Osmanlı padişahı III. Selim isyancılarla pazarlığı denedi ama sonuç alamadı.Sultan Selim III. beginnt sofort mit den Verhandlungen mit den Rebellen, ohne ein Ergebnis zu erzielen.
Pek çok iş denedi.Viel zu tun.
5 yıl denediler fakat başaramadılar.Seit 5 Jahren war er aber nicht mehr erfolgreich gewesen.
Bu kez polisiye bir gerilim hikayesi denedik.Doch diesmal ist die Zollpolizei vorgewarnt.
Oğulları ve kızları denedilerse de onu avutamadılar.Die Frauen und die Mädchen durften nicht an diesem Opfer teilnehmen.
Uzun bir kanoyla Maroni Nehri üzerinden kaçmayı denedi.Der Waterhen River lässt sich mehrtägig mit dem Kanu befahren.
Dorin bu duruma çok şaşırdı ve Musaşi'nin adına özür dilemeyi denedi.Muñoz nahm die Schuld auf sich und entschuldigte sich für den Zwischenfall.
Farklı teknikleri yapmayı denedi.Arbeiten in verschiedenen Techniken.
Birçok sefer başarısız olduktan sonra, bir kez daha denedi.Après avoir échoué plusieurs fois, il essaya une nouvelle fois.
Savaş sırasınca, Birleşik Devletler İngiltere'yle olan tüm alışverişi kesmeyi denediler.Pendant la guerre, les États-Unis ont essayé d'interrompre tout commerce avec l'Angleterre.
Uzun zamandan beri denedim, sonunda bugün başardım: sıfırdan ayırdım.J'essayai depuis longtemps, j'ai finalement réussi aujourd'hui : j'ai divisé par zéro.
Hiç Türk mutfağını denedin mi?Tu as déjà goûté à la cuisine turque ?
Conway von Neumann'ın düşüncesini basitleştirmeyi denedi ve neticede başardı.Conway essaya de simplifier les idées de von Neumann et finit par réussir.
Araştırma ekipleri bu kayıp elementi saptayıp izole etmeyi denediler.Les équipes de chercheurs essayaient de découvrir et d'isoler cet élément manquant.
Soyuz 23 15 Ekim'de kenetlenmeyi denedi, ancak istasyona girmeyi başaramadı.Soyouz 23 a tenté de s'arrimer le 15 octobre, mais a été incapable d'entrer dans la station.
Fransa burayı 1746'da geri almayı denedi ancak başarılı olamadı.La France tente de reprendre sa place forte en 1746 mais c'est un échec complet.
Farklı teknikleri yapmayı denedi.Il put tenter de nouvelles techniques.
Onun beyni üzerinde araştırmalar yapmayı bile denediler.Il effectue des recherches sur le cerveau humain.
1805 yılında Adam Johann von Krusenstern, boğaza kuzeyden girmeyi denedi ancak başarısız oldu.En 1805, Johann Adam von Krusenstern échoua à passer le détroit depuis le Nord.
2010 yılında tekrar denedi ve Boot Camp'e kadar geldi.En 2000 et 2001, il retourne au pays et rejoue pour le Botafogo.
Perey daha sonra aktinyum-227'nin beta bozunumunun alfa bozunumuna oranını belirlemeyi denedi.Perey tenta alors de déterminer la proportion des désintégrations alpha et bêta pour l'actinium 227.
Tanrı ile Işığın Prensi O'nu durdurmayı denediler, ve muazzam bir savaşa başladılar.Le Prince des Ténèbres tente de l'arrêter et d'engager une grande bataille.
Şeyma'yla denedi ama olmadı.Nami en a essayé beaucoup, mais elle n'en a pas acheté.
İngilizce derslerini gözden geçirmeyi denedin mi?¿Trataste de repasar las clases de inglés?
Bunu daha önce denedin mi?¿Lo has intentado antes?
İki kez denedim fakat hiçbiri işe yaramadı.Traté dos veces, pero ninguna funcionó.
Onu zaten denedim.Ya lo he intentado.
Suşi denedin mi?¿Has probado el sushi?
O bir peynirlipasta denedi.Probó una tarta de queso.
Ben senin ne yapmayı denediğini bilirim.Sé lo que estás intentando hacer.
