den ile cümle

den kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Amcam Kobe'den beklenmedik bir şekilde geldi.My uncle arrived unexpectedly from Kobe.
Tom'un Mary'den çok daha büyük olmayan bir oğlu var.Tom has a son not much older than Mary.
Tom Mary'den üç inç daha kısadır.Tom is three inches shorter than Mary.
Tom genç ve deneyimsiz.Tom is young and inexperienced.
Tom'un Mary'den daha fazla arkadaşı var.Tom has more friends than Mary.
Tom'un Mary'den daha fazla parası var.Tom has more money than Mary.
Tom, Mary'den daha büyük olamaz.Tom can't be older than Mary.
Tom, Mary'den daha yaşlı olamaz.Tom can't be older than Mary.
Tom Mary'den daha güçlüdür.Tom is stronger than Mary.
En azından denemek zorundasın.You have to at least try.
Tom, Mary'den daha genç.Tom is younger than Mary.
Deneme kabini dolu.The fitting room is occupied.
Urumqi'den gelen uçak var.There's the plane from Urumqi.
Her gün biraz yapmayı deneyeceğim.I try to do a little every day.
Onu dene. O hoşuna gidecek.Try it. You'll like it.
Ben onu denedim ve o bir rüya gibi çalışıyor.I've tried it and it works like a dream.
Ben onu denedim ve o harika çalışıyor.I've tried it and it works like a dream.
Tom sırları Mary'den saklayamaz.Tom can't keep secrets from Mary.
Deney bir başarısızlıktı.The experiment was a failure.
Deney başarılı oldu.The experiment was a success.
Tom bir denizcidir.Tom is a seaman.
500'den fazla bebek deniz kaplumbağası denize bırakıldı.More than 500 baby sea turtles were released into the sea.
Denizaltı, okyanusun derinliklerinde saklandı.The submarine hid in the depths of the ocean.
Şu anda deniz seviyesinden ne kadar yüksektesin?How high above sea level are you right now?
O bana bu alanda deneyimimin olup olmadığını sordu ve ben hayır dedim.He asked me if I had experience in this area, and I said no.
Mary koleji bitirdikten sonra deniz kuvvetlerine katıldı.Mary joined the navy after finishing college.
Tom ve Mary her gün 200'den daha fazla cep telefonu mesajını değiştirir.Tom and Mary exchange more than 200 text messages every day.
Düşünmek zorundayım. Başka bir ifade tarzı bulmayı deneyeceğim.I have to think about it. I'll try to find another wording.
Tom Mary'den daha hızlı araba sürer.Tom drives faster than Mary.
Bilgisayar konusunda çok deneyimim var.I have a lot of experience in computers.
Bilgisayarda bir hayli deneyimin var, değil mi?You have a lot of experience in computers, don't you?
Onun bilgisayar konusunda çok deneyimi vardır.He has a lot of experience in computers.
O, bilgisayarlarda çok deneyime sahip.She has a lot of experience in computers.
Mary'nin bilgisayarda çok deneyimi var.Mary has a lot of experience in computers.
Bilgisayarlarda bir sürü deneyimimiz var.We have a lot of experience in computers.
Onların bilgisayarlarla çok deneyimi var.They have a lot of experience in computers.
Tekrar denemeliyiz. Benimle gel ve korkma.We must try again. Come with me and don't be afraid.
Tom dengesini kaybetti ve yere düştü.Tom lost his balance and fell down.
Tom Mary'den daha zekidir.Tom's smarter than Mary.
Tom Mary'den çok daha fazla para kazanır.Tom makes a lot more money than Mary.
Mary'den özür dilemen gerekir.You should apologise to Mary.
Tom'un Mary'den hoşlanmadığı doğru mu?Is it true that Tom doesn't like Mary?
Tom'un Mary'den hoşlanmadığından oldukça eminim.I'm pretty sure that Tom doesn't like Mary.
Tom bana Mary'den hoşlanmadığını söyledi.Tom told me that he doesn't like Mary.
Burada denetimdeyiz.We're in control here.
Tom'un yeterli deneyimi yok.Tom doesn't have enough experience.
Tom Mary'den aldığı e-postayı John'a iletti.Tom forwarded the email he received from Mary to John.
O, Chelsea'de deniz kabuğu satıyor.She sells seashells in Chelsea.
Tom ve Mary akvaryuma, halk sanat müzesine ve deniz müzesi'ne gitti.Tom and Mary went to the aquarium, the folk art museum and the naval museum.
Bu Prof. Oak, deneyin başkanı.This is Professor Oak, the director of this experiment.
Asiler boş yere denizaltıyı batırmaya çalıştılar.The rebels tried in vain to sink the submarine.
Sen hiç denedin mi?Did you ever try?
Neden o bu deneyi sabote etmeye cesaret etti?Why did he dare sabotage the experiment?
Denize çıplak olarak daldı.He dived naked into the sea.
Deneyin sonuçları bizi çok büyük hayal kırıklığına uğrattı.The results of the experiment have disappointed us very much.
Denizin bu bölümü derin ve tehlikeli.This part of the sea is deep and dangerous.
"Motoru çalıştıramıyorum." -"Benim denememe izin ver.""I can't start the engine." - "Let me have a go."
Tom, deniz feneri bekçisi ve yalnız bir hayat sürüyor.Tom is a lighthouse keeper and leads a lonely life.
Mürettebat cesedi denize indirdi.The crew lowered the body into the sea.
Deniz çok yeşil.The sea is very green.

İlgili Sayfalar