Ana içeriğe geç
Sözlük

dendi ile cümle

dendi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sonra bana şöyle dendi: ‹‹Yine birçok halk, ulus, dil ve kralla ilgili olarak peygamberlikte bulunmalısın.››저가 내게 말하기를 네가 많은 백성과 나라와 방언과 임금에게 다시 예언하여야 하리라 하더라
Sonra bana şöyle dendi: ‹‹Yine birçok halk, ulus, dil ve kralla ilgili olarak peygamberlikte bulunmalısın.››Och mig blev sagt: »Du måste än ytterligare profetera om många folk och folkslag och tungomål och konungar.
Sonra bana şöyle dendi: ‹‹Yine birçok halk, ulus, dil ve kralla ilgili olarak peygamberlikte bulunmalısın.››Og de sier til mig: Du skal atter spå om mange folk og ætter og tunger og konger.
Sonra bana şöyle dendi: ‹‹Yine birçok halk, ulus, dil ve kralla ilgili olarak peygamberlikte bulunmalısın.››Og man sagde til mig: Du bør igen profetere om mange Folk og Folkeslag og Tungemål og Konger.
Sonra bana şöyle dendi: ‹‹Yine birçok halk, ulus, dil ve kralla ilgili olarak peygamberlikte bulunmalısın.››Und er sprach zu mir: Du mußt abermals weissagen von Völkern und Heiden und Sprachen und vielen Königen.
Sonra bana şöyle dendi: ‹‹Yine birçok halk, ulus, dil ve kralla ilgili olarak peygamberlikte bulunmalısın.››Y me dijeron: "Te es necesario profetizar otra vez a muchos pueblos y naciones y lenguas y reyes.
Sonra bana şöyle dendi: ‹‹Yine birçok halk, ulus, dil ve kralla ilgili olarak peygamberlikte bulunmalısın.››Και μοι λεγει Πρεπει παλιν να προφητευσης περι λαων και εθνων και γλωσσων και βασιλεων πολλων.
Sonra bana şöyle dendi: ‹‹Yine birçok halk, ulus, dil ve kralla ilgili olarak peygamberlikte bulunmalısın.››И сказал он мне: тебе надлежит опять пророчествовать о народах и племенах, и языках и царях многих.
Sonra bana şöyle dendi: ‹‹Yine birçok halk, ulus, dil ve kralla ilgili olarak peygamberlikte bulunmalısın.››І рече менї.: Мусиш ти знов пророкувати про люде, і народи, і язики, і царі многі.
Sonra bana şöyle dendi: ‹‹Yine birçok halk, ulus, dil ve kralla ilgili olarak peygamberlikte bulunmalısın.››ויאמר אלי עליך לשוב להנבא עוד על עמים וגוים ולשנות ומלכים רבים׃
Sonra bana şöyle dendi: ‹‹Yine birçok halk, ulus, dil ve kralla ilgili olarak peygamberlikte bulunmalısın.››فقال لي يجب انك تتنبأ ايضا على شعوب وامم وألسنة وملوك كثيرين
Sonra bana şöyle dendi: ‹‹Yine birçok halk, ulus, dil ve kralla ilgili olarak peygamberlikte bulunmalısın.››天 使 〔 原 文 作 他 們 〕 對 我 說 、 你 必 指 著 多 民 多 國 多 方 多 王 再 說 豫 言
Sonra bana şöyle dendi: ‹‹Yine birçok halk, ulus, dil ve kralla ilgili olarak peygamberlikte bulunmalısın.››天使 〔 原文 作 他 們 〕 對 我 說 、 你 必 指著 多 民 多 國 多 方 多 王 再 說 豫言
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.A čo do kolies, tým bolo privolané: Víchrica! tak, čo som počul.
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.A koła one nazwał okręgiem, gdziem ja słyszał.
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.Aku dengar bahwa roda-roda itu disebut "puting beliung"
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.A las ruedas, ante mis oídos, se les gritaba: "¡Rueda!
