Ana içeriğe geç
Sözlük

dendi ile cümle

dendi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.人は土から生まれ土に還ります また自分が環境の一部だと理解したら
Ve ben neden şöyle dendiğini anlamaya başladım:그리고 나서 이해하게 되었죠. 왜 꾸란은 아랍어로 된 꾸란만이
Ve ben neden şöyle dendiğini anlamaya başladım: Kuran ancak Arapça olarak Kuran'dır.A já začala rozumět tomu, proč se říká, že Korán je doopravdy Koránem jenom v arabštině.
Ve ben neden şöyle dendiğini anlamaya başladım: Kuran ancak Arapça olarak Kuran'dır.Akkor kezdtem el megérteni miért mondják, hogy a Korán igazán csak akkor Korán, ha arabul van.
Ve ben neden şöyle dendiğini anlamaya başladım: Kuran ancak Arapça olarak Kuran'dır.A začala som chápať, prečo sa hovorí, že Korán je naozaj Koránom jedine v arabčine.
Ve ben neden şöyle dendiğini anlamaya başladım: Kuran ancak Arapça olarak Kuran'dır.E comecei a compreender porque é dito que o Corão é realmente o Corão apenas em árabe.
Ve ben neden şöyle dendiğini anlamaya başladım: Kuran ancak Arapça olarak Kuran'dır.E ho iniziato ad afferrare perché si diceva che il Corano era davvero il Corano solo in arabo.
Ve ben neden şöyle dendiğini anlamaya başladım: Kuran ancak Arapça olarak Kuran'dır.Et j'ai commencé à comprendre pourquoi on dit que le Coran n'est vraiment le Coran qu'en arabe.
Ve ben neden şöyle dendiğini anlamaya başladım: Kuran ancak Arapça olarak Kuran'dır.Ik begon te begrijpen waarom gezegd wordt dat de Koran pas echt de Koran is in het Arabisch.
Ve ben neden şöyle dendiğini anlamaya başladım: Kuran ancak Arapça olarak Kuran'dır.Ja aloin ymmärtää, miksi sanotaan, että Koraani on Koraani vain arabiaksi.
Ve ben neden şöyle dendiğini anlamaya başladım: Kuran ancak Arapça olarak Kuran'dır.Och jag började förstå varför det sägs att Koranen endast är Koranen på arabiska.
Ve ben neden şöyle dendiğini anlamaya başladım: Kuran ancak Arapça olarak Kuran'dır.Og jeg begyndte at forstå, hvorfor det siges, at Koranen virkelig er Koranen kun på arabisk.
Ve ben neden şöyle dendiğini anlamaya başladım: Kuran ancak Arapça olarak Kuran'dır.Und ich begann zu verstehen, warum es heißt, dass der Koran nur auf Arabisch wirklich der Koran ist.
Ve ben neden şöyle dendiğini anlamaya başladım: Kuran ancak Arapça olarak Kuran'dır.Và tôi bắt đầu hiểu vì sao người ta nói kinh Koran chỉ thật sự là kinh Koran khi được đọc bằng tiếng Ả rập.
Ve ben neden şöyle dendiğini anlamaya başladım: Kuran ancak Arapça olarak Kuran'dır.Y empecé a entender por qué dicen que el Corán es verdaderamente el Corán cuando está en árabe.
Ve ben neden şöyle dendiğini anlamaya başladım: Kuran ancak Arapça olarak Kuran'dır.Zaczęłam wtedy pojmować czemu się mówi, że Koran jest Koranem jedynie po Arabsku.
Ve ben neden şöyle dendiğini anlamaya başladım: Kuran ancak Arapça olarak Kuran'dır.Και άρχισα να καταλαβαίνω γιατί λένε ότι το Κοράνι είναι πραγματικά το Κοράνι μόνο στα Αραβικά.
Ve ben neden şöyle dendiğini anlamaya başladım: Kuran ancak Arapça olarak Kuran'dır.И започнах да осъзнавам, защо се казва, че Коранът е наистина Коран, само на арабски.
Ve ben neden şöyle dendiğini anlamaya başladım: Kuran ancak Arapça olarak Kuran'dır.И я начала осознавать, почему считают, что по-настоящему понять Коран можно только на арабском.
Ve ben neden şöyle dendiğini anlamaya başladım: Kuran ancak Arapça olarak Kuran'dır.І я почала розуміти, чому вважають, що по-справжньому зрозуміти Коран можна тільки арабською.
Ve ben neden şöyle dendiğini anlamaya başladım:Și am început să intuiesc de ce se spune că,
Ve ben neden şöyle dendiğini anlamaya başladım:ואז התחלתי להבין למה אומרים
Ve ben neden şöyle dendiğini anlamaya başladım:وثم بدأت أفهم لماذا قيل
Ve ben neden şöyle dendiğini anlamaya başladım:書かれたコーランのみが 真にコーランであると言われる所以を
Ve bu enzim, RuBisCo, neden RuBisCo dendiğini anlatacağım.Dan enzim itu, kadang-kadang disebut RuBisCo, aku akan memberitahu mengapa ini disebut RuBisCo.
Ve bu enzim, RuBisCo, neden RuBisCo dendiğini anlatacağım.그리고 이 효소는 루비스코라고 불립니다. 있다가 왜 루비스코라고 불리는지 설명해드리겠습니다.
Ve bu enzim, RuBisCo, neden RuBisCo dendiğini anlatacağım.Ten enzym nazywa się RuBisCo, zaraz Wam powiem, dlaczego.
Ve bu enzim, RuBisCo, neden RuBisCo dendiğini anlatacağım.Tento enzym se někdy nazývá RuBisCO, řeknu vám, proč RuBisCO.
Ve bu enzim, RuBisCo, neden RuBisCo dendiğini anlatacağım.Y a esta enzima a veces se le llama RuBisCO Te diré porque se llama RuBisCO.
Ve bu kadın, "Keskin Göz" dendiği için göğüsleri kabararak senin bir sürü arkadaşını vurdu!A ta kobieta, taka pewna siebie, zwana "Hawkeye", strzelała do twoich kumpli jak do kaczek.
Ve bu kadın, "Keskin Göz" dendiği için göğüsleri kabararak senin bir sürü arkadaşını vurdu!¡Y esa mujer, tan engreída, que se hacía llamar "Hawkeye", se cargó a todos tus amigos!
Ve yaptılar. Microsoft Write dendi.Es wurde veröffentlicht und hieß Microsoft Write.
Ve yaptılar. Microsoft Write dendi.Het kwam uit en heette Microsoft Write.
Ve yaptılar. Microsoft Write dendi.Và rồi nó ra đời, và nó được gọi là Microsoft Write.
Ve yaptılar. Microsoft Write dendi.ואז זה יצא. קראו לזה Microsoft Write.
Ve yaptılar. Microsoft Write dendi.و بالفعل أصدر. سمي البرنامج مايكروسوفت رايت.
Ve yaptılar. Microsoft Write dendi.みなさんご存じないでしょう
X kümesine tanım kümesi dendiğini biliyoruz.Víme, že X říkáme definiční obor T.
X kümesine tanım kümesi dendiğini biliyoruz.우리는 집합 X를 T의 정의역이라 부른다는 것을 알고 있습니다.
Yani dendiği gibi lobide öylece oturdu.Alors il est resté planté là dans ce hall.
Yani dendiği gibi lobide öylece oturdu.Also stand er da in der Lobby.
Yani dendiği gibi lobide öylece oturdu.Así que él estaba allí, en el vestíbulo.
Yani dendiği gibi lobide öylece oturdu.Dus hij stond daar in die lobby.
Yani dendiği gibi lobide öylece oturdu.Hän seisoi siinä aulassa.
Yani dendiği gibi lobide öylece oturdu.Jadi dia berdiri di dalam lobby.
Yani dendiği gibi lobide öylece oturdu.그래서 그는 로비에 서있었어요
Yani dendiği gibi lobide öylece oturdu.Ott állt az előtérben.
Yani dendiği gibi lobide öylece oturdu.Ott állt az elõtérben.
Yani dendiği gibi lobide öylece oturdu.Quindi lui resto' li' in quel vano.
Yani dendiği gibi lobide öylece oturdu.Så han stod i lobbyen.
Yani dendiği gibi lobide öylece oturdu.Takže tam stál, v hale.
Yani dendiği gibi lobide öylece oturdu. Uzun saçlarıyla, tamamen... -Tuhaf!Când l-am văzut în foaierul hotelului, cu părul ăla lung, arăta complet...
Yani dendiği gibi lobide öylece oturdu. Uzun saçlarıyla, tamamen...Έτσι, στεκόταν εκεί στην αίθουσα, με τα μακριά μαλλιά του, δείχνοντας τελείως...
Yani dendiği gibi lobide öylece oturdu. Uzun saçlarıyla, tamamen...Та стоеше си той в лобито... ...с дългата си коса, изглеждайки напълно......
Yani dendiği gibi lobide öylece oturdu.Vì thế cậu ta đứng đợi ở sảnh này.
Yani dendiği gibi lobide öylece oturdu.Więc stał tak w tym korytarzu.
Yani dendiği gibi lobide öylece oturdu.Так он стоял в этом холле.
Yani dendiği gibi lobide öylece oturdu..אז הם עומדים להם בלובי
Yani dendiği gibi lobide öylece oturdu.لذلك فقد بقي واقفا هناك في الردهة
Yani dendiği gibi lobide öylece oturdu.長い髪をして 身なりは...
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dendi ile cümle - Sayfa 15 - dendi kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App