Ana içeriğe geç
Sözlük

dendi ile cümle

dendi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Celui qui croit en moi, des fleuves d`eau vive couleront de son sein, comme dit l`Écriture.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››chi crede in me; come dice la Scrittura: fiumi di acqua viva sgorgheranno dal suo seno»
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Cine crede în Mine, din inima lui vor curge rîuri de apă vie, cum zice Scriptura.``
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Den, som tror på mig, af hans Liv skal der, som Skriften har sagt, flyde levende Vandstrømme:"
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Den som tror på mig, av hans innersta skola strömmar av levande vatten flyta fram, såsom skriften säger.»
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Den som tror på mig, av hans liv skal det, som Skriften har sagt, rinne strømmer av levende vann.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››El que cree en mí, como dice la Escritura, ríos de agua viva correrán de su interior
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Joka uskoo minuun, hänen sisimmästään on, niinkuin Raamattu sanoo, juokseva elävän veden virrat."
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Kdor veruje v mene, kakor pravi pismo, reke žive vode poteko iz telesa njegovega.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Kdož věří ve mne, jakož dí Písmo, řeky z života jeho poplynou vody živé.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Kẻ nào tin ta thì sông nước hằng sống sẽ chảy từ trong lòng mình, y như Kinh Thánh đã chép vậy.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Kẻ nào tin ta thì sông_nước hằng sống sẽ chảy từ trong lòng mình , y_như Kinh_Thánh đã chép vậy .
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››나를 믿는 자는 성경에 이름과 같이 그 배에서 생수의 강이 흘러나리라 하시니
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Kto verí vo mňa, jako hovorí Písmo, rieky živej vody potečú z jeho vnútra.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Kto wierzy w mię, jako mówi Pismo, rzeki wody żywej popłyną z żywota jego.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Quem crê em mim, como diz a Escritura, do seu interior correrão rios de água viva.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Wer an mich glaubt, wie die Schrift sagt, von des Leibe werden Ströme des lebendigen Wassers fließen.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Οστις πιστευει εις εμε, καθως ειπεν η γραφη, ποταμοι υδατος ζωντος θελουσι ρευσει εκ της κοιλιας αυτου.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Кто верует в Меня, у того, как сказано в Писании, из чрева потекут реки воды живой.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Пак ги попита: Кого търсите? А те рекоха: Исуса Назарянина.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Хто вірує в мене, як рече писаннє, ріки води живої з черева його потечуть.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››המאמין בי כדבר הכתוב מבטנו ינהרו נהרי מים חיים׃
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››من آمن بي كما قال الكتاب تجري من بطنه انهار ماء حيّ.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››信 我 的 人 、 就 如 經 上 所 說 、 從 他 腹 中 要 流 出 活 水 的 江 河 來
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››信 我 的 人 、 就 如 經上 所說 、 從 他 腹中 要 流出 活水 的 江河來
"Limit" dendiğinde aklımıza şu gelir: iks, "c"ye yaklaşırken, "fe iks"in yaklaştığı değer, limittir.Teraz, do tej pory o granicy myśleliśmy w ten sposób, do czego dąży f(x), gdy x dąży do c?
"Limit" dendiğinde aklımıza şu gelir: iks, "c"ye yaklaşırken, "fe iks"in yaklaştığı değer, limittir.Tidigare har vi hanterat gränsvärden som vad närmar sig f(x) när x närmar sig c?
"Limit" dendiğinde aklımıza şu gelir: iks, "c"ye yaklaşırken, "fe iks"in yaklaştığı değer, limittir.Způsob, jak jsme o limitě přemýšleli, je, čemu se blíží f(x), když se "x‛ blíží "c‛?
Litosfer dendiğini öğrenmiştir.تسمي بالــ"غـلاف الصخري"
Microsoft Write dendi.Cela s'appelait Microsoft Write.
Microsoft Write dendi.Chamaram-lhe Microsoft Write.
Microsoft Write dendi.Era numit Microsoft Write
Microsoft Write dendi.Microsoft Write-nak hívják.
Microsoft Write dendi.MS Write가 출시됐어요.
Microsoft Write dendi.Nazywał się Microsoft Write.
Microsoft Write dendi.Si chiamava Microsoft Write.
Microsoft Write dendi.Y fue bautizado Microsoft Write.
Microsoft Write dendi.Ονομάστηκε Microsoft Write.
Microsoft Write dendi.Казва се Майкрософт Write
Microsoft Write dendi.Это был Microsoft Write.
Monopol dendiğinde benim aklıma neredeyse hiö rekabet olmayan piyasalar geliyor.Ja widzę to tak: w monopolu w ogóle nie ma konkurencji, a tu jest, i to duża.
Monopol dendiğinde benim aklıma neredeyse hiö rekabet olmayan piyasalar geliyor.Це врешті-решт так, як я це бачу на мою думку, монополія повністю, повністю неконкурентоспроможна.
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi?Pernahkah terpikir oleh Anda kenapa namanya bullet points?
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi?Alguma vez pensaram porque é que se chamam assim?
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi?그런 것들이 왜 (bullet point라고) 그렇게 불리는지 생각해 보셨나요?
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi? (Gülüşmeler)Đã bao giờ bạn tự hỏi tại sao lại gọi chúng là "gạch đầu dòng" chưa?
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi? (Gülüşmeler)V-aţi întrebat vreodată de ce se numesc astfel?(Râsete)
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi? (Gülüşmeler)Vous êtes-vous jamais demandé pourquoi on les appelle "listes à balles" en anglais?
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi? (Gülüşmeler)Αναρωτηθήκατε ποτέ γιατί ονομάζονται έτσι;
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi? (Gülüşmeler)Ви колись цікавились, чому вони видаються незрозумілими?
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi? (Gülüşmeler)Чудили ли сте се, защо те се наричат "булет" точки?
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi? (Gülüşmeler)هل تعجبت من قبل لم تسمى نقاط رئيسية (رصاصية)؟ (ضحك)
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi? (Gülüşmeler)銃弾が何をするものか考えてください
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi?Habt ihr euch jemals gefragt, warum es "Stichpunkt" heißt?
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi?Har du aldrig funderat på varför de kallas punktlistor?
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi?Har I nogensinde undret jer over, hvorfor de hedder listepunkter?
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi?Heb je je wel eens afgevraagd waarom ze 'kogelpunten' heten?
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi?Oletko koskaan miettinyt miksi niitä kutsutaan luotikohdiksi?
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi?Premýšľali ste už niekedy, prečo sa volajú odrážky?
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi?¿Se han preguntado por qué se llaman "balas"?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod