Ana içeriğe geç
Sözlük

denedi ile cümle

denedi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ben de geçen yıl son kez denedim ve bu hızda şiir yazabilme yeteneğim beni çok şaşırttı.Förra året provade jag för första gången och jag blev exalterad av effektiviteten i min poesiproduktion.
Ben de geçen yıl son kez denedim ve bu hızda şiir yazabilme yeteneğim beni çok şaşırttı.전 작년에 처음 참가했는데 제가 시를 효율적으로 쓸 줄 안다는 사실에 기분이 정말 좋았죠.
Ben de geçen yıl son kez denedim ve bu hızda şiir yazabilme yeteneğim beni çok şaşırttı.בשנה שעברה ניסיתי את זה בפעם הראשונה, והתרגשתי מהיעילות שבה הצלחתי להפיק שירה.
Ben de geçen yıl son kez denedim ve bu hızda şiir yazabilme yeteneğim beni çok şaşırttı.詩をすごく早く作れることに 興奮しました でもその月の終わりに 自分の書いた 30篇の詩を振り返った時
Ben de ona "Ben de çok denedim, pek kolay olmayacak." dedim.En ik van: "Heb ik al gedaan. Zal niet makkelijk zijn."
Ben de ona "Ben de çok denedim, pek kolay olmayacak." dedim.Erre én: "Foglalkoztam a kérdéssel." Nem lesz egyszerű."
Ben de ona "Ben de çok denedim, pek kolay olmayacak." dedim.Eu am fost ceva de genul, "Ca să vezi. Eu deja am făcut asta. Nu va fi uşor."
Ben de ona "Ben de çok denedim, pek kolay olmayacak." dedim.Io gli dico "Eh già. Lo so. Mica facile".
Ben de ona "Ben de çok denedim, pek kolay olmayacak." dedim.J'ai dit, " je connais, j'ai essayé. Ce ne sera pas facile."
Ben de ona "Ben de çok denedim, pek kolay olmayacak." dedim.Ja na to: "Spójrz na to. Próbowałem tego.
Ben de ona "Ben de çok denedim, pek kolay olmayacak." dedim.제가 대답했습니다. "겪어본 바로는, 결코 쉬운 일이 아닐겁니다."
Ben de ona "Ben de çok denedim, pek kolay olmayacak." dedim.Le dije, "Ya me fijé en eso. Estuve ahí. No va a ser fácil."
Ben de ona "Ben de çok denedim, pek kolay olmayacak." dedim.Und ich so, "Hab ich mir angeschaut. An diesem Punkt war ich auch schon.
Ben de ona "Ben de çok denedim, pek kolay olmayacak." dedim.Του είπα "Το προσπάθησα. Ήμουν στη θέση σου. Δε θα είναι εύκολο".
Ben de ona "Ben de çok denedim, pek kolay olmayacak." dedim.И аз му отвърнах: "Знам. Разглеждал съм въпроса.
Ben de ona "Ben de çok denedim, pek kolay olmayacak." dedim.Я ответил: "Пробовали. Знаем.
Ben de ona "Ben de çok denedim, pek kolay olmayacak." dedim.ואני אמרתי, " ראיתי את זה. כבר הייתי שם. זה לא הולך להיות קל."
Ben de ona "Ben de çok denedim, pek kolay olmayacak." dedim.و أنا كنت مثل, "انظر إلى هذا. لقد كنت هناك. لن يكون سهلا."
Ben de ona "Ben de çok denedim, pek kolay olmayacak." dedim.難しいですよ」と言うと 「でも本当に必要なんです」と言うのです
Ben de -- rakiplerim size söylemez -- kazandığımdan asla bahsettiğimi duymayacağınızı ifade etmeyi denedim.Ich wollte auch verständlich machen, dass ich - meine Gegner verschweigen das gern - nie vom Gewinnen sprach.
Ben de -- rakiplerim size söylemez -- kazandığımdan asla bahsettiğimi duymayacağınızı ifade etmeyi denedim.Intenté transmitirles esto, también -- mis rivales no les van a decir -- nunca me han escuchado decir ganar.
Ben de -- rakiplerim size söylemez -- kazandığımdan asla bahsettiğimi duymayacağınızı ifade etmeyi denedim.저도 또한 그것을 이해시키려고 했습니다, 그건-- 제 대항자들은 여러분에게 말하지 않습니다--여러분은 제가 이기는것에 언급하는것을 듣지 않았죠.
Ben de -- rakiplerim size söylemez -- kazandığımdan asla bahsettiğimi duymayacağınızı ifade etmeyi denedim.Taktiež som sa snažil -- i keď moji súperi vám to nepovedia -- aby som nikdy nehovoril o víťazstve.
Ben de -- rakiplerim size söylemez -- kazandığımdan asla bahsettiğimi duymayacağınızı ifade etmeyi denedim.Tentei fazer compreender isso também — os meus oponentes podem dizê-lo — nunca me ouviram falar de queixas.
Ben de -- rakiplerim size söylemez -- kazandığımdan asla bahsettiğimi duymayacağınızı ifade etmeyi denedim.Я хотел рассказать еще о... мои оппоненты не говорят об этом — я не упоминал победы.