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.allám, hogy] a kerekeket forgókerekeknek nevezték fülem hallatára.
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.Am auzit cu urechile mele că roatele erau chemate: ,,Roate învîrtitoare.``
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.Bấy giờ ta nghe gọi bánh xe ấy là bánh xe quay chóng.
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.Bấy_giờ ta nghe gọi bánh_xe ấy_là bánh_xe quay chóng .
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.E, quanto �s rodas, elas foram chamadas rodas giradoras, ouvindo-o eu.
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.In tista kolesa so bila imenovana, da sem slišal: vrteča se kolesa.
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.Io sentii che le ruote venivano chiamate «Turbine»
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.Jeg hørte hjulene blev kalt hvirvel.
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.J`entendis qu`on appelait les roues tourbillon.
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.내가 들으니 그 바퀴들을 도는 것이라 칭하며
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.Kola pak ta nazval okršlkem, jakž slyšely uši mé.
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.Niillä neljällä oli pyöränsä; ja pyöriä nimitettiin minun kuulteni "rattaiksi".
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.Och jag hörde att hjulen kallades »rundlar».
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.Og jeg hørte, at Hjulene kaldtes Galgal.
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.Und die Räder wurden genannt "der Wirbel", daß ich's hörte.
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.Περι δε των τροχων, ουτοι εκαλουντο, ακουοντος εμου, Γαλγαλ.
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.А колкото за колелата, те се наричаха, като слушах аз, търкалящи колела.
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.К колесам сим, как я слышал, сказано было: „галгал".
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.לאופנים להם קורא הגלגל באזני׃
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.اما البكرات فنودي اليها في سماعي يا بكرة.
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.至 於 這 些 輪 子 、 我 耳 中 聽 見 說 、 是 旋 轉 的
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.至於 這 些 輪子 、 我 耳 中聽見說 、 是 旋轉的
Teresa bana, tanrı Maya yerlilerini yarattığında onlara "Mısır İnsanları", asıl insanlar dendiğini anlattı.Tereza mi říká, že když Bůh stvořil mayských Indiánů, nazývali jejich Lidmi Kukuřice, Skutečnými Lidmi.
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.Úgy tartja a mondás: porból lettünk, porrá leszünk.
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.A ako sa hovorí, v prachu sa rodíme a v prach sa obrátime.
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.A říká se, v prach jsi a v prach se obrátíš.
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.Dan layaknya sebuah kiasan, kita berasal dari debu dan akan kembali menjadi debu.
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.După cum se spune, din pământ ne tragem şi în pământ ne vom întoarce.
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.E come si dice, siamo venuti dalla polvere e alla polvere torniamo.
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.E diz o provérbio, vimos do pó e ao pó voltaremos.
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.ET le proverbe dit, nous sommes nés de la poussières et nous retournerons à la poussière.
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.Jak mówi powiedzenie: z prochu powstaliśmy i w proch się obrócimy.
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.속담에서 이야기하듯 우리는 흙으로부터 와서 흙으로 돌아갑니다
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.Một câu châm ngôn nói rằng, chúng ta đến từ cát bụi và sẽ trở về với cát bụi.
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.Und wie man so sagt, wir kommen aus dem Staub und werden in den Staub zurückkehren.
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.Y como dice el dicho: "polvo eres y en polvo te convertirás".
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.Zoals gezegd wordt: we kwamen uit stof en zullen terugkeren tot stof.
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.Και όπως λέει το ρητό, χους ει και εις χουν απελεύσει.
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.И като се казва, идваме от пръстта и ще се върнем в пръстта.
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.Как говориться, мы - прах, в прах и возвратимся.
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.Як кажуть, ми прийшли із землі, в землю й повернемось.
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.ויש אמרה לפיה אנו באים מעפר ולעפר נשוב.
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.ويقول المثل، أتينا من التراب وسنرجع إلى التراب
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod