Atalarınız beni orada sınayıp denediler Ve kırk yıl boyunca yaptıklarımı gördüler.де спокутували мене батьки ваші, досьвідчалиеь про мене, й виділи дїла мої сорок років.
Atalarınız beni orada sınayıp denediler Ve kırk yıl boyunca yaptıklarımı gördüler.На кои още се закле, че няма да влязат в Неговата почивка? Не на ония ли, които бяха непокорни?
Atalarınız beni orada sınayıp denediler Ve kırk yıl boyunca yaptıklarımı gördüler.אשר נסוני אבותיכם בחנוני גם ראו פעלי ארבעים שנה׃
Atalarınız beni orada sınayıp denediler Ve kırk yıl boyunca yaptıklarımı gördüler.حيث جربني آبائكم. اختبروني وابصروا اعمالي اربعين سنة.
Atalarınız beni orada sınayıp denediler Ve kırk yıl boyunca yaptıklarımı gördüler.在 那 裡 、 你 們 的 祖 宗 試 我 探 我 、 並 且 觀 看 我 的 作 為 、 有 四 十 年 之 久
Atalarınız beni orada sınayıp denediler Ve kırk yıl boyunca yaptıklarımı gördüler.在 那裡 、 你 們 的 祖宗 試 我 探 我 、 並且觀 看 我 的 作為 、 有 四十 年 之久
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Aj, přepálím tě, ačkoli ne jako stříbro, přeberu tě v peci ssoužení.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Aku menguji engkau dalam api penderitaan, seperti perak dimurnikan dalam dapur api
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Ecco, ti ho purificato per me come argento, ti ho provato nel crogiuolo dell'afflizione
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Eis que te purifiquei, mas não como a prata; provei-te na fornalha da aflição,
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Glej, prečistil sem te, a ne kot srebro; izbranega sem te naredil v topilnici bridkosti.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.He aquí que te he purificado, pero no como a plata; te he probado en el horno de la aflicción
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Hľa, prepálim ťa, ale nie ako striebro, preberiem ťa v peci súženia.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Iată, te-am pus în cuptor, dar nu te-am găsit argint; te-am lămurit în cuptorul urgiei.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Ímé, megtisztítottalak, de nem úgy, mint ezüstöt, megpróbáltalak a nyomor kemenczéjében.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Je t`ai mis au creuset, mais non pour retirer de l`argent; Je t`ai éprouvé dans la fournaise de l`adversité.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Katso, minä olen sinua sulattanut, hopeata saamatta, minä olen sinua koetellut kärsimyksen pätsissä.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.보라 내가 너를 연단하였으나 은처럼 하지 아니하고 너를 고난의 풀무에서 택하였노라
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Nầy , ta luyện ngươi , nhưng không phải như luyện bạc ; ta đã thử ngươi trong lò hoạn_nạn .
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Nầy, ta luyện ngươi, nhưng không phải như luyện bạc; ta đã thử ngươi trong lò hoạn nạn.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Oto wypławię cię, ale nie jako srebro; przebiorę cię w piecu utrapienia.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Se, jag har smält dig, men silver har jag icke fått; jag har prövat dig i lidandets ugn.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Se, jeg smelted dig Sølv blev det ikke prøved dig i Lidelsens Ovn.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Ιδου, σε εκαθαρισα, πλην ουχι ως αργυρον σε κατεστησα εκλεκτον εν τω χωνευτηριω της θλιψεως.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Вот, Я расплавил тебя, но не как серебро; испытал тебя в горниле страдания.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Ето, очистих те, но не като сребро; Изпитах те в пещта на скръбта.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.הנה צרפתיך ולא בכסף בחרתיך בכור עני׃
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.هانذا قد نقيتك وليس بفضة. اخترتك في كور المشقة.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.我 熬 煉 你 、 卻 不 像 熬 煉 銀 子 . 你 在 苦 難 的 爐 中 、 我 揀 選 你
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.我 熬煉你 、 卻 不 像 熬煉銀子 . 你 在 苦難 的 爐中 、 我揀選你
Bakkala gittim ve bir paket hijyenik ped almayı denedim.Andai in un negozio, e cercai di comprarle un pacco di assorbenti.
Bakkala gittim ve bir paket hijyenik ped almayı denedim.Fui a una tienda local e intenté comprarle un paquete de toallas.
Bakkala gittim ve bir paket hijyenik ped almayı denedim.Ich ging zu einem Laden vor Ort und versuchte, ihr ein paar Binden zu kaufen.
Bakkala gittim ve bir paket hijyenik ped almayı denedim.Ik ging naar de plaatselijke winkel.
Bakkala gittim ve bir paket hijyenik ped almayı denedim.Je me suis rendu dans une boutique du coin, j'ai essayé de lui en acheter un paquet.
Bakkala gittim ve bir paket hijyenik ped almayı denedim.동네 상점에서 생리대 한 통을 사려고 했습니다.
Bakkala gittim ve bir paket hijyenik ped almayı denedim.M-am dus la magazin să le cumpăr.
Bakkala gittim ve bir paket hijyenik ped almayı denedim.Poprosiłem o podpaski w lokalnym sklepiku.
Bakkala gittim ve bir paket hijyenik ped almayı denedim.Saya pergi ke toko, membelikannya satu paket pembalut wanita.
Bakkala gittim ve bir paket hijyenik ped almayı denedim.Šel jsem do místního krámku, a požádal jsem o balení hygienických vložek.
Bakkala gittim ve bir paket hijyenik ped almayı denedim.Tôi đến một cửa hàng địa phương, cố gắng để mua cho cô một gói băng vệ sinh.
Bakkala gittim ve bir paket hijyenik ped almayı denedim.Πήγα σε ένα τοπικό κατάστημα και προσπάθησα να της αγοράσω ένα πακέτο σερβιέτες.
Bakkala gittim ve bir paket hijyenik ped almayı denedim.Я отправился в местный магазин за прокладками.
Bakkala gittim ve bir paket hijyenik ped almayı denedim.הלכתי לחנות קרובה וביקשתי לקנות חבילת תחבושות היגייניות.
Bakkala gittim ve bir paket hijyenik ped almayı denedim.ذهبت الى محل قريب وحاولت ان اشتري علبة فوط صحيه
Bakkala gittim ve bir paket hijyenik ped almayı denedim.その店の店員は左右を見回して
Balıkçı köyü heykelleriyle ünlüydü. Ve ben de Bronz dökümlemeyi denedim.Ta rybacka wioska znana była z rzeźby, więc spróbowałam odlewu z brązu.
Balıkçı köyü heykelleriyle ünlüydü. Ve ben de Bronz dökümlemeyi denedim.Tato rybářská vesnice byla známá sochařstvím, a tak jsem zkusila odlévat bronz.
Balıklar amfibi yaşamı denedi, kurbağalar çöllere adapte oldu.A halak megpróbálkoztak a kétéltű élettel. A békák alkalmazkodtak a sivatagokhoz.
Balıklar amfibi yaşamı denedi, kurbağalar çöllere adapte oldu.Fische versuchten sich als Amphibien. Frösche passten sich den Wüsten an.
Balıklar amfibi yaşamı denedi, kurbağalar çöllere adapte oldu.Ikan mencoba hidup secara amfibi. Katak beradaptasi pada padang pasir.
Balıklar amfibi yaşamı denedi, kurbağalar çöllere adapte oldu.I pesci provarono la vita anfibia. Le rane si adattarono al deserto.
Balıklar amfibi yaşamı denedi, kurbağalar çöllere adapte oldu.Kalat kokeilivat sammakkoeläinten elämää. Sammakot sopeutuivat aavikoille.
Balıklar amfibi yaşamı denedi, kurbağalar çöllere adapte oldu.고기는 양서류가 되기를 노력했습니다. 개구리들은 사막에 적응했습니다.
Balıklar amfibi yaşamı denedi, kurbağalar çöllere adapte oldu.Les poissons ont essayé la vie d'amphibien. Les grenouilles se sont adaptées aux déserts.
Balıklar amfibi yaşamı denedi, kurbağalar çöllere adapte oldu.Los peces probaron la vida anfibia. Las ranas se adaptaron a los desiertos.
Balıklar amfibi yaşamı denedi, kurbağalar çöllere adapte oldu.Os peixes tentaram uma vida anfíbia. Os sapos adaptaram-se aos desertos.
Balıklar amfibi yaşamı denedi, kurbağalar çöllere adapte oldu.Peștii au încercat viața amfibie. Broaștele s-au adaptat la deșert.
Balıklar amfibi yaşamı denedi, kurbağalar çöllere adapte oldu.Ryby próbowały ziemnowodnego życia. Żaby przystosowały się do pustyń.
Balıklar amfibi yaşamı denedi, kurbağalar çöllere adapte oldu.Ryby si vyskúšali život obojživelníkov. Žaby sa prispôsobili životu v púšti.