Ben de -- rakiplerim size söylemez -- kazandığımdan asla bahsettiğimi duymayacağınızı ifade etmeyi denedim.Я ще хотів сказати... мої опоненти не говорять про це...ви не чули, щоб я згадував перемогу.
Ben de -- rakiplerim size söylemez -- kazandığımdan asla bahsettiğimi duymayacağınızı ifade etmeyi denedim.ניסיתי להעביר את המסר הזה, גם כן -- היריבים שלך לא אומרים לך -- אתה אף פעם לא שמעת אותי מזכיר ניצחון.
Ben de -- rakiplerim size söylemez -- kazandığımdan asla bahsettiğimi duymayacağınızı ifade etmeyi denedim.لقد حاولت معرفة ذلك -- إن منافسيّ لا يخبروك -- لم تسمعوني قط أذكر كلمة الفوز.
Ben de -- rakiplerim size söylemez -- kazandığımdan asla bahsettiğimi duymayacağınızı ifade etmeyi denedim.私は「勝利」を口にした事はない 「勝利」は口にするな
Beni, tarikattan çıkartmak için her şeyi denediler.A snažili se dělat všechno proto, aby mě odsud dostali.
Beni, tarikattan çıkartmak için her şeyi denediler.E intentaron todo lo que creían que me sacaría de allí.
Beni, tarikattan çıkartmak için her şeyi denediler.En ze probeerden uit alle macht me daar uit te krijgen.
Beni, tarikattan çıkartmak için her şeyi denediler.És mindent megpróbáltak, hogy kihozzanak onnan.
Beni, tarikattan çıkartmak için her şeyi denediler.Ils ont essayé tout ce qu'ils pouvaient pour me sortir de là.
Beni, tarikattan çıkartmak için her şeyi denediler.I próbowali wszystkiego co mogli aby wyciągnąć mnie stamtąd.
Beni, tarikattan çıkartmak için her şeyi denediler.그리고 가족들은 저를 그 곳에서 빼내기 위해 온갖 노력을 했습니다.
Beni, tarikattan çıkartmak için her şeyi denediler.Mereka mencoba semuanya untuk mengeluarkan saya dari sana.
Beni, tarikattan çıkartmak için her şeyi denediler.Provarono di tutto per tirarmi fuori da là.
Beni, tarikattan çıkartmak için her şeyi denediler.Si au făcut tot posibilul ca să mă scape de acolo.
Beni, tarikattan çıkartmak için her şeyi denediler.Und sie versuchten alles Mögliche, um mich da rauszubringen.
Beni, tarikattan çıkartmak için her şeyi denediler.Và họ đã cố gắng hết sức để kéo tôi ra khỏi đấy.
Beni, tarikattan çıkartmak için her şeyi denediler.Και έκαναν ό,τι μπορούσαν για να με απομακρύνουν.
Beni, tarikattan çıkartmak için her şeyi denediler.Вони намагалися зробити все, аби витягти мене звідти.
Beni, tarikattan çıkartmak için her şeyi denediler.Они перепробовали всё, что могли, чтобы избавить меня от этого.
Beni, tarikattan çıkartmak için her şeyi denediler.Те опитаха всичко, което можаха, за да ме измъкнат оттам.
Beni, tarikattan çıkartmak için her şeyi denediler.והם ניסו ככל שיכלו להוציא אותי משם.
Beni, tarikattan çıkartmak için her şeyi denediler.وقد حاولوا كل شئ بإمكانهم لإخراجي من هناك.
Beni, tarikattan çıkartmak için her şeyi denediler.当時地下で活動していた怪しい
Beni WWW için bir Browser yazmam için ikna etmeyi denedi.그의 시스템은 그림이나, 글씨체, 레이아웃 등이
Beni WWW için bir Browser yazmam için ikna etmeyi denedi.והוא ניסה לשכנע אותי לכתוב את הדפדפן בשבילה,
Beni WWW için bir Browser yazmam için ikna etmeyi denedi.وحاول إقناعي بأن أصمم المتصفح الخاص به،
Beni WWW için bir Browser yazmam için ikna etmeyi denedi.彼のシステムには図やフォントなど何もなく
"Beşinci defa denedi hala yapamıyor."Ele tentou pela quinta vez e mesmo assim não resultou.
"Beşinci defa denedi hala yapamıyor."Ha provato per la quinta volta e ancora non funziona.
"Beşinci defa denedi hala yapamıyor."Hij probeerde het vijf keer en het werkte nog steeds niet.
"Beşinci defa denedi hala yapamıyor."다섯번씩이나 했는데 아직도 안되네, 저런 바보도 있나"
"Beşinci defa denedi hala yapamıyor."Már ötödször próbálja, és még mindig nem megy.
"Beşinci defa denedi hala yapamıyor. Tam bi moron" der."Es la quinta vez que lo intenta y no lo consigue... ...¡qué imbécil!".
"Beşinci defa denedi hala yapamıyor."Zkoušel to už popáté a pořád nic.
"Beşinci defa denedi hala yapamıyor."За пети път се пробва и все не му се получава.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod