Ana içeriğe geç
Sözlük

denedi ile cümle

denedi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kurdukları ittifakları güvence altına almak ve düşmanlarını bölmek için tüm diplomatik yollarla denediler.Они пробовали всеми дипломатическими средствами найти союзников и разделить врагов.
Amerikan Gizli Servisi, sonradan bir başkanlık ulaşımı görevleri için Douglas C-54 Skymaster modelini denedi.Секретная служба впоследствии модернизировала Douglas C-54 Skymaster в президентский борт.
Aralıkta, Alexey Bulgakov ("Legion" grubunun baş vokalisti) Kipelov'un yerini almayı denedi.В декабре Алексей Булгаков (вокалист и лидер «Легиона») пробовался как замена Кипелову.
İlk Mabel üzerinde denediği ürün başarıya ulaşınca, Williams posta yoluyla yeni ürününü satmaya başlamıştır.Тушь была успешно опробована на Мэйбл, и Уильямс начал продавать новый продукт по почте.
Yaratma sanatının sırlarını öğrendi ve yeni bir varlık yaratmayı denedi.Он изучил тайну языка Создателя и попытался создавать новых существ.
Birçok kişi denedi uygulamak için şifreleme programları vardır aslında Vigenère şifrelemesi.Многие люди пытались реализовать схемы шифрования, которые по сути являлись шифрами Виженера.
5 yıl denediler fakat başaramadılar.Критяне осаждали его пять лет, но взять не смогли.
Tanrı ile Işığın Prensi O'nu durdurmayı denediler, ve muazzam bir savaşa başladılar.Узнав про это, Бог-отец и принц Света решили остановить его и начали войну.
Onun beyni üzerinde araştırmalar yapmayı bile denediler.Предпринял попытку картирования мозга.
Sekiz yıl Vladivostok'ta yaşadı ve bu süre boyunca defalarca kaçmayı denedi.Восемь раз его пытались угнать в Германию, но Владимир всякий раз убегал.
Eşinin vefatından sonra iki kez intihar etmeyi denedi, ikincisinde başarılı oldu.Дважды пытался совершить самоубийство, второй раз — успешно.
İnkalar deri üstüne koka yaprakları özü (kokain) sürmeyi denediler.В прорезь боковых полотнищ вшивали треугольные ластовицы (киштәк).
Spielberg yapımı yönetmen Roman Polanski'ye vermeyi denedi ancak ret yanıtı aldı.Спилберг предлагал постановку и Роману Полански, но тот отказался по личным причинам.
Bunun hemen ardından, ABD bir dizi fırlatma daha denedi ancak hiçbirinde başarıya ulaşamadı.Позднее Ней предпринял ещё одну попытку штурма, но и она не удалась.
Bella üzerinde denediğinde bir şey olmaz.ولكن لم يجد شء عندما حاول مع بيلا .
1950'lerde Vladimir Demikhov, Sovyetler Birliği'nde köpek kafa nakli denedi.قام فلاديمير ديميخوف بتجربة زرع رأس كلب في الاتحاد السوفييتي في الخمسينات.
Fransa burayı 1746'da geri almayı denedi ancak başarılı olamadı.جرت محاولات خلال سنة 1726 لإعادتها إلى وضعها الأصلي إلا أنها باءت بالفشل.
1805 yılında Adam Johann von Krusenstern, boğaza kuzeyden girmeyi denedi ancak başarısız oldu.وفي عام 1805، فشل آدم يوهان فون كروسينستيرن (Adam Johann von Krusenstern) في اختراق المضيق من الشمال.
Ertesi gün Tyulen ve başka bir denizaltı Yavuz'a saldırmayı denedi, ancak atış pozisyonu almayı başaramadılar.وفي اليوم التالي، هاجمت تيولان وغواصة روسية أخرى ياووز، لكنها لم تنجح في إصابتها.
Meslektaşı Bengt Lundqvist ilk olarak lidokaini kendi üzerinde enjeksiyon olarak denedi.وقام زميله بينجت لوندفيست بإجراء أول تجربة تخدير بالحقن على نفسه.
Pek çok iş denedi.قدم العديد من الأعمال.
5 yıl denediler fakat başaramadılar.وحاولوا فرضه طوال سبع سنوات لكنهم فشلوا.
Perey daha sonra aktinyum-227'nin beta bozunumunun alfa bozunumuna oranını belirlemeyi denedi.ثم حاولت بيري تحديد نسبة اضمحلال بيتا على إضمحلال ألفا في الأكتينيوم227.
Tom onu ne zaman yapmayı denedi?متى حاول توم أن يفعل ذلك؟
Soyuz 23 15 Ekim'de kenetlenmeyi denedi, ancak istasyona girmeyi başaramadı.A Soyuz 23 tentou aterrissar em 15 de Outubro, mas não foi capaz de entrar na estação.
Aralıkta, Alexey Bulgakov ("Legion" grubunun baş vokalisti) Kipelov'un yerini almayı denedi.Em dezembro, Alexey Bulgakov (o vocalista da banda Legion) tentou como substituto de Kipelov.
13 Şubat - Fransa ilk atom bombasını Cezayir'in Sahra Çölü topraklarında denedi.13 de Fevereiro – França testa a sua primeira bomba atómica no Deserto do Sahara, na Argélia.
Spielberg yapımı yönetmen Roman Polanski'ye vermeyi denedi ancak ret yanıtı aldı.Spielberg tentou passar o projeto para o diretor Roman Polanski, que recusou.
Kurdukları ittifakları güvence altına almak ve düşmanlarını bölmek için tüm diplomatik yollarla denediler.Eles tentaram por todos os meios diplomáticos assegurar aliados e dividir seus inimigos.
Maçın başında Orton, Wyatt'a RKO denedi ve Wyatt, ringin dışına çıktı.Logo no começo Orton tentou aplicar um RKO em Wyatt, que rolou para fora do ringue para escapar.
Castellon şarkıyı hızlı bir şekilde bitirmeyi denedi, miksaj bir gününü aldı.Ele tentou completar a canção rapidamente, o que levou um dia.
İlk Mabel üzerinde denediği ürün başarıya ulaşınca, Williams posta yoluyla yeni ürününü satmaya başlamıştır.Ele fez tanto sucesso que Williams começou a vender seu novo produto pelo correio.
1938 yılında John 37 inçlik siklotronu fosfor-32 ile lösemili fareler üzerinde denedi.John usou fósforo-32 criado no cíclotron de 37 polegadas em 1938, em testes em ratos com leucemia.
Bazı Bizanslılar, süvari saldırısını geri püskürtmeyi denediler fakat piyade saldırısına da maruz kaldılar.Alguns bizantinos tentaram repelir o ataque da cavalaria, mas foram também atacados pela infantaria búlgara.
1953 - SSCB, hidrojen bombası denediğini resmen açıkladı.Em 1957, informou com grande ênfase a explosão da Bomba de Hidrogênio.
Uçaktan bulutlara CO2 buzu atarak denediler.Consequentemente, a aeronave decolou com gelo claro nas asas.
Ecclestone, 1958’de Monaco Grand Prix’inde başarısız bir şekilde yarışmayı denedi.Allison foi obrigado a fazer vários pit stops durante o Grande Prêmio de Mônaco em 1958.
479 yılında Marcianus Zeno'yu tahttan indirmeyi denedi.Em 479, Marciano tentou derrubar novamente Zenão.
Bella üzerinde denediğinde bir şey olmaz.Er is niet getest of haar gave op Bella werkt.
Hain ihbarçı Karel Čurda intiharı denedikten sonra, 1947'de vatana ihanet nedeniyle asılarak idam edildi.Karel Čurda werd in 1947, na een mislukte zelfmoordpoging, geëxecuteerd wegens hoogverraad.
Moore Paul Nash'in modern sanat hareketi olan "Unit One Group"a 1933'te katılarak sürrealizmi denedi.Moore sloot zich in 1933 aan bij de moderne kunst-beweging van Paul Nash, de "Unit One Group".
Bu kez polisiye bir gerilim hikayesi denedik.Deze keer was er sprake van een spleeteruptie.
Hollywood'da bile şansını denedi ama burada da tutunamadı.Hij probeerde het scenario in Hollywood te slijten, maar dat mislukte.
5 yıl denediler fakat başaramadılar.Gedurende vijf jaar tijd zijn gesprekken gevoerd, maar tot een conclusie kwam het niet.
Cinayeti gösteren video kaydının orijinalini almayı denediler.In de videospeler wordt het originele beeldmateriaal afgespeeld.
Fransa burayı 1746'da geri almayı denedi ancak başarılı olamadı.In 1926 probeerde zij een comeback te maken in Hollywood, maar slaagde daar niet in.
Birçok sefer başarısız olduktan sonra, bir kez daha denedi.Na verschillende keren gefaald te hebben, probeerde hij het nog eens.
Her işi denedi, hiç birinde dikiş tutturamadı.Bij hem is het twaalf ambachten, dertien ongelukken.
Ecclestone, 1958’de Monaco Grand Prix’inde başarısız bir şekilde yarışmayı denedi.Ecclestone nawet próbował, bez powodzenia, zakwalifikować się do Grand Prix Monako w 1958.
1912’de Weber, sosyal demokratlar ve liberalleri birleştirerek bir sol parti kurmayı denedi.W 1912 roku Weber dążył do stworzenia partii łączącej socjaldemokratów i liberałów.
5 yıl denediler fakat başaramadılar.W Benfice występował przez 5 lat nie osiągnął jednak sukcesów.
Bu kez polisiye bir gerilim hikayesi denedik.Tym razem jego ofiary zgłosiły sprawę policji.
Armin Brandes'in penisini kesti ve Brandes ölmeden önce bunu beraber yemeyi denediler.Meiwes obciął penisa Brandesa i obaj go zjedli zanim Brandes został zabity.
Hollywood'da bile şansını denedi ama burada da tutunamadı.Próbował też swoich sił na Broadwayu, lecz również tam nie odnosił sukcesów.
13 Şubat - Fransa ilk atom bombasını Cezayir'in Sahra Çölü topraklarında denedi.13 lutego – na algierskiej Saharze Francja przeprowadziła swój pierwszy próbny wybuch jądrowy.
Doria varmadan önce Grimani, birlikleri Preveze Kalesi yakınlarında karaya çıkarmayı denedi.Na polecenie admirała Dorii, Grimani podjął próbę wyjścia na ląd w pobliżu twierdzy Preweza.
Bella üzerinde denediğinde bir şey olmaz.Z upływem czasu Bella czuje się coraz gorzej.
1996-97'de bir kez daha şansını yurtdışında denedi.W latach 1946–1973 przebywał na emigracji w USA.
Günümüz gençlerinin bu farklı durumunu, filmdeki anneyi kızıyla yaşayan dul anne yaparak keşfetmeyi denedik.Miałam szczęście doświadczyć rzeczy, o których młode pokolenie księżniczek dziś marzy.
13 Şubat - Fransa ilk atom bombasını Cezayir'in Sahra Çölü topraklarında denedi.6 januari – Frankrike provspränger sin första atombomb i Saharaöknen .
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod