den ile cümle

den kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bunu deneyecek.Tom will try it.
O bunu deneyecek.She will try it.
Detroit'e Batının Paris'i denilirdi.Detroit was called the Paris of the West.
Glühwein'i denedin mi? Bence oldukça güzel.Have you tried glühwein? I think it's pretty good.
Ben bir tane denedim.I tried one.
Birini denedim.I tried one on.
Denemekten başka seçeneğimiz yok.We have no choice but to try.
O tanıklık etmek için Cezayir'den bütün yolu seyahat etti.She traveled all the way from Algeria to testify.
Vergiler, amortisman, vb'den sonra lütfen kazanç bildirin.Please inform profit after taxes, amortisation, etc
Kimse Emily'den daha iyi elmalı pasta yapamaz.No one can bake apple cake better than Emily.
Hiç kimse Emily'den daha iyi elmalı kek pişiremez.No one can bake apple cake better than Emily can.
Arkadaşlık web sitesini kullanmayı denedin mi?Have you tried using a dating website?
Bununla birlikte deneyin başarılı olduğunu düşünüyorum.Nevertheless I think the experiment was successful.
Noel Günü her yıl 25 Aralık gününe denk gelir.Christmas Day falls on December 25th every year.
Şansımızı deneyelim.Let's take a chance.
Bunun birazını dene.Try some of this.
O, Jane'den iki yaş büyük.She is older than Jane by two years.
Elbette, bir akrobat mükemmel bir denge duyusuna sahip olmalı.Of course, an acrobat must have a perfect sense of balance.
Pazartesi'den cuma'ya kadar okula gitmek zorundasın.You have to go to school from Monday to Friday.
Erkek kardeşim ambient denilen bir müzik türünü dinler.My brother listens to a music genre called ambient.
Herkesin denize yürüyüşe çıkma arzusu var mı?Does anybody have a desire to take a walk to the sea?
Ne kadar gerçek deneyimin var?How much actual experience do you have?
Ne kadar saha deneyimin var?How much field experience do you have?
Batan gemide kaç tane denizci vardı?How many sailors were aboard the ship that sunk?
Denizi ve nehri görebiliyorum.I can see the sea and the river.
Harry Potter serisinin İncil'den daha uzun olduğunu düşünüyorum.I think that the Harry Potter series is longer than the Bible.
">" den büyüktür demektir.">" means greater than.
Bilim adamları deneyin işe yarayacağından emin değildi.The scientists weren't sure if the experiment was going to work.
Bir taksiyi durdurmayı deneyerek kolunu kaldırdı.He raised his arm intending to stop a taxi.
"Denemek istiyor musun?" "Neden olmasın?""Do you want to try?" "Why not?"
Hey, ne yapıyorsun? Ona dokunma, yoksa dengeyi bozarsın!Hey, what are you doing? Don't touch it, or you'll break the balance!
Tom Mary'den çok daha kısadır çok daha az ağırdır.Tom is much shorter and weighs much less than Mary.
Tom Mary'den daha yaşlı görünüyor.Tom looks older than Mary.
Tom Mary'den daha genç görünüyor.Tom looks younger than Mary.
Tom Mary'den muhtemelen birkaç yıl daha yaşlı.Tom is probably a few years older than Mary.
Tom Mary'den muhtemelen sadece biraz daha genç.Tom is probably just a little younger than Mary.
Tom Mary'den daha genç görünse bile, o aslında oldukça daha yaşlı.Even though Tom looks younger than Mary, he's actually quite a bit older.
Bu diferansiyel denklemler Laplace dönüşümüyle kolayca çözülebilir.This differential equation can be easily solved by Laplace transform.
Tom hipotermi'den öldü.Tom died of hypothermia.
Tom deneyimli bir satıcıdır.Tom is an experienced salesman.
Adamın sigarayı bırakmak için yaptığı üçüncü deneme başarısızlıkla son buldu.The man's third attempt to stop smoking ended in failure.
Bazı balıklar nehirlerde yaşar, diğerleri denizde.Some fish live in rivers, others in the sea.
Hiç yakın bir ölüm deneyimi yaşadın mı?Have you ever had a near death experience?
Hiç ölüme yakın bir deneyim yaşadınız mı?Have you ever had a near death experience?
Ben de o bölgede bazı deneyimlere sahibim.I have some experience in that area as well.
Gelecek sefer biraz daha çok denememizi öneriyorum.I suggest we try a little harder next time.
Bungee jump denemek istiyorum.I want to try bungee jumping.
At eti yemeyi denemek istiyorum.I want to try eating horse meat.
Kar kaykayı denemek istiyorum.I want to try snowboarding.
Hızlı bir denetim yapacağım.I'll do a quick check.
Tom Mary'den ayrılırsa pişman olur.If Tom breaks up with Mary, he'll regret it.
Mary diğer odada gelinliğini deniyor.Mary is in the other room trying on her wedding dress.
Öğretmenim denememi yeniden yazmamı istedi.My teacher asked me to rewrite my essay.
Denemeden onu yapıp yapamayacağımızı bilemeyiz.We won't know whether we can do it or not unless we try.
Sabah 7.00'den sonrasına kadar bu havuzda yüzmene izin verilmez.You aren't allowed to swim in this pool until after 7:00 a.m.
Tom'un yaptığını yapmayı deneyebilirsin.You could try doing what Tom did.
Denemen için izin veriyorum.You have my permission to try.
Deneyinceye kadar onu yapıp yapamayacağını gerçekten bilmiyorsun.You never really know whether you can do it or not until you try.
Kesinlikle Mary'den daha güzelsin.You're definitely prettier than Mary.
Daha çok denemek zorunda kalacaksın.You're going to have to try harder.

İlgili Sayfalar