ستوكسنت في انظمتنا اخذنا نراقب التبعات جراء ذلك
Çevremizi Stuxnet ile kapladık ve bu şeyi denedik.こいつを検査しました。 すると、まさに可笑しなことが起こりました。
Çoğumuzun yapacağını yaptım ve bunu bazı iş arkadaşlarım üzerinde denedim.Am făcut ce fac mulți dintre noi; am testat-o pe colegi.