den ile cümle
den kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bir ata binmeyi denemek istiyorum.I want to try riding a horse.
Deniz sakindi.The sea was calm.
Tom Mary'den gerçeği sakladı.Tom hid the truth from Mary.
Tom klozetteydi, Mary'den saklanıyordu.Tom was in the closet, hiding from Mary.
Saat 12'den beri o, güller ekiyor.She has been planting roses since 12 o'clock.
Onu hem Firefox ve hem de Chrome'da denedim.I tested it on both Firefox and Chrome.
Tom, Mary'yi etkilemeyi denedi.Tom tried to impress Mary.
Tom kendini denizanası araştırmasına adıyor.Tom is devoting himself to jellyfish research.
Erkek kardeşim deneyimli bir denizcidir.My brother is a seasoned sailor.
Denizaltı 300 metreye kadar dalabilir.The submarine can dive up to 300 meters.
Denizaltı 1000 fite kadar dalabilir.The submarine can dive up to a 1000 feet.
1'den 100'e kadar say.Count from one to a hundred.
Bu Tom için yeni bir deneyim.This is a new experience for Tom.
O iyi bir denizci değildir.She is not a good sailor.
Tom, Mary'den af diledi.Tom asked Mary for forgiveness.
Biz bugünkü bilim deneyinde osmozu gözledik.We observed osmosis in today's science experiment.
Lojban Grubu ve yasa tarafından dendiği gibi, Lojban Loglana eşittir.As said by the Lojban Group and the law, Lojban is equal to Loglan.
Onların denemek için birçok farklı balıkları var.They have many different fish to try.
Onların denemek için birçok farklı yemekleri var.They have many different dishes to try.
Ne deniyorum?What do I try?
Ben hiç kırmızı bir deniz görmedim.I've never seen a red sea.
Seninki kadar çok deneyimim yok.I don't have as much experience as you.
İlk önce, Tom İncil'den birkaç pasaj okudu.First, Tom read several passages from the Bible.
Tom Mary'den üç yüz dolar çaldı.Tom stole three hundred dollars from Mary.
Tom'un ölüme yakın bir deneyimi oldu.Tom had a near-death experience.
Tom ölüme yakın bir deneyim yaşadı.Tom had a near-death experience.
Tom Mary'den para istedi.Tom asked Mary for money.
Tom dengesini sürdürdü.Tom kept his balance.
O, deneye devam etti.He continued the experiment.
Gemi denizaşırı ülkelerden geldi.The ship came from overseas.
Ona Jones denilir.He's called Jones.
Ben hâlâ onu denemek zorundayım.I still have to try it.
Yüzmeyi denedin mi?Have you tried swimming?
Son kez yüzmeyi denediğimde neredeyse boğuluyordum.The last time I tried swimming, I almost drowned.
O dengesini kaybetti.He lost his balance.
Bugüne kadar 300 kelimelik bir deneme yazman gerekiyordu.You were supposed to write a 300-word essay by today.
Deneyinceye kadar asla bilmeyeceksin.You'll never know until you try.
Bunu denememin bir sakıncası var mı?Do you mind if I try this on?
Onu denemek ister misiniz?Would you like to try it?
Tom Şişeyi Mary'den aldı ve etikete baktı.Tom took the bottle from Mary and looked at the label.
Tom şişeyi Mary'den aldı ve kendine bir içki doldurdu.Tom took the bottle from Mary and poured himself a drink.
Bu kahve Eritre'den geliyor.This coffee comes from Eritrea.
Sabrımı deniyorsun!You're testing my patience!
Onlar yeni bir kimya deneyi gerçekleştirdiler.They carried out a new chemistry experiment.
Mary'den hoşlanıyorsun, değil mi?You like Mary, don't you?
Deniz tarağı, midye ve istiridyelerin kabukları vardır.Clams, mussels and oysters have shells.
İsrail'den geldikleri için İbraniler İsraillidir.The Hebrews are Israelis, since they come from Israel.
Boş yere sigarayı bırakmayı denedi.He tried in vain to quit smoking.
O, deniz ürünlerini seviyor.He likes seafood.
Tom deniz ürünlerini sever.Tom likes seafood.
Mary deniz ürünlerini seviyor.Mary likes seafood.
Biz deniz ürünlerini seviyoruz.We like seafood.
Onlar deniz ürünlerini seviyorlar.They like seafood.
O onu denedi.He tried that.
Tom onu denedi.Tom tried that.
Mary onu denedi.Mary tried that.
Onlar onu denedi.They tried that.
Bunu deneyeceğim.I will try it.
Bunu deneyeceksin, değil mi?You will try it, won't you?
O onu deneyecek.He will try it.