"karbüratörü temizlememiz gerektiğini düşünüyorum." "Ben zaten denedim."«Creo que tenemos que limpiar el carburador.» «Ya lo he intentado.»
Mary kalkmayı denedi, ama yapamadı.Mary intentó levantarse, pero no pudo.
Üç kez denedik, ve hepsinde başarısız olduk.Lo intentamos tres veces, y en todas fracasamos.
Ecclestone, 1958’de Monaco Grand Prix’inde başarısız bir şekilde yarışmayı denedi.El mismo Ecclestone intentó, sin éxito, clasificarse en el Gran Premio de Mónaco de 1958.
Bu kez Inter'de şansını denedi.Esta vez ingresó en la cárcel de la Trinitat.
Önceleri Arap Maluf parçalarını Fransızcaya çevirip söylemeyi denedi.Al principio, intentó traducir el malouf al francés.
İlk Mabel üzerinde denediği ürün başarıya ulaşınca, Williams posta yoluyla yeni ürününü satmaya başlamıştır.El producto fue un éxito con Mabel y Williams comenzó a venderlo a través del correo.
5 yıl denediler fakat başaramadılar.Los persiguió durante cinco meses, sin ningún resultado.
Aralıkta, Alexey Bulgakov ("Legion" grubunun baş vokalisti) Kipelov'un yerini almayı denedi.En diciembre Alexey Bulgakov, cantante de Legion, se une al grupo.
Tiyatrolarda şansını denedi.También probó suerte en el teatro.
İngiltere ise ilk atom bombasını 1952'de, ilk hidrojen bombasını 1957'de denedi.Probó su primera bomba de hidrógeno en 1957.
Bella üzerinde denediğinde bir şey olmaz.Al llegar se encuentra con que Bella está bien.
Beşiktaş'tan sonra şansını Amerika'da denedi.El siguiente año jugó en América de Quito.
2002 yılında Interstate 60 filmiyle yönetmenliği denedi.En 2002, Gale debutó como director de cine con Interstate 60.
Onun beyni üzerinde araştırmalar yapmayı bile denediler.En busca de la conciencia en el cerebro.
Denediğim her sefer başarısız oldum.Ogni volta che ci ho provato ho fallito.
Sigarayı bırakmayı denedim ama onu yapamadım.Ho provato a smettere, ma non ce l'ho fatta.
Hoş olmayı denedim.Ho cercato di essere carino.
Onu tekrar denedik ama başaramadık.Abbiamo riprovato ma non ci siamo riusciti.
Kurdukları ittifakları güvence altına almak ve düşmanlarını bölmek için tüm diplomatik yollarla denediler.Essi tentarono tutti i mezzi diplomatici per assicurarsi alleati e dividere i nemici.
1936 'da, belki de modern dalgıç maskelerinin ataları olan deniz gözlüklerini denedi.Nel 1936 sperimentò un modello di occhiale subacqueo, forse il progenitore delle moderne maschere.
Meslektaşı Bengt Lundqvist ilk olarak lidokaini kendi üzerinde enjeksiyon olarak denedi.Il suo collega Bengt Lundqvist ha fatto i primi test su se stesso, iniettandosi l'anestetico.
479 yılında Marcianus Zeno'yu tahttan indirmeyi denedi.Nel 479 Marciano tentò di rovesciare Zenone e prendere per sé il trono.
Onun beyni üzerinde araştırmalar yapmayı bile denediler.In questi periodo si svilupparono i suoi studi sul cervelletto.
İlk Mabel üzerinde denediği ürün başarıya ulaşınca, Williams posta yoluyla yeni ürününü satmaya başlamıştır.Le prove furono un successo e Williams iniziò a venderlo via posta.
Bu kez polisiye bir gerilim hikayesi denedik.Questa volta la storia è basata su una avventura piratesca.
Devrimin başında ülkeden kaçmayı denedi ancak başarısız oldu.L'omicidio aveva lo scopo di provocare una rivoluzione, ma non riuscì nel suo intento.
1996-97'de bir kez daha şansını yurtdışında denedi.Tra il 2003 e il 2005 ha tentato una carriera all'estero, tra la Germania e l'Ucraina.
Hiç aletli dalış denedin mi?Ты когда-нибудь пробовал нырять с аквалангом?
Tansiyonu ölçmeyi denediniz mi?Пытались ли вы измерить давление?